HUKUKİ ARAŞTIRMA

İçtihat Arşivi

Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, bölge adliye ve bölge idare mahkemesi kararlarını tek arşivde araştırın. Konuya veya karar numarasına göre daraltın, resmî tam metni inceleyin.

4.000 karar5 mahkeme türü28 hukuk alanıHukuk makaleleri →

4.000 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi

Köy Su Bedellerini Tahsil Eden Sözleşmeli Kişinin Parayı Hesaba Yatırmaması

Esas
2021/24919 E.
Karar
2026/3194 K.

Editoryal özet: Su tahakkuku ve tahsilatı için sözleşme yapılan kişinin topladığı bedelleri köy hesabına yatırmayıp kendisi için kullandığı iddiasında tanıklar, bilirkişi ve kısmi ikrar birlikte değerlendirildi. Daire, eylemin sırf sözleşmeden doğan alacak uyuşmazlığı sayılarak beraat verilmesini doğru bulmadı. Bununla birlikte uzlaştırma işlemleri yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini belirtti.

Kararın sonucuBeraat hükmü oybirliğiyle bozuldu; uzlaştırma sürecinin yürütülmesi gerektiği vurgulandı.
Hukuk Kararları

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Uyuşmazlık, 2004 sayılı Kanununun 89. maddesinin üçüncü fıkrasından kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.

Esas
2025/4713 E.
Karar
2026/1590 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin takip alacaklısı davalı lehine ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 2 94... parsel sayılı taşınmazındaki hisselerine 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 92. maddesi uyarınca, ilgili taşınmazdan elde edilen hasılat menfaat gelirlerinden borçlu hissesine düşen bedel üzerine borç miktarı olan 551.708,86 TL üzerinden haciz konulduğuna ilişkin birinci, ikinci ve üçünücü haciz ihbarnamelerini 21.06.2024 tarihinde haricen öğrendiğini, haciz ihbarnamelerinin ve tebligatların usulsüz olduğunu, müvekkili ile haciz ihbarnamelerini tebliğ alan kişilerin aynı hanede ikamet etmediklerini ve tebligatı almaya ehil olmadıklarını, ihbarnamelerin iptalleri için ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/139 E. sayılı şikayet davası açtıklarını, müvekkilinin 80 yaşında ev hanımı olduğunu, günlük yaşamını ve ihtiyaçlarını başkasının yardımı ile karşılayabildiğini, bu sebeple anılan taşınmazı ekip biçmesi hasılat ve menfaat geliri elde etmesi mümkün olmadığını, bu nedenlerle müvekkilinin takip borçlusu dava dışı Engin'e borçlu olmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Depozito İadesinde Sonraki Kiracı Sözleşmesi ile Fiili Tahliyenin Ayrılması

Esas
2025/3426 E.
Karar
2026/1556 K.

Editoryal özet: Otel kirasında depozitonun ödendiği kira sözleşmeleri ve mirasçılar adına yapılan sonraki protokolle kabul edilmişti; ödeme yokluğu itirazı reddedildi. Buna karşılık yeni bir şirketle kira sözleşmesi yapılması tek başına eski kiracının tahliye ve teslimini kanıtlamadı. Fiili teslim ve protokoldeki iade şartları araştırılmadan depozito borcu bulunduğunun kabul edilmesi bozuldu.

Kararın sonucuBAM kararı kaldırıldı; ilk derece kararı depozito iade koşulları araştırılmak üzere davacılar yararına oybirliğiyle bozuldu.
Arabuluculuk ve Uyuşmazlık Çözümü

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Simsarlık Sözleşmesinin Sona Erdiği İddiasında Tahkim İlk İtirazı

Esas
2025/4600 E.
Karar
2026/1530 K.

Editoryal özet: Davacı, aracılık sözleşmesindeki 180 günlük sürede asıl sözleşme kurulmadığından ilişkinin sona erdiğini, sonradan yapılan ödemelerin yanlış olduğunu ileri sürerek iade istemiştir. Davalı sözleşmenin tahkim maddesine dayanarak süresinde ilk itirazda bulunmuştur. Mahkeme tahkim şartını geçerli kabul edip davayı usulden reddetmiş, BAM bu sonucu korumuştur. Yargıtay, sözleşmenin on ikinci maddesinde uyuşmazlıkların tahkime bırakıldığını ve itirazın zamanında yapıldığını belirterek kararı onamıştır. Asıl ücretin gerçekten doğup doğmadığı veya ödemenin sebepsiz olup olmadığı esastan karara bağlanmamıştır.

Kararın sonucuSözleşmedeki tahkim şartı ve süresinde ilk itiraz nedeniyle verilen usulden ret hükmünü koruyan BAM kararı oybirliğiyle onandı.
Hukuk Kararları

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/4421 E., 2026/1480 K.

Esas
2025/4421 E.
Karar
2026/1480 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre; davacı tarafından kendisine gönderilen haciz ihbarnameleri nedeniyle borçlu olmadığını tespiti istenildiği, 1. Haciz ihbarnamesinde 2.130,54 TL; 2. Haciz ihbarnamesinde 1.978,41 TL ve 3. Haciz ihbarnamesinde 14.458,69 TL olarak alacak talep edildiği, buna göre kabul edilen ve temyize konu edilen 3. Haciz ihbarnamesindeki miktar (14.458,69 TL), Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığından davalı vekilinin temyiz dilekçesinin (miktar itibariyle) reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Bozma Sonrası Boşanma Tazminatında Hakkaniyet ve Miktar Denetimi

Esas
2025/8427 E.
Karar
2026/2827 K.

Editoryal özet: Bozma sonrasında verilen boşanma hükmü, erkek eş tarafından farklı yönlerden temyiz edilmiştir. Daire, önceki bozma kapsamı dışında kesinleşen ve uyma nedeniyle kazanılmış hak oluşturan yönlerin yeniden incelenemeyeceğini belirtmiştir. Buna karşılık kadına verilen maddi ve manevi tazminatı; ekonomik durumlar, kusur dereceleri, alım gücü, kişilik hakkı saldırısı ve kaybedilen menfaatlerle karşılaştırınca fazla bulmuştur. Yalnız miktarlar yönünden daha uygun tazminat belirlenmesi için bozma yapmış, diğer bölümleri onamıştır. Metinde somut tutarlar ve kusur olaylarının ayrıntısı yer almamaktadır.

Kararın sonucuMaddi ve manevi tazminat miktarları erkek eş lehine bozulmuş; diğer temyize konu bölümler onanmıştır.
İdare Hukuku

Danıştay 4. Daire

Danıştay 4. Daire, 2025/5531 E., 2026/1229 K.

Esas
2025/5531 E.
Karar
2026/1229 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Van İli'nde 2011 yılında meydan gelen depremde Van İli, Tuşba İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan konutun yıkılması sonucu, 7269 sayılı Kanun uyarınca kardeşi ile birlikte hak sahibi olan davacının, iki yıl içinde konut yapımına başlamaması nedeniyle yatırım programından çıkarılarak hak sahipliğinin sona erdiğine ilişkin ... Başkanlığı'nın ....tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 7269 sayılı Kanun'un 40. maddesine göre konut veya iş yeri yapımı için yatırım programına alınan kişilerin, hak sahipliği kararından sonra iki yıl içerisinde inşa faaliyetlerine başlamalarının zorunlu olduğu, mücbir sebep hali bulunmadıkça ya da böyle bir sebep ortadan kalktıktan sonra makul süre içinde yapım sürecine başlanmaması durumunda, yatırım programından çıkarılacağı ve hak sahipliğinin kendiliğinden sona ereceği, uyuşmazlıkta ise; yer seçimi işleminin 2014 yılında yapıldığı ve aradan geçen uzun süreye rağmen herhangi bir inşaat faaliyetine başlanılmadığı, davacı tarafından ileri sürülen aile içi anlaşmazlığın ise somut bir mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceği, dolayısıyla davacının yükümlülüklerini yerine getirmediği, bu nedenle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Dava türü: Katkı Payı ve Katılma Alacağı

Esas
2025/1668 E.
Karar
2026/2898 K.

Resmî metinden: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili ve davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi

Uyuşmazlık, ... sözleşmesinden kaynaklanan munzam zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

Esas
2025/1557 E.
Karar
2026/940 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ile müvekkili firma arasında 27.07.2007 tarihinde ... Belediye sınırları içerisindeki muhtelif cadde ve sokaklarda Asfalt Beton Binder Tabakası Yapım İşi sözleşmesi akdedildiğini, işin eksiksiz olarak tamamlanmasına rağmen, yapılan işler karşılığının davalı belediyece ödenmemesi üzerine .... Noterliği’nin 12.02.2008 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarı keşide edilerek 2.449.597,97 TL hakediş bedellerinin 7 gün içinde ödenmesinin ihtar olunduğunu, davalı belediyece bu ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine ... İcra Müdürlüğü'nün 2008/688 E. sayılı dosyasından 21.08.2008 tarihinde 2.559.527,87 TL üzerinden takip başlatıldığını ve takibin bu miktar üzerinden itirazsız kesinleştiğini, anılan dosya borcunun temerrüt tarihi olan 12.02.2008 tarihli ihtar üzerinden 7 yıl geçtikten sonra 15.07.2015 tarihinde ödendiğini, bu nedenle müvekkilinin munzam zarara uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalarak 100.000,00 TL’nin zararın oluştuğu tarihten itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Bono İkrarından Sonra Hile ve Korkutma İddiasının İspatı

Esas
2025/4255 E.
Karar
2026/1438 K.

Editoryal özet: Davacı, eşinin borcu nedeniyle baskı altında bono imzalayıp taşınmazını devrettiğini ileri sürerek menfi tespit ve tescil istemiştir. Derece mahkemeleri, hile ve korkutmanın kanıtlanmadığını, davacının icra dosyasındaki dilekçeyle borcu açıkça kabul ettiğini ve taşınmazın borca karşılık devredildiğini değerlendirmiştir. Davacıya yemin olanağı hatırlatılmış, vekili bu delile dayanılmayacağını bildirmiştir. Bölge adliye mahkemesi ret sonucunu korurken yalnız davacının önceki istinafı nedeniyle vekâlet ücretindeki kazanılmış durumu gözetmiştir. Yargıtay bu sonucu onamıştır; tarafların baskı anlatımı sabit olay olarak benimsenmemiştir.

Kararın sonucuMenfi tespit ve tapu iptal-tescil taleplerinin reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararı onanmıştır.
İdare Hukuku

Danıştay 5. Daire

Danıştay 5. Daire, 2025/18452 E., 2026/2101 K.

Esas
2025/18452 E.
Karar
2026/2101 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Davacı ... vekili Av. ... tarafından, müvekkilinin, Kars ili, Merkez ilçesi, ... Mah. ... ada, ... no.lu parselde adına kayıtlı taşınmazının hazineye devredilmesi üzerine taşınmazın şahsına devredilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada Ankara 27. İdare Mahkemesinin 30/01/2024 tarih ve E:2023/1069, K:2024/152 sayılı iptal kararı verildiğinden bahisle iadesi için yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle Kars Valiliği'ne karşı açılan davada, Kars İdare ve Ankara 15. İdare Mahkemelerinin davanın yetki yönünden reddine dair kararları sonucunda, anılan iki Mahkeme arasında çıkan yetki uyuşmazlığı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 43. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü: 2577 sayılı Kanun'un 32/1. maddesinde; ''Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.'' hükmü yer almıştır. 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "İlave tedbirler için başvuru yolu" başlıklı Geçici 4. maddesinde; "(1) Bu Kanunun 2 nci maddesinde belirtilen işlemlere bağlı olarak olağanüstü hal kapsamında kabul edilen kanunlarda yer alan ilave tedbirlere karşı hakkında tedbir uygulanan kişi, kanuni temsilcisi ya da mirasçıları tarafından tedbiri uygulayan veya tedbirle ilgili olan kamu kurum ve kuruluşlarına bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde başvurulur.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.