Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
4.000 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 2. Hukuk Dairesi
Yeni taşınmaza aktarılan satış parasının kişisel maldan geldiği iddiasında ilk edinimin ve tapu tedavüllerinin araştırılması
- Esas
- 2026/2689 E.
- Karar
- 2026/4542 K.
Editoryal özet: Mal rejimi tasfiyesinde yeni taşınmazın ediniminde önceki taşınmazın satış parasının kullanıldığı kabul edilmiştir. Önceki taşınmazın 2017 kat irtifakı tescili bilinmekle birlikte ilk edinme tarihi ve sebebi araştırılmadan kişisel mal savunması değerlendirilmiştir. 2. Hukuk Dairesi ilk tesisten itibaren tapu devri ve dayanak belgelerinin toplanıp önceki malın kişisel/edinilmiş niteliği ve buna bağlı değer artış payının belirlenmesini istemiştir. Bu kısım bozulmuş, diğer asıl dava itirazları reddedilmiş; karşı dava sonucu korunmuştur. Karar yeni malın tamamının otomatik kişisel mal olduğunu veya düğün takılarına ilişkin genel aidiyet ölçütünü belirlememiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
KHKile kapatılan işyerinin alacaklarında 675 sayılı özel dava şartı nedeniyle iş mahkemesi davasının reddi
- Esas
- 2026/4083 E.
- Karar
- 2026/3580 K.
Editoryal özet: KHKile kapatılan işyerinin çalışanı idari yargılama ve kısmi ödeme sonrasında bakiye işçilik ve aşkın zarar istemlerini iş mahkemesinde ileri sürmüştür. Alt derece 675 sayılı KHK 16 özel rejimi nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden ret vermiş; BAM ve 9. Hukuk Dairesi sonucu korumuştur. Karar kıdem, ücret veya enflasyon zararının miktarını esastan hesaplamamış; özel kapatılma ve başvuru rejiminin bu davaya etkisini incelemiştir. Bütün kapatılmış veya ödeme güçlüğündeki işyerlerinde aynı ret sonucu çıkarılamaz; olağan özel işveren uyuşmazlığıyla bu istisnai rejim ayrılmalıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Limited Pay Devri Protokolünde Şekil Eksikliği ve Rekabet Cezasının İspatı
- Esas
- 2025/5481 E.
- Karar
- 2026/2282 K.
Editoryal özet: Eski ortak, adi yazılı pay devir protokolündeki rekabet etmeme yükümlülüğünü ihlal ettiği iddiasıyla cezai şart ve tazminatla karşılaşmıştır. Sonraki noter onaylı devirde bu koşulların bulunmadığı değerlendirilmiştir. İstinaf mahkemesi devir borcu doğuran protokol için TTK 595 şekil koşulunu, ayrıca geçerli sayılsa bile ihlalin kanıtlanamamasını ayrı gerekçeler yapmıştır. Müşteri kaybı ve zarar da belgelerle ortaya konulamamıştır. Daire ret sonucunu onamıştır. Bu değerlendirme, ortaklıktan ayrılmayla her türlü sözleşmesel yükümlülüğün otomatik sona erdiği anlamına gelmemektedir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Paylı Konutta Meskeniyet İçin Uygun Ev Bedelinin Pay Oranında Bölünmemesi
- Esas
- 2026/7 E.
- Karar
- 2026/2650 K.
Editoryal özet: Borçlunun konuttaki yarım payı haczedilmiş; mahkeme uygun ev bedelini de yarıya bölerek payın satılmasına karar vermiştir. Daire, her paydaşın meskeniyet şikâyeti hakkı bulunduğunu ve pay değerinin borçlunun ihtiyacını karşılayacak evin tam bedeliyle karşılaştırılması gerektiğini açıklamıştır. Somut olayda pay değeri uygun ev bedelinden düşük olduğundan haczin kaldırılması gerektiğini belirtmiştir. Mevcut beş odalı konuta eş büyüklükte ev aranmasını da eleştirmiş; yalnız borçlu temyiz ettiği için bu hususu aleyhe bozma nedeni yapmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, asıl davada muhdesatın tespiti, karşı davada ecrimisil istemine ilişkindir.
- Esas
- 2026/989 E.
- Karar
- 2026/2198 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı-karşı davalılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 11 85... parsel ile 11 86... parsel sayılı taşınmazların maliklerinin ..., ... ... ve ... olduğunu, tapu kayıt maliki ve davacıların mirasbırakanı ...'ın öldüğünü ve geriye davacıları mirasçı bıraktığını, dava konusu 2 parça arsa üzerine davacıların murisi ... tarafından disko, müzikhol ve müştemilatları, mermer atölyesi, teşhir salonu vb. muhdesatları inşa ettiğini ve 14.09.1988 tarihinden itibaren 3. kişilere kiraya verilmek suretiyle tasarruf edildiğini, murisin ölümünden sonra çocuklarının tasarruf etmeye devam ettiklerini, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/1124 Esas sayılı dosyasıyla ortaklığın giderilmesi davası açıldığını belirterek, davacıların mirasbırakanları tarafından inşa edilen muhdesatın tümünün davacılara ait olduklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Üretim Alanının Genişletilmesinde İşyeri İhtiyacının Somut Kanıtlanması
- Esas
- 2025/4210 E.
- Karar
- 2026/2392 K.
Editoryal özet: Üretim şirketi, mevcut sahasına bitişik kiralananı artan iş hacmi ve güvenli çalışma alanı ihtiyacı için kullanmak istemiştir. İlk derece mahkemesi ihtiyacı kanıtlanmamış bulmuş, bölge adliye mahkemesi tahliyeye karar vermiştir. Daire, mevcut iş hacmi, üretim kapasitesi ve faaliyet yoğunluğuyla birlikte kapasite raporları ve tanıkları değerlendirerek ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu biçimde ispatlandığını kabul etmiş ve tahliyeyi onamıştır. Karar, ticari genişleme beyanının tek başına yeterli olduğu veya sonradan tazminat olanağının ispat yerine geçtiği anlamına gelmemektedir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Yeni malikin restoran ve konaklama işletmesi ihtiyacının ispatı
- Esas
- 2026/1175 E.
- Karar
- 2026/2391 K.
Editoryal özet: Yeni malik satın aldığı taşınmazı restoran ve konaklama işletmesi olarak kullanmak için tahliye istemiştir. Kiracı gerçek amacın yüksek kira artışı olduğunu, delillerin eksik toplandığını savunmuştur. Mahkemeler taşınmazın faaliyet için uygunluğunu, malikin turizm tecrübesini, uygun başka işyeri bulunmamasını ve tanıkları değerlendirerek tahliyeye karar vermiştir. Yargıtay ticaret sicili, vergi ve tapu kayıtları ile ticari organizasyonun da incelendiğini, ihtiyacın soyut beyanla sınırlı olmadığını belirterek onamıştır. Malik sıfatının yanında ihtiyacın gerçekliği somut delillerle denetlenmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Dava türü: Karşılıklı Boşanma
- Esas
- 2025/9810 E.
- Karar
- 2026/4399 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ile maddî ve manevî tazminat yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, tedbir, iştirak, yoksulluk nafakası ve tazminat miktarları ile yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Dava, İİK'nın 89/3 hükmüne dayalı olarak borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/4245 E.
- Karar
- 2026/2161 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Mersin 1. İcra Müdürlüğünün 2019/3342 E. sayılı dosyası kapsamında müvekkil şirkete 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı İİK) 89/3 hükmüne dayalı haciz ihbarnamesi tebliğ edildiğini, dosya borçlusunun müvekkili şirket uhdesindeki 70.000,00 TL alacağının haczedildiği ve alacakların icra dosyasına ödenmesi hususunun bildirildiğini, müvekkili şirketin ... isimli kişiye hiçbir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirket ticari defter ve kayıtları incelendiğinde müvekkilinin ... isimli kişiye borcu olmadığının açık ve kesin olarak tespit edileceğini, icra dosyası kapsamında müvekkili şirkete gönderilmiş olan İİK'nın 89/1 ve 89/2 hükümlerine dayalı haciz ihbarnamelerine müvekkili tarafından itiraz edilmiş olmasına karşın itirazlar dikkate alınmadan müvekkiline aynı Kanun'un 89/3 hükmüne dayalı haciz ihbarnamesi gönderildiğini ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
İnşaat protokolündeki diğer şirket taahhüdünün kefalet sayılıp şekil eksikliğinden reddedilmesi
- Esas
- 2025/2736 E.
- Karar
- 2026/1593 K.
Editoryal özet: Arsa payı inşaat protokolündeki beş aylık kira tazminatı için iki şirkete takip yapılmıştır. Alt derece asıl borçludan 305.000 TL ve inkar tazminatını kabul etmiş; diğer şirketin taahhüdünü kefalet sayıp aranan şekil koşulları oluşmadığından reddetmiştir. Davacı ortak sahiplik, iki imza ve bağımsız garanti savunmalarıyla temyize gitmiş; 6. Hukuk Dairesi somut nitelendirme ve ret sonucunu onamıştır. Bu karar eser ilişkisinde teminat kurallarının hiç uygulanmayacağı görüşünü kabul etmez. Kaynak hangi şekil unsurunun eksik kaldığını ayrıntılandırmadığından bütün tüzel kişi teminatları için tek biçim veya eş rızası kuralı çıkarılamaz.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
İşçilik davasında beklenmesi gereken ceza hükmünün kaldırılmış olması
- Esas
- 2026/3477 E.
- Karar
- 2026/3485 K.
Editoryal özet: Tıbbi mümessilin işvereni ilgilendiren ceza soruşturmasını bildirmemesi nedeniyle feshedilen sözleşme hakkında ilk bozma, gerekçenin kurulmasını ve açılan ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesini istemiştir. Uyma sonrasında iş mahkemesi mahkumiyet verildiği gerekçesiyle kıdem ve ihbarı reddetmiştir. Yargıtay ceza hükmünün BAM tarafından kaldırıldığını ve yeni yargılamanın sürdüğünü saptayarak kesinleşme beklenmeden karar verilmesini bozmuştur. Karar işçinin suçu veya işverenin haklılığını kesin kabul etmez; somut önceki bozmaya uyma ve ceza dosyasının sonucunu bekleme yükümlülüğüne dayanır. Her iş uyuşmazlığında her ceza davasının mutlaka beklenmesi biçiminde genellenemez.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Krediyi ödeyen kefilin rücuunda asıl borçlu ve diğer kefilin sorumluluk tutarlarının hükümde ayrı gösterilmesi
- Esas
- 2025/5132 E.
- Karar
- 2026/2149 K.
Editoryal özet: Kredi taksitlerini ödeyen kefil asıl borçlu şirketten tümünü, diğer kefilden yarısını istemiştir. İlk derece alacağı kabul etmiş ancak hükümde sorumluluk sınırlarını açık göstermemiştir. BAM şirketin 660.637,48 TL, diğer kefilin 330.318,74 TL ile sınırlı sorumluluğunu ayrı yazarak yeniden hüküm kurmuş; 11. Hukuk Dairesi bu açık ayrımlı kabulü onamıştır. Diğer kefilin yarı sorumluluğu somut talep ve ilişkiye aittir, her kefalet için değişmez oran değildir. Ödemeyi yapanın halefiyeti kabul edilse de her borçlunun ne kadar ve hangi faiz başlangıcından sorumlu olduğu infaza elverişli gösterilmelidir.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
