Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
4.000 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeDanıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
İdari Dava Daireleri Kurulu: Ecrimisil İhbarnamesi, Emlak Vergi Değeri
- Esas
- 2021/1176 E.
- Karar
- 2022/285 K.
Resmî yayının özetinden: Ecrimisil bedelinin belirlenmesinde, emsal ecrimisil ve kira bedellerinin yanında taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin de dikkate alınması ve emlak vergi değeri alınan parsel, cadde veya sokağın uygun olup olmadığı hususlarının araştırılması gerektiği hakkında.
Danıştay 4. Daire
4. Daire: İkale Bedeli, Ücret, Düzeltme Şikayet
- Esas
- 2018/7859 E.
- Karar
- 2022/444 K.
Resmî yayının özetinden: İş akdi sona eren davacıya ikale bedeli adı altında yapılan ödeme ücret niteliğinde olduğundan, vergilendirme hatası nedeniyle düzeltme şikayet kapsamında değerlendirilerek verilen kararda isabet bulunmadığı hakkında.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Velayet sahibinin soyadını çocuğa vermesinde somut üstün yararın ispatı
- Esas
- 2021/9400 E.
- Karar
- 2022/786 K.
Editoryal özet: Velayet sahibi anne çocukla farklı soyadı nedeniyle okul ve resmi işlemlerde güçlük yaşandığını belirterek kendi soyadını vermek istemiştir. Alt mahkemeler kabul etmiştir. Yargıtay velayetin tek başına yeterli olmadığını, değişikliğin çocuk için somut üstün yararının gösterilmesi gerektiğini belirtmiştir. Tanık annenin medeni halinin sosyal ortamda açığa çıkmasından duyduğu rahatsızlığı anlatmış; çocuk yararı somut kanıtlanıp tartışılmadığından kabul bozulmuştur. Karar annenin soyadının hiçbir zaman verilemeyeceğini söylemez; ebeveynin tercihiyle çocuk yararı ayrılır. Ergin kişinin kendi adı veya soyadı talebi aynı delil yapısına tabi değildir.
Danıştay 7. Daire
7. Daire: Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi
- Esas
- 2018/2442 E.
- Karar
- 2022/285 K.
Resmî yayının özetinden: Sözleşmeli avukatlar tarafından vekaleten takibi yapılan ve lehe sonuçlanan davaların sonucunda mahkemelerce davacı bankaya ödenmesine hükmedilen vekalet ücretlerinden, sözleşmeli avukatlara ödenen miktarın verginin konusuna girmeyeceği hakkında.
Danıştay 7. Daire
7. Daire: Vekalet Ücreti
- Esas
- 2021/3865 E.
- Karar
- 2022/274 K.
Resmî yayının özetinden: Vergi Mahkemesince ilk incelemeye esas ara kararından sonra ortada kesin ve icrai işlem bulunmadığından davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi halinde, ara kararına vekil vasıtasıyla cevap veren idare lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği hakkında.
Danıştay 8. Daire
8. Daire: Parasal Hak
- Esas
- 2020/4440 E.
- Karar
- 2022/376 K.
Resmî yayının özetinden: Davacının öğrencilikle ilişiğinin kesilmesine dair işlemin iptaline dair kararda hukuka aykırılık bulunmadığı; ancak davacının ilişiğinin kesilmesinin dayanağı olan işlemin iptal edilmiş olmasının doğrudan atama sonucunu doğurmadığından davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarına dair kısmına yönelik olarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken kararın bu kısmının bozulması gerektiği hakkında.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
2015 tarihli uçuşun beş saat gecikmesinde eski sabit tazminat rejimi
- Esas
- 2021/3736 E.
- Karar
- 2022/704 K.
Editoryal özet: 2015 tarihli bir dış hat uçuşunun beş saat gecikmesi üzerine hakem heyeti tüketiciye sabit tazminat vermiş, taşıyıcının itirazı kesin olarak reddedilmiştir. Bakanlığın kanun yararına bozma başvurusunda Daire, dönemin yönetmelik ve genelgesinde bu gecikmeyi iptal sayarak sabit tazminat vermenin dayanağı bulunmadığını açıklamıştır. Kesin karar sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmuştur; yolcu aleyhine yeniden tahsil hükmü kurulmamıştır. Karar yalnız dönemin düzenlemesine ilişkindir. SHY-Yolcu yönetmeliği sonradan 10.12.2024 tarihinde değiştiğinden, eski metindeki gecikmede tazminat verilemeyeceği yaklaşımı güncel bütün uçuşlara taşınamaz.
Danıştay 12. Daire
12. Daire: İdari İşlemlerde Dava Açma Süresi
- Esas
- 2021/7111 E.
- Karar
- 2022/206 K.
Resmî yayının özetinden: ÖSYM Yönetim Kurulunun 30/03/2021 tarih ve 2021/10.08 sayılı kararının davacıya bildirilmesine ilişkin yazının 15/06/2021 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ancak bu işlemde 10 günlük özel dava açma süresinin davacıya bildirilmediği, bu durumda Anayasanın 40. maddesinin 2. fıkrası uyarınca bu işleme karşı tebliğ tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içerisinde dava açılabileceğinin kabulü gerektiğinden davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı hakkında.
Danıştay 7. Daire
7. Daire: İstisna, Muafiyet
- Esas
- 2018/782 E.
- Karar
- 2022/217 K.
Resmî yayının özetini okuyun
Resmî yayının özetinden: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 17. maddesinin 1. fıkrasında, davacı Birliğinin ıslah ve teşvik amacıyla yaptığı teslim ve hizmetlerin vergiden müstesna olacağının düzenlendiği, Birliğe bu kapsamda yapılacak teslim ve hizmetler için herhangi bir istisna öngörülmediği, aynı Kanun'un 16. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde ise teslimi vergiden istisna edilen mal ve hizmetten bahsedilerek bu mal ve hizmetin ithallerinin vergiden müstesna olacağının düzenlendiği anlaşıldığından, davacı Birliğin ithalatlarının 3065 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla, dava konusu ithalatları nedeniyle katma değer vergisi ödemesi gerektiği hakkında.
Danıştay 13. Daire
13. Daire: Kapalı Teklif Usulü, İstekliler, Tek Geçerli Teklif Bulunması, Geçerli En Yüksek Teklifin Altında Olmamak Üzere, İstekli(ler)den Sözlü veya Yazılı Teklif Alınması, Rekabetin Sağlanması, İhtiyaçların En Uygun Şartlarla ve Zamanında Karşılanması
- Esas
- 2021/5108 E.
- Karar
- 2022/186 K.
Resmî yayının özetini okuyun
Resmî yayının özetinden: Gerek 2886 sayılı Kanun'un 40. maddesinin 3. fıkrasının lafzı, gerekse Kanun'da yapılan değişikliğin amacı göz önüne alındığında, Kanun'da yer verilen "istekliler" ifadesi nedeniyle kapalı teklif usûlünde sözlü veya yazılı tekliflerin alınması aşamasına geçilmesi için birden fazla isteklinin teklif mektubunun kabul edilebilir bulunmasının zorunlu olduğu, aksi takdirde ikinci aşamaya geçilemeyeceği sonucuna varılmasına imkân bulunmadığı; idarelerin bir ihale sonucunda ekonomik ve teknik anlamda en uygun şartları, en iyi şekilde ve zamanında elde etmeye çalışması da gerektiğinden, herhangi bir artırım ihalesinde tek bir isteklinin kalmış olması hâlinde, sadece böyle bir durumun ortaya çıktığı gerekçesiyle, başka hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın, ihalede rekabetin oluşmadığının ve bu nedenle ihale kararının hukuka aykırı hâle geldiğinin kabulünün mümkün olmadığı; 5577 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce kapalı zarf içinde sunulan yazılı teklif üzerinden değerlendirme yapılarak ihale sonuçlandırılmakta iken, yapılan değişiklikle birlikte, kapalı teklif usulüne göre yapılan artırma ihalelerinde, geçerli en yüksek teklifin altında olmamak üzere, oturumda hazır bulunan isteklilerden sözlü veya yazılı teklif alınmak suretiyle ihalenin sonuçlandırılması gerektiği; 2886 sayılı Kanun'un 40. maddesinin 3. fıkrası gereğince, geçerli teklif sahibinden, geçerli teklif tutarından az olmamak üzere yeni teklif istenerek ihalenin sonuçlandırıldığı; bu nedenle, tespit tutanağında, ihale şeklinin değiştirildiği ve müdahil şirketten yeniden teklif alınmak üzere pazarlığa geçildiği ifadesinden 2886 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca pazarlık usulüne geçildiği sonucuna varılmasının mümkün bulunmadığı hakkında.
Danıştay 7. Daire
7. Daire: Duruşma
- Esas
- 2020/1957 E.
- Karar
- 2022/174 K.
Resmî yayının özetinden: Uyuşmazlığın esası hakkında karar ihdas edemeyen İdare Mahkemesince yapılan duruşma üzerine, Vergi Mahkemesince duruşma yapılmadan karar verilmesinde Yargılama Hukuku kurallarına uygunluk bulunmadığı hakkında.
Danıştay 10. Daire
10. Daire: Kaçak Eşya, Değer Kaybı, Kazanç Kaybı
- Esas
- 2020/4047 E.
- Karar
- 2022/355 K.
Resmî yayının özetinden: 1- Kaçak zannıyla el konulan ve yapılan yargılama sonucunda iadesine karar verilen ihracata konu tekstil ürünlerinin koli içinde bekletilmesi suretiyle defolu hale gelmesinden kaynaklanan değer kaybı karşılığı uğranılan maddi zararın tazmin edilmesi gerektiği, 2- İhracata konu eşyadan üçer aylık periyotlarla %25 oranında kâr elde edileceği yönündeki hesaplamanın varsayıma dayandığı; davacının kâr kaybının, eşyanın el koyma tarihindeki değeri esas alınarak bu değere eşyanın iade edildiği tarihe kadar işletilecek yasal faiz kadar olduğu hakkında.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
