İdare Hukuku

4. Daire: Grup Şirketleri, Alacaklı Lehine Verilen Teminat, Kanunen Kabul Edilmeyen Gider

Danıştay 4. Daire, 2017/4189 E., 2021/7833 K., 02.12.2021

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Grup Şirketleri, -Alacaklı Lehine Verilen Teminat, -Kanunen Kabul Edilmeyen Gider

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 519-522).

Davacı şirketin, grup şirketlerinden birinin borcuna karşılık gösterdiği teminat nedeniyle ödediği tutarın kanunen kabul edilmeyen gider olarak nitelendirilemeyeceği hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2017/4189 Karar No : 2021/7833 Anahtar Kelimeler : -Grup Şirketleri, -Alacaklı Lehine Verilen Teminat, -Kanunen Kabul Edilmeyen Gider Özeti : Davacı şirketin, grup şirketlerinden birinin borcuna karşılık gösterdiği teminat nedeniyle ödediği tutarın kanunen kabul edilmeyen gider olarak nitelendirilemeyeceği hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVALI) : Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnşaat Sanayi Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin 21/09/2017 tarih ve E:2017/856, K:2017/1405 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem: Davacı şirket adına, grup şirketlerinden olan … Sistem A.Ş'nin borcuna karşılık alacaklı banka lehine verdiği teminat nedeniyle ödemiş olduğu 19.025.011,84-TL'lik tutarın kanunen kabul edilmeyen gider (KKEG) olarak 2015 dönemine ait kurumlar vergisi beyannamesinde ihtirazi kayıtla beyanı üzerine, söz konusu tutar üzerinden tahakkuk eden 3.805.002-TL tutarındaki kurumlar vergisi tahakkuk işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 4. Vergi Mahkemesince verilen 20/03/2017 tarih ve E:2016/945, K:2017/403 sayılı kararda; davacı şirketin taşınmaz ipoteği tesisi suretiyle teminat verilen şirket ile davacı arasında ortaklık ilişkisi bulunduğu ve davacının taşınmaz ipoteğinden kaynaklanan sorumluluğunun ortaklık ilişkisinin sona ermesine rağmen devam ettiğinin adli yargı kararı ile tespit edildiğinin ihtilafsız olduğu, Türk Ticaret Kanununda, ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari işlerden sayıldığı ve tüzel kişi tacirin borçlarının ticari olmasının esas olduğu belirtildiğinden, davacı ve bir dönem ortaklık ilişkisi içinde bulunduğu şirket arasındaki iş ve işlemlerin de ticari iş olarak kabulü

gerektiği, bu durumda, teminat ilişkisinden kaynaklanan ve yargı kararı üzerine ödenen tutarın, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 40. maddesinin 3. bendi uyarınca, "İşle ilgili olmak şartiyle, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar; ziyan ve tazminatlar" kapsamına girdiği, dava konusu tahakkuk işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : Ayfer KAHRAMAN DÜŞÜNCESİ : 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun "Ticari iş karinesi" başlıklı 19. maddesi gereğince tüzel kişi tacirin adi iş sahası olmayıp, yaptığı işlemlerin ticari işletmesiyle ilgili ve ticari iş sayılacağı açıktır. Bu itibarla, şirket tarafından başka bir şirketin borcu nedeniyle verilen ipotek sonucunda ipoteğin kaldırılması için ödenen borcun ticari kazancın belirlenmesi bakımından esas olan 193 sayılı Kanunun 40/3. maddesi uyarınca ticari işletmenin sözleşmesine dayandığı, bu nedenle ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceği düşünüldüğünden temyize konu kararın bu gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun "Safî kurum kazancı" başlıklı 6. maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safî kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu'nun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun

"İndirilecek giderler" başlıklı 40. maddesinde ise; safi kazancın tespitinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler ve işle ilgili olmak şartiyle, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatların indirilebileceği belirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; davacı şirketin 2002 ile 2007 döneminde iştiraki olan … Sistem A.Ş.'nin borcuna karşılık alacaklı … A.Ş. lehine 20/05/2005 tarihli ve 3818 yevmiye numaralı ipotek tesis edildiği, davacı tarafından, mezkûr şirketteki hisselerin 2007 yılında devredildiğinden bahisle, taşınmaz ipoteğinin fekki talebiyle İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açıldığı, açılan davada Mahkemenin 18/07/2013 tarihli ve E:2013/98-K:2013/273 sayılı kararı ile, davacının maliki olduğu taşınmazlar üzerinde alacaklı banka lehine fekki banka tarafından bildirilinceye kadar geçerli olmak üzere süresiz ipotek tesis ettirildiği, ipotekin aynı anda birden fazla borcun teminatını teşkil ettiği, taraflarca imzalanan ipoteğe ilişkin resmi senette ipoteğin bankaca bildirilinceye kadar devam edeceğinin kabul edildiği, ilgili banka tarafından dava konusu ipoteğin kaldırılması amacıyla herhangi bir irade ortaya konulmadığı, dolayısıyla ipotek fekkinin somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 25/11/2014 tarihli ve E:2014/1358-K:2014/16866 sayılı kararı ile onandığı, bunun üzerine taşınmaz ipoteği nedeniyle alacaklı bankaya ödenen tutar üzerinden ihtirazi kayıtla verilen beyannameye istinaden dava konusu kurumlar vergisinin tahakkuk ettirildiği anlaşılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile hukuka uygun bulunan Vergi Mahkemesi kararında, ipotek ile teminat altına alınan borcun yargı kararı gereğince ödendiği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40. maddesinin 3. bendi uyarınca, "İşle ilgili olmak şartiyle, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar; ziyan ve tazminatlar" kapsamına girdiği, dava konusu tahakkuk işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmış olsa da, söz konusu ödemenin ipoteğin kaldırılmasını temin etmek amacıyla lehine ipotek verilen şirketin borcunun ödenmesinden ibaret olduğu, yargı kararının ise ipoteğin fekki talebinin reddedilmesine ilişkin olup, borcun ödenmesi gerektiğine dair olmadığı görülmektedir. Dolayısıyla, diğer şirket borcunun yargı kararı gereğince ödendiğinden bahsetmek mümkün değildir. Öte yandan, söz konusu ödeme esas itibarıyla davacı şirketin holding bünyesinde bulunan … Sistem A.Ş. lehine verilen ipotek nedeniyle yapılmış olup, bu şirketteki hisselerin 2007 döneminde devri gerçekleştikten sonra ipotek konusu borcun ödendiği, dolayısıyla yapılan ödemenin davacı

şirketin esas itibariyle ticari kazancın sağlanması amacına yönelik olmadığı açık olduğundan ve kanunen kabul edilmeyen gider niteliği taşımadığından söz konusu tahakkukta hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenle Vergi Mahkemesi kararının kaldırılması isteminin reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin 21/09/2017 tarih ve E:2017/856, K:2017/1405 sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 02/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 9 (2022) · PDF sayfa 519–522
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: 25cf9242efe99c840bc68d4a5a0f6d0a1613fbe98fc928d3f92714cb62a4091b

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 40307b6e4f176041b9fa72a5e463114cafc26c5a17c96ce31e815a24d424fc24

← İçtihat arşivine dönün