HUKUKİ ARAŞTIRMA

İçtihat Arşivi

Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, bölge adliye ve bölge idare mahkemesi kararlarını tek arşivde araştırın. Konuya veya karar numarasına göre daraltın, resmî tam metni inceleyin.

4.000 karar5 mahkeme türü28 hukuk alanıHukuk makaleleri →

4.000 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Anayasa Hukuku

Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi

Anayasa Mahkemesi, 2026/81 E., 2026/75 K.

Esas
2026/81 E.
Karar
2026/75 K.

Resmî metinden: 3. Yapılan incelemede itiraz başvurusuna konu davada hakaret suçundan sanığın cezalandırılmasına karar verilerek davanın sona erdirildiği anlaşılmıştır. Bu itibarla başvuran Mahkemede bakılmakta olan bir davanın varlığından söz edilemez.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Anayasa Hukuku

Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi

Anayasa Mahkemesi, 2026/83 E., 2026/73 K.

Esas
2026/83 E.
Karar
2026/73 K.

Resmî metinden: İTİRAZIN KONUSU: A. 21/6/1927 tarihli ve 1117 sayılı Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu’nun 6/3/1986 tarihli ve 3266 sayılı Kanun’un 2. maddesiyle değiştirilen 2. maddesinin;

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Anayasa Hukuku

Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi

Anayasa Mahkemesi, 2026/86 E., 2026/76 K.

Esas
2026/86 E.
Karar
2026/76 K.

Resmî metinden: İTİRAZIN KONUSU: 18/1/1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 148. maddesinin birinci fıkrasının Anayasa’nın 2., 13. ve 38. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Anayasa Hukuku

Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi

Anayasa Mahkemesi, 2026/89 E., 2026/77 K.

Esas
2026/89 E.
Karar
2026/77 K.

Resmî metinden: A. Türk Medenî Kanunu’nun 734. maddesinin 24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanun’un 36. maddesiyle değiştirilen ikinci fıkrasının,

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Anayasa Hukuku

Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi

Anayasa Mahkemesi, 2026/90 E., 2026/78 K.

Esas
2026/90 E.
Karar
2026/78 K.

Resmî metinden: A. Türk Medenî Kanunu’nun 734. maddesinin 24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanun’un 36. maddesiyle değiştirilen ikinci fıkrasının,

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Boşanma Öncesi Taşınmaz Devrinde Borçların Varlığının Katılma Alacağını Azaltma Kastını Tek Başına Dışlamaması

Esas
2025/4736 E.
Karar
2026/4247 K.

Editoryal özet: Evlilik içinde edinilen taşınmaz, boşanma davasından dokuz ay önce üçüncü kişiye satılmıştır. Erkek eş satışın borçlar ve geçim için yapıldığını savunmuş, alt mahkemeler katılma alacağını azaltma kastını kabul etmemiştir. Daire, satış bedeliyle borç miktarının ilişkisini, başka mallardaki hacizleri, kişisel malların satışını ve alıcıyla borç ilişkisinin kanıtlanmamasını birlikte değerlendirmiştir. Salt borçların varlığının kastı dışlamaya yetmediğini belirterek bu taşınmaz için TMK m.229 uyarınca katılma alacağına hükmedilmesi gerektiğine karar vermiştir. Bozma yalnız bu taşınmazla sınırlıdır.

Kararın sonucuBir taşınmazın TMK m.229 kapsamında tasfiyeye dahil edilmesi için hüküm kısmen bozulmuş; diğer temyiz itirazları reddedilmiştir.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Çocuğun Belirsiz Velayet Tercihiyle Sosyal İnceleme Arasındaki Çelişki

Esas
2026/1871 E.
Karar
2026/4287 K.

Editoryal özet: Boşanma dosyasında önce anneye verilen velayet, bozma sonrasında babaya bırakılmıştır. Çocuk mevcut haftalık düzenin annesinin görüşüne uygun sürmesini istediğini söylemiş; uzmanlar babayı önermiştir. Daire çocuğun tercihini açık ve bilgilendirilmiş biçimde netleştirmeyi, üç kişilik heyetten yeni sosyal inceleme almayı ve görüşüne aykırı sonucun somut gerekçelerini açıklamayı gerekli görmüştür. Hüküm bozulmuştur. Çocuğun isteğinin mutlak bağlayıcı olduğu kabul edilmemiş; aksi kararın üstün yarar temelinde denetlenebilir ve somut gerekçeyle kurulması istenmiştir.

Kararın sonucuVelayet hükmü çocuğun görüşü ve yeni sosyal inceleme yeterince değerlendirilmediği için bozulmuştur.
Ceza Hukuku

Yargıtay 12. Ceza Dairesi

Taksirle Yaralamada Bozma Sonrası Şikayetten Vazgeçme Üzerine Düşme

Esas
2026/524 E.
Karar
2026/3956 K.

Editoryal özet: Katılanın talimat duruşmasında şikayetten vazgeçtiği, bu beyanın daha sonra sanığa okunduğu dosyada yeniden mahkumiyet kurulması incelendi. Daire, somut suçun şikayete bağlı niteliğini ve dosyadaki vazgeçmeyi gözeterek hükmü bozdu. Yeniden yargılama gerekmemesi nedeniyle kendisi kamu davasının düşmesine karar verdi.

Kararın sonucuMahkumiyet bozuldu ve yeniden yargılama yapılmaksızın kamu davasının düşmesine oybirliğiyle karar verildi.
Hukuk Kararları

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/3502 E., 2026/2300 K.

Esas
2025/3502 E.
Karar
2026/2300 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında 15-16 yıl öncesine ait elektrik aboneliği sözleşmesi bulunduğunu, 2005-2006 yıllarına ait borca ilişkin başlatılan takibin kesinleştiğini, söz konusu borç ödenemediğinden borcun yapılandırıldığı 2011 tarihine kadar elektriğin de kullanılamadığını, yapılandırmadan sonra ise davalı şirket ile yeniden abonelik sözleşmesi imzalandığını, bu süre zarfında kullanılmaması nedeniyle eskiyen sulama sisteminin yenilenip 15.07.2011 tarihinden itibaren elektrik kullanılmaya başlandığını, ancak davalı şirket çalışanları tarafından 14.07.2012 tarihinde gerçeğe aykırı olarak kaçak elektrik kullanıldığına dair tutanak düzenlendiğini, sonrasında davalı şirketin normal tüketim bedeli olan 4.247,30 TL, kaçak elektrik tüketim bedeli olan 206.828,30 TL ve yapılandırmaya konu 4.439,46 TL ve 2.032,30 TL borç mükerrer olarak takibe konu edildiğini ileri sürerek; başlatılan takip nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tesbiti ile davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; yapılandırmaya rağmen davacının 20 12... yıllarına ait taksitleri ödemediğini, 14.07.2012 tarihinde yapılan kontrolde ise akım trafosu ve gerilim uçları boşa çıkartılmak sureti ile sayacın çalışmasının engellendiğinin tespit edildiğini, ilgili mevzuat uyarınca elektriğin verildiği 15.07.2011 tarihi esas alınarak kaçak elektrik faturası tanzim edildiğini, ödenmeyen taksitler ile kaçak faturasının tahsili için davacı aleyhine takip başlatıldığını savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi

Yüksek enflasyonda aşkın zarar sepet hesabı ve somut kredi zararıyla çift giderimin önlenmesi

Esas
2025/1988 E.
Karar
2026/1547 K.

Editoryal özet: Ödenmeyen eser bedeli nedeniyle hem enflasyon hem kredi maliyeti ileri sürülen munzam zarar davası reddedilmiştir. 6. Hukuk Dairesi yüksek enflasyonda somut zarar belgesine katı bağlılık yerine ekonomik göstergelerden oluşturulan sepetle zarar araştırılmasını benimsemiştir. Ancak soyut değer kaybı ve aynı gecikmeden doğan kredi zararı birlikte mükerrer giderim oluşturamaz; en fazla giderim sağlayan yöntem seçilmeli ve tahsil edilmiş temerrüt faizi düşülmelidir. Ret bozulmuştur. Daire nihai tutarı belirlememiştir; normal enflasyon dönemini ayrıca somut ispata bağlayan açıklama da vardır. Bu yaklaşım tüm dairelerin her dosyada aynı ispat ölçüsünü uyguladığı anlamına gelmez.

Kararın sonucuBAM esastan ret kararının kaldırılması ve munzam zararın uzman/sepet yöntemiyle araştırılması için oybirliğiyle bozma
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Aynı krediye kefil iki şirketin temsil yetkilerinin ayrı incelenmesiyle birinde ret diğerinde kabul

Esas
2025/4938 E.
Karar
2026/2056 K.

Editoryal özet: Banka aynı krediye kefil iki şirkete takip yapmıştır. Davalılar yöneticilerin özel yetki ve gerekli imzalarının bulunmadığını savunmuştur. Alt derece bir şirkette esas sözleşmenin gerektirdiği yönetim kurulu kararı olmadan yöneticinin kefaletini geçersiz saymış; diğer şirketin kefaletini geçerli bulup kredi ve nakde dönen teminat mektubu alacağını ayrımlı kabul etmiştir. BAM ve 11. Hukuk Dairesi sonucu onamıştır. Bir şirkete ilişkin yetki eksikliği diğerine otomatik taşınmamış; her iç şirket talimatının üçüncü kişiye karşı her zaman ileri sürülebileceği genel kuralı da kurulmamıştır. Somut temsil düzeni ve belgeler belirleyicidir.

Kararın sonucuBir kefil şirket yönünden ret ve diğerinde sınırlı kabul şeklindeki hükmün oybirliğiyle onanması
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi

Bildirilen temlikten sonra devredenin borcu için gelen haciz ihbarnamesine ödeme yapılmasının devralan alacağını gidermemesi

Esas
2025/3807 E.
Karar
2026/1501 K.

Editoryal özet: Yemek hizmeti hakedişinin 1.500.000 TL kısmı devralınıp idareye bildirilmiştir. İdare sonraki haciz ihbarnamesi üzerine devredenin borçlu olduğu başka dosyaya sehven ödeme yapmıştır. Alt derece devralanın takibine itirazı iptal etmiş; alacak yargılama gerektirdiğinden icra inkar tazminatını reddetmiştir. 6. Hukuk Dairesi temlikte muvazaa ve organik bağ itirazlarına rağmen sonucu onamıştır. Her temlik bütün hacizlerden önce gelmez; bildirim, alacağın devri ve haciz/ödeme tarihleri bu dosyada sıralıdır. Şirketlerin aynı adresi tek başına bütün organik bağ veya tüzel kişilik sorumluluğunu kanıtlamamış; ayrı kapsamlı genel test kurulmamıştır.

Kararın sonucuDevralanın alacağı için itirazın iptali ve icra inkar tazminatı reddi şeklindeki hükmün oybirliğiyle onanması

Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.