Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
4.000 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 6. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, icra yolu ile takipte düzenlenen sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir.
- Esas
- 2026/1182 E.
- Karar
- 2026/1248 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sıra cetvelinin usul ve yasaya uygun olarak düzenlendiğini, sıra cetveline itiraz hakkının takip alacaklılarına tanınmış olduğunu, borçlunun alacaklı sıfatının bulunmaması sebebiyle ve kendisine pay ayrılmaması sebebiyle sıra cetveline itirazında hukuki yararının bulunmadığını, davacı borçlunun dava dilekçesi ile davalı bankanın alacaklısı olduğu 2. sırada bulunan Kahramanmaraş İcra Dairesinin 2022/25980 Esas sayılı dosyasındaki alacağı dışında 3 ve 4. sıralardaki alacağa da itiraz ettiğini ve dilekçesinde bu dosya alacaklısının da müvekkili banka olduğunu iddia ettiğini, ancak sıra cetvelinde 3. ve 4. sırada bulunanların farklı alacaklılar olduğunu, husumetin bu alacaklılara da yöneltilmesi gerektiğini, 3. ve 4. sıradaki alacaklıların alacağına itirazının davalı yönünden husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, borçlunun 1. sıradaki müvekkili banka alacağına itiraz etmediğini, yine müvekkili bankanın 2. sırada bulunan alacağına bedel de düşmediğini, herhangi bir bedel düşmeyen dosyaya itiraz edilmesinde de hukuki yarar bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2025/1206 E., 2026/3663 K.
- Esas
- 2025/1206 E.
- Karar
- 2026/3663 K.
Resmî metinden: davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2026/542 E., 2026/1239 K.
- Esas
- 2026/542 E.
- Karar
- 2026/1239 K.
Resmî metinden: Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2026/1070 E., 2026/1199 K.
- Esas
- 2026/1070 E.
- Karar
- 2026/1199 K.
Resmî metinden: Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Anneyle kişisel ilişki talebinde çocuk ve iki ebeveynle görüşen uzman incelemesi gereği
- Esas
- 2026/1166 E.
- Karar
- 2026/3505 K.
Editoryal özet: Annenin çocukla kişisel ilişki kurulması talebi reddedilmiş ve BAM tarafından korunmuştur. 2. Hukuk Dairesi kişisel ilişkide temel ölçütün çocuğun bedensel, ruhsal ve toplumsal gelişimini kapsayan üstün yararı olduğunu açıklamıştır. İdrak çağındaki çocuğun görüşü alınmalı; her iki ebeveyn ve çocukla görüşen uzman incelemesi diğer delillerle değerlendirilmelidir. Bu yapılmadığından ret bozulmuştur. Çocuğun görüşüne önem verilmesi otomatik veto yetkisi değildir; üstün yarar gerektirirse aksine karar mümkündür. Ebeveynin boşanma kusuru da çocuğun yararına etkisi ölçüsünde dikkate alınır; belirli bir görüşme takvimi kesinleştirilmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Boşanma, Kusur ve Nafaka Yönlerinden Karşılıklı Temyizde Kısa Onama
- Esas
- 2025/8682 E.
- Karar
- 2026/3481 K.
Editoryal özet: Erkek kusur belirlemesi ve tedbir nafakasına, kadın ise boşanma, kusur, nafaka ve tazminat taleplerine ilişkin sonuca karşı temyize başvurmuştur. Yargıtay tarafların nedenlerini bozma sebebi görmeyerek BAM kararını onamıştır. Yayımlanan metin evlilikteki somut davranışları, kusurun dağılımını, nafaka tutarlarını veya tazminatın ret gerekçesini açıklamamaktadır. Bu nedenle sonuç arşivlenebilir; belirli davranışın kusur sayılması, bütün kadınların nafakası veya belli tazminat ölçüsü hakkında özgül emsal çıkarılamaz.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2024/772 E., 2026/231 K.
- Esas
- 2024/772 E.
- Karar
- 2026/231 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünce yayımlanan 15/11/2021 tarih ve 2021/31 sayılı, "Distribütörler Haricindeki İthalatçılar Tarafından Gerçekleştirilen Araç İthalatında Gümrük Kıymetinin Tespiti İşlemleri" konulu Genelge'nin iptali istemiyle dava açılmıştır. Danıştay Yedinci Dairesinin 30/05/2024 tarih ve E:2022/2443, K:2024/2800 sayılı kararı: Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti, bir hukuk devleti olarak nitelendirilmiştir. Anayasa Mahkemesinin 08/10/2003 tarih ve E:2003/31, K:2003/87 sayılı kararında hukuk devleti "...insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri ve Anayasa’nın bulunduğu bilincinde olan devlet..." olarak tanımlanmıştır. Yine Anayasa'nın 10. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu kurala bağlanmıştır. Anayasa'nın 13. maddesinde, temel hak ve hürriyetlerin ancak kanunla sınırlanabileceği temel bir ilke olarak belirlenmiş; 35. maddesinin ikinci fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin kanuni bir temele sahip olması gerektiği ifade edilmiştir.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2024/779 E., 2026/232 K.
- Esas
- 2024/779 E.
- Karar
- 2026/232 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünce yayımlanan 22/08/2022 tarih ve 2022/12 sayılı, "Distribütörler Haricindeki İthalatçılar Tarafından Gerçekleştirilen Araç İthalatında Gümrük Kıymetinin Tespiti İşlemleri" konulu Genelge'nin iptali istemiyle dava açılmıştır. Danıştay Yedinci Dairesinin 30/05/2024 tarih ve E:2022/3977, K:2024/2805 sayılı kararı: Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti, bir hukuk devleti olarak nitelendirilmiştir. Anayasa Mahkemesinin 08/10/2003 tarih ve E:2003/31, K:2003/87 sayılı kararında hukuk devleti "...insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri ve Anayasa’nın bulunduğu bilincinde olan devlet..." olarak tanımlanmıştır. Yine Anayasa'nın 10. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu kurala bağlanmıştır. Anayasa'nın 13. maddesinde, temel hak ve hürriyetlerin ancak kanunla sınırlanabileceği temel bir ilke olarak belirlenmiş; 35. maddesinin ikinci fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin kanuni bir temele sahip olması gerektiği ifade edilmiştir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
SGK Prim Borcu Takibinde Paylı Konutun Satışı ve Uygun Ev Bedelinin Borçluya Bırakılması
- Esas
- 2025/14546 E.
- Karar
- 2026/3637 K.
Editoryal özet: SGK prim borcuyla takip edilen kişi, tek konutundaki yarı paya konan haczin kaldırılmasını istemiştir. İlk derece mahkemesi konut payının uygun ev edinme için belirlenen tutardan az olmamak üzere satılmasına; bu tutarın borçluya, artanın Kuruma verilmesine karar vermiştir. İstinaf her iki tarafın başvurusunu reddetmiştir. Yargıtay, borçlunun yeniden uygun konut alamayacağı ve Kurumun işlemin bütünüyle geçerli olduğu yönündeki karşılıklı itirazları bozma nedeni görmeyerek kararı onamıştır. Koruma, tüm haczin kaldırılması yerine satış bedelinin bir bölümünün ayrılmasıyla sağlanmıştır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, sıra cetveline yönelik itiraz istemlerine ilişkindir.
- Esas
- 2026/510 E.
- Karar
- 2026/1189 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, dava dışı borçlu ... Ticaret ve Lojistik A.Ş. hakkında İstanbul 8. İcra Dairesi'nin 2022/16522 Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin kesinleştiğini ve dava dışı şirkete ait araçlar üzerine haciz konulduğunu, haciz konulan araçlardan ... ve ... plakalı araçların İzmir 17. İcra Müdürlüğü'nün 2022/3885 Esas sayılı dosyasında satılarak sıra cetveli düzenlendiğini, sıra cetveli incelendiğinde birinci sırada davalının alacaklı olduğu icra dosyasının bulunduğunun anlaşıldığını, ancak bu icra dosyasında davalı tarafından başlatılan takibin muvazaalı olduğunu, zira takibe dayanak sözleşme ve ticari ilişkinin hayali ve muvazaalı olduğunu, bu sözleşmeye göre düzenlenen kambiyo senetlerinin beyaz ciro ile cirolanarak davalıya geçtiğini, yapılan bütün işlemlerin muvazaalı olduğunu, bu nedenle İzmir 17. İcra Müdürlüğü'nün 2022/3885 Esas sayılı dosyasında ... ve ... plakalı araçların satışı sonrası düzenlenen sıra cetvellerinde davalının birinci sırasının iptaline ve birinci sırada müvekkilin olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Kiracı taşınmazdayken imzalanan uzatma protokolündeki tahliye taahhüdü
- Esas
- 2025/5750 E.
- Karar
- 2026/1764 K.
Editoryal özet: AVM işyeri kiracısı taşınmazı kullanırken imzaladığı ikinci ek protokolde belirli kira dönemi sonunda tahliyeyi, altı ay önce bildirim koşuluyla üstlenmiştir. Kiraya veren zamanında ihtar ve bir ay içinde takip yapmış; kiracı tarihin takvim günü olarak yazılmadığını ve geçerli taahhüt bulunmadığını savunmuştur. Yargıtay protokolde tahliye tarihinin açık ve net bulunduğunu, imza sırasında kiralananın zaten kiracı elinde olduğunu ve şirketin külli halefiyetini gözeterek tahliyeyi onamıştır. Karar teslimden önce imzalanan bütün belgeleri veya her belirsiz dönem ifadesini geçerli saymaz; somut protokol bütün olarak değerlendirilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Kooperatiften İhraçta Vadesi Yeterince Geçmemiş Aidatı İçeren İhtarın Geçersizliği
- Esas
- 2025/4074 E.
- Karar
- 2026/1136 K.
Editoryal özet: Kooperatif, aidatlarını ödemediği gerekçesiyle iki ihtardan sonra ortağı ihraç etmiştir. İlk derece mahkemesi ihtar kalemlerinin açıklığı ve süreleri yönünden ihraç kararını iptal etmiştir. İstinaf mahkemesi ise ilk ihtarda aynı aya ait aidatın da istenmesinin, ana sözleşmenin ödeme gününden otuz gün gecikmiş borç koşulunu ihlal ettiğini esas alarak yeniden kabul hükmü kurmuştur. Yargıtay bu hükmü onamıştır.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
