Hukuk Kararları

Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davada el atmanın önlenmesi, eski hâle getirme ve ecrimisil istemine ilişkindir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 2026/1850 E., 2026/2384 K., 30.04.2026

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ METİNDEN AKTARIM

Kaynak metninden konu bilgisi

Resmî metindeki dava konusu açıklaması bilgisi: Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davada el atmanın önlenmesi, eski hâle getirme ve ecrimisil istemine ilişkindir.

Aktarılan bölüm: Resmî tam metnin 3. paragrafından tam cümleler.

Davacı vekili temyiz nedenlerinde; çaplı taşınmaza tecavüzde iyiniyet iddiası dinlenemeyeceğinden ecrimisil talebinin kabulü gerektiğini, kamu kurumlarının özen yükümlülüğü bulunduğundan davalıların kötüniyetli olduklarının kabulü gerektiği, intifadan men şartının aranmayacağını, müdahalenin men'i kararı ile ecrimisil talebinin reddi kararı arasında çelişki bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz nedenlerinde; Mahkeme kararının usul ve yasaya, hakkaniyet kurallarına açıkça aykırı olduğunu, huzurdaki dava gayrımenkulün arzını ilgilendirdiğinden kat maliklerince açılması gerektiğini, cami müvekkil idare tarafından inşaa edilmediğinden sorumluluğun ...'ne ait olduğunu, müvekkilinin harçtan muaf olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davada el atmanın önlenmesi, eski hâle getirme ve ecrimisil istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Yukarıdaki aktarım için ayrıca editoryal gerekçe özeti hazırlanmamıştır; taraf iddiası, alt mahkeme gerekçesi ve kararı veren mahkemenin değerlendirmesi tam metindeki yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Kaynak metnin anonimleştirmeleri korunmuştur.

7. Hukuk Dairesi 2026/1850 E. , 2026/2384 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/294 E., 2025/386 K. Birleştirilen İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/55 E., 2021/54 K. sayılı Dosyası

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı ... adına ... dava dilekçesinde; 1 83... parsel sayılı kat mülkiyeti kurulu taşınmazda dava açmak üzere site malikleri genel kurul toplantısında yönetici olarak kendisine yetki verildiğini, “Dini Yapı Arsası" nitelikli mülkiyeti ... adına kayıtlı 1 83... parsel üzerinde bulunan “... Camii”nin ve civarının 1 83... parsele komşu 1 83... parsel arazisine tecavüzde bulunduğunu belirterek 1 83... parsel sayılı taşınmazdaki 436,61 m²'lik alana 1 83... parsel tarafından yapılan müdahalenin men'ini, eski hâle getirilmesini, ayrıca fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla geriye dönük beş yıllık toplam 5.000,00 TL'lik ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. 2. Davacı ... adına ... birleştirilen davada; asıl davadaki taleplerini ..., ... ve ... Camii Yaptırma ve Yaşatma Derneğine yöneltmiştir. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; paydaşlardan birinin diğerine dava açabilmesinin intifadan men koşulunun gerçekleşmesine bağlı olduğunu, dini yapı arsası vasıflı taşınmazın ...’ne tahsis edilmekle camii ve duvarların yapımı konusunda müvekkili idarenin inşai bir faaliyet veya bilgisinin söz konusu olmadığını, ecrimisil davasında mülkiyet sahipliğinin değil, kullanımdan kaynaklı taşınmazı yedinde bulunduranın hukuki sorumluluğu olduğunu, yapının müvekkili idare tarafından inşaa edilmediğini belirterek davanın husumetten reddini savunmuştur. 2. Birleştirilen davada davalı ... İlçe Müftülüğüne izafeten ... vekili cevap dilekçesinde; caminin hayırsever vatandaşların katkılarıyla yapıldığını belirterek hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddini savunmuştur. 3. Birleştirilen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Belediyenin dava konusu olayla ilgili tek bağlantısının davacı tarafından müvekkili Belediyeye başvurulmuş olması ve müvekkili Belediyece de iç yazışmalar yapılmasından ibaret olduğunu, haksız müdahalenin kim tarafından yapıldığının Belediyece tespit edilmeye çalışıldığını, davacı tarafın ecrimisil talebinde bulunabilmesi için işgal edildiği iddia edilen yerin kira geliri getirecek niteliğe sahip olması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla talep edilen ecrimisilin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.06.2022 tarihli kararında; bilirkişi raporuna göre 16 parsel üzerindeki caminin davacı siteye ait 17 parselin 436,31 m²'lik kısmına tecavüz ettiği gerekçesiyle asıl davada davalı ...'nün taşınmaz maliki olarak tecavüzlü yapıdan sorumlu olduğuna, birleşen davalı ... Belediyesinin de 5216 sayılı Kanunun Büyükşehir ve İlçe Belediyelerinin görev ve sorumlulukları karar başlığını taşıyan 7. maddesine göre ise mabetlerin yapım, bakım ve onarım, görevinin belediyelere ait olduğunu gözeterek, dava konusu edilen caminin tecavüzlü olarak yapımından sorumlu olduğundan müdahalenin men'i ve eski hâle getirme bakımından asıl davanın davalısı ile birleşen davanın davalısı ... Belediyesi yönünden davanın kabulüne, Diyanet İşleri Başkanlığının mülkiyet hakkı kapsamında sorumluluğu bulunmayıp cami bakımından sorumluluğu sadece din hizmetlerinin yönetimi ve düzenli şekilde yürütülmesi hususunda olduğundan ve yine davalı Derneğin de camiyi yapan ve caminin mülkiyetinden sorumlu olan kişi olmamasından mütevellit mülkiyet hakkı kapsamında el atmanın önlenmesi talebi bakımından birleşen davada davalılar ... Camii Yaptırma ve Yaşatma Derneği ile ... İlçe Müftülüğü'ne izafeten davalı ... Başkanlığına yönelik el atmanın önlenmesi talebinin reddine, taşınmaz üzerindeki caminin ez az 2006 yılından beri bu şekilde kullanıldığı nazara alındığında davanın açıldığı 2020 yılına kadar aradan geçen uzun süreye karşın davacının suskun kalması, davalı tarafın kullanımına muvafakat edilmediğine ilişkin açık ya da ... bir ihtarın söz konusu olmaması, dava konusu taşınmazın uzun süreli kullanımının muvafakate dayalı olması ve davalıya, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerini içerir bir ihtarnamenin tebliğ edildiğine dair bir iddia ve ispatın söz konusu olmaması nedenleriyle ecrimisil talebi yönünden asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 21.06.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı ... ile davalılar ... ve ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 02.10.2024 tarihli ve 2024/2168 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 02.10.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Dairemizin 28.05.2025 tarihli ve 2025/2902 Karar sayılı ilâmında; taşkın yapının bulunduğu 1 83... parselin ... Vakfına ait olması nedeniyle davalı ... Müdürlüğünün sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik yok ise de; atıf yapılan 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7. maddesi uyarınca mabetlerin yapım bakım ve onarımının belediyelere ait olduğu belirtilerek haksız işgali bulunmayan ... Belediyesinin sorumluluğuna gidilmesi doğru görülmediğinden bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, ayrıca infaza elverişli olması için asıl ve birleştirilen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken asıl dava yönünden davalı ... aleyhine kurulan hükmün birleştirilen dava kısmında belirtilmesine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; mahallinde yapılan keşif sonrası dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre 16 parsel üzerindeki caminin davacı siteye ait 17 parselin 436,31 m²'lik kısmına tecavüzlü olduğu, bu nedenle asıl davada davalı ... kendi taşınmazı üzerindeki tecavüzlü yapıdan sorumlu olduğundan bu davalı yönünden müdahalenin men'ine, Diyanet İşleri Başkanlığının yönetiminden maksat, sadece din hizmetlerinin yönetimi ve düzenli şekilde yürütülmesine ilişkin bir takım mali ve idari tedbirlerin alınması olup mülkiyet hakkı kapsamında sorumluluğu bulunmadığı ve yine davalı Derneğin sadece camiyi yaptığı, caminin mülkiyetinden sorumlu olmamasından mütevellit mülkiyet hakkı kapsamında el atmanın önlenmesi talebi bakımından sorumlu olmayacağı gerekçesiyle birleştirilen davada davalılar ... Camii Yaptırma ve Yaşatma Derneği ile ... İlçe Müftülüğü'ne izafeten davalı ...'na yönelik el atmanın önlenmesi talebinin reddine, haksız işgali bulunmayan ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, taşınmaz üzerindeki caminin ez az 2006 yılından beri bu şekilde kullanıldığı nazara alındığında; davanın açıldığı 2020 yılına kadar aradan geçen uzun süreye karşın davacının suskun kalması, davalı tarafın kullanımına muvafakat edilmediğine ilişkin açık ya da ... bir ihtarın söz konusu olmaması nedeniyle davalının kötüniyetinden söz edilemeyeceğinden ecrimisil talebinin de reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz nedenlerinde; çaplı taşınmaza tecavüzde iyiniyet iddiası dinlenemeyeceğinden ecrimisil talebinin kabulü gerektiğini, kamu kurumlarının özen yükümlülüğü bulunduğundan davalıların kötüniyetli olduklarının kabulü gerektiği, intifadan men şartının aranmayacağını, müdahalenin men'i kararı ile ecrimisil talebinin reddi kararı arasında çelişki bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz nedenlerinde; Mahkeme kararının usul ve yasaya, hakkaniyet kurallarına açıkça aykırı olduğunu, huzurdaki dava gayrımenkulün arzını ilgilendirdiğinden kat maliklerince açılması gerektiğini, cami müvekkil idare tarafından inşaa edilmediğinden sorumluluğun ...'ne ait olduğunu, müvekkilinin harçtan muaf olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davada el atmanın önlenmesi, eski hâle getirme ve ecrimisil istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 07.11.2024 tarih ve sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7531 sayılı Kanunun 20. maddesi ile 20.08.2008 tarihli ve 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 77. maddesinde değişiklik yapılmış olup, "Genel Müdürlük 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununda sayılan yargı harçlarından muaftır. Genel Müdürlüğün dava, icra takibi ve geçici hukuki koruma tedbirleri gibi her türlü dava ve işte teminat gösterme zorunluluğu yoktur. Bu fıkra hükmü, Genel Müdürlüğün idare ve temsil ettiği mazbut vakıflar adına taraf olduğu dava, icra takibi ve geçici hukuki koruma tedbirleri gibi her türlü dava ve iş hakkında da uygulanır” yasal düzenlemesi ile ... yargı harçlarından muaf tutulmuştur. Somut uyuşmazlığa ilişkin Mahkemece hüküm kurulurken Vakıflar Kanununun 77. maddesi dikkate alınmadan davalı ... aleyhine harca hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/2 hükmü hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (A-3) ve (A-4) numaralı bentlerinin çıkartılarak (A-3) numaralı bendin yerine “Davalı ... Vakıflar Kanununun 77. maddesi uyarınca 492 sayılı Harçlar Kanununda sayılan yargı harçlarından muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına” (A-4) numaralı bendin yerine "Davacı tarafından yatırılan 56.858,09 TL harcın talep halinde davacıya iadesine" sözlerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Kaynak metni SHA-256: bb8054cf62d4cac0ffde2771e8224d6a556f65a28555f3eb53821c11293faa6a

← İçtihat arşivine dönün