HUKUKİ ARAŞTIRMA

İçtihat Arşivi

Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, bölge adliye ve bölge idare mahkemesi kararlarını tek arşivde araştırın. Konuya veya karar numarasına göre daraltın, resmî tam metni inceleyin.

4.000 karar5 mahkeme türü28 hukuk alanıHukuk makaleleri →

4.000 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Ceza Hukuku

Yargıtay Ceza Genel Kurulu

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2026/147 E., 2026/462 K.

Esas
2026/147 E.
Karar
2026/462 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ilişkin İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 24.12.2015 tarihli ve 314-379 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 09.12.2025 tarih ve 2417-13122 sayı ile onanmasına karar verilmiştir. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 14.01.2026 tarih ve 56454 sayı ile; "...16.08.2014 tarihli arama tutanağı taraflarca doğrulanmış, tanık ... tehdit altında olmaksızın hazirun olarak imza attığını kabul etmiştir. Gerek sanık gerekse hazirun, ele geçen uyuşturucu maddelerin aramaya katılan polis memurları tarafından yerleştirildiğine ilişkin itiraz ileri sürmemiştir. Sanığın ele geçen tabancaların kendisine ait olduğunu ancak uyuşturucuların kendisine ait olmadığını, hırsızlar tarafından konulmuş olabileceğine dair savunmasının kendisini cezadan kurtarmaya yönelik mesnetsiz beyanından ibaret olduğunun kabulü gerekir. Aksi taktirde kamu görevlileri tarafından düzenlenerek imza altına alınan ve bilahare doğrulanan resmî belge niteliğindeki arama tutanaklarının, tutanağa itiraz şerhi koymaksızın hazirun olarak imza atan tanıkların bilahare sanıkları kurtarmaya yönelik beyanları ile sakatlanması sonucunu doğuracağı açıktır. Arama tutanağında imzası olan tek işlem tanığının, evde yapılan arama sırasında elde edilen delillerin sıhhatine ilişkin itiraz şerhinin bulunmadığı vaki olayda, sanık hakkında verilen beraat kararının bozulması gerekirken onanmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu," görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2025/454 E., 2026/470 K.

Esas
2025/454 E.
Karar
2026/470 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Direnme kararı davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı kadın eş vekili dava dilekçesinde; tarafların 2015 yılında evlendiklerini, bu evlilikten 11.06.2016 doğumlu bir çocuklarının dünyaya geldiğini, resmî nikâhın 22.07.2016 tarihinde kıyıldığını, davalının eşine hakaret ve küfür ettiğini, psikolojik ve fiziksel şiddet uyguladığını, birlik görevlerini yerine getirmediğini, ailesi ile görüştürmediğini, 02.10.2019 tarihinde yaşanan olayda müvekkilini ve kardeşini bıçakladığını ileri sürerek tarafların boşanmalarına, velâyetin anneye verilmesine, ortak çocuk yararına 750,00 TL tedbir-iştirak, müvekkili yararına 750,00 TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 20.000,00 TL maddi, 70.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Ceza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi

Zimmet Hükmünde Gerekçe Karışıklığı ve Kesinleşen Düşme Eyleminin Zincire Dahil Edilmesi

Esas
2024/11052 E.
Karar
2026/8655 K.

Editoryal özet: Zincirleme nitelikli zimmet hükmünde bir eylemin gerekçesi gösterilmemiş, buna karşılık daha önce zamanaşımı nedeniyle düşmesi kesinleşen başka olay gerekçeye ve zincire dahil edilmiştir. Yargıtay bu karışıklığı gerekçeli karar zorunluluğuna aykırı bulmuştur. Ayrıca suç tarihine göre eski ve yeni ceza kanunlarının ayrı bütün uygulamaları karşılaştırılarak lehe yasa belirlenmesi gerektiğini, takdiri indirim hesabında eksik ceza verildiğini ve katılan lehine vekâlet ücreti eksikliğini belirtmiştir. Hükümler bozulmuştur. Sigorta primlerinin usulsüz ödenmesi anlatımı yalnız önceki düşme kararlı olayın içeriğidir; sigorta sözleşmesi teminatının başlangıcı çözülmemiştir.

Kararın sonucuGerekçe karışıklığı, eksik lehe yasa karşılaştırması, ceza hesabı ve vekâlet ücreti nedenleriyle hükümler oybirliğiyle bozuldu.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Ziynet Eşyası Alacağının Kabulüne İlişkin Kararın Onanması

Esas
2026/1937 E.
Karar
2026/7864 K.

Editoryal özet: Ziynet eşyası ve mehir alacağı başlıklı davada istinaf kararı, davalı erkek tarafından ziynet eşyası talebinin kabulü yönünden temyiz edilmiştir. Yargıtay, genel kanun yolu değerlendirmesiyle kararın usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek hükmü onamıştır. Yayımlanan metin somut ziynetleri, delilleri, teslim veya bozdurma olayını ve tarafların ayrıntılı savunmalarını açıklamamaktadır.

Kararın sonucuDavalı erkeğin ziynet eşyası alacağının kabulüne yönelik temyizi üzerine BAM kararı oybirliğiyle onandı; mehir alacağına ilişkin ayrı sonuç çıkarılamaz.
Anayasa Hukuku

Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi

Anayasa Mahkemesi, 2026/57 E., 2026/198 K.

Esas
2026/57 E.
Karar
2026/198 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: İTİRAZIN KONUSU: 25/12/2023 tarihli ve 7489 sayılı 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’na ekli “EK DERS, KONFERANS VE FAZLA ÇALIŞMA ÜCRETLERİ İLE DİĞER ÜCRET ÖDEMELERİNİN TUTARLARI” başlıklı K- Cetveli'nin “III. FAZLA ÇALIŞMA ÜCRETİ” başlıklı bölümünün “(B) Aylık Maktu Fazla Çalışma Ücreti” kısmının (1) numaralı açıklamasının birinci cümlesinin “Belediyeler ile bunlara bağlı müstakil bütçeli kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarda (iktisadi işletmeler hariç), görevlerinin niteliği gereği 657 sayılı Kanunda belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın zabıta ve itfaiye hizmetlerinde fiilen çalışan personele (destek hizmeti yürüten personel hariç),…” bölümünün “destek hizmeti yürüten personel” yönünden Anayasa’nın 161. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Bayi Şikâyetlerinin Marka Tecavüzü ile Haksız Rekabet Çerçevesinde Ayrılması

Esas
2025/7167 E.
Karar
2026/4387 K.

Editoryal özet: Marka sahibi, bayilerin internetteki satış kârlılığı ve ilgisizlik şikâyetlerinin markasına zarar verdiğini ileri sürmüştür. İlk mahkeme yazıları eleştiri ve yakınma niteliğinde değerlendirerek marka tecavüzü talebini reddetmiştir. Daire, dilekçedeki bazı ticari kötüleme ifadelerinin haksız rekabet oluşturabileceğini belirtmiş, buna rağmen ön incelemede belirlenen marka tecavüzü uyuşmazlığı çerçevesinde ret hükmünü onamıştır. Bu nedenle karar bütün internet şikâyetlerinin sınırsız biçimde hukuka uygun olduğu sonucunu vermez. Marka hakkı, ticari itibar ve farklı hukuki talep kapsamları somut sözler ve dava çerçevesiyle birlikte ayrılmalıdır.

Kararın sonucuMarka tecavüzü ve buna dayalı tazminat taleplerinin reddi onanmıştır; olası haksız rekabet değerlendirmesi kesin kabul hükmü değildir.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Boşanma ve Reddedilen Ziynet İsteminde Kısa Onama

Esas
2026/1782 E.
Karar
2026/7721 K.

Editoryal özet: Boşanma ve ziynet eşyası alacağı davasında kadın, kusur belirlemesi ile reddedilen ziynet istemini temyiz etmiştir. Yargıtay, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi, deliller ve yargılama kuralları yönünden bozma nedeni bulunmadığını belirterek BAM kararını onamıştır. Resmî metin ziynetlerin türünü, takıldığı kişiyi, kimde kaldığını veya hangi delilin neden yeterli görülmediğini açıklamamaktadır. Bu nedenle hükmün sonucu doğrulanabilmekte, ancak ziynet aidiyeti ve ispat yüküne ilişkin belirli bir somut olay kuralı çıkarılamamaktadır. Başlıktaki mirasçı kaydı da ölümün zamanı ve usul sonuçlarını açıklayan gerekçe içermemektedir.

Kararın sonucuKadının kusur belirlemesi ve reddedilen ziynet talebine yönelik temyiz itirazları kabul edilmeyerek BAM kararı oybirliğiyle onandı.
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Distribütörlük Protokolünde Kefalet Sözcüğüne Rağmen Bağımsız Garanti Borcunun Kabulü

Esas
2025/7070 E.
Karar
2026/4370 K.

Editoryal özet: Davacılar, oğullarına ait şirketin distribütörlük alabilmesi için önceki distribütörün çeklerine ilişkin protokol imzalamış ve bonolar vermiştir. Kefalet şekline uyulmadığını ileri sürerek ödenen bedelin iadesi ve kalan bonoların iptalini istemişlerdir. Alt derece mahkemeleri, yalnız kefil sözcüklerine değil üstlenilen riskin bağımsızlığına, çeklerin tahsil edilmemesi sonucunun teminine ve davacıların ekonomik menfaatine bakarak ilişkiyi garanti olarak nitelemiştir. Menfi tespit ve istirdat talepleri reddedilmiş; tedbir nedeniyle alacağını geç tahsil eden alacaklı lehine İİK 72/4 tazminatı kabul edilmiştir. Yargıtay protokol ile ekini birlikte değerlendirerek hükmü onamıştır.

Kararın sonucuProtokol ve bonolara ilişkin menfi tespit/istirdat ve iptal taleplerinin reddini, ayrıca İİK 72/4 tazminatını koruyan istinaf kararı kesin ve oybirliğiyle onandı.
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Geçersiz Taşınmaz Ön Sözleşmesinde Emanetçi ve Alıcının Kusurunun Araştırılması

Esas
2026/290 E.
Karar
2026/4391 K.

Editoryal özet: Taşınmaz alım projesi için emanet hesapta biriken paranın satıcı temsilcisine ödenmesi üzerine tazminat istenmiştir. Daire, adi yazılı taşınmaz ön sözleşmesinin asıl sözleşmenin şekline uymadığı için geçersizliğini uygun bulmuştur. Ancak bütün zararın emanetçiye yüklenmesini eksik inceleme saymıştır. Tacir alıcının geçersiz sözleşmeyi bilerek ödemeye sebep olup olmadığı ve tarafların karşılıklı kusuru araştırılmalıdır. Kesinleşmiş beraatin hukuk hâkimini tek başına bağlamadığı, ceza dosyasında belirlenen somut olguların ayrıca dikkate alınacağı açıklanarak karar bozulmuştur.

Kararın sonucuBAM kararı bozularak kaldırılmış; tarafların kusur ve zarara etkilerinin araştırılması için dosya ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

Hizmet Tespitinde Önceki Hükme Başvurmayan İşçi Lehine Gün Sayısının Artırılması

Esas
2026/6176 E.
Karar
2026/10343 K.

Editoryal özet: İşçi, eski belediye çalışmasından üç günün tespitini istemiştir. Çalışma dönem bordro tanıklarıyla kabul edilmiş, fakat kaldırma sonrasında verilen üç günlük hüküm önceki kararın kapsamını aşmıştır. İstinaf, ilk hükme davacının başvurmamış olmasını gözeterek kazanılmış hak nedeniyle tespiti bir günle sınırlamıştır. Daire bu kısmi kabul sonucunu onamıştır. Dava başlığındaki üç günlük talep nihai kabul edilen gün sayısı değildir. Kaynak hak düşürücü süreye ilişkin ayrıntı vermediğinden, onlarca yıl sonra açılan her hizmet davasının aynı şekilde görüleceği çıkarılmamalıdır.

Kararın sonucuBir günlük hizmet tespiti ve fazlanın reddi şeklindeki istinaf kararı onanmıştır.
Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi

İşten ayrıldıktan sonra yetkisiz tahsilatta dolandırıcılık vasfı ve uzlaştırma durması eklenerek zamanaşımından düşme

Esas
2026/4300 E.
Karar
2026/7608 K.

Editoryal özet: Eski satış temsilcisinin bayilerden şirket adına aldığı parayı aktarmaması hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma olarak ileri sürülmüştür. 11. Ceza Dairesi işten ayrıldıktan sonra tahsil görevi verildiğini gösteren şirket kabulü veya belge bulunmadığından eylemi ödeme yapanlara karşı basit dolandırıcılık olarak nitelendirmiştir. İlk uzlaşma teklifinden sonuca kadar duran süreyi de ekleyerek olağanüstü dava zamanaşımının dolduğunu kabul etmiş; mahkumiyeti bozup davayı doğrudan düşürmüştür. Yetkisiz tahsilat işverenden emanet teslim alınmış mal gibi değerlendirilmemiştir. Bu sonuç esastan beraat veya her işçi alacağının suç olduğu anlamına gelmez.

Kararın sonucuDolandırıcılık vasfına göre olağanüstü dava zamanaşımından mahkumiyetin bozulması ve kamu davasının oybirliğiyle düşmesi
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

Kamulaştırmasız El Atmada Emsal Değerleme ve Pay Bazında Temyiz Sınırı

Esas
2026/3027 E.
Karar
2026/12458 K.

Editoryal özet: Taşınmazlara yol yapılması nedeniyle açılan tazminat davasında bedel emsal karşılaştırmasıyla belirlenmiştir. Yargıtay, 7550 sayılı Kanun ile HMK Ek 1 değişikliğinin yürürlükte olduğunu belirterek bazı davacıların payına düşen miktarlar için dava tarihi 14.09.2022 itibarıyla temyiz sınırını uygulamış ve idarenin başvurusunu kısmen miktardan reddetmiştir. İncelenebilir paylar bakımından emsalin üstün ve eksik yönleri karşılaştırılarak bedel biçilmesini uygun bulmuş, istinaf kararını onamıştır.

Kararın sonucuİdarenin temyiz dilekçesi bazı davacı payları için miktardan reddedildi; diğer davacı payları yönünden istinafın esastan ret kararı oybirliğiyle onandı.

Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.