HUKUKİ ARAŞTIRMA

İçtihat Arşivi

Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, bölge adliye ve bölge idare mahkemesi kararlarını tek arşivde araştırın. Konuya veya karar numarasına göre daraltın, resmî tam metni inceleyin.

4.000 karar5 mahkeme türü28 hukuk alanıHukuk makaleleri →

4.000 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
İdare Hukuku

Danıştay 10. Daire

10. Daire: Kamu Zararı, Tarımsal Destek Ödemesi, 5018 Sayılı Kanun

Esas
2021/231 E.
Karar
2021/6015 K.

Resmî yayının özetinden: Kamu görevlisinin sebep olduğu iddia edilen kamu zararının, özel bir düzenleme olan 5018 sayılı Kanun’un 71. maddesinin ve bu maddeye dayanılarak yürürlüğe konulan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik kurallarının uygulanması suretiyle dava veya icra takibi yoluyla tahsil edilmesi gerektiği hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İdare Hukuku

Danıştay 2. Daire

2. Daire: Ekmek Fırını, Faaliyetten Men, Genel Şartlar

Esas
2021/13547 E.
Karar
2021/4687 K.

Resmî yayının özetinden: Ekmek fırını olarak kullanılan iş yerinin, davacı tarafından devralındığı tarih itibarıyla İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'te belirtilen genel şartları taşımaması sebebiyle, davacı adına ekmek fırını olarak ruhsatlandırılmasının mümkün olmadığı hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İdare Hukuku

Danıştay 6. Daire

6. Daire: Çevresel Etki Değerlendirmesi, Mücbir Sebep, Mera

Esas
2021/6747 E.
Karar
2021/13293 K.

Resmî yayının özetinden: Proje sahibi şirketin yatırıma başlayamamasının, mera vasıflı alanın tahsis amacı değişikliği için yapılan başvurunun reddi üzerine açılan davadaki yargılama sürecinden kaynaklandığı, bu hususun mücbir sebep olarak kabulünün gerektiği dikkate alındığında, ÇED Gerekli Değildir kararının geçerliliğini sürdürdüğü hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İdare Hukuku

Danıştay 9. Daire

9. Daire: Belediye Gelirleri, Ücret, Görev

Esas
2018/6798 E.
Karar
2021/6029 K.

Resmî yayının özetinden: 2464 sayılı Kanun'un 97. maddesine dayanılarak Belediye Meclisi kararı ile belirlenen tarife uyarınca alınan ücretin İdare Mahkemesi görev alanına girdiği hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İdare Hukuku

Danıştay 13. Daire

13. Daire: İdari Yaptırımlar, İdari Tedbirler, Mühürleme İşlemi, Denetimi Gerçekleştiren Personel, Mühürleme Yetkisi

Esas
2016/1433 E.
Karar
2021/4149 K.
Resmî yayının özetini okuyun

Resmî yayının özetinden: İdari yaptırımların idari cezalar dışında kalan kısmı olarak da tanımlanan idari tedbirlerin, kamu hizmetlerinin ve diğer idari faaliyetlerin aksamasını önlemek ve düzgün işlemesini sağlamak, ayrıca kamu düzeninin bozulmasını engellemek amacıyla öngörülen idari yaptırımları ifade ettiği; 5015 sayılı Kanun kapsamında petrol istasyonlarında gerçekleştirilen mühürleme işleminin, 5607 sayılı Kanun ve diğer kanunlar kapsamındaki mevzuata aykırı fiillerin önlenmesi veya sona erdirilmesi amacını taşıyan bir idari tedbir niteliğinde olduğu; kaçakçılık fiilinin önlenmesi amacını taşıyan idari tedbir niteliğindeki mühürleme işleminin denetimi gerçekleştiren personel tarafından uygulanabileceğinde kuşku bulunmadığı; başka bir anlatımla, 5607 sayılı Kanun kapsamında kalan fiillerin işlendiğinin diğer kamu kurum ve kuruluşlarının personeli tarafından denetim esnasında tespit etmesi hâlinde, mühürleme işleminin, Kanunla denetim personeline verilen yetki gereğince bu işlemi uygulamakla görevli olan söz konusu personel tarafından doğrudan doğruya tesis edilebileceği hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İdare Hukuku

Danıştay 2. Daire

2. Daire: Usulsüz Delil, Tesadüfen Elde Edilen Delil, Tek Başına Kullanılamaz Özet : Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin dinlenmesi ve denetlenmesi sırasında elde edilen ses kayıtlarının, bu soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan üçüncü kişiler hakkında yürütülecek disiplin soruşturmasında tek başına delil olarak kullanılamayacağı ve hukuka uygun olarak elde edilmiş başka delil ve belgeler olmaksızın sadece bu delillere dayanılarak disiplin cezası verilemeyeceği hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVALI) : Emniyet Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Hukuk Müşaviri … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince verilen 19/11/2020 günlü, E:2020/595, K:2020/2000 sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Dava; davacı tarafından, Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken, hakkında yürütülen soruşturma neticesinde … plaka sayılı aracın, 15/01/2014 tarihinde yapılan tescil işlemi iptal edilerek, 27/01/2014 tarihinde yeni kayıt gibi, kanunlara aykırı ve usulsüz olarak aynı plaka ile tescil işlemi yapıldığı gerekçesiyle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun 24/04/2014 günlü, 2014/93 sayılı kararının iptali ile tüm özlük ve parasal haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının

Esas
2021/14295 E.
Karar
2021/4635 K.
Resmî yayının özetini okuyun

Resmî yayının özetinden: Davacı tarafından, Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken, hakkında yürütülen soruşturma neticesinde, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/7. ve 8/10. maddeleri uyarınca üç ayrı meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin 24/04/2014 günlü, 2014/93 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu işleminin iptali istemiyle açılan davada Eskişehir 1. İdare Mahkemesince verilen 26/02/2015 günlü, E:2014/654, K:2015/172 sayılı kararın, Danıştay Beşinci Dairesinin 22/02/2018 günlü, E:2016/20444, K:2018/10176 sayılı kararıyla; İdare Mahkemesince söz konusu meslekten çıkarma cezalarının her biri için 2577 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ayrı ayrı dava açılmak üzere aynı Kanun’un 15/1-d maddesi uyarınca dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesinde hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle bozulması üzerine, Eskişehir 1. İdare Mahkemesinin 22/11/2018 günlü, E:2018/655, K:2018/752 sayılı kararıyla, bozma kararına uyularak dava dilekçesinin reddine hükmedilmiş; dava, yasal süresi içerisinde üç ayrı dava olarak yeniden açılmıştır. Eskişehir 1. İdare Mahkemesinin 11/07/2019 günlü, E:2019/10, K:2019/328 sayılı kararıyla; … plakalı lüks araç ile ilgili olarak … isimli şahsın tescil başvurusunu 28/01/2014 tarihinde yapmış olmasına rağmen, davacı tarafından yapılan tescilin tarihinin, müracaat tarihinden önceki bir tarih olan 27/01/2014 olarak gösterildiği ve adına tescil yapılan ….'nin MERNİS sisteminde ikametgahının Uşak ili görünmesine rağmen, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 31. maddesinde yer alan "Tescil işlemlerinde; gerçek kişiler için Kimlik Paylaşımı Sisteminde yer alan yerleşim adresi esas alınır." hükmüne aykırı olarak tescil işleminin gerçekleştirildiği sübuta ermiş ise de; davacının sübuta eren bu fiilinin kamuyu zarara uğrattığına dair bir iddia olmadığı gibi, …. adına anılan aracın tescil işleminin gerçekleştirilmesine ilişkin yasal bir engelin de bulunmadığı, ayrıca davacının söz konusu tescili yapmakla herhangi bir menfaat elde ettiğine yahut üçüncü kişilerin bu tescilden zarar gördüğüne dair bir iddia da bulunmadığı, dolayısıyla bu hale göre davacının sübuta eren eyleminin Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesinde yer alan “Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak” disiplin suçu kapsamında kaldığından söz etmeye olanak bulunmadığı, bu durumda, davacının sübuta eren fiilinin hukuki nitelendirilmesinde hataya düşülmek suretiyle tesis edilen meslekten çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının davacıya ödenmesine hükmedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 19/11/2020 günlü, E:2020/595, K:2020/2000 sayılı kararıyla davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İdare Hukuku

Danıştay 7. Daire

7. Daire: Kesin Karar

Esas
2021/4614 E.
Karar
2021/5238 K.

Resmî yayının özetinden: 7326 sayılı Kanun hükümleri uyarınca davalı idarece davacının yapılandırma talebine istinaden verilen feragat dilekçesinin bildirilmesi üzerine Dairemizce karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kesin olarak verilen kararın, yapılandırma başvurusunun reddi üzerine kaldırılmasına yönelik istemin incelenmeksizin reddi hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İdare Hukuku

Danıştay 1. Daire

1. Daire: Vakıf Yükseköğretim Kurumları, Rektör, Rektör Yardımcısı, Üst Kuruluş Genel Sekreteri, Ceza Soruşturması

Esas
2021/1839 E.
Karar
2021/1782 K.

Resmî yayının özetinden: Vakıf yükseköğretim kurumlarında görev yapan rektör, rektör yardımcısı ve üst kuruluş genel sekreterleri haricindeki personel hakkında 2547 sayılı Kanun’un 53’üncü maddesinin uygulanamayacağı hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İdare Hukuku

Danıştay 2. Daire

2. Daire: İşgal, 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu 75. Maddesi, Tahliye

Esas
2021/461 E.
Karar
2021/4573 K.

Resmî yayının özetinden: Belediye dava konusu taşınmazın takası için başvuru yapmış ise de, gerek bu başvurunun lehine sonuçlandığına ilişkin, gerekse imar planlarında taşınmazın belediye hizmetine özgülendiğine ilişkin veya zorunlu bir kamu hizmetinin yerine getirilmesi için taşınmazın belediyeye tahsis edildiğine ilişkin dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı bu itibarla, hukuken geçerli bir sebebe dayanmaksızın taşınmazın davacı belediye tarafından işgali nedeniyle tahliyesinin istenilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İdare Hukuku

Danıştay 10. Daire

10. Daire: Toplumsal Olaylar, 5233 Sayılı Kanun, Sosyal Risk İlkesi

Esas
2019/3020 E.
Karar
2021/5947 K.

Resmî yayının özetinden: Toplumsal olaylardan kaynaklanan zararın, 5233 sayılı Yasa kapsamında olmaması nedeniyle bu Yasa hükümlerine göre değil, 2577 sayılı Yasa’nın 13. maddesi uyarınca sosyal risk ilkesi çerçevesinde tazmin edilebileceği hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.