HUKUKİ ARAŞTIRMA

İçtihat Arşivi

Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, bölge adliye ve bölge idare mahkemesi kararlarını tek arşivde araştırın. Konuya veya karar numarasına göre daraltın, resmî tam metni inceleyin.

4.000 karar5 mahkeme türü28 hukuk alanıHukuk makaleleri →

4.000 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Hukuk Kararları

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/4309 E., 2026/2083 K.

Esas
2025/4309 E.
Karar
2026/2083 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin cinsiyet değiştirme ameliyatı kapsamında davalı doktora davalı hastanede göğüs aldırma ameliyatı yaptırdığını ancak ameliyat öncesinde müvekkiline taahhüt edildiği gibi ameliyat izlerinin kaybolmadığını, dikişi izlerinin bulunduğunu, bu nedenle denize ve havuza giremediğini, dikişler nedeniyle düşündüğü hayatı yaşayamadığı ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi zararının tazminini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Doktor vekili; müvekkilinin ameliyat izlerinin kaybolacağına dair taahhüt vermediğini, davacının operasyonu öncesinde ve sonrasında hiçbir tedavisinin atlanmadığını, bütün tetkiklerinin yapıldığını, ameliyat sonrasında da ortaya herhangi bir komplikasyon çıkmadığını, her şeyin olağan seyrinde ilerlediğini, davacı tarafından imzalanan ameliyat aydınlatılmış onam formunda da açıkça ameliyat sonrası yara izlerinin belirgin olacağı hususunun yazıldığını, davacıda kalan yara izinin, benzer operasyon geçiren her bireyde mevcut olan kadar olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı hastane vekili; davaya cevap vermemiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/4850 E., 2026/1993 K.

Esas
2025/4850 E.
Karar
2026/1993 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili Sendikanın davalılardan ... A.Ş.den 2015 model ... 1.6 model aracı .... Noterliğinin 09.06.2016 tarihli ve ... yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi ile satın aldığını, aracın yetkili servisten alındığında 6.000 km'de olduğunu, araçta zaman içerisinde boya atmaları meydana geldiğini, yetkili servisin vermiş olduğu 19.02.2019 tarihli belgede; aracın kaputunda sol-sağ arka ve ön çamurluğunda boya atmasının mevcut olduğunun belirtildiğini, yetkili servisin araçtaki bu hatanın imalat hatası olduğunu, aracın tekrar boyanıp teslim edilebileceğini beyan ettiğini, boyama sebebiyle araçta değer kaybı olacağından onarımla birlikte değer kaybına ilişkin zararın karşılanmasının talep edildiğini ancak davalı firma ve yetkili servisle yapılan görüşmelerden bir sonuca varılamadığını, hali hazırda aracın tavan hariç tüm bölümlerindeki boyalarının attığını ileri sürerek; dava konusu aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesini, mümkün olmadığı taktirde araç satış sözleşmesinin haklı nedenle feshi ile araç için ödenen 81.000,00 TL'nin aracın iade tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini, bunun da mümkün olmaması halinde araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin satış tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Yurt dışı eğitim giderinde bursiyerin taahhüdü ve kefillerin el yazısı tarih eksikliğinin ayrı değerlendirilmesi

Esas
2025/4852 E.
Karar
2026/1994 K.

Editoryal özet: Doktorasını süresinde tamamlamayan bursiyerden eğitim gideri ve kefillerinden ödeme istenmiştir. BAM yüklenme senedi sorumluluğunu kabul etmiş; el yazısıyla kefalet tarihi bulunmayan kefilleri borçtan ayırmış ve bursiyerde temerrüdü ihtar süresi sonrasına bağlamıştır. 3. Hukuk Dairesi noter tarihinin el yazısı şartını yerine getirdiği savunmasını kabul etmeyerek ayrımlı hükmü onamıştır. Sorumluluk kapsamındaki yurt içi maaş tartışmasında Daire hükmedilen toplamda bu kalemin bulunmadığını belirtmiştir. Her burs gideri otomatik tahsil edilmez; taahhüt, geçerli teminat ve gerçek gider ayrı incelenir. Kaynağın bazı tarih ve olumsuzluk ifadelerinde tutarsızlık vardır.

Kararın sonucuAsıl bursiyer yönünden taahhüt borcu kabulü, kefiller yönünden ret ve temerrüt tarihi ayrımının oybirliğiyle onanması
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Dava türü: Karşılıklı Boşanma

Esas
2025/8688 E.
Karar
2026/3865 K.

Resmî metinden: Taraflar arasındaki boşanma davalarının yargılaması sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen ve yukarıda tarih ve sayısı gösterilen hüküm davalı-davacı erkek vekili tarafından tazminatların miktarı, ortak çocuklar yararına nafakaya hükmedilmemesi ve kişisel ilişki yönlerinden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

İhtarda Verilen Süre Beklenmeden Başlatılan Takip Nedeniyle Haklı Azil ve Tamamlanan Hizmet Ücreti

Esas
2025/4658 E.
Karar
2026/1971 K.

Editoryal özet: Avukat, haksız azledildiğini ileri sürerek büyük tutarlı akdi ve karşı yan ücretinin tahsilini istemiştir. İlk derece azli haksız sayarak yüksek ücret kabul etmiş; istinaf ise takip için yazılı talimat ve tutar anlaşmasının kanıtını, ihtarda verilen sürenin dolmamasını değerlendirmiştir. Yargıtay özellikle borçluya üç iş günü tanıyan ihtar tebliğ edildiği gün takip başlatılmasını gözeterek azlin haklı olduğunu kabul etmiştir. Avukatın yalnız tamamladığı ihtarname hizmetinin ücretini isteyebileceği belirtilip 550 TL ile sınırlı hüküm onanmıştır. Sözleşmedeki yüzde tartışması nihai yüksek ücret kabulüne dönüşmemiştir.

Kararın sonucuAvukata yalnız tamamlanan ihtarname hizmeti için 550 TL tanıyan, fazlaya ilişkin ücret istemini ve tarafların tazminat taleplerini reddeden BAM hükmü oybirliğiyle onandı.
İdare Hukuku

Danıştay 5. Daire

Danıştay 5. Daire, 2024/16821 E., 2026/2800 K.

Esas
2024/16821 E.
Karar
2026/2800 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASI KARARI Davacı ... tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 69. maddesinin 2. fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme başvurusunun reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle Hakimler ve Savcılar Kuruluna karşı açılan davada dosya incelendi, gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6. maddesinin 5. fıkrasında; "Dava açıldıktan sonra posta ücretinde tebliğ işlemlerinin yapılmasını engelleyecek şekilde azalma olması halinde, otuz gün içinde posta ücretinin tamamlanması daire başkanı veya görevlendireceği tetkik hakimi, mahkeme başkanı veya hakim tarafından ilgiliye tebliğ olunur. Tebligata rağmen gereği yerine getirilmediği takdirde bildirim aynı şekilde bir daha tekrarlanır. Posta ücreti süresi içinde tamamlanmazsa dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Bu kararın tebliği tarihinden başlayarak üç ay içinde, noksanı tamamlanmak suretiyle yeniden işleme konulması istenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir ve davacıya tebliğ olunur." hükmü yer almaktadır.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Dava türü: Katılma Alacağı

Esas
2025/4356 E.
Karar
2026/3749 K.

Resmî metinden: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Uyuşmazlık, haciz ihbarnamesine yapılan haksız itiraz iddiasıyla tazminat istemine ilişkindir.

Esas
2025/5211 E.
Karar
2026/1928 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; Bodrum Vergi Dairesinin mükellefi dava dışı ...'ın 13.06.20 04... .12.2007 tarihleri arasında Bodrum/Muğla adresinde restaurant işletmesi bulunduğunu, adı geçen mükellef adına yine aynı adreste Bodrum ... Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı davalı şirketin kurulduğunu, söz konusu şirketin müdürünün ... olduğunu, ...'ın aynı adreste şirket kurmasının ve aynı unvanla aynı faaliyette bulunmasındaki amacın şahıs işletmesinden doğan borçları nedeniyle karşılayabileceği hacizlerden kaçınmak olduğunu ’ın bedelsiz veya değerinden çok düşük bir bedelle hissesini devrederek şirket ortaklığından ve müdürlüğünden ayrıldığını, ...'ın 07.02.2018 tarihi itibarıyla 401.596,60 TL vergi aslı, 885.177,22 TL de gecikme zammı olmak üzere toplam 1.286.773,82 TL vergi borcu bulunduğunu, şirket yönetiminde olması nedeniyle hak kazanmış olduğu huzur hakkının tahsili amacıyla davalı şirkete gönderilen 89/1 ihbarnamesine yapılan itirazın gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 338. maddesi gereğince 89/1 haciz ihbarnamesine itiraz eden şirket aleyhine tazminat davası açıldığını ileri sürerek; ...’in şirketten alması gereken huzur hakkı olan 20 14... yıllarına ait toplam 328.597,00 TL için yapılan 89/1 haciz ihbarnamesine haksız ve gerçeğe aykırı itirazı nedeniyle tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2025/4195 E., 2026/3746 K.

Esas
2025/4195 E.
Karar
2026/3746 K.

Resmî metinden: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen davacı erkek vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Tahkim ve Uyuşmazlık Çözümü

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Avukatlık ücretine ilişkin menfi tespit davasında sözleşmesel tahkim şartı

Esas
2025/4781 E.
Karar
2026/1867 K.

Editoryal özet: Müvekkil, eski avukatının ücret takibine karşı borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Ücret sözleşmesinde baro arabuluculuğundan sonra hakem kuruluna başvuru kararlaştırılmıştır. Avukat süresinde tahkim ilk itirazı ileri sürmüş; alt mahkemeler davayı usulden reddetmiştir. Daire somut tahkim şartını geçerli, ücret uyuşmazlığını serbestçe tasarruf edilebilir ve menfi tespiti de tahkime elverişli kabul ederek onamıştır. Karar takibin başlatılmasını veya ücretin miktarını esastan çözmemiştir. Genel kanuni zorunlu tahkim ile tarafların sözleşmesel iradesi karıştırılmamalıdır.

Kararın sonucuGeçerli tahkim şartına dayalı usulden ret hükmünün oybirliğiyle onanması
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi

İdari Yargıda Hükmedilen Tazminatın Değer Kaybında Aşkın Zarar İçin Yargı Yolu

Esas
2023/3491 E.
Karar
2026/3664 K.

Editoryal özet: Kamu hastanesindeki tanı sürecine ilişkin idari davada manevi tazminata hükmedilmiş ve idare asıl alacakla faizi ödemiştir. Alacaklılar uzun yargılama ve gecikme dönemindeki değer kaybı için ayrıca adli yargıda aşkın zarar istemiştir. Alt mahkemeler zarar ispatlanmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Yargıtay, asıl uyuşmazlık idari yargıda karara bağlandığından ona dayanan bu talebin de idari tam yargı niteliğinde olduğunu belirtmiştir. Esasa girilmesi yerine yargı yolu nedeniyle usulden ret gerektiğinden karar bozulmuştur; ekonomik sepetin yeterliliği karara bağlanmamıştır.

Kararın sonucuİdari yargının görevli olduğu gözetilmeden esastan ret verilmesi nedeniyle istinaf kararının kaldırılması ve ilk derece hükmünün bozulması.
Hukuk Kararları

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Uyuşmazlık, haciz ihbarnamesi sonucunda istirdat istemine ilişkindir.

Esas
2025/4439 E.
Karar
2026/1868 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı ...'in dava dışı borçlu ... aleyhine İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün 2016/20559 E. sayılı dosyası ile başlattığı takip sırasında müvekkiline İcra ve İflas Kanunu 89. maddesi uyarınca çıkartılan birinci haciz ihbarnamesinin 17.09.2018, ikinci haciz ihbarnamesinin 09.05.2019 ve üçüncü haciz ihbarnamesinin de 29.05.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkiline tebliğ edilen tüm bu haciz ihbarnamelerine borçlu ...'ın şirket çalışanı olduğu ve devam eden icrası bulunduğu bildirilerek itiraz edildiğini, buna rağmen 04.07.2019 tarihinde haciz tatbik edildiğini belirterek haksız hacizlerin kaldırılmasını, haksız icra nedeni ile takip alacağının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiş; 30.01.2020 tarihli duruşmada davacı vekili, müvekkili tarafından icra dosyasına ödeme yapıldığını, davanın istirdat davasına dönüştüğünü belirtmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.