Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
4.000 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 11. Hukuk Dairesi
Limited Şirkette Kesinleşen Suç Olgusuna Dayalı Müdür Azli ve Çağrı Yetkisi
- Esas
- 2025/4381 E.
- Karar
- 2026/4170 K.
Editoryal özet: Ortaklar arasındaki davada yönetim yetkilerinin kaldırılması, ortaklıktan çıkarma ve temsil düzenini değiştiren kararın geçerliliği tartışılmıştır. Yargıtay, şirketi haksız borçlandırma olgusunu kesinleştiren ceza hükmünün hukuk hâkimini maddi olay yönünden bağladığını ve ilgili müdür için haklı azil nedeni bulunduğunu kabul etmiştir. Ayrıca somut yönetim düzeninde tek müdürün çağrısını yasal koşullara uygun bulmayarak ortaklar kurulu kararının iptali yerine yokluğunun tespitini istemiştir. Asıl davadaki bu bölümler bozulmuş; birleşen çıkarma davasının reddi onanmıştır. Kaynak 2011 işlemlerine ilişkin eski ve yeni TTK hükümlerini birlikte anmaktadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Ortak lisanslama protokolünde adi ortaklığın feshi ve mahsuplaşma belgelerinin usulüne uygun istenmesi
- Esas
- 2025/2269 E.
- Karar
- 2026/4166 K.
Editoryal özet: İki meslek birliği ortak lisans geliri mahsubu ile protokol feshinden doğan zarar ve ceza koşulunda karşılıklı dava açmıştır. Daire ilişkiyi adi ortaklık saymış, belirli süreli yapıda TBK 639/6 gerekçesini uygun bulmamış; haklı fesih için mahkeme yolu ve tek tarafa yüklenemeyen ortak edimler nedeniyle birleşen ret sonucunu onamıştır. Asıl mahsup talebinde ise ortak veri tabanının ön koşul olmadığı belirtilmiştir. Belgeler usulüne uygun süre ve ihtarla istenmeden ispat yokluğundan ret verilemeyeceğinden bu bölüm bozulmuştur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Pay ve Taşınmaz Devri Protokolünde Şekil Eksikliğinin Ceza Koşuluna Etkisi
- Esas
- 2025/6894 E.
- Karar
- 2026/4177 K.
Editoryal özet: Davacılar, şirket payı ve taşınmaz devri amacıyla yapılan protokol uyarınca ruhsat ve izin işleri için masraf yaptıklarını belirterek giderlerini ve ceza koşulunu istemiştir. Bölge adliye mahkemesi protokolü kanuni şekle uygun bulmamış, geçersiz asıl borca bağlı ceza koşulunun da istenemeyeceğini kabul etmiştir. Masraf talebini somut olayda sözleşmeye dayalı menfi zarar olarak değerlendirmiş; geçersiz sözleşmede tarafların birbirine verdiklerini sebepsiz zenginleşme yoluyla isteyebileceğini ayırmıştır. Yargıtay ret sonucunu onamıştır. Karar, her geçersiz ilişkide bütün giderlerin hiçbir hukuki sebeple istenemeyeceği biçiminde genellenemez.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi
Suç: Tefecilik
- Esas
- 2025/2382 E.
- Karar
- 2026/7706 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2024 tarihli ve 2022/1437 Esas, 2024/202 sayılı Kararı ile sanığın tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1, 62/1, 52/2. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 416 tam gün karşılığı 12.480,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51/1. maddesi gereğince cezanın ertelenmesine hükmolunmuştur. B. İstinaf Sanık müdafiinin ve katılan ... vekilinin istinaf talepleri üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde 07.11.2024 tarihli ve 2024/1350 Esas, 2024/1622 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümleri kaldırılarak, sanığın zincirleme tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 241/1, 43/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 750 gün karşılığı 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53. maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Tahsil ettiği primleri sigortacıya aktarmayan acentenin defter kayıtlarına göre sorumluluğu
- Esas
- 2025/6153 E.
- Karar
- 2026/4172 K.
Editoryal özet: Sigortacı adına prim tahsiline yetkili acenteye aktarılmayan bakiyeler için takip yapılmıştır. Acente ek primlerin mahsup edilmediği, çekler ve teminat tahsilatıyla borcun bittiği, ibra bulunduğu savunmalarını ileri sürmüştür. Mahkeme sigortacının defterlerini ve acentenin usulsüz kayıtlarını değerlendirmiş; ibra ve ödeme savunmaları kanıtlanmadığından talebi kısmen kabul etmiştir. Daire hükmü onamıştır. Konu acente ile sigortacı arasındaki iç hesap sorumluluğudur. Sigorta ettirenin hasar teminatının geçerliliği bu dosyada karara bağlanmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Yetkisiz Temsilcinin Düzenlediği Yeni Konşimentonun Taşıyanı Bağlamaması
- Esas
- 2025/6016 E.
- Karar
- 2026/4171 K.
Editoryal özet: Deniz yoluyla taşınan arpa yükünün kendisine teslim edilmediğini ileri süren alıcı, sonradan düzenlenen konşimentoya dayanarak tazminat istemiştir. Derece mahkemeleri, önceki konşimentoların kaptan tarafından düzenlendiğini ve usulünce geçersiz kılınmadığını, sonraki belgenin ise taşıyan adına yetkisi kanıtlanmayan temsilci tarafından imzalandığını belirlemiştir. Bu belgenin taşıyanı bağlamayacağı ve davacıya teslim yapılmamasının haklı nedene dayandığı kabul edilmiştir. Bölge adliye mahkemesi ret sonucunu bu taşıma hukuku gerekçesiyle korumuş, Yargıtay onamıştır. Belgeyi elinde bulunduranın teslim hakkı, düzenleme yetkisi ve geçerli nüshalarla birlikte değerlendirilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Davanın konusu: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
- Esas
- 2026/837 E.
- Karar
- 2026/1173 K.
Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞTİ
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: davacı vekilinin icra takibinin durdurulması talebinin reddine, İstanbul 19. İcra Müdürlüğü'nün .... Numaralı takip dosyasından icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir talebinin takibe konu alacak değerinin %20 teminatı mukabilinde kabulüne aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; İhtiyati tedbir talebinin KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, 1-İcra takibinin durdurulması talebinin REDDİNE, 2-İcra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi talebinin kabulü ile, icra takibine konu alacak olan 4.644.300,00 TL'nin %20'si olan 928.860,00 TL nakdi teminatın depo edilmesi veya kesin ve süresiz teminat mektubunun ibrazı halinde İstanbul 19 İcra Müdürlüğünün ... numaralı dosyasına giren paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, 3-HMK m.393 hükmü uyarınca işbu ara kararın tarafların yokluğunda dosya üzerinden verilmiş olması sebebiyle ara kararın taraflara tebliğinden itibaren tedbir isteyen davacı vekilince 1 Haftalık Kesin süre içerisinde teminatın yatırılarak yazılı olarak ihtiyati tedbirin uygulanmasının talep edilmemesi halinde tedbirin kendiliğinden kalkacağının davacı vekiline ihtarına (işbu ara kararın tebliği ile ihtarına), karar verilmiştir.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Davanın konusu: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
- Esas
- 2026/1512 E.
- Karar
- 2026/1546 K.
Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞTİ
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin İİK'nın 72/3 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir. KARAR :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin İİK'nın 72/3 maddesi gereğince REDDİNE, 2- İş bu müteferrik kararın bir suretinin taraflara tebliğine, ..." karar verilmiştir. Davacı vekili işbu ara kararını 04/06/2026 tarihli dilekçesiyle süresinde istinaf etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; "...AÇIKLAMALAR : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/481 Esas sayılı dosyasında açmış olduğumuz menfi tespit davasında, Kayseri Genel İcra Dairesinin... Esas sayılı takip dosyasına konu senedin sahteliğine (açığa atılan imzanın kötüye kullanılması ve belgede tahrifat) dayanarak icra takibinin durdurulmasını talep etmiş bulunmaktayız. Ancak yerel mahkeme, 20/05/2026 tarihli müteferrik ara kararı ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/3. maddesini gerekçe göstererek, takipten sonra açılan menfi tespit davalarında icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden bahisle talebimizi reddetmiştir. Usule, yasaya ve yerleşik içtihatlara açıkça aykırı olan bu kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir talebimizin kabulü gerekmektedir. Şöyle ki; 1.SAHTELİK İDDİASININ BULUNDUĞU HALLERDE İİK 72/3 DEĞİL, HMK 209 UYGULANMALIDIR Yerel mahkeme ret kararını yalnızca İİK m. 72/3 hükmüne dayandırmış, dava dilekçemizde açıkça ileri sürdüğümüz sahtelik ve açığa atılan imzanın kötüye kullanılması iddialarımızı göz ardı etmiştir. Oysa sahtelik iddiasının bulunduğu durumlarda, 6100 sayılı HMK'nın 209. maddesi özel hüküm niteliğinde olup öncelikle uygulanması zorunludur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2026/535 E., 2026/1421 K.
- Esas
- 2026/535 E.
- Karar
- 2026/1421 K.
Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞMEDİ
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... arasında 01/09/2008 tarihli bayilik sözleşmesi ile 01/12/2009 tarihli bayilik sözleşmesine ek sözleşmenin akdedildiğini, bu sözleşmeler çerçevesinde davalı şirketin ... Mah. ... Cad. No: ...Alışveriş Merkezi Giriş Kat no: ... .../İstanbul adresinde bulunan ve davacı tarafından kiralanan mağazada müvekkilinin ürettiği/pazarladığı ... markalı ... gibi değerli taşlardan oluşan ziynet eşyası veya mücevherat satış işini müvekkilinin bayiisi olarak yapmayı üstlendiğini, taraflar arasındaki bayilik sözleşmelerinin 31/08/2012 tarihi itibari ile feshedileceğinin müvekkili tarafından keşide edilen .... Noterliği'nin 22/06/2012 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ve yine .... Noterliği'nin 16/07/2012 tarih ve ... yevmiye sayılı cevabi ihtarnamesi ile davalıya bildirildiğini ve ihtarnamelerde de belirtildiği gibi 31/08/2012 tarihinden sonra bayilik sözleşmesi ile ek sözleşmenin feshedildiğini, sözleşme süresince düzenlenen bir kısım faturaların bedellerinin davalıdan tahsil edilemediğini, müvekkilinin davalıdan olan toplam cari hesap alacağının 288.685,35-TL olduğunu, alacağın ticari defterlerinden tespit edilebileceğini, davalı aleyhine cari hesap alacağı yönünden .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazları neticesinde takibin durduğunu belirterek davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibine yönelik itirazının iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeni ile davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Davanın konusu: Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)|Tespit
- Esas
- 2026/1426 E.
- Karar
- 2026/2144 K.
Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞMEDİ
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'ın terekesinde bulunan ...nin mal varlığının TBK m. 19 hükmü delaletiyle muvazaalı olarak organik bağ bulunan şirkete kaçırılması sebebiyle murisin ölüm tarihi itibariyle 'nin mal varlığı değerlerinin (nominal değerinin) bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmak suretiyle tespiti ile zenginleşen davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilin cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu edilen alacak talebinin zaman aşımına uğradığını, davacılar tarafından ileri sürülen muvazaa iddiasını ve alacaklı oldukları iddiasını kabul etmediklerini, davacıların aktif dava ehliyetine sahip olmadıklarını, bu nedenle de davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, müvekkilinin işbu davada pasif dava ehliyetine sahip olmadığını, davanın bu nedenle de reddine karar verilmesi gerektiğini, davacılar tarafından açılan davada iddiaları, ...'nin malvarlığının ...ne devredilmiş olması olduğunu, yani işbu iddiaları kabul etmemekle birlikte; talebe konu alacağın dayanağı olan mal varlığını devreden taraf davanın tarafları dışında bir şirket olduğunu ve devralan tarafın da başka bir şirket olduğunu, söz konusu taleplerin malvarlığının devredildiği iddia edilen şirkete yöneltilmeksizin davalı tarafa yöneltilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2026/1441 E., 2026/1550 K.
- Esas
- 2026/1441 E.
- Karar
- 2026/1550 K.
Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞMEDİ
Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...Yapı Kooperatifinin eski ortaklarından ...in; Kooperatif Yönetim Kurulu Başkanlığına müracaat ederek, kooperatifteki ortaklık payım, tüm hak ve vecibeleriyle birlikte müvekkili ...’e devretmek istediğini, Yönelim Kurulu tarafından da, müvekkilinin ortaklığa kabul edilerek, Kooperatifin.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Davanın konusu: Ticari Şirket (Sermaye Artırımından Kaynaklanan)
- Esas
- 2023/1550 E.
- Karar
- 2026/2093 K.
Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞMEDİ
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinden ... davalı şirkette 80 adet hisse ve ... in ise 70 adet hisse karşılığı hissedar olduklarını, şirket müdürü olan ...'in ablaları olduğunu, davalı şirket müdürü ...'in şirket hissedarı müvekillerini şirket ortaklığından çıkarmak için bir takım yollara başvurduğunu, müvekillerine iadeli taahütlü mektup göndererek müvekkillerinden ...'ın 323.654,96.TL ve ...'in ise 335.698,09.TL şirkette olan sermaye taahhüt borçlarını 05.04.2021 tarihine kadar kapatmalarını talep ettiğini ve ayrıca şirketin internet sitesi adresinden yayınlayarak yönetim kurulu kararı ilan ettiğini davalı şirketin müvekkillerinin de iştirak ederek onayladıkları 25.12.2019 tarihli Ortaklar Genel Kurulu Toplantısı'nda alınan kararda şirket sermayesinin 100.000,00.TL'den 5.000.000,00.TL'ye yükseltilmesi karar verildiğini, arttırılan 4.900.000,00.TL sermayenin 104.313,00.TL'si ve geçmiş yıl karının sermayeye ilavesiyle suretiyle karşılandığını bakiye 4.975.687,00.TL'lik kısmının ise nakden şirket ortaklarınca hisseleri nispetinde ve sermaye arttırımının tescilini izleyen 24 ay içerisinde karşılanmasına karar verildiğini işbu kararında ticaret sicil gazetesinde 06.01.20202 tarihli nüshasında yayınlandığını alınan bu kararın 24 ay içerisinde ödeneceğinin açıkça yazılı olduğunu tüm bu nedenlerle davalı şirket müdürü tarafından ortakların sermaye borçlarının ödenmesine dair şirketin internet sitesinde yayınlanan müvekkilerine iadeli taahütlü mektup ile bildirilen şirket ortaklarının sermaye taahhüt borçlarını Genel Kurul Kararı ile belirlenen vadesinden önce ödeme çağrısına ilişkin işlemin butlan ile hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
