Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
4.000 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 8. Hukuk Dairesi
Kadastro hükmünde rapor farkı ve tebligat itirazının tek başına yargılamanın yenilenmesi nedeni sayılmaması
- Esas
- 2025/6935 E.
- Karar
- 2026/4486 K.
Editoryal özet: Taşınmazın dere yatağında kalması ve tescil talebi hakkında kesinleşen kararlardan sonra kişi, farklı uzman raporları ve muhtara yapılan tebligatı ileri sürerek yargılamanın yenilenmesini istemiştir. Alt dereceler bu iddiaların HMK 375 te sınırlı sayılan nedenlerden olmadığını, tebligat itirazının uygun kanun yolunda ileri sürülebileceğini kabul etmiştir. 8. Hukuk Dairesi ret sonucunu onamıştır. Kaynak her usulsüz tebligatın geçerli olduğu sonucunu kurmaz; bilirkişi farklılığını da bütün olaylarda önemsiz saymaz. Somut olağanüstü yolun kanuni nedeni bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Kat İrtifakı Kurulmamış Yapılarda Belirli Bölümlere Dayalı Fiilî Taksim ve Önalımın Reddi
- Esas
- 2026/2972 E.
- Karar
- 2026/3397 K.
Editoryal özet: Paydaş, üçüncü kişiye yapılan hisse satışına karşı önalım istemiştir. Taşınmaz üzerinde kat irtifakı kurulmamış on sekiz yapı bulunmakta; kura ve kullanım düzeniyle paylara karşılık bölümlerin belirlendiği savunulmaktadır. Mahkeme, somut fiilî taksimin açık ve sabit olduğunu, alıcının belirli bölüm için payı edindiğini kabul ederek davayı reddetmiştir. İstinaf ve Yargıtay bu sonucu korumuştur. Karar her kaba inşaat veya kooperatifli taşınmazda kendiliğinden fiilî taksim bulunduğu kabulünü getirmemektedir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Kıyı Kenar Çizgisindeki Kısıtlılığın Kamulaştırmasız El Atma Talebi Olarak Nitelendirilmesi
- Esas
- 2026/1447 E.
- Karar
- 2026/11717 K.
Editoryal özet: Tapu maliki, taşınmazının kıyı kenar çizgisinde kalmasıyla mülkiyetinin kısıtlandığını ileri sürerek bedel istemiştir. İlk mahkeme kısmen kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi talebin niteliğini ve davalı idarenin taraf durumunu yeniden değerlendirmiştir. Kıyı çizgisindeki kısıtlılığın bu davalıya karşı kamulaştırmasız el atma talebiyle karşılanamayacağını ve pasif husumet bulunmadığını kabul ederek reddetmiştir. Daire bu hükmü onamıştır. Sonuç, kıyı tespitinin her bakımdan doğru olduğu veya mülkiyet kaybından hiçbir hukuki yolla tazminat istenemeyeceği şeklinde genişletilmemelidir; somut dava yolu ve davalıyla sınırlıdır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Rapor Farklılığı ve Tebligat İtirazının Somut Olayda Yargılamanın İadesi Sebebi Sayılmaması
- Esas
- 2025/6942 E.
- Karar
- 2026/4485 K.
Editoryal özet: Dere yatağı olduğu kabul edilerek kadastro dışında bırakılan taşınmaz için sonraki zilyetlik davası kesin hüküm nedeniyle reddedilmiştir. Başvurucu farklı raporlar, pandemi dönemi tebligatı ve sonradan öğrenmeye dayanarak yargılamanın iadesi istemiştir. Mahkemeler, ileri sürülenlerin somut olayda HMK 375te sınırlı sayılan nedenlere girmediğini; raporların farklı uzmanlık alanlarına ait olduğunu ve tebligat itirazının olağan kanun yoluyla ileri sürülebileceğini kabul etmiştir. Yargıtay ret sonucunu onamıştır. Her yeni teknik görüşün veya usulsüzlük iddiasının kesin hükmü yeniden açacağı kabul edilmemiştir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi
Sahte Vekâletle Şirket ve Kredi İşlemlerinde Eksik Araştırma ile Hatalı Zamanaşımı Retti
- Esas
- 2026/815 E.
- Karar
- 2026/6797 K.
Editoryal özet: Şikâyetçi, bilgisi dışında şirket kurularak kredi, hat ve araç işlemleriyle borçlandırıldığını ileri sürmüştür. Savcılık noter işlemini hukuki ihtilaf saymış ve sahtecilik zamanaşımının dolduğunu belirtmiştir. Yargıtay, bazı belgelerin TCK 204/1ve 3 kapsamında olduğunu ve savcı huzurundaki şüpheli ifadesinin süre hesabına etkisinin gözetilmediğini saptamıştır. İfadesi eksik şüpheli ve vasinin dinlenmesi, kredi ve araç işlemleri ile vekâletname asıllarının getirtilmesi, imza incelemesi ve para akışının araştırılması gerektiği için sulh ceza ret kararı kanun yararına bozulmuştur. Suçluluk veya şikâyetçinin işlem ehliyetsizliği bu ilamla kesin belirlenmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
- Esas
- 2025/5049 E.
- Karar
- 2026/4483 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Antalya ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastro sonucunda, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 245 parsel sayılı 18.100 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 76... parsel numarasıyla ve 15.774,06 m² yüzölçümlü olarak; davalı ... adına kayıtlı bulunan 246 parsel sayılı 5.000 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise 1 76... parsel numarasıyla ve 8.522,22 m² yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davacının 245 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, yenileme çalışması ile taşınmazın 8 parsel 15.770 m² olarak güncellendiğini, davalıya ait olan 7 parselin ise 8.522 m² olarak güncellendiğini, davacının taşınmazının ilk kadastro sonucunda 18.100 m² olarak tespit edilerek kesinleştiğini, güncelleme çalışmasının hukuka aykırı olduğunu, güncelleme çalışması ile davalının taşınmazının bir kısmının davalı adına tescil edildiğini, taşınmazlar arasında sınır ve kullanım değişikliği olmadığını, güncelleme çalışması ile davacının mülkiyet hakkının ihlal edildiğini belirterek, güncelleme kadastrosunun iptali ile davalı adına tescil edilen kısmın davacının taşınmazına eklenmek suretiyle davacı adına tescilini talep etmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/4922 E.
- Karar
- 2026/3369 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Mahkeme kararı davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar, dava konusu taşınmazlardan 1033,1762, 1908, 2282 parsellere ilişkin 1989/395 Esas numaralı ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, tarafların kök murisi ...’ın 1942 yılında öldüğünü, 1762 parselin ... oğlu ...’a 4753 sayılı Kanun'a göre verildiğini, ...’ın 1942 yılında ölümünden sonra ..., ... ve .... arasında taksim edildiğini, 119, 351, 2282, 121, 1908, 124, 1033, 210 parsellere revizyon gören taşınmazların ...’a bırakıldığını, ...’ın ölümünden sonra ise 28.09.1971 tarihli sözleşme ile taşınmazları taksim ettiğini, taksimde ...’ın eşi olan ... ’a düşen 22 82... parseller üzerinde, ...’ın ilk eşinden olan çocukları olan ...ve ...’ın hakkı olmadığını, diğer parsellerde de muhtelif devirler gerçekleştiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile 22 82... parsellerin ... ve ... adına eşit olarak, 17 62... parsellerin ... adına, 121 parselin ... adına, 1 19... parsellerin ... adına, 10 33... parsellerin ... adına, 124 parselin ... adına tescilini talep etmişlerdir. II. CEVAP Bir kısım davalılar ile davalı ... vekili, aşamalardaki beyanlarında taşınmazların kök muristen geldiğini ve geçerli bir taksim sözleşmesi bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalılar arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
- Esas
- 2026/2056 E.
- Karar
- 2026/11687 K.
Resmî metinden: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, Tarsus ilçesi, ... Mahallesi 1 08... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraflar cevap dilekçesi ibraz etmemiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Vasiyetnamenin İptali İspatlanamazken Saklı Pay İçin Tenkise Hükmedilmesi
- Esas
- 2025/4842 E.
- Karar
- 2026/3400 K.
Editoryal özet: Mirasçılar, mirasbırakanın bakım tehdidiyle vasiyetname düzenlemeye zorlandığını ileri sürmüş ve iptal, olmazsa tenkis istemiştir. Derece mahkemesi korkutma ve aldatma iddialarını kanıtlanmamış bulmuş; buna karşılık saklı pay ihlali nedeniyle tenkise hükmetmiştir. Lehtarın taşınmazları kendisinde bırakma tercihi üzerine, somut dosyada tercih tarihindeki değerler esas alınarak para ödenmesi kararlaştırılmıştır. Yargıtay bu sonucu onamıştır. İptal sebebinin kanıtlanamaması tenkis talebini kendiliğinden ortadan kaldırmamış; karar her tenkis dosyasında aynı değerleme tarihinin zorunlu olduğu biçiminde genellenmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2025/5755 E., 2026/4497 K.
- Esas
- 2025/5755 E.
- Karar
- 2026/4497 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile '' cevap dilekçesi ekinde sunulan 10.04.1996 tarihli zilyetlik satış senedinde satıcı olan tanık ...'ın dava konusu taşınmazın 10.04.1996 tarihli sözleşme öncesinde fiili kullanıcısı olduğu, keşif mahallinde taşınmazın başında dinlenilen taşınmazın evveliyatını bilen ..., ..., ..., ..., ...'ın beyanları neticesinde anlaşıldığı, önceki fiili kullanıcı olan ve zilyetlik satış senedinin içeriğini doğrulayan tanık ... tarafından da taşınmazın davalı tarafından satın alınmış olduğu ve yine tarafların murisi ... tarafından da bu taşınmazın davalı tarafından satın alındığına muvafakat ettiği ve şahit olarak sözleşmeyi imzaladığı, 3303 sayılı Kanun anlamında 14.11.1999 tarihinden önceki haklı fiili kullanıcısının davalı taraf olduğu bu kapsamda 1 98... parsel sayılı taşınmazın 08.11.2018 tarihli kadastro tutanağının gerçeğe uygun olarak düzenlendiği, idare tarafından hukuka uygun olarak fiili kullanıcı olan davalıya 07.09.2022 tarihinde satışının gerçekleşmiş olduğu, davacıların diğer talebi olan muhdesatın aidiyeti talebine yönelik olarak da dava konusu taşınmaz hakkında derdest bir ortaklığın giderilmesi davası, kamulaştırma veya kentsel dönüşüm işlemleri bulunmadığı'' gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Yeni Belgeye Dayalı Yargılamanın İadesinde On Yıllık Üst Sürenin Geçmesi
- Esas
- 2026/2698 E.
- Karar
- 2026/4515 K.
Editoryal özet: 1994’te kesinleşen kadastro dosyasının yeni belge ve özel mera iddiasıyla yeniden görülmesi 2024’te istenmiştir. Alt derece mahkemeleri, dayanılan yeni belge sebebi bakımından HMK m.377’deki on yıllık üst sürenin geçtiğini kabul etmiştir. Yargıtay bu ret sonucunu onamıştır. Davacıların taşınmazın özel mera olduğu ve çifte kayıt oluştuğu yönündeki iddiaları, bu incelemede mülkiyetin esası hakkında yeni bir kabul veya ret hükmüne dönüştürülmemiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2026/802 E., 2026/779 K.
- Esas
- 2026/802 E.
- Karar
- 2026/779 K.
Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞMEDİ
Resmî metinden: İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 05/03/2026 NUMARASI : 2024/689 Esas (Ara Karar) İ TALEP : Genel Kurul Kararının İcrasının Durdurulması (TTK.449) TALEP TARİHİ : 01/11/2025 KARAR TARİHİ : 19/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/06/2026
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
