Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -İş Yeri, -Ruhsat İptali, -Maddi Zarar, -Faiz, -Faizin Başlangıcı, -Tazminat
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 168-172).
İşyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali işleminin yargı kararıyla hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesi üzerine, işyerinin kapalı kalması nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini istemiyle açılan tam yargı davasında davacının hukuka aykırı işlem nedeniyle uğradığı maddi tazminat tutarına, yargı kararıyla iptal edilen işlem hukuk aleminden hiç doğmamış gibi tüm sonuçlarıyla ortadan kalkacağından, iptal edilen idari işlemin tesis edildiği tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/316 Karar No : 2025/1837 Anahtar Kelimeler : -İş Yeri, -Ruhsat İptali, -Maddi Zarar, -Faiz, -Faizin Başlangıcı, -Tazminat Özeti : İşyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali işleminin yargı kararıyla hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesi üzerine, işyerinin kapalı kalması nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini istemiyle açılan tam yargı davasında davacının hukuka aykırı işlem nedeniyle uğradığı maddi tazminat tutarına, yargı kararıyla iptal edilen işlem hukuk aleminden hiç doğmamış gibi tüm sonuçlarıyla ortadan kalkacağından, iptal edilen idari işlemin tesis edildiği tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği hakkında. TEMYİZ EDEN TARAFLAR 1- (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … 2-(DAVALI) : Karaman Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : Konya 1. İdare Mahkemesinin 25/09/2024 tarih ve E:2024/127, K:2024/1286 sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Karaman ili, Kazım Karabekir Mahallesi, … Caddesi, No: … adresinde bulunan konfeksiyon ve hediyelik eşya satış faaliyet konulu işyeri için davacı adına düzenlenen işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesine ilişkin 20/08/2009 tarih 593 sayılı Karaman Belediyesi Encümeni kararının iptali istemiyle açılan davada davanın reddi yolunda verilen kararın temyiz aşamasında bozulması üzerine bozma kararına uyulmak suretiyle Konya 2. İdare Mahkemesinin 03/07/2014 tarih
E:2014/659, K:214/713 sayılı kararıyla işlemin iptaline karar verilmesi üzerine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bu işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 50.000,00 TL maddi zararın, ruhsatın iptal edildiği 20/08/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay bozma kararı üzerine İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlıkta, hukuka aykırılığı yargı mercilerince saptanarak iptaline karar verilen işlem dolayısıyla davacının uğradığı maddi zararın Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca idarece tazmini gerektiği açık olup, bu bağlamda düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davacının işyerinde işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, 2008 yılı defterlerine göre sağlıklı bir tespit yapılamadığı, kapatma işlemine konu olan işyerinin 22/06/2009-28/08/2009 tarihlerinde 68 gün faaliyet gösterdiği, bu durumda, kapatma işlemine konu işyerinden mahrum kalınan kazanç hesaplamasında sadece 2009 yılı işletme hesabı defteri ile belgelerinin kullanılabileceği, buna göre kayıtlı gider ve gelirler üzerinden yapılan hesaplamada işletmenin günlük kar tutarının 2.900,58 / 68 gün = 42,656 TL olduğu, 28/08/2009 - 12/08/2014 tarihine kadar geçen süreye ilişkin mahrum kalınan kâr tutarının 77.207,36 TL olarak hesaplandığı, kapalı kalınan süreye ilişkin enflasyon etkisinin de göz önünde bulundurulması gerektiği kanaatinde olunması halinde; 28/08/2009 - 12/08/2014 dönemine ilişkin ortalama TÜFE endeks artışı kullanılarak yapılan hesaplamada mahrum kalınan kârın düzeltilmiş değerinin 96.123,16 TL olduğu" yönünde kanaat bildirildiği, dosyaya sunulan 29/05/2024 havale tarihli dilekçe ile davacı tarafından dava değerini 96.123,16 TL olarak ıslah edildiği, işyerinin kapalı kaldığı dönem olan 28/08/2009-12/08/2014 tarihleri arasında mahrum kalınan kârın 77.207,36 TL olarak hesaplandığı görülmekle, davacının davasının kısmen kabulü ile 77.207,36 TL'nin davacıya ödenmesi gerektiği, her ne kadar davacı tarafından maddi zararın, ruhsatın iptal edildiği 20/08/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmekte ise de dava konusu işlemin yargı kararı ile iptali sonrasında davacı tarafından tazminat istemiyle idareye başvuru yapılmış ise başvuru tarihinden, başvuru yapılmadan doğrudan tazminat davası açılmış ise tazminat davasının açıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle davacıya ödeneceği, davacının 20/05/2015 tarihinde doğrudan dava açtığı ve idarenin bu tarih itibarıyla temerrüde düşürüldüğü anlaşılmakla, hükmedilen tazminat tutarına davanın açıldığı 20/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesi gerektiği; öte yandan her ne kadar bilirkişi raporunda, işyerinin kapalı kaldığı süreye ilişkin
enflasyon etkisinin de göz önünde bulundurulması gerektiği yönünde kanaat bildirilmiş ise de, mahrum kalınan kazanç kaybının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verildiği göz önüne alındığında davacının fazlaya ilişkin 18.915,80 TL tazminat tutarı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacının uğradığı kazanç kaybına karşılık 77.207,36 TL maddi tazminatın davanın açıldığı 20/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, davacının fazlaya dair 18,915,80 TL (96,123,16 TL-77.207,36 TL) maddi tazminat istemi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Dava tarihi itibarıyla faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğu, maddi tazminata sebebiyet veren işyerinin kapatılması işleminin hukuka aykırılığının yargı kararıyla tespit edilerek iptal edilmesi nedeniyle işlemin tesis edildiği 20/08/2009 tarihi itibarıyla faize hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Zararın bulunmadığı, ruhsata aykırılığın giderilmediği, ıslah ile artırılan tutara ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. DAVALININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : Abdülaziz ULUBATLI DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının düzelterek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Davalı İdarenin Temyiz İsteminin İncelenmesi: İdare mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Davalı tarafından ileri sürülen hususlar, Mahkeme kararının davacının uğradığı kazanç kaybına karşılık 77.207,36 TL maddi tazminatın 20/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı idare
tarafından davacıya ödenmesine ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davacının, hüküm altına alınan maddi tazminata yargı kararıyla iptal edilen idari işlemin tesis edildiği 20/08/2009 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğine yönelik temyiz istemine gelince: Anayasa'nın 125. maddesinde, ''İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.... İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.'' kuralına yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. maddesinde, "İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay'a ve idare vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." kuralı yer almıştır. Yukarıda açık metnine yer verilen 12. madde ile idari işlemden doğan zararın karşılanması istemiyle açılan tam yargı davalarında izlenmesi gereken yöntem belirlenmiş ve tam yargı davası açılmasının usul ve esasları kurala bağlanmıştır. Anılan maddeye göre, işlemden doğan zarara ilişkin tam yargı davalarının üç ayrı şekilde açılması mümkündür. Bunlardan birincisi, işlemden doğan zararın ödenmesi istemiyle doğrudan tam yargı açılması; ikincisi, zararı doğuran işlemin iptali istemine yönelik olarak iptal davası ile birlikte tam yargı davasının açılmasıdır. Üçüncüsü ise; zararı doğuran işlemin önce iptal davasına konu edilmesi, bu davada verilecek karar üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliğinden itibaren dava açma süresi içinde tam yargı davası açılmasıdır. Uyuşmazlığa konu dava, işlemden doğan zarara ilişkin tam yargı davalarının üçüncü hali olan iptale dayalı tam yargı davası olup, maddi zararı doğuran davacıya ait konfeksiyon ve hediyelik eşya satış faaliyet konulu işyeri için düzenlenen işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali üzerine işyerinin kapatılması, ruhsat iptali işleminin sonrasında yargı kararıyla hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesi üzerine tam yargı istemiyle açıldığına göre, iş bu uyuşmazlık davacının hukuka aykırı işlem nedeniyle uğradığı maddi tazminat tutarına, yargı kararıyla iptal edilen işlem hukuk aleminden hiç doğmamış gibi tüm sonuçlarıyla ortadan kalkacağından, iptal edilen idari
işlemin tesis edildiği tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi hukuki sonucunu doğurmaktadır. Bu itibarla, İdare Mahkemesince, davanın açıldığı 20/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine şeklinde karar verildiği görülmekle, kararın yasal faizin başlangıcı açısından verilen kısmında hukuki isabet görülmemiştir. Ancak, bu husus, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, kararın hüküm fıkrasının faize ilişkin kısmının "maddi tazminatın 20/08/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine'' şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu Konya 1. İdare Mahkemesinin 25/09/2024 tarih ve E:2024/127, K:2024/1286 sayılı kararının, davacının uğradığı kazanç kaybına karşılık 77.207,36 TL maddi tazminatın davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Kararın hüküm fıkrasının faize ilişkin kısmının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 5. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 19 (2025) · PDF sayfa 168–172
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: 9886c9e28bd65d21b43dc3e6164d1fbe108b802d2000800e93be08beb9064c87
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 9cb44c3c9110a03b8e3e4fe09f2375aab0eccfaf1116dd239f1db4dec4eefdb3
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün