HUKUKİ ARAŞTIRMA

İçtihat Arşivi

Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, bölge adliye ve bölge idare mahkemesi kararlarını tek arşivde araştırın. Konuya veya karar numarasına göre daraltın, resmî tam metni inceleyin.

4.000 karar5 mahkeme türü28 hukuk alanıHukuk makaleleri →

4.000 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

İlişkili Şirketten Ekipman Kiralamasında Yönetici Sorumluluğu, İbra ve Zararın İspatı

Esas
2025/7215 E.
Karar
2026/4138 K.

Editoryal özet: Pay sahipleri, yöneticilerin ortağı oldukları diğer şirketlerden ekipman kiralayarak anonim şirketi zarara uğrattığını ileri sürmüş ve ödemenin şirkete yapılmasını istemiştir. Mahkeme, kiralamaların defter ve bilançolarda bulunduğunu, bilgi gizlendiğinin saptanmadığını ve yönetimin ibra edildiğini belirlemiştir. Ayrıca bilirkişi incelemeleriyle fahiş kira ve hileli menfaatin mali hesaplara dayalı biçimde ortaya konulamadığını kabul etmiştir. Yönetici olmayan davalılar yönünden sorumluluk davasının tarafı olma koşulunu da ayırmıştır. Bozmaya uyularak verilen ret hükmü onanmıştır. İlişkili şirket bağlantısı tek başına zarar ve hile kanıtı sayılmamıştır.

Kararın sonucuİbra ve somut zarar/hile ispatına ilişkin değerlendirmelerle bozmaya uyularak verilen ret kararı onanmıştır.
Hukuk Kararları

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/2064 E., 2026/1341 K.

Esas
2023/2064 E.
Karar
2026/1341 K.

Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞMEDİ

Resmî metinden: Dava, taraflar murisince dava dışı şirketlerdeki bir kısım hisselerinin, davacılardan mal kaçırma kastı ile muvazaalı olarak davalılara devredildiğinden bahisle, hisse devirlerinin iptali ile murisin terekesine iadesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davacı ... tarafından açılan davanın feragat nedeniyle, davacı ... tarafından açılan davanın ise esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

İşçilik Alacaklarında Salt Organik Bağın Holdingin Birlikte Sorumluluğuna Yetmemesi

Esas
2026/1036 E.
Karar
2026/6510 K.

Editoryal özet: Yönetici direktör, prim ve ek görev ücretleri ile fazla çalışma istemlerini aynı gruptaki iki şirkete yöneltmiştir. Alt derece mahkemeleri primi kabul etmiş, diğer talepleri reddetmiştir. Yargıtay, işçinin kendi işvereninden başka holdingde fiilen çalıştığını veya birlikte istihdam edildiğini gösteren somut delil bulunmadığını belirlemiştir. Salt grup ilişkisi ve organik bağ yeterli değildir; işyeri/iş sözleşmesi devri, alt işverenlik veya birlikte istihdam olgusu ayrı araştırılmalıdır. Holding aleyhindeki davanın husumetten reddi gerekirken kabul edilmesi bozulmuştur. İşçinin diğer temyiz itirazları reddedilmiştir.

Kararın sonucuHolding yönünden somut çalışma veya birlikte istihdam delili bulunmadığından davanın husumetten reddi gerektiği belirtilerek ilk derece hükmü bozuldu, BAM kararı kaldırıldı; işçinin tüm temyiz itirazları reddedildi.
Bankacılık ve Finans Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Konut Finansal Kiralamasında Sözleşmenin Atıf Yaptığı Altmış Günlük İhtar Süresi

Esas
2026/1371 E.
Karar
2026/4414 K.

Editoryal özet: Konut edinimi için finansal kiralama yapan tüketiciye otuz günlük temerrüt ihtarı gönderilmiş, alt mahkemeler feshi geçerli bulmuştur. Daire çoğunluğu, sözleşmenin finansal kiralama kanununa atfını ve sonunda mülkiyetin kiracıya geçmesi durumunda altmış günden az süre verilemeyeceğini esas almıştır. Usulüne uygun ihtar yapılmadığı için hükmü tüketici yararına bozmuştur. Karşıoy konutun tüketici işlemi niteliğiyle 6502 rejiminin uygulanarak onama gerektiğini savunmuştur. Diğer kira, değer, masraf ve senet itirazları bu aşamada incelenmemiş; alt derece parasal sonuçları nihai onama gibi sunulmamıştır.

Kararın sonucuYetersiz ihtar süresi nedeniyle istinaf kararı davacı tüketici yararına oy çokluğuyla bozulmuştur.
Tüketici Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Kullanım Hakkı Sahibinin Elektrik Aboneliği Başvurusu ve Kanıtlanamayan Muvazaa

Esas
2026/1316 E.
Karar
2026/4438 K.

Editoryal özet: Elektrik aboneliği sözleşmesinin kurulması reddedilen kişi muarazanın giderilmesini istemiştir. Daire, başvuru hakkının kullanım yerini kullanma hakkı olan kişiye ait olduğunu ve taşınmazın davacı adına kayıtlı bulunduğunu dikkate almıştır. Sağlayıcının önceki aboneyle muvazaa bulunduğu iddiasını sunduğu delillerle kanıtlayamadığını belirterek kabul hükmünü onamıştır. Karar mülkiyet ve kullanım hakkı ile somut muvazaa delillerini birlikte değerlendirir. Önceki abonelik borcu, sahte devir veya teknik bağlantı koşullarına dair kaynakta açıklanmayan varsayımlar eklenmemeli; her yeni başvurunun bütün şartlardan bağımsız kabul edileceği söylenmemelidir.

Kararın sonucuAbonelik sözleşmesinin kurulması talebinin reddinden kaynaklanan muarazanın giderilmesi hükmü onanmıştır.
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Ortak Hazırlanan Soru Kitaplarında Eser Sahipliği Karinesi ve Yazar Adının Çıkarılması

Esas
2025/6854 E.
Karar
2026/4097 K.

Editoryal özet: Yayımcı ve diğer yazar, matematik kitaplarında davalının intihal yaptığını ve sözleşme gereği adının ikinci baskılardan çıkarılabileceğini ileri sürmüştür. Çoğunlukça onanan gerekçede, kitap ve bandrol belgelerindeki yazar adının eser sahipliği karinesi oluşturduğu, hangi soruyu kimin hazırladığının belirlenemediği ve intihalin kanıtlanmadığı kabul edilmiştir. Adı çıkarma şartı FSEK 15’in emredici niteliğine aykırı görülerek davalar reddedilmiştir. Karşıoy, ayrılmaz eserin birliğe ait olduğunu, bir yazarın bu eseri tek başına sahiplenmesinin intihal oluşturabileceğini savunmuş ve bozma istemiştir.

Kararın sonucuYazar adını sonraki baskılardan çıkarmanın hukuka uygunluğunu tespit istemlerinin reddi oyçokluğuyla onandı; karşıoy intihal ve sözleşmeye aykırılığın yeniden değerlendirilmesi için bozma yönündedir.
Ceza Hukuku

Yargıtay 8. Ceza Dairesi

Suç: Uyuşturucu madde ticareti

Esas
2025/3211 E.
Karar
2026/9809 K.

Resmî metinden: sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, ele geçen miktarın kullanım sınırları içerisinde kaldığına, sanıkta ele geçen maddenin kalitesinin düşük olduğuna, parmak izi incelemesi yapılmadığına ve ele geçen maddenin içerisinde bulunan uyuşturucu miktarının belirlenmediğine ilişkindir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Ceza Hukuku

Yargıtay 8. Ceza Dairesi

Suçlar: Uyuşturucu madde ticareti

Esas
2024/22899 E.
Karar
2026/9792 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.2024 tarihli ve 2023/405 Esas, 2024/125 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62/1, 52, 53... . maddeleri uyarınca her birine 12... ay hapis 25.000,00 adli para cezası ile cezalandırılmasına, para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline, hak yoksunluklarına karar ve sanıkların cezalarının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 25.06.2024 tarihli ve 2024/1253 Esas, 2024/865 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Sanık ... ve müdafiinin istinaf başvuruları ise sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192/3. maddesinin uygulanması gerektiğinden ve sanıklar ... ve ... hakkında ortak hüküm kurulduğundan her iki sanıkla ilgili hüküm fıkralarını etkileyecek şekilde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 2 80... /1. maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Vergi ve Gümrük Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Taşıma Hizmetinde İşgücü Temini Sayılmayan İş İçin KDV Tevkifatının Geri İstenmesi

Esas
2025/5889 E.
Karar
2026/4141 K.

Editoryal özet: Kurum, hizmet faturalarının KDV’sini yüklenicilere tam ödedikten sonra ayrıca vergi dairesine tevkifat beyan etmiş ve bu tutarları yüklenicilerden istemiştir. İlk derece mahkemesi tedarikçilerin beyanlarını esas alarak davaları reddetmiştir. BAM, sözleşmelerde çalışanların sevk ve idaresi ile idari yargıda kesinleşen tespitleri birlikte değerlendirerek işin işgücü temini ve tevkifat kapsamında olmadığını kabul etmiştir. Bu nedenle yüklenicilerin Kuruma borcu ve sebepsiz zenginleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle ret yeniden kurulmuştur. Yargıtay bu sonucu onamıştır. Karar somut sözleşme ve geçmiş dönem hizmetlerine ilişkindir.

Kararın sonucuBAM’ın asıl ve birleşen istirdat davalarını değiştirilmiş gerekçeyle reddeden kararı oybirliğiyle onandı.
Sağlık Hukuku ve Tıbbi Sorumluluk

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Teknik Kusur Bulunmayan Komplikasyonda Aydınlatılmış Onam Eksikliğinden Manevi Tazminat

Esas
2025/4039 E.
Karar
2026/4413 K.

Editoryal özet: Planlanan damar tedavisinden sonra ağır komplikasyon gelişmiştir. Uzman raporları tanı, tedavi ve komplikasyon yönetiminde teknik kusur bulmamıştır. Buna karşılık BAM, başlangıçta bilinci açık olan hasta yerine sedasyon sonrasında yakınına imzalatılan formu geçerli aydınlatmanın kanıtı saymamıştır. Teknik kusur bulunmaması nedeniyle maddi talepler reddedilirken, ispatlanamayan aydınlatılmış onam sebebiyle kısmi manevi tazminat kabul edilmiştir. Yargıtay bu ayrımı ve belirlenen manevi tazminatı uygun bulup onamıştır. Her komplikasyonun kusurlu tedavi olduğu veya her durumda yakından onam alınamayacağı sonucu kurulmamıştır.

Kararın sonucuMaddi tazminatın reddi ve aydınlatılmış onam eksikliğine dayalı kısmi manevi tazminat kabulü içeren BAM kararının oybirliğiyle onanması.
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Tescilden sonraki sevk belgesi ve tarihsiz görselle önceki marka kullanımının kanıtlanamaması

Esas
2025/6816 E.
Karar
2026/4114 K.

Editoryal özet: Tescilli kahve markası sahibi tecavüzün önlenmesi ve tazminat istemiştir. Davalı işaretin davacının yakınıyla kendi işletmesinde daha önce yaratılıp kullanıldığını savunmuş; BAM bu önceki hak savunmasıyla ret sonucunu korumuştur. 11. Hukuk Dairesinde yanak sevk belgesinin tescilden sonra olduğunu, diğer görselin tarihinin bilinmediğini ve davacının internet sitesine yönlendirmenin savunmayı desteklemek yerine onunla bağdaşmadığını belirtmiştir. Bu delillerle önceki gerçek hak sahipliği kurulamayacağından karar bozulmuştur. Bozma bütün tescilsiz önceki kullanımların geçersizliği veya tecavüz ve tazminatın kesin kabulü değildir; savunmanın somut ispatı yetersiz bulunmuştur.

Kararın sonucuÖnceki hak sahipliği savunmasının yetersiz delille kabulü nedeniyle BAM kararının oybirliğiyle bozulup kaldırılması
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Tevdi Hesabından Ödemede Borcundan Kurtulanın İadesi ve Diğer Davalılara Katılma Temyizi

Esas
2025/7214 E.
Karar
2026/4137 K.

Editoryal özet: Banka, sigorta tazminatının yatırıldığı tevdi hesabını bildirilen temlik alacaklılarına dağıtmış; daha sonra üstün rehinli alacaklıya ayrıca ödeme yapmak zorunda kalmıştır. Alt mahkemeler gerçek alacaklılara yapılan ödemeyi hukuki sebebe dayalı, asıl borçlunun borçtan kurtulmasını ise zenginleşme saymıştır. Yargıtay asıl borçlu aleyhine kabulü onamış ve rücu hakkının önceki yargılamanın 2022 kesinleşmesiyle doğduğunu belirterek zamanaşımı savunmasını reddetmiştir. Davacının, yalnız bu borçlunun temyizi üzerine katılma yoluyla diğer davalılara yönelttiği temyiz ise usulen reddedilmiş; onların durumu yeniden esastan incelenmemiştir.

Kararın sonucuDavacının diğer davalılara ilişkin katılma temyizi reddedildi; asıl borçludan 1.015.917,38 TL tahsil hükmüne yönelik davalı temyizi reddedilerek BAM kararı oybirliğiyle onandı.

Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.