Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
4.000 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeDanıştay 13. Daire
13. Daire: İvedi Yargılama Usulü, Genel Yargılama Usulü, Ek Fiyat Farkı Verilmesi ve Sözleşmelerin Devri, Uyuşmazlığın Çözümünün Adli Yargının Görevinde Olması
- Esas
- 2022/4060 E.
- Karar
- 2022/3790 K.
Resmî yayının özetini okuyun
Resmî yayının özetinden: 4735 sayılı Kanun'un ek fiyat farkı verilmesi ve sözleşmelerin devrini düzenleyen Geçici 5. ve Geçici 6. maddeleri kapsamında yapılan başvuruların reddine ilişkin işlemin iptali isteminden kaynaklanan uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adlî yargının görevinde olduğu; bu itibarla, çözümü adlî yargının görevinde olan, 2577 sayılı Kanun ve bu Kanunda düzenlenen usûllerin uygulanmasına ve öncelikle sonuçlandırılması özel önem taşıyan uyuşmazlık olarak nitelendirilmesine imkân bulunmayan ve ivedi yargılama usûlü kapsamında yer almayan davada, İdare Mahkemesince genel yargılama usûlü yerine ivedi yargılama usûlü uygulanarak karar verilmesinde usûl hükümlerine uygunluk bulunmadığı hakkında.
Danıştay 8. Daire
8. Daire: Eczane, Muvazaa
- Esas
- 2020/3849 E.
- Karar
- 2022/5839 K.
Resmî yayının özetinden: Davacının eczanenin iç işleyişinin yanı sıra en temel eczane ve eczacılık bilgilerini bilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı; muvazaalı olarak eczane işlettiği sonucuna varıldığı hakkında.
Danıştay 13. Daire
13. Daire: Gerekçeli Karar Hakkı, Tüm İddiaların Karşılanmasının Zorunlu Olmaması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Kurul Kararlarının Kurul Bülteni’nde İlan Edilmesi, Masumiyet Karinesi
- Esas
- 2016/3597 E.
- Karar
- 2022/3777 K.
Resmî yayının özetini okuyun
Resmî yayının özetinden: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları çerçevesinde, gerekçeli karar hakkı denetiminin, gerekçenin hukukî olup olmadığı, yeterli ve mâkûl olup olmadığı, gerekçenin öğrenilip öğrenilmediği, tarafların iddialarının karşılanıp karşılanmadığı, gerekçenin mâkûl sürede yazılıp yazılmadığı ilkeleri açısından yapıldığı; Anayasa Mahkemesi'nin 13/06/2013 tarih ve Başvuru No:2013/1235 sayılı kararında da, mâkûl gerekçenin, davaya konu olay ve olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukukî düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, olay ve olgular ile hüküm arasındaki bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerektiği; bununla birlikte, derece mahkemelerinin, taraflarca ileri sürülen tüm iddialara cevap verme zorunluluğunun bulunmadığı, hükme esas teşkil eden gerekçelerin nelerden ibaret olduğunu ortaya koymasının yeterli olduğunun belirtildiği; bakılan davada, davacı tarafından ileri sürülen, masumiyet karinesi ihlâl edilerek Kurul kararının Sermaye Piyasası Kurulu Bülteni'nde yayımlandığı ve 6362 sayılı Kanun'un 123. maddesinin 6. fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğu yönündeki iddiaların temyize konu Mahkeme kararında yeterince karşılanmadığı; Sermaye Piyasası Kurulu kararlarının Kurul Bülteni'nde ilan edilmesinin, başkalarının haklarının korunması için gerekli, elverişli ve ölçülü olduğu; fiilin suç oluşturduğu iddiasıyla suç duyurusunda bulunulmasına dair Kurul kararlarının Kurul Bülteni’nde ilan edilmesinin soyut olarak masumiyet karinesini ihlâl etmediği anlaşıldığından davacının Anayasa'ya aykırılık iddiasının ciddî olmadığı; Kurul Bülteni'nde davacının kamuoyunda suçlu olduğu kanaatini oluşturacak ifadelerin yer almadığı, ifadelerin, suç duyurusunda bulunulmasına yönelik Kurul kararından halka açık şirket ortaklarının bilgilendirilmesi ve varsa zararı olanların hakkını arayabilmesi için meşrû vasıtalara başvurabilmesi için yapıldığı; bu nedenle, dava konusu Kurul kararının Kurul Bülteni’nde ilan edilmesinin masumiyet karinesini ihlâl etmediği sonucuna ulaşıldığı hakkında.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Bayiliğin karşı tarafın muvafakatiyle sona ermesinin denkleştirmeyi tek başına dışlamaması
- Esas
- 2021/3240 E.
- Karar
- 2022/7221 K.
Editoryal özet: Bayinin imzalı sona erdirme yazısına dayanılarak sözleşme zararı, kâr kaybı ve denkleştirme talepleri reddedilmiştir. 11. Hukuk Dairesi çoğunluğu ilk iki talebin reddini korumuş; muvafakat başlığı, yazışmalar ve ilişkinin kısa süre devamını birlikte değerlendirerek tek taraflı haksız fesih sayılamayacağı veTTK 122 koşullarının ayrıca incelenmesi gerektiğinden denkleştirme reddini bozmuştur. Müşteri kazandırma ve devam eden yarar henüz kesin tutara çevrilmemiştir. Karşı oy baskı ve karşı tarafın haklı fesih davranışı kanıtlanmadığından tüm retlerin onanmasını savunmuştur. Her karşılıklı sona erme otomatik portföy bedeli doğurmaz; kanuni koşullar yeniden araştırılacaktır.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
İdari Dava Daireleri Kurulu: Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlar, Üst Öğrenim
- Esas
- 2022/1275 E.
- Karar
- 2022/2985 K.
Resmî yayının özetinden: İş sağlığı ve güvenliği programı, teknik hizmetler sınıfı kapsamında olup, sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfına atanılabilecek mesleki üst öğrenim olmadığından, davacının anılan programı bitirmesi nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36. maddesi uyarınca üst öğrenim için ödenmesi öngörülen zam ve tazminatlardan yararlanmasına hukuken olanak bulunmadığı hakkında.
Danıştay 7. Daire
7. Daire: Re’sen Terkin, Tarhiyat, Kanuni Temsilci
- Esas
- 2019/5702 E.
- Karar
- 2022/3942 K.
Resmî yayının özetinden: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicilinden re'sen silinen şirketin kanuni temsilcisi adına 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 17/9 hükmü uyarınca tarhiyat yapılamayacağı hakkında.
Danıştay 9. Daire
9. Daire: 213 Sayılı Kanun’un 153/A Maddesi, Teminat, Vergi ve Cezaların Kesinleşmesi
- Esas
- 2020/2405 E.
- Karar
- 2022/4880 K.
Resmî yayının özetinden: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 153/A maddesinin 4. fıkrasında, yer alan teminat istenebilmesi için sahte belge düzenleme fiili işledikleri vergi incelemesine yetkili olanlarca yapılan inceleme neticesinde düzenlenen vergi inceleme raporu ile tespit edilenlerden bu durumları kesinleşenler ifadesinde yer alan kesinleşme ifadesinden kastedilenin sadece yargısal anlamda kesinleşme olmadığı hakkında.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
İdari Dava Daireleri Kurulu: Manevi Tazminat İstemi, Vekalet Ücreti, Davanın İncelenmeksizin Reddi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi
- Esas
- 2021/3341 E.
- Karar
- 2022/2955 K.
Resmî yayının özetinden: İşlemin iptali ile maddi ve manevi tazminat istemli açılan davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi durumunda, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminat istemi yönünden ayrı bir vekâlet ücretine hükmedilmeyip, davalı idareye tek bir vekâlet ücreti verilmesinin yerinde olduğu hakkında.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Sigorta Acentesinde Haksız Fesih ve Denkleştirmenin Özel İspat Koşulları
- Esas
- 2021/5374 E.
- Karar
- 2022/7179 K.
Editoryal özet: Sigorta acentesi, üretim ve portföy gerekçesiyle fesih sonrası denkleştirme ve maddi tazminat istemiştir. Mahkeme feshi haklı ve müşteri menfaatinin ispatını yetersiz sayarak davayı reddetmiştir. Yargıtay, üretim ortalaması gerçekleştiği ve portföyün kaza sigortasına yoğunlaşması sözleşmede haklı fesih nedeni sayılmadığı için feshi haksız bulmuştur. Sigorta acentesinin özel denkleştirme rejiminde ücret kaybı koşulunun bulunmadığını açıklamıştır. Yeni veya genişletilmiş müşteri çevresinden önemli menfaati acente; hakkaniyetsizliği ve indirim nedenini müvekkil ispatlamalıdır. Bu çerçevede eksik inceleme nedeniyle ret kararı bozulmuştur.
Danıştay 3. Daire
3. Daire: Tarhiyat, İndirim, Uzlaşma
- Esas
- 2020/2775 E.
- Karar
- 2022/3886 K.
Resmî yayının özetinden: Tarhiyat öncesi uzlaşma ile tarhiyat tamamen ortadan kalkmadığından 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesi uyarınca yüzde beş oranında vergiye uyumlu mükellef indiriminden yararlanma koşullarının gerçekleştiğinden söz edilemeyeceği hakkında.
Danıştay 2. Daire
2. Daire: Cumhurbaşkanı, Atama Onayı, Müşterek Kararname
- Esas
- 2022/3685 E.
- Karar
- 2022/5133 K.
Resmî yayının özetinden: Cumhurbaşkanı onayı ile tesis edilen atama ve görevden alma işlemlerinin 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan "müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği hakkında.
Danıştay 6. Daire
6. Daire: Çevresel Etki Değerlendirilmesi, Sondajlı Maden Arama Faaliyeti, Karotlu Sondaj
- Esas
- 2022/5986 E.
- Karar
- 2022/8552 K.
Resmî yayının özetinden: Maden arama projesi kapsamında yapılan karotlu sondaj yöntemiyle maden arama faaliyeti için ÇED Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasına gerek bulunmadığına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı hakkında.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
