Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
4.000 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/961 E., 2024/9135 K.
- Esas
- 2024/961 E.
- Karar
- 2024/9135 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalıların küçük bir işletme olan şirketi büyüttüklerini, ancak davacıların dürüstlük kurallarına aykırı davranış ve söylemleri nedeniyle sulh yoluyla ortaklığın sona erdirildiğini, davacılardan ...'ın şirket müdürü iken ortaklar kurulu kararı ile şirket müdürlüğünü davalı ...'e devrettiğini, davacıların verdiği zararları dolayısı ile ortaklığın tasfiyesi amacıyla bir komisyona başvurulduğunu ve iş adamlarından oluşan komisyon tarafından şirketin % 50 hissesine sahip olan davacıların işletmeden herhangi bir para talep etmeden ve mutabık kalınan zarardan kendilerine düşen kısımla ilgili herhangi bir ödeme yapmadan çekileceği, ancak davacıların şirkete olan şahsi borçlarının davalılara ödenmesi gerektiği yönünde karar verildiğini, bu karar neticesinde dava konusu sözleşmelerin akdedildiğini, pay devrinin şirket pay defterine işlendiğini ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilerek hisse devrinin tamamlanarak sulh yolu ile iradi olarak ortaklığa son verildiğini, davacıların basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini, davacıların verilen senedin teminat olarak verildiğini kabul ettiğini, teminat senedine ilişkin takip başlatılmasına yönelik söylemin bir korkutma olmadığını, şirket hisse bedellerinin nominal değer üzerinden hesaplandığını, gabin şartlarının da gerçekleşmediğini, sözleşme ile hüküm altına alındığı gibi belirlenen süre içerisinde tüm banka ve leasing borçlarının davacılar lehine kaldırıldığını, bu nedenle makineleri vermeyi davacıların kabul ettiğini, imzalanan her iki sözleşmenin de birbirini tamamladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2024/5453 E., 2024/10655 K.
- Esas
- 2024/5453 E.
- Karar
- 2024/10655 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/3. kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı vekili, icra mahkemesine başvurusunda, takip dışı (3. kişi) davalı ... Belediyesi Başkanlığı'na gönderilen haciz ihbarnamesine itiraz edildiğini, haciz ihbarnamesine itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, 89/4. maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesini talep ettiği, mahkemece tazminat davasının kabulü ile haksız fiil (itiraz) tarihi olan 07.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 7.338.413,00 TL tazminata hükmedilmesine dair karar verilmesi üzerine davalı tarafın istinaf yoluna başvurduğu ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından temyiz edildiği görülmektedir. 2004 sayılı İİK’nın 89. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında; “Hamiline ait olmayan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmayan alacak veya sair bir talep ... veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödeyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir. Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4. fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Dava türü: Karşılıklı Boşanma - Ziynet Alacağı
- Esas
- 2024/3009 E.
- Karar
- 2024/10022 K.
Resmî metinden: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraf vekillerince hükmün tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Filmde Başka Müzik Kullanıldığı Hâlde Bestecinin Adının Gösterilmesi ve Sözleşmesel Ceza
- Esas
- 2024/988 E.
- Karar
- 2024/9058 K.
Editoryal özet: Besteci, teslim ettiği müzikler yerine onayı olmaksızın başka müzik kullanıldığını ve filmde yine kendi adının yazıldığını ileri sürmüştür. Mahkemeler raporla bu olguyu kabul etmiş; adı çıkarılmazsa toplatma ve yaymayı önleme ile 125.000TLceza koşuluna hükmetmiştir. Şirketle yapılan sözleşmenin şirket yetkilisini kendiliğinden borçlu kılmadığı kabul edilerek ona yönelen talep reddedilmiştir. Yargıtay her iki tarafın itirazlarını reddederek sonucu onamıştır. Ceza koşulundaki yarı indirim somut olayın sonucudur; tacir borçlular için genel indirim oranı veya sınırsız indirim yetkisi kurulmamıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, elektrik aboneliği nedeniyle yaratılan muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.
- Esas
- 2024/3447 E.
- Karar
- 2024/4327 K.
Resmî metinden: I. DAVA Davacı vasisi; %85 engelli olan davacı eşi ... adına kayıtlı elektrik aboneliği bulunduğunu, davalı şirket görevlilerinin haksız yere aboneliğin kurulu bulunduğu evin elektriğini kesmek suretiyle kendilerini mağdur ettiklerini ileri sürerek, elektrik kesintisine bir an önce son verilerek elektrik bağlantısının tekrar yapılmasını istemiş, aşamalardaki beyanında ise farklı miktarlarda tazminat talebinde bulunmuştur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, elektrik aboneliği sözleşmesi kurulması sırasında yaratılan muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.
- Esas
- 2024/642 E.
- Karar
- 2024/4312 K.
Resmî metinden: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin maliki olduğu taşınmazı dava dışı şahıslardan 18.07.2019 tarihinde satın aldığını, davalı şirkete yaptığı abonelik başvurusunun önceki abonenin borcu olduğu gerekçesiyle haksız şekilde reddedildiğini ileri sürerek; müvekkili adına yeni elektrik aboneliği tesisi ile muarazanın giderilmesini talep etmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, elektrik aboneliği sözleşmesi kurulması sırasında yaratılan muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.
- Esas
- 2024/643 E.
- Karar
- 2024/4313 K.
Resmî metinden: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili firmanın kiracısı olduğu taşınmazın elektrik aboneliğinin devri için davalı şirkete yaptığı abonelik başvurusunun önceki abonenin borcu olduğu gerekçesiyle haksız şekilde reddedildiğini ileri sürerek, müvekkili adına yeni elektrik aboneliği tesisi ile muarazanın giderilmesini talep etmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2024/1366 E., 2024/4884 K.
- Esas
- 2024/1366 E.
- Karar
- 2024/4884 K.
Resmî metinden: SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, davacı (tüketici) muaf olduğundan, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 16.12.2024 gününde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2024/6022 E., 2024/10605 K.
- Esas
- 2024/6022 E.
- Karar
- 2024/10605 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında dayanak ilama konu "iş makinelerinin ayıpsız misli ile değişimine" dair karara istinaden yapılan Örnek 2 ve Örnek 4-5 icra takibinde, borçlunun talebi üzerine ilama konu ayıplı araçların teslimi için karşı edim yükümlüsü alacaklıya muhtıra gönderildiği, alacaklının ise İİK md.24 gereği değer tespiti yapılmadan ve buna ilişkin itiraz ve şikayet yolları tüketilmeden gönderilen muhtıraya karşı çıkarak icra mahkemesinden iptalini istediği, icra mahkemesince şikayetin reddine dair verilen kararın davacı alacaklı tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu kararın davacı alacaklı tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Danıştay 7. Daire
7. Daire: Münasip Süre
- Esas
- 2022/4550 E.
- Karar
- 2024/5194 K.
Resmî yayının özetini okuyun
Resmî yayının özetinden: Davacı adına, 2015 yılının Şubat dönemine ilişkin tarh edilen özel tüketim vergisi ve vergi ziyaı cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emri içeriği vergi ve cezaya ilişkin ihbarnamenin davacının bilinen adresinde 25/02/2020 tarihinde tebliğ edilememesi üzerine aynı adrese ikinci defa çıkarılacak tebligat için en az 15 gün beklenmesi gerekirken, ikinci defa çıkarılmadan önce münasip bir süre beklenmediği, bu suretle ilgili ihbarnamenin davacıya usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında, ortada usulüne uygun kesinleşmiş bir amme alacağının varlığından söz edilemeyeceği hakkında.
Danıştay 13. Daire
13. Daire: Kamu İhale Kanunu, Hizmet Alımı İhalesi, Dokümana Yönelik Başvuru, Kamu Zararının Tespit ve Tahsili, Kesin Teminattan Kesinti, Üst Norma Aykırılık
- Esas
- 2024/3117 E.
- Karar
- 2024/5432 K.
Resmî yayının özetini okuyun
Resmî yayının özetinden: Davacı tarafından yapılan itirazen şikayet başvurusunda, Sözleşme Tasarısı'nın 12. maddesinde yer alan düzenlemenin Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 55. maddesine aykırılık teşkil ettiği iddialarına yer verildiği, Sözleşme Tasarısı'nın 12. maddesinde, hak edişlerde yapılabilecek hatalar ve yanlış uygulamalar nedeniyle yükleniciye fazla ödenen miktarların yüklenicinin hakedişinden kesileceğine, iş bitiminden sonra Sayıştay ve İçişleri Bakanlığınca yapılan denetimlerde çıkarılacak fazla ve yanlış ödemeler olursa yüklenicinin o işe ait teminatından kesileceğine yer verildiği, dava konusu Kurul kararı ile de davacının itirazen şikayet başvurusunun reddedildiği; Bu durumda, hem kamu ihale mevzuatı hem de 5018 sayılı Kanun ile Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'te, ihale konusu işin bitiminden sonra Sayıştay ve İçişleri Bakanlığınca yapılan denetimlerde çıkarılacak fazla ve yanlış ödemelerin yüklenicinin o işe ait teminatından doğrudan kesileceğine dair açık bir kurala yer verilmediği, aksine Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'te kamu zararı alacaklarının belli usuller çerçevesinde tahsil edilebileceğinin belirtildiği, dolayısıyla ilgili yüklenicinin teminatından bu kapsamda doğrudan kesinti yapılamayacağı, ihale dokümanının da mevzuata uygun olarak düzenlenmesi gerektiği dikkate alındığında, ihale dokümanı kapsamında olan Sözleşme Tasarısı'nın 12. maddesinde yer alan düzenlemenin mevzuata uygun olmadığı açık olduğundan, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı hakkında.
Danıştay 13. Daire
13. Daire: Rekabet Kanunu, Hakim Durumun Kötüye Kullanılması, Türk Eczacıları Birliği, Yürütmenin Durdurulması Kararının Geçmişe Etkisi, Adaletin Etkinliğinin Sağlanması
- Esas
- 2019/2833 E.
- Karar
- 2024/5404 K.
Resmî yayının özetini okuyun
Resmî yayının özetinden: Davacının yurt dışından ilaç teminine ilişkin münhasır yetkisinin aslında Sağlık Bakanlığı ile imzalanan Protokol uyarınca oluştuğu, Kılavuz ve Yönetmelik hükümleri uyarınca yurt dışından ilaç temininin ecza depoları yönünden de mümkün kılındığı, Danıştay Onbeşinci Dairesince Kılavuz ve Yönetmelik hükümlerinin, 1262 sayılı Kanun hükümleri uyarınca sadece resmi müesseselere ve hadim hayır cemiyetlerine ruhsatlandırılmamış ilaçlar yönünden yurt dışından temini yönünde izin verilebileceği yönündeki düzenleme gerekçe gösterilerek yürütmesinin durdurulmasına ve daha sonra iptaline karar verildiği, dolayısıyla Kılavuz ve Yönetmelik hükümleri tarafından getirilen düzenin, ilgili pazardaki tekelleşme ve tüketicilerin menfaati gözetilerek getirilmiş bir düzen olduğu, yürütmenin durdurulması kararlarının ise 1262 sayılı Kanun uyarınca ruhsatlandırılmamış ilaçların yurt dışından teminini resmi müesseseler tarafından yapılması gerektiği değerlendirilmesiyle verildiği, nitekim bu kararlardan sonra davacının yanında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kurulmuş bir sosyal güvenlik merkezinin de ilaç teminine dair yetkilendirildiği görüldüğünden, düzenleyici işlemlerin yürütmesinin durdurulması yönündeki kararların, davacının münhasır yetkisinin devamına ilişkin değil fiilen oluşmuş münhasır yetkinin önüne geçilmesi için getirilen düzenlemelerin 1262 sayılı Kanun'un sistematiğine uygun olmaması nedeniyle verildiği; Danıştay Onbeşinci Dairesince verilen yürütmeyi durdurma ve iptal kararlarının gerekçesi ile davacının münhasır olarak yetkisinin bulunmadığı dönemdeki davranışlarının 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesini ihlal ettiğinin açık olduğu birlikte değerlendirildiğinde, ilgili dönemdeki rekabetçi idari düzenin sağlanması amacına yönelik kamu yararının, yürütmenin durdurulması kararlarının geçmişe yürümesiyle sağlanan adaletin etkinliğinin sağlanmasına ilişkin faydaya nazaran korunmaya değer olduğu; Bu itibarla, davacının özel ecza depolarının yetkilendirildiği dönemde ya da öncesinde yapılan ve süregelen münhasırlık içeren anlaşmalar yapmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca yurt dışından temin edilen ilaçlar pazarındaki hakim durumunu kötüye kullandığından bahisle tesis edilen dava konusu Kurul kararının iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı hakkında.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
