Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
4.000 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 3. Hukuk Dairesi
İtiraz Edilen Haciz İhbarnamesinin Yeni Alacak Gösterilmeden Tekrarlanması
- Esas
- 2025/3669 E.
- Karar
- 2026/2681 K.
Editoryal özet: Üçüncü kişi ilk haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmiş; alacaklı yeni alacak doğduğuna ilişkin somut bir iddia ileri sürmeden bildirim zincirini yeniden başlatmıştır. Sonraki bildirimlere itiraz ve menfi tespit süreleri kaçırılınca maaştan tahsil yapılmıştır. Yargıtay, ilk itirazdan sonra İİK m.89/4 yoluna başvurmayan ve yeni alacak göstermeyen alacaklının tekrarlanan ihbarnamelerle haciz baskısı kurmasını kötü niyet değerlendirmesinde belirleyici bulmuştur. Yalnız ihbarname gönderilmesinin kötü niyeti göstermeyeceği gerekçesiyle istirdat talebinin reddi bozulmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Mal Rejimi Sona Erdiğinde Mevcut Taşınmazın Sonradan Üçüncü Kişiye Devrinin Tasfiyeye Etkisi
- Esas
- 2025/2599 E.
- Karar
- 2026/4885 K.
Editoryal özet: Erkek, kadının adına evlilik içinde alınan taşınmazdan katılma alacağı istemiştir. Mahkeme taşınmazın artık üçüncü kişi adına kayıtlı olduğunu gerekçe göstererek reddetmiştir. Daire, taşınmazın boşanma davası açıldığında hâlen kadın adına bulunduğunu ve mal rejimi bu tarihte sona erdiğinden tasfiyeye tabi olduğunu belirlemiştir. Kişisel mal savunması da kanıtlanmamıştır. Rejim sona erdikten sonraki satışın bu sonucu değiştirmediğini açıklayarak ret hükmünü bozmuştur. Devir, üçüncü kişiye otomatik borç yüklemeden eşler arasındaki edinilmiş mal hesabı yönünden değerlendirilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Mal Rejimi Tasfiyesinde TMK 226/2 İsteminin Açıklattırılması
- Esas
- 2025/5357 E.
- Karar
- 2026/4887 K.
Editoryal özet: Davacı, ölen eş adına kayıtlı taşınmaz payı bakımından mal rejiminin tasfiyesi ve davalıların paylarını karşılayarak konutun adına tescilini istemiştir. Yargıtay, dilekçe ve duruşma beyanlarını birlikte değerlendirerek talebi TMK 226/2 kapsamında nitelendirmiştir. Hukuki nitelendirme hâkime ait olmakla birlikte belirsiz talep gerektiğinde HMK 31 uyarınca açıklattırılmalıdır. Önceki BAM kaldırmasının gereği yerine getirilmeden dava reddedildiğinden, bütün delillerin bu hukuki çerçevede değerlendirilmesi istenmiştir. Karar davacıya doğrudan yarım pay veya mülkiyet vermemekte, talebin esasının doğru temelde incelenmesini sağlamaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Miras taşınmazındaki paya elatmanın önlenmesi hükmünün birleşen parasal taleplerden ayrı temyiz denetimi
- Esas
- 2025/4469 E.
- Karar
- 2026/2387 K.
Editoryal özet: Kardeşler miras taşınmazlarında kullanım, ecrimisil ve onarım giderleri için karşılıklı davalar açmıştır. BAM paylara müdahaleyi önlemiş, belirli 2015 dönemi için ecrimisil verip diğer parasal talepleri reddetmiştir. Davalılar binanın komşu kamu parsellerine taşması ve küçük miras payında infaz güçlüğü nedenleriyle müdahale hükmünü temyiz etmiş; 7. Hukuk Dairesi sonucu onamıştır. Birleşen parasal sonuçlara temyiz sınırı nedeniyle başvurulamadığı tarafça belirtilmiştir. Karar bütün gider taleplerinin veya her beş yıllık ecrimisilin esastan Yargıtayca incelendiği anlamına gelmez; kullanım, pay ve temyiz kapsamı ayrı tutulmuştur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
TBK Satışında Motor Yağ Eksiltme Ayıbı, Değişim ve Satıcının Sorumluluğu
- Esas
- 2025/5633 E.
- Karar
- 2026/2690 K.
Editoryal özet: Araçta yağın ani eksilmesi ve gücün kesilmesi sorunları kalıcı olarak giderilememiştir. İstinaf mahkemesi TBK satış hükümlerinde alıcıya karşı satıcının sorumluluğunu esas alıp ithalatçı yönünden davayı reddetmiştir. Daire, daha az müdahaleci teşhis yolları denenmeden değer kaybı yaratacak motor açılması istenmesini ve süren arızayı gözeterek değişim kabulünü onamıştır. Serviste bulunmanın hukuki iade sayılmadığı belirtilmiştir. Bu sonuç tüketici mevzuatında üretici ve ithalatçıya tanınan farklı sorumluluk rejimine genellenmemeli; araç mahrumiyeti talebinin sonucu da değişimden ayrı tutulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davada el atmanın önlenmesi, eski hâle getirme ve ecrimisil istemine ilişkindir.
- Esas
- 2026/1850 E.
- Karar
- 2026/2384 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili temyiz nedenlerinde; çaplı taşınmaza tecavüzde iyiniyet iddiası dinlenemeyeceğinden ecrimisil talebinin kabulü gerektiğini, kamu kurumlarının özen yükümlülüğü bulunduğundan davalıların kötüniyetli olduklarının kabulü gerektiği, intifadan men şartının aranmayacağını, müdahalenin men'i kararı ile ecrimisil talebinin reddi kararı arasında çelişki bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz nedenlerinde; Mahkeme kararının usul ve yasaya, hakkaniyet kurallarına açıkça aykırı olduğunu, huzurdaki dava gayrımenkulün arzını ilgilendirdiğinden kat maliklerince açılması gerektiğini, cami müvekkil idare tarafından inşaa edilmediğinden sorumluluğun ...'ne ait olduğunu, müvekkilinin harçtan muaf olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davada el atmanın önlenmesi, eski hâle getirme ve ecrimisil istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2025/2784 E., 2026/1811 K.
- Esas
- 2025/2784 E.
- Karar
- 2026/1811 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 12/e bendi gereğince su, elektrik ve doğalgaz, sosyal tesis arıtma ve benzeri işletme gelirlerini davacının elde edebileceğini, Kanun'un 20. maddesine göre sanayi bölgelerinin ihtiyacı olan elektrik tesislerinin işletilmesi, kamu ve özel kuruluşlardan satın alınarak dağıtım ve satışının yapılması, üretim tesislerinin kurulması ve işletme hakkının sadece organize sanayi bölgelerinin yetki ve sorumluluğunda olduğunu, EPDK’dan 12.11.2008 tarihli EPDK lisansı aldığını, 20.07.2009 protokol ile davalının ihtiyacı olan organize sanayi bölgesi sınırları içindeki trafo merkezi ile tesis arasındaki 34,5 KV'lık enerji nakil hattını davacı müvekkili adına inşa ederek enerjinin teminini sağlayıp, geçici kabul sonrasında bu enerji nakil hattını müvekkiline devretmesi ve dağıtım bedeli ödemeye başlamasının ve davalının yaptığı inşa maliyetlerinin de bu dağıtım bedelinden mahsup edilerek hesaplaşılmasının kararlaştırıldığını, davalının protokol kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürerek, davalı tarafından inşa edilen enerji nakil hattının davacıya ait olduğunun tespitini, bu aidiyet nedeniyle 10.01.2011 tarihinden itibaren davacının, davalıya tahakkuk ettirmesi gereken ve tutarı belirsiz dağıtım bedeli ve KDV'sinden oluşan asgari 100.000,00 TL olan alacağın tespiti ve KDV'si ile davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talep tutarını 910.086,43 TL'ye çıkararak bu bedelin tahsilini talep etmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
2011 genel kredi sözleşmesindeki kefil imzasının davalıya ait olmaması nedeniyle banka talebinin reddi
- Esas
- 2025/4722 E.
- Karar
- 2026/2461 K.
Editoryal özet: Banka, 2011 tarihli genel kredi sözleşmesindeki kefalete dayanarak kredi borcu için takip başlatmış ve itirazın iptalini istemiştir. Davalı sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını savunmuştur. Adli Tıp incelemesi kefil bölümündeki imzanın davalının eli ürünü olmadığını belirlemiştir. Alt mahkemeler kefalet sorumluluğunun kanıtlanamadığını kabul ederek bankanın davasını reddetmiş; Daire sonucu onamıştır. Belgedeki imzanın aidiyeti uyuşmazlığın belirleyici konusudur. 2011 işlemi bakımından sonraki Türk Borçlar Kanununun el yazısı ve eş rızası koşullarının uygulandığı sonucu çıkarılamaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
2019 ticari menfi tespitte arabuluculuk başvurusunun davacı aleyhine yorumlanmayarak sürenin korunması
- Esas
- 2025/567 E.
- Karar
- 2026/281 K.
Editoryal özet: Üçüncü haciz ihbarnamesini alan şirket 2019 da arabulucuya başvurmuş, anlaşmazlık tutanağı sonrasında menfi tespit açmıştır. BAM ihtiyari sürecin ilk toplantıda devam anlaşmasıyla başlamadığı ve onbeş günlük sürenin geçtiği görüşünde direnmiştir. HGK 2023 de ticari menfi tespitin açıkça dava şartına eklenmesinin önceki görüş ayrılığını açıklığa kavuşturduğunu, zorunlu yol düşüncesiyle yapılan eski başvurunun davacı aleyhine yorumlanamayacağını kabul etmiştir. Arabuluculuk dönemi çıkarılarak sürenin korunduğu sonucuyla direnme değişik gerekçeyle bozulmuştur. Borçsuzluğun esası kesinleştirilmemiştir; her ihtiyari tek taraflı başvurunun otomatik durma yarattığı genel kuralı kurulmamıştır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Acente Olarak Gösterilen Şubede İşverenin Fiili Talimat ve Organizasyonla Belirlenmesi
- Esas
- 2026/1575 E.
- Karar
- 2026/3975 K.
Editoryal özet: Uzun süre kurye ve şirket temsilcisi olarak çalışan davacı, acente olarak gösterilen şubedeki işçilik alacaklarını istemiştir. Şirket, sorumluluğun acentede olduğunu savunmuştur. Mahkemeler, şubelerin bağımsız tacir gibi davranmaması, şirketin emir ve talimatları ile amblemli kıyafetler gibi fiili unsurları esas alarak şirketin sorumluluğunu kabul etmiştir. BAM, emeklilik sonrasında kesintisiz devam eden çalışma ve son kapanış bildirimiyle birlikte alacakları yeniden değerlendirmiştir. İzin ücretinde istenen faiz sınırını da gözeterek kurulan kısmi kabul hükmü Dairece onanmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Boşanma Dosyasındaki Genel Hibe Beyanının Katılma Alacağından Açık Feragat Sayılmaması
- Esas
- 2025/354 E.
- Karar
- 2026/267 K.
Editoryal özet: Erkek eş, boşanma dosyasına verdiği yazıda kendisine düşen hakları dava etmeyeceğini ve eşine hibe ettiğini belirtmiştir. Mahkemeler bunu bağışlama kabul ederek sonraki katılma alacağı davasını reddetmiştir. HGK çoğunluğu, belgenin mal rejimi tasfiyesine ilişkin kesin ve açık irade içermediğini, boşanmanın ferileri kapsamındaki genel beyanın bu davayı engellemediğini kabul ederek direnme kararını bozmuştur. Alacağın esası deliller toplanarak incelenmelidir. İki karşı oy metni, tanıklar ve belgenin verildiği zamanı birlikte değerlendirerek geçerli bağışlama sözü bulunduğunu ve reddin onanması gerektiğini savunmaktadır.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Davanın konusu: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
- Esas
- 2025/232 E.
- Karar
- 2026/734 K.
Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞMEDİ
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Dava, davacıların Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası nedeni ile davalıya borçlu olup olmadığı ve borçlu ise miktarı hususlarına ilişkindir. Dava dilekçesi içeriğinden takibe konu bononun kira borcundan dolayı davalı tarafa verildiğinin iddia edildiği anlaşılmaktadır. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Somut olayda, davacılar, kira borcundan dolayı murisleri tarafından keşide edilen senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti isteminde bulunmuş olup, uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Dava, 13.01.2023 tarihinde 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Hal böyle olunca, mahkemece; uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir." ibaresi yer almıştır.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
