Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
4.000 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 10. Ceza Dairesi
Suç: Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Esas
- 2022/14627 E.
- Karar
- 2024/26505 K.
Resmî metinden: sanığın üzerinde ve işyerinde yapılan aramanın hukuka aykırı olduğuna, ele geçen delilin hukuka aykırı delil niteliğinde olup, hükme esas alınamayacağına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi
Suç: Zimmet
- Esas
- 2022/3207 E.
- Karar
- 2024/12234 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinin ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 ve 326/son maddeleri uyarınca sair yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA 25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi
Suç: Zimmet
- Esas
- 2022/3539 E.
- Karar
- 2024/12367 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: sanığın zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 248/2 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53. maddesi uyarınca da hak yoksunluklarına hükmolunmuştur. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 18.12.2020 tarihli ve 2020/2800 Esas, 2020/2056 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesi uyarınca soruşturma izni alınması gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesinin, suçun sübutu halinde sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesi kapsamında olduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 247. maddesi uyarınca hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi
Suçlar: Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
- Esas
- 2022/3535 E.
- Karar
- 2024/17848 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Yapılan ön inceleme neticesinde; Sanık ve müdafiinin yokluğunda verilen Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının sadece sanık müdafii Av.... A.'ya tebliğ edildiği, sanık müdafiinin kararı temyiz etmediği, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.03.2023 tarihli ve 2022/6-599 Esas ve 2023/192 sayılı kararında açıklandığı üzere belirtilen kararın sanığa da ayrıca tebliğ edilmesinin gerekmesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanığa tebliğ edilmemiş olması karşısında, dosyaya sanık adına usulüne uygun vekaletname sunan Av. ... S.'nin 05.11.2021 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek, hakaret suçu yönünden Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Sanık hakkında hakaret suçundan verilen kararın ve görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen ek kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen mahkûmiyet kararlarına yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine ve 10.11.2021 tarihli ek kararıyla sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi
Suçlar: Kamu malına zarar verme, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
- Esas
- 2024/16592 E.
- Karar
- 2024/21273 K.
Resmî metinden: "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/129 E., 2023/220 K. SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması SUÇLARIN TARİHİ : 04.08.2016 İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
- Esas
- 2024/11284 E.
- Karar
- 2024/13750 K.
Resmî metinden: Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, davacının 15.12.1976 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
- Esas
- 2024/14285 E.
- Karar
- 2024/13786 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalıya ait ... iş yeri sicil numaralı iş yerinde asgari ücretli olarak çalışmaya başladığını, davalı işveren SGK Müdürlüğüne 15.12.1976 tarihinde işe giriş bildirgesi verdiği ancak prim ödemesinin yapılmadığını bu yüzden davacının sigortalı çalışmasının kabul edilmediğini, davacı emekli olma hakkını kazandığı için Sosyal Güvenlik Kurumuna emeklilik talebinde bulunduğu ancak işe giriş tarihi 15.12.1976 olarak kabul edilmediği için emeklilik talebinin kabul edilmediğini, bu nedenlerle davacının davalı işlerinde 15.12.1976 tarihinde 1 gün asgari ücretli olarak sigortalı çalıştığının tespitine, 23.02.2016 tarihinden itibaren emekli olduğunun kabulü ile birikmiş emekli maaşının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, davacının 2013/5. ve 2016/2. aylar arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarının fiili ve gerçek çalışma olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
- Esas
- 2024/11450 E.
- Karar
- 2024/13839 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Bölge Adliye Mahkemesi kararı feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; davalı şirketi nezdinde 2013/5 ve 2016/2 arasındaki döneme ait 1015 günlük hizmetinin iptali nedeniyle 2016 yılında başlayan emeklilik aylığının Şubat 2019 tarihi itibariyle durdurulduğunu, kendisinin çalışma arkadaşı ... ile beraber çalıştığını, bu dönemde bankalardaki haciz işlemlerine bağlı olarak şirket hesapları kullanılamadığından tahsilat ve ödeme işlemlerini elden yapmak zorunda kaldıklarını, emekli maaşı ile ilgili statü değişikliği ve yeniden hesaplamalar nedeniyle dosyasının işlemleri sürdüğünden Şubat 2019 tarihinden başlayarak emekli maaşını alamadığını beyanla toplam 1015 gün üzerinden çalışmasının tespitini talep etmiş, 10.11.2020 tarihli duruşmasındaki beyanında; davalı şirketin mali sıkıntıları dolayısıyla hizmet verdiği taşınmazın satıldığını, bu nedenle 2013 yılı Haziran ayında fiilen faaliyette bulunduğu adresi terkettiklerini ancak bu dönemden sonra da kayıtları ve belgeleri gerek kendi yanlarına alarak gerekse işyerinin deposunu kullanarak devam ettiklerini, bu dönemde de sunmuş olduğu faturalardan görüleceği üzere faliyete devam ettiklerini, burada mali işler müdürü olarak görev yaptığını, şirketin iflasına ilişkin dosyada da şirketin taraf olduğu 25 farklı dosyada işlemlerin kendisi tarafından yürütüldüğünü açıklamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil terditli olarak tenkis istemine ilişkindir.
- Esas
- 2024/4454 E.
- Karar
- 2024/6004 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: I. DAVA Davacılar vekili, ortak mirasbırakan ...’ın sağlığında tüm kazancını erkek evlatları olan davalılara tahsis ettiğini, 1176 parsel sayılı taşınmazdaki 96/216 payını 06.04.2007 tarihinde yapılan muvazaalı ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile davalılara temlik ettiğini, mirasbırakanın böyle bir sözleşme yapmaya hiçbir zaman ihtiyacı olmadığını, murisin Alman Sosyal Güvenlik Kurumu ve Türkiye'den emekli olduğunu, ölümüne dek eşi ile birlikte kendi konutunda oturduğunu, refah içinde yaşamını sürdürdüğünü, 875 ada 2, 224 ada 3 ve 1314 ada 1 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydı her ne kadar davalılar adına kayıtlı olsa da bu taşınmazların murisin ½ oranında katkısı ile satın alındığını ileri sürerek ölünceye kadar bakma sözleşmesine konu olan 1176 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, mümkün olmadığı takdirde tenkis hükümlerine göre işlem yapılmasına; diğer taşınmazların ise saklı payları oranında tenkisine, mümkün olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 20.000,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
- Esas
- 2023/5691 E.
- Karar
- 2024/5975 K.
Resmî metinden: I. DAVA Davacılar vekili; davaya konu vasiyetnamenin biçim koşullarına uygun olmadığını ileri sürerek; vasiyetnamenin iptalini istemiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptaline ilişkindir.
- Esas
- 2024/754 E.
- Karar
- 2024/5992 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ... ... 18.04.2015 tarihinde vefat ettiğini, vefatından 62 gün öncesinde Kadirli ..... Noterliği'nin 12.02.2015 tarih ve 1455 yevmiye No.lu vasiyetnamesi ile .. İli, ... İlçesi, ... ... köyü, 2 06... parseldeki hak ve hissesinin 3.000 m²'lik kısmını, murisi evvellerinden intikal eden aynı yerdeki 1.500 m²'lik kısmı ve 80... plakalı aracı davalı ... .....'a vasiyet ettiğini, murisin okuryazar iken ve imza atma yeteneği varken imza atmayarak parmak izi alınmış olması sebebiyle vasiyetnamenin iptali gerektiğini, murisin vasiyetname yaptığı tarihte hasta ve 84 yaşında olduğunu, sağlıklı düşünme yeteneği bulunmadığını, murisin bilinç değişikliği ve hafıza bozukluğu şeklinde bulguların olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu belirterek vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; murisin aldığı ilaçlar nedeniyle mide kanaması sonucu ameliyat olduğunu ve akabinde 18.04.2015 tarihinde vefat ettiğini, davacıların kötüniyetli olarak işbu davayı açtığını, murisin diğer mirasçılarının dava açmadığını ve murisin sağlığında içinde davacının da olduğu mirasçılarına bir kısım taşınmazları bıraktığını, murisin kısıtlı derecede okuma yazma bilmesi nedeniyle parmak izi kullanıldığını ve vasiyetnameyi baskı altında imzalamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptaline ilişkindir.
- Esas
- 2024/1110 E.
- Karar
- 2024/6003 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: I. DAVA Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin babası olan muris ... .....’nın 22.07.2019 tarihinde vefat ettiğini, murisin vefat etmeden önce 02.12.2016 tarihli düzenleme şeklinde vasiyetname düzenlediğini ve bu vasiyetname ile malvarlığının bir kısmını müvekkiline bıraktığını, vefat edinceye kadar müvekkilinin murisle ilgilendiğini, davalıların murise vefat etmeden önce sürekli baskı kurduğunu, daha sonra murisin 09.01.2019 tarihinde düzenleme şeklindeki vasiyetname düzenleyerek önceki vasiyetnamesinden döndüğünü, ancak bu vasiyetnamenin baskı ve korkutma yoluyla yapıldığını, murisin dönme tarihinde ayırt etme gücünün bulunmadığı, ayrıca dönme iradesini içeren vasiyetnamede tanık olarak yer alan kişilerin davalılardan Y.............ı’nın taşeron işçileri olduğundan vasiyetnamenin sakatlanmış olduğunu ileri sürerek, dönme iradesini içeren vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
