Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
4.000 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 11. Hukuk Dairesi
Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
- Esas
- 2024/5129 E.
- Karar
- 2024/9259 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, 13.04.2013 tarihinde yapılan 2012 yılı olağan genel kurulunda yönetim kurulu başkan ve üyelerine davalı şirketin kuruluşundan bu yana projenin gerçekleştirilmesi sürecindeki katkı ve emekleri nedeniyle her birine ayrı ayrı 700.000,00'er TL brüt başarı primi ödenmesine oy birliğiyle karar verildiğini, ancak 13.04.2013 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan ve genel kurul toplantı tutanağının 9 uncu maddesinde yazılan "... şirketin faaliyet konusu projenin hayata geçirilmesinde çok önemli katkıları nedeniyle bir defaya mahsus olmak üzere ..., ... ve ...'a 700.000,00 TL brüt başarı primi ödenmesi" kararının 10.05.2014 tarihinde yapılacak genel kurul toplantısında iptal edilmesi için konunun genel kurul gündemine eklenmesine karar verildiğini, davalı şirketin 21.06.2014 tarihinde yapılan olağan genel kurulda genel kurulun 8 inci maddesinde primin bugüne kadar ödenmemiş olması sebebiyle Selman Akay ve ...'un itiraz şerhi ile oy çokluğuyla iptal kararı verildiğini, 13.04.2013 tarihli genel kurulu hakkında açılmış herhangi bir iptal davası bulunmadığını, bu sebeple daha önceki genel kurulda alınan kararın uygulanmamasının hakkaniyete ve müktesep hak ilkesine uygun düşmediğini, kaldı ki söz konusu bedelin daha önce müvekkiline ödendiğini ileri sürerek 21.06.2014 tarihinde genel kurulda alınan 8 nolu kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu iptali talep edilen kararın verildiği olağan genel kurul toplantısının usule uygun olarak yapıldığını ve alınan kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Dava, tespit ve aksi yöndeki Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
- Esas
- 2024/12133 E.
- Karar
- 2024/13520 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 31.07.1998 tarihinde SSK nezdinde prim ödemelerinin başladığını, SGK tarafından müvekkiline tebliğ edilen 50801475-201.02.01-E. 374120 sayılı yazıda müvekkilinin 4/a'lı çalışmalarının belirtilen sürelerde 4/b ile çakıştığının tespiti yapılmış ve bu hususa ilişkin ayrıntılı döküm listesinin sunulması ile birlikte müvekkiline sigortalılık sürelerinin iptali ile ilgili işlem yapılacağının ihtar edildiğini, Kurumun hatalı ve Kanun'a aykırı tespitine karşı 06.05.2019 tarihinde itiraz ettiklerini ve taleplerinin reddedildiğini, bu sebeplerle davalı tarafından 4/a sigortalılığının iptaline yönelik yapılan işlemin iptaline ve müvekkilimizin 4/a kapsamında sigortalı olduğunun tespitine ve bu kapsamda sigortalı olarak devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, fiili hizmet süresi zammı istemine ilişkindir.
- Esas
- 2024/5086 E.
- Karar
- 2024/13318 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili, müvekkilinin davalı işveren yanında geçen ve bildirilen çalışmaları için fiili hizmet süresi zammı verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Ereğli Demir Çelik Fabrikası Türkiye Anonim Şirketi vekili, davacının bildirimlerinin usulüne uygun şekilde süresinde yapıldığını, davanın haksız olduğunu belirterek reddini savunmuştur. Davalı Kurum vekili, davacının bildirimlerinin yapıldığını, davanın haksız olduğunu, davaya sebebiyet verilmediğini belirterek reddini savunmuştur. Davalı ... Medikal Sağlık Turizm San. A.Ş. vekili, davanın haksız olduğunu belirterek reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 5510 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesi uyarınca, davacının, davalı işyerinde, radyoaktif ve radyoiyonizan maddelerle yapılan işindeki 01.10.2008 - 31.10.2012 tarihleri arasındaki çalışmalarında (yıllık izin süresi, hafta tatili vs süreler hariç) sigorta primi ödenmiş günleri x 90/360 formülüyle hesaplanan 911x90/360=228 gün fiili hizmet zammı süresi bulunduğunun, bu sürenin prim ödeme gün sayısına fiili hizmet süresi zammı olarak eklenmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davalı ... Medikal Sağlık Turizm A.Ş. yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle bu davalı bakımından konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı Kurum ve davalı Ereğli Demir Çelik Fabrikası Türkiye Anonim Şirketi vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
- Esas
- 2024/9933 E.
- Karar
- 2024/13512 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı işverenlerden ... Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti. personeli olarak asıl işveren olan ... Mavişehir Sitesi Yönetiminde 07.11.2017-31.07.2018 tarihleri arasında kesintisiz ve aralıksız özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, ancak müvekkilinin SGK HDC’ne göre her ay sadece 6 gün sigortalı olduğunun görüldüğünü, müvekkili ile işverenin aralarında anlaştıkları ücretin asgari ücret olduğunu, ancak ücretinin tamamının ödenmediğini, sadece kısmi olarak 737.000,00 TL mağaza müdürü ... tarafından elden makbuz verilmek suretiyle ödendiğini, oysa ki müvekkilinin 39 gün boyunca 10.00-23.00 saatlerinde üç gün boyunca tam gün, 2’şer gün ise vardiyalı olarak sabah 10.00-18.00, akşam 15.00-23.00 saatleri arasında yoğun şekilde çalıştığını, bunun yanında iş yoğunluğundan dolayı müvekkilinin yasal hakkı olan ve kendisine verilen 35 dakika öğle arası hakkını dahi çoğu zaman tam olarak kullanamadığını, ayrıca müvekkilinin çalışmasının 12 saat esasına göre 12 gündüz, 11 gece ve 7 gün izin olmasına rağmen fazla mesailerinin de ödenmediğini, müvekkilinin çalışmalarının Kuruma tam olarak bildirilmediğini belirterek; alacak davası açma hakları ile fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, 07.11.2017-31.07.2018 tarihleri arasında çalıştığının ve davalıların SGK’ya bildirimi yapılmayan eksik günlerinin tespiti ile bu hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine dair karar verilmesini talep etmiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
- Esas
- 2024/3411 E.
- Karar
- 2024/10338 K.
Resmî metinden: İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3240 Esas, 2023/2063 Karar DAVA TARİHİ : 14.01.2021 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/15 Esas, 2022/237 Karar
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, kesinleşmiş Mahkeme kararı uyarınca davacı Hazine tarafından ihale alıcısına ödenmiş olan tazminatın rücuen tazmini istemine ilişkindir.
- Esas
- 2023/5712 E.
- Karar
- 2024/4487 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: I. DAVA Davacı vekili; dava dışı M.Ö.'nün bir icra dosyası kapsamında yapılan ihale ile 15.05.2000 tarihinde 71.600,00 TL bedel ile taşınmaz satın aldığını, ihale sonrası satış bedelinin takip alacaklısı vekili olan davalı Avukat ...'e ödendiğini, kıymet takdirine ilişkin raporun "muhataba bizzat tebliğ” olunduğunu, takip borçlusu eski malik tarafından M.Ö. aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davasının kabulü ile tapu kaydının iptaline karar verildiğini, icra takibinin sahte vekalet ve sahte senetlerle yapıldığını, ortada gerçek bir borçlu ve alacaklı olmadığını; bu kez sahte vekaletname ve sahte olarak düzenlenen iki adet bonoya dayalı olarak yurt dışında ikamet eden ve bu işlerle hiç bir ilgisi bulunmayan takip borçlusu eski malik aleyhine yapılan icra takibinin usulsüz tebligatlarla kesinleştirildiği ve ihale sonucu oluşturulan yolsuz tescilin iptali ile iyi niyetli davacının zarara uğradığı gerekçesiyle ...'nın Hazine aleyhine açtığı tazminat davasının 1.457.700,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verildiğini, bu kararın Yargıtayca onanarak kesinleştiğini, ilama dayalı olarak icra takibinde 24.11.2017 tarihinde 1.783.620,66 TL ödeme yapıldığını, sahte kimliğe dayalı olarak vekaletname düzenleyen davalı noterin, adına sahte kimlikle vekalet çıkaran şahısın kimlik bilgilerini kontrol etmeden icra takibi başlatıp dosyada bulunan satış bedelini tahsil eden davalı avukatın, yurt dışında ikamet etmesine rağmen şahsın bizzat kendisi ve çalışanına tebligat yapan PTT Genel Müdürlüğünün idare zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek; idarece ödenen 1.783.620,66 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, makine lostromosu olarak çalışan davacının iş akdinden kaynaklı doğduğu iddia edilen işçilik alacakları istemine ilişkindir.
- Esas
- 2024/340 E.
- Karar
- 2024/4514 K.
Resmî metinden: Mahkeme kararı davacı vekili ile asıl ve birleşen davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, mirasta adi istihkak istemine ilişkindir.
- Esas
- 2024/640 E.
- Karar
- 2024/5857 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin babası ....'ın 11/03/2017 tarihinde öldüğünü, murisin işlerinde yardımcı olması amacıyla damadı olan davalıya ve dava dışı ...'a (kızı .... damadı) vekâletname verdiğini, murisin ... Türk ... Şubesi nezdindeki hesabından 06.03.2017 tarihinde 1.259.256,63 TL ve 117.308,54 Euro paranın ..../İstanbul şubesine davalı tarafından transfer edildiğini ve paranın oradan çekildiğini, paraların çekilme tarihinin murisin ölümünden beş gün öncesi olduğunu, murisin ölümünden bir ay önce bilincini kaybettiğini ve kimseyi tanıyamayacak hâlde olduğunu, çekilen para miktarı dikkate alındığında davalının gayesinin daha iyi anlaşılacağını, davalı hakkında güveni kötüye kullanma suçundan şikayetçi olduklarını ve ceza soruşturmasının devam ettiğini belirterek muris ...'a ait bankadan vekâlet görevini kötüye kullanarak malvarlığına aktardığı paradan davacının payına düşen 434.730,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2024/1894 E., 2024/4496 K.
- Esas
- 2024/1894 E.
- Karar
- 2024/4496 K.
Resmî metinden: Taraflar arasındaki ayıplı aracın ayıpsız misli ile değişimi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2024/12290 E., 2024/16275 K.
- Esas
- 2024/12290 E.
- Karar
- 2024/16275 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: 2. Davalı ... vekili; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, dava konusu alacakların belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, davacının 16.03.2016- 28.02.2017 tarihli belirli iş sözleşmesi ile Türk Hava Kurumu Genel Başkanlığı ve bağlı işyerlerinde çalışmak üzere istihdam edildiğini, iş sözleşmesinin 01.08.2016 tarihinden geçerli olarak belirsiz süreliye çevrildiğini, daha sonra davacının genel müdür olarak çalışması uygun görüldüğünden Kasım 2018- 28.02.2019 tarihli belirli süreli iş sözleşmesi imzalandığını, davacının 28.01.2019 tarihinde iş sözleşmesini sona erdirmek üzere işverene başvurduğunu, bunun üzerine tarafların 28.01.2019 tarihinde iş sözleşmesini ikale yoluyla sona erdirdiklerini, 10.09.2019 tarihinde ikale ile davacıya hak etmiş olduğu 17.163,15 TL kıdem tazminatı, 9.389,03 TL ihbar tazminatı ve 2 aylık ücret tutarında 10.000,00 TL ek tazminat olmak üzere toplamda 36.552,18 TL'nin 10.09.2019 tarihinde ödendiğini, davacı ile önceki genel müdür E.A'nın aldığı miktarlar arasındaki farkın uçuş tazminatından kaynaklandığını, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışılmadığını, 2010-2016 tarihleri arası yapılan prim ödemelerinin usulsüz olduğunun ... Genel Müdürlüğü denetimleriyle belirlendiğini, manevi tazminat talebine dayanak gösterilen kişilik haklarının ihlal edildiği iddiasının haklı olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2024/14045 E., 2024/16284 K.
- Esas
- 2024/14045 E.
- Karar
- 2024/16284 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Taraflar arasında görülen alacak davası sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Mahkeme kararının ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararının, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 25.09.2024 tarihli kararı ile onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 2024/7118 E., 2024/13497 K.
- Esas
- 2024/7118 E.
- Karar
- 2024/13497 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Kurum vekili, davalının, emekli sandığından kurum nezdinde emekli olduktan sonra Halk Sağlığı Müdürlüğünde görev başladığını, kamu kurumunda göreve başlaması nedeniyle emekli aylığının kesilmesi gerekirken maaşını kestirmeden çalıştığını, kurumca bu durum fark edildikten sonra davalının 15.10.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının kesildiğini ve adına 15.10.2015 - 31.07.2017 tarihleri arasında istihkakları tutarı olan 64.741,34 TL borç tahakkuk edildiğini beyan ederek Kurum zararının yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, açılan davanın haksız olduğunu ve davacı Kurumun iddialarının gerçeği yansıtmadığını, aile hekimi statüsünde çalışanların kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar statüsünde olduğunu ve bu kapsamda aile hekimi olarak çalışan müvekkili davalının davacı kurumca yaşlılık aylığının kesilmesi işleminin yasaya aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince “Davanın reddine” karar verilmiştir.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
