HUKUKİ ARAŞTIRMA

İçtihat Arşivi

Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, bölge adliye ve bölge idare mahkemesi kararlarını tek arşivde araştırın. Konuya veya karar numarasına göre daraltın, resmî tam metni inceleyin.

4.000 karar5 mahkeme türü28 hukuk alanıHukuk makaleleri →

4.000 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Miras Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Vasiyetname İptali Yanındaki Tenkis Talebinin Karşılıksız Bırakılmaması

Esas
2024/3184 E.
Karar
2025/1634 K.

Editoryal özet: Mirasçılar, vasiyetnamenin iptali yanında kazandırmanın saklı payı zedelediğini ileri sürerek tenkis istemiştir. İlk mahkeme yalnız ehliyet ve şekil koşullarını inceleyip tenkis talebi bulunmadığını kabul etmiştir. Daire, dilekçe içeriğinde bu talebin açık olduğunu saptamıştır. Her talep hakkında olumlu veya olumsuz hüküm kurulması gerektiğini açıklamış; terekenin aktif ve pasifi, saklı pay, tenkis sırası ve gerektiğinde tercih hakkının incelenmesine ilişkin yöntemi göstermiştir. Tenkis hakkında karar verilmemesi nedeniyle hüküm bozulmuştur. Vasiyetnamenin hükümsüzlüğüne veya belirli bir tenkis tutarına kesin karar verilmemiştir.

Kararın sonucuDilekçedeki tenkis talebi incelenip hükme bağlanmadığından ilk derece kararı bozulmuş, BAM ret kararı kaldırılmıştır.
Tüketici Hukuku

Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu

Tüketici kredisinde rızaya dayalı emekli maaşı blokesi ve hacizden farkı

Esas
2022/2 E.
Karar
2025/1 K.

Editoryal özet: Kurul, tüketici kredisi nedeniyle verilen hapis, takas, mahsup ve benzeri onay ve rıza talimatlarına dayanılarak bankanın emekli maaşına doğrudan bloke koymasının mümkün olduğu yönünde içtihatları birleştirmiştir. Çoğunluk, uyuşmazlığı cebrî icra dışındaki sözleşmesel ifa yetkisi olarak ele alır; aynı bankadaki emekli maaşı hesabından muaccel kredi taksitlerinin tahsilini inceler. Bununla birlikte her somut sözleşmenin borçlar ve tüketici hukuku ilkelerine uygunluğu, tüketici yönünden bağlayıcılığı ve bankanın kanuna ve sözleşmeye uygun davranıp davranmadığı ayrıca denetlenmelidir. Karşıoylar kanuni koruma, önceden muvafakat, haksız şart ve sosyal güvenlik gerekçeleriyle aksi görüşü savunmaktadır.

Kararın sonucu21.03.2025 tarihli üçüncü görüşmede oyçokluğuyla, tüketici kredisi nedeniyle verilen hapis, takas, mahsup ve benzeri onay ve rıza talimatları nedeniyle bankanın emekli maaşına doğrudan bloke koymasının mümkün olduğu yönünde içtihatların birleştirilmesi. Bu bir onama veya bozma kararı değildir. Cebrî icra haczi rejimi ve her somut sözleşmenin tüketici/borçlar hukuku denetimi saklıdır.
İdare Hukuku

Danıştay 5. Daire

5. Daire: 2802 Sayılı Kanun, Meslekten Çıkarma Cezası, Zaman Aşımı

Esas
2024/1379 E.
Karar
2025/3471 K.
Resmî yayının özetini okuyun

Resmî yayının özetinden: 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu uyarınca disiplin cezasını gerektiren eylemin aynı zamanda bir suç teşkil etmesi nedeniyle ceza soruşturması veya kovuşturması açılmış olması ve kanunda söz konusu suç için daha uzun bir zaman aşımı süresinin öngörülmüş olması durumunda, disiplin cezası verme yetkisi bakımından zamanaşımı süresinin 2802 sayılı Kanun'da öngörülen 5 (beş) yıl olarak değil, Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen dava zaman aşımı süresi olarak uygulanması gerektiği; disiplin cezasını gerektiren eylemin aynı zamanda bir suç teşkil etmesi nedeniyle kovuşturma açılmış olması ve Hâkimler ve Savcılar Kurulunca kovuşturma sonucunun beklenmesine karar verilmesi halinde ise disiplin cezası verme yetkisi bakımından zaman aşımı süresinin mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren iki yıl olarak uygulanması gerektiği hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İdare Hukuku

Danıştay 8. Daire

8. Daire: Ticari Faaliyet, Para Cezası

Esas
2023/2986 E.
Karar
2025/3094 K.

Resmî yayının özetinden: Esas faaliyet konusu ticari yolcu taşımacılığı niteliğinde olmayan davacı şirket adına kayıtlı aracın trafikten men edilmesine ilişkin işlemin belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlem niteliğinde olmadığı, öte yandan davaya konu edilen idari para cezası miktarının da temyiz parasal sınırının altında kaldığı, bu nedenle temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İdare Hukuku

Danıştay 4. Daire

4. Daire: İş Yeri, Ruhsat İptali, Maddi Zarar, Faiz, Faizin Başlangıcı, Tazminat

Esas
2025/316 E.
Karar
2025/1837 K.

Resmî yayının özetinden: İşyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali işleminin yargı kararıyla hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesi üzerine, işyerinin kapalı kalması nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini istemiyle açılan tam yargı davasında davacının hukuka aykırı işlem nedeniyle uğradığı maddi tazminat tutarına, yargı kararıyla iptal edilen işlem hukuk aleminden hiç doğmamış gibi tüm sonuçlarıyla ortadan kalkacağından, iptal edilen idari işlemin tesis edildiği tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İdare Hukuku

Danıştay 10. Daire

10. Daire: Köpek Saldırısı, Hizmet Kusuru, Manevi Tazminat

Esas
2022/8766 E.
Karar
2025/1686 K.

Resmî yayının özetinden: Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü'nde yapılan törene davetli olarak katılan ve tören sonrasında kampüs içerisinde park halindeki arabasına doğru yürürken köpeklerin saldırısına uğrayan davacının yaralanması olayında, davalı belediyenin hizmet kusurunun bulunduğu hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Sağlık Hukuku ve Tıbbi Sorumluluk

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi

Göz Kapağı Estetiğinde Taahhüt Edilen Sonuç Değerlendirilmeden Komplikasyon Gerekçesiyle Ret Verilememesi

Esas
2024/1507 E.
Karar
2025/1137 K.

Editoryal özet: Davacı, göz kapağı estetiğinden sonra asimetri ve iz oluştuğunu ileri sürmüştür. ATK, bunları özenli ameliyatta dahi gelişebilen komplikasyon saymış; mahkeme tazminatı reddetmiştir. Yargıtay, somut ilişkinin estetik sonucu taahhüt eden eser sözleşmesi olduğunu ve raporun bu yönden değerlendirme içermediğini belirtmiştir. Taahhüt edilen sonucun sağlıklı gerçekleşmediği, davalıların illiyeti kesen neden veya hastanın kusurunu kanıtlamadığı kabul edilmiştir. Hekim ve kuruluşun sorumluluğu esas alınarak maddi istemler açıklattırılmalı ve manevi tazminat incelenmelidir. Bu nedenle ret bozulmuştur; belirli bir ödeme tutarı doğrudan hükmedilmemiştir.

Kararın sonucuBAM kararı kaldırıldı; davalıların sorumlu olduğu kabul edilerek maddi ve manevi tazminat araştırması yapılması için ilk derece ret kararı oybirliğiyle bozuldu.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

Rusya’da Çalışan İşçinin Alacaklarında Zamanaşımı ve Sürelerin Durması

Esas
2025/1536 E.
Karar
2025/2926 K.

Editoryal özet: Rusya’daki şantiyelerde çalıştığını belirten işçinin alacak davası, yabancı hukuktaki başvuru süresinin geçtiği gerekçesiyle reddedilmiştir. Yargıtay, Rusya İş Kanunu 392’deki süreyi önceki bazı kararlarından farklı olarak hak düşürücü süre değil zamanaşımı saymış; 2019’da sona eren iş ilişkisi bakımından bir yıllık süreyi esas almıştır. COVID nedeniyle getirilen süre durması ile arabuluculuk döneminin zamanaşımı savunması kapsamında değerlendirilmesini ve dönemsel ücret alacaklarının muacceliyetlerine göre hesap yapılmasını istemiştir. Durma dönemlerinin göz ardı edilmesi nedeniyle hüküm bozulmuştur. Kaynağın gün hesabındaki çakışma ayrıca açıklanmıştır.

Kararın sonucuBAM’ın istinafı ret kararı kaldırıldı; yabancı hukuk süresinin niteliği ve durma dönemleri değerlendirilerek alacaklar hesaplanmak üzere ilk derece ret hükmü oybirliğiyle bozuldu.
Vergi ve Gümrük Hukuku

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu

Vergi Dava Daireleri Kurulu: Sahte Fatura Kullanma, Ortaklara Fiilen Kâr Dağıtımı, Dağıtılabilir Net Kâr Payı, Brüte İblağ, Tevkifat, Verginin Üç Katı Tutarında Kesilen Vergi Ziyaı Cezası

Esas
2024/378 E.
Karar
2025/146 K.
Resmî yayının özetini okuyun

Resmî yayının özetinden: i. Kurumlar vergisine ilişkin inceleme raporunda, gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan faturalar kullanılmak suretiyle kayıt ve beyan dışı bırakıldığı tespit edilen kurum kazancı üzerinden hesaplanan net kâr payının işletmeden çekilerek ortaklara dağıtıldığının kabulünün gerektiği, ii. Kâr payının hesaplanmasında dikkate alınacak unsurlar düşüldükten sonra hesaplanan kâr payı, “dağıtılabilir net kâr payı” değil “dağıtılabilir brüt kâr payı” olduğundan, bu şekilde hesaplanan kâr payının gelir (stopaj) vergisi matrahına esas teşkil ettiği, iii. Davalı idarece kayıt ve beyan dışı bırakılan hasılata ilave bir ekonomik kaynağın elde edildiğine ve bu kaynağın ortaklara dağıtıldığına dair yapılmış herhangi bir tespit bulunmadığından tarh edilen kurumlar vergisi düşüldükten sonra bulunan fark kârın “net kâr payı” olduğunun kabulü ile brüte iblağ edilmesi suretiyle tespit edilen matrahın bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, iv. Sahte fatura kullanmak suretiyle kurumlar vergisi yönünden vergi kaybına sebebiyet verilmesi, tek başına, tevkifat yükümlülüğünü yerine getirmeme eyleminin Kanun’un 359. maddesinde sayılan tipiklikte olduğunun ve sahte fatura kullanma eylemi ile gelir (stopaj) vergisinin ziyaa uğratıldığının kabulüne imkan vermediği, elde edilen kazancın ortaklara dağıtıldığını gizlemek ve kâr dağıtımından doğan tevkifat yükümlülüğünden kaçınmak amacıyla sahte fatura kullanıldığına dair hususun somut olarak ortaya konulamadığı anlaşıldığından tevkifat yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle ziyaa uğratılan gelir (stopaj) vergisinin üç katı tutarında ceza kesilebilmesi için gerekli yasal şartların oluşmadığı hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Markanın Fiilî Kullanımı ile Ticaret Unvanı ve Alan Adının Ayrı Değerlendirilmesi

Esas
2024/3144 E.
Karar
2025/1841 K.

Editoryal özet: Marka sahibi, rakibin fiilî kullanımlarının durdurulması yanında markasının hükümsüzlüğünü, ticaret unvanının terkinini ve alan adına erişimin engellenmesini istemiştir. Mahkeme, tescilli işaretlerin bütünsel izlenimini ve alan adı kullanımını değerlendirerek karıştırılma koşullarını bu talepler bakımından oluşmuş saymamış; davalının farklı biçimdeki fiilî kullanımını ise marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet kabul etmiştir. BAM her iki tarafın istinafını reddetmiştir. Yargıtay, davacının temyizi üzerine kararı onamıştır. Karar, belirli kullanım biçiminin ihlal oluşturmasının tescil, ticaret unvanı ve alan adına yönelik her talebi kendiliğinden haklı kılmadığını göstermektedir.

Kararın sonucuDavacının temyiz itirazları reddedilerek fiilî kullanımın durdurulması, diğer yandan marka hükümsüzlüğü, unvan terkini ve alan adı taleplerinin reddi yönündeki hükmü koruyan BAM kararı oybirliğiyle onandı.
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Soğutucu Dolap Tasarımında Bilgilenmiş Kullanıcı ve Genel İzlenim

Esas
2024/2644 E.
Karar
2025/1872 K.

Editoryal özet: Başvurucu şirket, iki soğutucu veya dondurucu dolap tasarımına itirazı kabul eden YİDK kararının iptalini istemiştir. Tasarımcının özgürlük alanının sınırlı olduğunu ve farklılıkların yeterli sayılması gerektiğini ileri sürmüştür. Mahkeme, seçenek özgürlüğü ile bilgilenmiş kullanıcının algısını birlikte ele almış; grafik düzeydeki ve kapaktaki farklılıkların bütünsel izlenimi değiştirmediği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. BAM bu kararı korumuş, Yargıtay da hükmü onamıştır. Somut uyuşmazlık bir ihlal nedeniyle tazminat değil tasarım başvurusuna itirazın kabulüne ilişkin idari kararın yargısal denetimidir.

Kararın sonucuDavacının temyiz itirazları reddedilerek tasarım başvurusuna itirazın kabulüne ilişkin YİDK kararının iptali talebini reddeden hükmü koruyan BAM kararı oybirliğiyle onandı.

Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.