HUKUKİ ARAŞTIRMA

İçtihat Arşivi

Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, bölge adliye ve bölge idare mahkemesi kararlarını tek arşivde araştırın. Konuya veya karar numarasına göre daraltın, resmî tam metni inceleyin.

4.000 karar5 mahkeme türü28 hukuk alanıHukuk makaleleri →

4.000 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Karşılıklı Boşanma ve Ziynet Alacağındaki Kısmi Sonuçların Kısa Onaması

Esas
2026/1200 E.
Karar
2026/7636 K.

Editoryal özet: Taraflar karşılıklı boşanma davasında kusur, nafaka, tazminat ve velayet yönlerinden; ziynet alacağında kabul ve ret bölümleri ile aynen iade bakımından hükmü temyiz etmiştir. Yargıtay, kararın hukuki nitelendirme ve yargılama kuralları bakımından uygun olduğunu belirterek onamıştır. Yayımlanan metin ziynet kalemlerini, aidiyetlerini, delil dağılımını veya hesap yöntemini açıklamamaktadır. Nafaka ve tazminat tutarları ile velayete ilişkin somut değerlendirme de verilmemiştir. Onama sonucu doğrulansa da bu başlıklarda ayrıntılı bir maddi olay kuralı çıkarılmasına elverişli gerekçe bulunmamaktadır.

Kararın sonucuTarafların boşanmanın sonuçları ve ziynet alacağına yönelik temyiz nedenleri kabul edilmeyerek BAM kararı oybirliğiyle onandı.
Miras Hukuku

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

Mirasta Denkleştirme ve Terditli Tenkiste Son Yerleşim Yerinin Kesin Yetkisi

Esas
2026/9270 E.
Karar
2026/12295 K.

Editoryal özet: Denkleştirme ve terditli tenkis talepli dosyada Ankara mahkemesi taşınmazın İstanbul’da bulunmasına, İstanbul mahkemesi ise mirasbırakanın son yerleşim yerinin Ankara olmasına dayanarak yetkisizlik kararı vermiştir. Daire, uyuşmazlığın miras ilişkisine dayandığını belirleyerek HMK 11 kapsamındaki kesin yetkiyi uygulamıştır. Mirasbırakanın ölümden önceki son yerleşim yerinin Ankara olduğu saptandığından Ankara mahkemesini yargı yeri olarak belirlemiştir. Karar, kazandırmanın denkleştirmeye tabi olup olmadığını veya saklı pay hesabını çözmemiş; davanın hangi yerde görüleceğini belirlemiştir.

Kararın sonucuAnkara 39. Asliye Hukuk Mahkemesi kesin yetkili yargı yeri olarak belirlenmiştir.
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Otelin bulunduğu ilçe adını coğrafi açıklama olarak dürüst kullanımının marka sahibi tarafından engellenememesi

Esas
2026/49 E.
Karar
2026/4323 K.

Editoryal özet: Tanınmış giyim markası sahibi, ilçesinin adını kullanan otelin markasına ve alan adına karşı hükümsüzlük, tecavüz ve haksız rekabet talepleri yöneltmiştir. Alt mahkemeler tabeladaki bütün kullanımın hizmetin coğrafi kaynağını gösterdiğini, başkasının markasına yakınlaşma amacı ve gereksiz öne çıkarma bulunmadığını saptamıştır. SMK 7/5 kapsamındaki dürüst kullanım nedeniyle talepler reddedilmiş; 11. Hukuk Dairesi sonucu onamıştır. Bu, bütün yer adlarının marka koruması dışında olduğu veya farklı mal/hizmet sınıflarının her zaman tecavüzü engellediği anlamına gelmez. Somut kullanım biçimi ve dürüst ticari amaç belirleyicidir.

Kararın sonucuMarka hükümsüzlüğü, tecavüz, haksız rekabet ve alan adı iptali taleplerindeki ret hükmünün oybirliğiyle onanması
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Sonraki Marka Tescilinin Savunma Etkisi ve Aynı Kullanıma Dayalı Haksız Rekabet Talebi

Esas
2025/7172 E.
Karar
2026/4315 K.

Editoryal özet: Eğitim hizmetleri veren marka sahibi, benzer işaretlerle faaliyet gösterilmesine karşı tecavüz ve haksız rekabet taleplerinde bulunmuştur. İstinaf mahkemesi önceki tescil, kullanım ve işitsel benzerlik değerlendirmesini korumuş; sonraki marka tescilinin tecavüz davasında savunma yapılmasını uygun bulmamıştır. Aynı kullanımlara dayanan haksız rekabet talebini ise kümülatif koruma gerekçesiyle reddetmiştir. Daire bu kısmen kabul kararını onamıştır. Marka hakkına dayalı koruma sürmüştür; bağımsız başka bir rekabet fiili içeren tüm davaların aynı sonuca bağlanacağı yönünde genelleme yapılmamalıdır.

Kararın sonucuMarka hakkına tecavüzün önlenmesi kabul edilip haksız rekabet istemi reddedilen istinaf kararı onanmıştır.
Ceza Hukuku

Yargıtay 10. Ceza Dairesi

Suç: Uyuşturucu madde ticareti yapma

Esas
2022/16119 E.
Karar
2026/10680 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

Tapu hisse hatası tazminatında saklı kalan bedelin ek davayla alınması ve kaydın düzeltilmesi

Esas
2026/2890 E.
Karar
2026/12357 K.

Editoryal özet: Tapudaki hisse hatasıyla oluşan zarar ilk davada belirlenmiş, taleple bağlılık nedeniyle yalnız bir bölümü hükmedilmiştir. Davacı saklı kalan kısım için 2019’da ek dava açmıştır. BAM ilk kesinleşen karardaki tespitlerin tarafları bağladığını kabul etmiş, aynı zamanda sicilde devam eden hatalı payın düzeltilmesini hükme eklemiştir. Daire ek davayı süre içinde ve bu sonucu uygun bularak onamıştır. Bağlayıcılık aynı hisse hatası ve zarar tespitine ilişkindir; her kısmi dava bütün gelecekteki talepler için genel kesin hüküm oluşturmaz. Zamanaşımı süresinin normu burada ayrıca uzun tartışılmamıştır.

Kararın sonucuHatalı payın düzeltilmesini de içeren ek tazminat kabulünün oybirliğiyle onanması
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Tescilli Şekilden Uzaklaşıp Rakip Ambalajına Yanaşan Fiili Kullanımda Marka Tecavüzü

Esas
2026/47 E.
Karar
2026/4335 K.

Editoryal özet: Temizlik ürünlerinde kelime unsurları farklı olan markaların fiili ambalaj kullanımları tartışılmıştır. BAM, tek başına mor rengin tekel oluşturmayacağını belirterek marka tecavüzünü reddetmiş, ambalajın bütünsel yakınlığı nedeniyle haksız rekabeti kabul etmiştir. Yargıtay, davalının kendi tescilindeki görünümden uzaklaşıp rakibin yarım oval şekil, zemin ve beyaz yazı düzenine yanaştığını; aynı sektördeki benzer mallarda bu kullanımın karıştırılma ihtimali yarattığını kabul etmiştir. Marka tecavüzü taleplerinin de kabulü gerektiği için karar bozulmuştur. Haksız rekabet kabulüne yönelik davalı itirazları ise incelenmemiştir; yalnız aynı rengin kullanılmasına dayanan genel bir tekel kurulmamıştır.

Kararın sonucuDavacının temyizi kabul edilerek marka tecavüzü yönünden ret bozuldu; bozma şekli nedeniyle davalının haksız rekabet ve diğer itirazları şimdilik incelenmedi.
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Ticaret Unvanının Terkini ile Markasal Kullanımın İspatının Ayrılması

Esas
2026/59 E.
Karar
2026/4353 K.

Editoryal özet: Önceki şirketler, benzer esas unsurlu sonraki ticaret unvanının terkini ve marka hakkına tecavüzün tespitini istemiştir. Mahkemeler ortak faaliyet alanı, ayırt edici esas unsur ve tescil önceliği nedeniyle unvandan ilgili ibarenin çıkarılmasını kabul etmiştir. Buna karşılık markasal kullanım ve marka kapsamındaki mal veya hizmetlerde kullanım kanıtlanamadığından tecavüz talepleri reddedilmiştir. Daire kısmen kabul sonucunu onamıştır. Böylece ticaret unvanının korunması, her unvan kullanımının otomatik marka tecavüzü sayılmasına dönüştürülmeden ayrı delil ve koşullarla değerlendirilmiştir.

Kararın sonucuTicaret unvanından ilgili ibarenin terkini ve diğer taleplerin reddi şeklindeki karar onanmıştır.
Hukuk Kararları

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

Uyuşmazlık, aksine Kurum işleminin iptali ile davacının hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.

Esas
2026/154 E.
Karar
2026/10317 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının 26.02.2016 tarihinde ..., Elazığ İl Müdürlüğüne dilekçe vererek emeklilik talebinde bulunduğunu İl müdürlüğünün ise 01.03.2006 tarih, 515 sayılı cevap yazısında, prim ödeme gün sayısını tamamlamadığından dolayı ilgide kayıtlı tahsis talebinin işlemden kaldırıldığını belirterek talebi reddettiğini, işverence işe giriş bildirgesinin geç verilmesinin sonuçlarını, davacıya yükleyerek talebi kabul etmediğini, emekli olma hakkı doğmuş olan davacının ... no.lu işyerinde geçen 542 günlük çalışmalarının nazara alınmaması halinde, davacının mağdur olacağını beyanla davalı kurumun 01.03.20 16... .089.515 sayılı işleminin iptaline, 29.09.1976 tarihli işe giriş bildirgesinin kabulü ile ... nolu işyerine ait 542 günlük çalışmalarının sigorta kapsamında olduğunun tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili; talebin hak düşürücü süreye uğradığını belirterek davanın reddi gereğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; talebin hak düşürücü süreye uğradığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, aksine Kurum işleminin iptali ile davacının hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ve hizmet tespiti istemine ilişkindir.

Esas
2026/451 E.
Karar
2026/10316 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının, 01.10.2014 tarihinde ... nezdinde çalışmaya başladığını, 01.01.2015 tarihinde işten ayrıldığını, ... tarafından 90 gün boyunca sigorta primlerinin eksiksiz ödendiğini, 01.01.2015 tarihinde ...'a ait iş yerinden çıktıktan sonra başka iş yerlerinde çalışmaya devam ettiğini, emeklilik için prim gününü doldurduğunu, emekli olduktan sonra ... Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından ... isimli iş yeri kayıtları üzerinde re'sen yapılan araştırma sonucunda 2020/ÖD/20 sayılı Denetmen Raporuna istinaden 90 günlük sigorta primleri silindiğini, 18.08.2021 tarihli 60392843 sayılı yazı ile söz konusu çalışmaların fiilli olmadığı gerekçesiyle yaşlılık aylığının iptal edildiğini ve ödenen aylıkların adına borç olarak tahakkuk edildiğini beyan ederek, 01.10.2014-01.01.2015 tarihleri arasında işveren ... unvanlı iş yerinde 90 günlük çalışmasının tespitini, ...SGM 16.09.2021 tarihli borcun iptalini, yaşlılık aylığının kesilmesine dair işlemin kaldırılmasını ve yaşlılık aylığının tekrar bağlanmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, Kurum denetmenlerince davacının fiili ve eylemli çalışması bulunmadığının resen araştırılarak irdelendiğini ve 01.10.2014-01.01.2015 arasındaki döneme ilişkin 90 günlük bildirimli çalışmasının Kurum tarafından iptal edildiğini, Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

Uyuşmazlık, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.

Esas
2026/411 E.
Karar
2026/10310 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 02.02.2017 - 21.12.2018 tarihileri arasında geçen çalışma süresi boyunca maaşının asgari ücret üzerinden hesabına yatırıldığını, bankaya yatan kısım dışında kalan ücretin kendisine elden verildiğini, davalı tarafından sigorta primlerinin eksik yatırıldığını, davacının almış olduğu son ücretin 2.860,00 TL olduğunu beyanla müvekkilinin işten çıkış tarihi olan 21.12.2018 tarihinden itibaren geriye dönük 10 aylık çalıştırıldığı süre boyunca prime esas kazancının tespitine ve Kurum kayıtlarının düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından ödemelerin zamanında ve eksiksiz yapıldığını, çalışanlarına tüm izinlerinin verildiğini ve müvekkilinin kötüniyetli olmadığını beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtları ile çelişen beyanlara itibar edilmemesi gerektiğini, davacı iddialarının yazılı belgeler ile ispatlanması gerektiğini beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

Uyuşmazlık, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.

Esas
2026/427 E.
Karar
2026/10311 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacının, davalıya ait iş yerinde 06.01.2016-29.02.2020 tarihleri arasında çalıştığını, asıl ücretinin aylık brüt 8.083,92 TL olduğunu, ücretinin bir kısmının banka havalesi ile kalanının ise elden ödendiğini, davacının sigorta primlerinin Kuruma eksik bildirildiğini belirtmek sureti ile davacının, davalıya ait iş yerinde çalıştığı döneme ilişkin prime esas kazancının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, yazılı beyanlarında özetle; davanın yersiz olduğunu savunarak reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili, cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar dair verilmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.