Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
4.000 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 10. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, davacının ortağı olduğu şirketten 506 sayılı Kanun kapsamında bildirilen 4/1-a çalışmalarını iptal eden Kurum işleminin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
- Esas
- 2026/430 E.
- Karar
- 2026/10355 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı Başkan ... ve Üyeler ..., ..., ...'ın oyları ve oy çokluğuyla 08.09.2026 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Yol ve Dere Duvarıyla Fiilî El Atılan Arsada Emsal Karşılaştırması
- Esas
- 2026/2037 E.
- Karar
- 2026/12471 K.
Editoryal özet: Malikler, taşınmazlarına yol ve duvar yapılarak fiilen el atıldığını ileri sürüp bedel istemiştir. İdare, planlama ve imar işlemlerini anlatarak el atmayı ve sorumluluğu reddetmiştir. Keşifte yol yapıldığı, Yargıtay incelemesinde ayrıca dere ıslahı için taş duvar örüldüğü belirlenmiştir. Daire, kamulaştırma yapılmadan gerçekleşen bu fiilî müdahalede arsa niteliğindeki taşınmazın değerinin 2942 sayılı Kanun’un 11/g hükmü uyarınca emsal karşılaştırmasıyla belirlenmesini uygun bulmuştur. Saptanan bedelin maliklere ödenmesine ilişkin karar onanmış; taşınmazın plan kaydı somut fiziki kullanımın araştırılmasının yerini almamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Anonim şirkette finansal tablolar, yüzde 10 kar dağıtımı ve yönetici ücretine yönelik iptal taleplerinin reddi
- Esas
- 2025/7259 E.
- Karar
- 2026/4363 K.
Editoryal özet: Pay sahibi faaliyet raporu, bilanço, yüzde 10 kar dağıtımı, ibra, yönetici ücreti ve denetçi seçimi kararlarını dava etmiştir. Alt mahkemeler incelenen mali tablolarda gerçeğe aykırılık bulmamış; önceki avans ödemeleri ve sermaye ihtiyacıyla sınırlı dağıtımı, şirket büyüklüğü ve karına göre yönetici ücretlerini uygun değerlendirmiştir. Bilgi sorularına verilen cevap ve ayrıca bilgi alma için mahkemeye başvuru imkanı da gözetilmiştir. Ret 11. Hukuk Dairesince onanmıştır. Her şirkette yüzde 10 dağıtımın yeterliliği veya sonradan cevap vermenin bütün bilgi alma ihlallerini gidermesi gibi genel bir kural kurulmamıştır.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi
Başkasının Kimliğiyle GSM Aboneliğinde Özel Kanun ve Önödeme
- Esas
- 2026/988 E.
- Karar
- 2026/7476 K.
Editoryal özet: Sanık, başka kişi adına düzenlenmiş sahte kimlikle beş GSM aboneliği yaptırdığı kabul edilerek 2015’te özel belgede sahtecilikten mahkûm edilmiştir. Yargıtay, hüküm tarihinde yürürlükteki 5809 sayılı Kanunun abonelik kaydında gerçek dışı bilgi ve belge verilmesini özel suç olarak düzenlediğini belirtmiştir. Kendi gerekçesinde 56/2 hükmünü esas almış ve usulüne uygun önödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesini istemiştir. Bu nedenle hapis mahkûmiyeti kanun yararına bozulmuştur. Sonuç doğrudan beraat veya hattın hukuken geçerli kabulü değildir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Birden fazla davalıya karşı istihkak davasında davacının seçtiği yerleşim yeri mahkemesi
- Esas
- 2026/3430 E.
- Karar
- 2026/12285 K.
Editoryal özet: Üçüncü kişinin istihkak davasında mahkemeler takip yeri ve alacaklının adresi üzerinden yetkisizlik vermiştir. Daire takibin yapıldığı yerin yanı sıra davalının yerleşim yerinin de yetkili olduğunu; birden çok davalı varsa bunlardan birinin yerleşim yerinde dava açılabileceğini açıklamıştır. Somut davacı kanuni seçim hakkını uygun kullanmıştır. Bu nedenle ilk seçilen yer mahkemesi yargı yeri belirlenmiştir. Haczedilen eşyanın mülkiyeti veya ispat karineleri çözülmemiştir; karar başvuru yeri ve geçerli yetki seçimi üzerinedir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Birden fazla yerdeki taşınmazların ortaklığının giderilmesinde seçilen mahkeme
- Esas
- 2026/2354 E.
- Karar
- 2026/12262 K.
Editoryal özet: Ankara ve Sivas’taki taşınmazlar için açılan ortaklığın giderilmesi davasında Ankara mahkemesi çoğunluğun Sivas’ta bulunmasını ve usul ekonomisini gerekçe göstererek yetkisizlik vermiştir. Karşı mahkeme davacının taşınmazlardan birinin bulunduğu yetkili yeri seçtiğini belirterek yetkisizliği kabul etmemiştir. Yargıtay HMK m. 12/3 uyarınca Ankara mahkemesini yargı yeri belirlemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Boşanmada Kusur, Nafaka ve Usul İtirazlarının Onanması
- Esas
- 2026/1543 E.
- Karar
- 2026/7583 K.
Editoryal özet: Boşanma davasında erkek, kusur belirlemesi, usulsüz tebligat iddiası, nafaka ve tazminat hükümlerini temyiz etmiştir. Yargıtay, tarafların iddia ve savunmaları, belgeler, hukuki nitelendirme, yargılama ve ispat kuralları bakımından kararı uygun bulmuş ve BAM hükmünü onamıştır. Yayımlanan metinde tebligatın yöntemi, adresi, okunma tarihi veya muhatabın öğrenme zamanı gösterilmemektedir. Somut kusur davranışları ve parasal tutarlar da açıklanmamıştır. Bu nedenle karar, belirli bir tebliğ yönteminin geçerliliğini veya belirli mali sonuçların hesabını ayrıntılı biçimde karşılaştırmaya elverişli değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Eğitim Markasında Hükümsüzlükten Ayrı Olarak Hizmet Bazında Kullanılmama İptali
- Esas
- 2025/7107 E.
- Karar
- 2026/4362 K.
Editoryal özet: Eğitim alanındaki işaretlere ilişkin asıl tecavüz davasıyla birleşen hükümsüzlük ve kullanılmama talepleri birlikte incelenmiştir. İstinaf mahkemesi karma markanın ayırt ediciliğini kabul ederek hükümsüzlük talebini reddetmiş; bazı hizmetlerde kullanım ispatlanamadığı için kısmi iptali korumuştur. Eğitim ve yayıncılıktaki yoğun kullanım diğer tüm hizmetlere otomatik yayılmamıştır. Asıl tecavüz davasının reddi de sürmüştür. Daire bu sonucu onamıştır. Böylece hükümsüzlük, hizmet bazında kullanılmama ve karıştırılma değerlendirmeleri ayrı hukuki gerekçelerle sonuçlandırılmış; ilk mahkemenin kısmi hükümsüzlük sonucu nihai karar olarak aktarılmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Fatura Alacağında Ödeme İspatı ve Arabuluculuk Giderinin Resen Tahsili
- Esas
- 2025/7178 E.
- Karar
- 2026/4330 K.
Editoryal özet: Fatura her iki tacirin defterinde kayıtlıyken borçlu, kendi defterindeki çek ve nakit ödeme kayıtlarını belgeleyememiştir. Derece mahkemeleri alacağı kanıtlanmış ve likit bulmuş, Yargıtay bu sonucu uygun görmüştür. Daire ayrıca anlaşamama nedeniyle Bakanlık bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin yargılama gideri olduğunu, kamu düzeni gereği resen hükme bağlanması gerektiğini açıklamıştır. Bu eksiklik bakımından aleyhe bozma yasağının uygulanmayacağını belirterek giderin davalıdan tahsili hükmünü eklemiş ve kararı düzelterek onamıştır. Sadece tek taraflı fatura düzenlenmesiyle alacağın kanıtlanacağı sonucu çıkarılmamıştır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Gerçek bakım, diğer çocuklara dengeli paylaşım ve makul temlik oranıyla muvazaanın reddi
- Esas
- 2026/1400 E.
- Karar
- 2026/5912 K.
Editoryal özet: Diğer mirasçılar babalarının bir daireyi kızına ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle devrinin gizli bağış olduğunu ileri sürmüştür. Alt mahkemeler kızın fiili bakımını, murisin diğer çocuklarıyla ilişkisini, önceki dengeli paylaşımı ve devredilen taşınmazın terekeye göre makul oranını gözeterek mal kaçırma iradesini kanıtlanmamış bulmuştur. Sözleşme tarihinde mutlaka bakıma muhtaç olma zorunluluğu da aranmamıştır. Ret 1. Hukuk Dairesince onanmıştır. Sonuç yalnız ekonomik durumu iyi veya çocuklarıyla ilişkisi iyi her murisin devrinin geçerli olduğu şeklinde genellenemez; bakım amacı ve somut paylaşım birlikte değerlendirilmiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Hastane Yapılarak Fiilen El Atılan Paylı Arsada Taşınmaz Bedeli ve Ecrimisil
- Esas
- 2026/3329 E.
- Karar
- 2026/12327 K.
Editoryal özet: İdarenin hastane yaparak fiilen kullandığı paylı taşınmaz için bedel ve ecrimisil istenmiştir. İlk derece ecrimisili arsanın hisseli ve payın bağımsız gelir getirmesinin güç olması gerekçesiyle reddetmiştir. İstinaf, fiilî hastane kullanımı nedeniyle davacının payına ecrimisil hesaplanması gerektiğini kabul etmiş ve bilirkişi ek raporundaki beş yıllık tutarı hükme bağlamıştır. Yanlış idareye yöneltmede davacının kusuru bulunmadığından o idare lehine vekâlet ücreti verilmemiştir. Yargıtay, emsal değerli taşınmaz bedeli ve ecrimisilin sorumlu Bakanlıktan tahsilini uygun bularak hükmü onamıştır.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
İstihkak davasında kesin olmayan yetki ve süresinde itiraz bulunmamasının sonucu
- Esas
- 2026/3310 E.
- Karar
- 2026/12284 K.
Editoryal özet: İstanbul ile Diyarbakır icra hukuk mahkemeleri üçüncü kişinin istihkak iddiasında karşılıklı yetkisizlik kararı vermiştir. Daire istihkak davasının takibin yapıldığı yerde veya davalının yerleşim yerinde açılabileceğini; bunun kesin yetki olmadığını açıklamıştır. Somut olayda usulüne uygun yetki itirazı bulunmadığından ilk açılan İstanbul mahkemesinin yetkili hale geldiği kabul edilerek yargı yeri belirlenmiştir. Yetki itirazında yetkili mahkemenin gösterilmesi ve seçim hakkının kimde olduğu ayrıca açıklanmıştır. Haczedilen malın mülkiyeti, karineler veya teminatın miktarı hakkında esasa ilişkin sonuç kurulmamıştır.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
