HUKUKİ ARAŞTIRMA

İçtihat Arşivi

Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, bölge adliye ve bölge idare mahkemesi kararlarını tek arşivde araştırın. Konuya veya karar numarasına göre daraltın, resmî tam metni inceleyin.

4.000 karar5 mahkeme türü28 hukuk alanıHukuk makaleleri →

4.000 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
İdare Hukuku

Danıştay 4. Daire

4. Daire: ÇED Sürecinin Sonlandırılması, Kapasite Artışı, Madenin Niteliği ve Su Kaynakları

Esas
2024/204 E.
Karar
2024/3953 K.

Resmî yayının özetinden: Mevcut durumda kalker ocağı projesinin su kaynakları üzerindeki olumsuz etkisi ile madenin niteliği dikkate alındığında, kalker ocağının kapasitesinin artırılmasına yönelik dava konusu projenin ÇED sürecinin sonlandırılmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olduğu hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Vergi ve Gümrük Hukuku

Danıştay 9. Daire

9. Daire: Damga Vergisi, Döviz Kazandırıcı Faaliyet, Vergi, Resim ve Harç İstisnası Belgesi

Esas
2024/1701 E.
Karar
2024/3606 K.
Resmî yayının özetini okuyun

Resmî yayının özetinden: 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun Ek 2. maddesinin 4. fıkrasında yer alan Uluslararası ihale tanımındaki "ve yabancı firmalarca da teklif verilen" ibaresinin Anayasa Mahkemesi tarafından 24.12.2020 tarih ve E:2020/15, K:2020/78 sayılı kararla iptal edilmesi üzerine, söz konusu şart nedeniyle damga vergisine tabi kağıtların düzenlendiği dönemden sonra vergi, resim ve harç istisnası belgesi almış olan davacının uhdesinde kalan işe ilişkin kağıtların Kanun'da belirtilen diğer şartların varlığı halinde döviz kazandırıcı faaliyet kapsamında damga vergisinden istisna kabul edilmesi gerektiği hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İdare Hukuku

Danıştay 10. Daire

10. Daire: Ehliyet, Dava Açma İradesi, Ön Karar

Esas
2021/1683 E.
Karar
2024/2558 K.

Resmî yayının özetinden: Davacılar yakınının hatalı tedavi sebebiyle vefat ettiği ileri sürülerek açılan tam yargı davasında; davanın ehliyet yönünden reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacılar yakını müteveffanın ölmeden önce dava açma iradesini, kanunda tam yargı davası açmak için bir ön koşul (dava açma şartı) olarak öngörülen idari başvuruyu gerçekleştirmek suretiyle ortaya koyduğu ve davacıların bu nedenle ehliyetli olduğu gerekçesiyle bozulması hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Dava, davalı bankanın taraflar arasındaki menkul kıymet alım satım sözleşmesine ve mevzuata aykırı işlemleri nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Esas
2023/2445 E.
Karar
2024/4964 K.

Resmî metinden: Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.06.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... Akşin dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İdare Hukuku

Danıştay 12. Daire

12. Daire: Din Görevlisi, Murakıplık Sınavı, Haklı Beklenti

Esas
2021/760 E.
Karar
2024/3015 K.
Resmî yayının özetini okuyun

Resmî yayının özetinden: İdare Mahkemesi kararında, 26/02/2014 tarihli Tercih Duyurusunda yer alan “söz konusu sınavda başarılı olup yurt dışı teşkilatında geçici görevde olanların yurt dışı görevlerinin sona ermesinin ardından, daha önce tercih sonuçlarında ilan edilen yerlere atama işlemlerinin yapılacağı” yönündeki ibare nedeniyle sınavı kazananlarda haklı beklenti yaratıldığı belirtilmiş ise de; uyuşmazlık konusu süreç ve davacının kendi isteği ile yurt dışı görevinden ayrıldığı dikkate alındığında, bu durum haklı beklenti olarak değerlendirilemeyeceğinden, davacının yurt dışında yeniden görevlendirilmesine ilişkin başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İdare Hukuku

Danıştay 10. Daire

10. Daire: Geçici Köy Korucusu, Cenaze ve Defin Giderleri, 3713 Sayılı Kanun

Esas
2023/5842 E.
Karar
2024/2490 K.

Resmî yayının özetinden: Geçici köy korucusu olan desteğin eşi ve çocuğu olan davacılara 3713 sayılı Kanun uyarınca desteğin görevdeki emsallerine ödenen aylık kadar vazife malullüğü aylığı bağlandığı dikkate alındığında davacıların destekten yoksun kalma zararı bulunmadığı gibi davacılara ayrıca 2330 sayılı Kanun uyarınca nakdi tazminat ödendiği hususu gözetildiğinde davacıların cenaze ve defin giderinden kaynaklanan maddi zararlarının da bulunmadığı hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Ceza Hukuku

Yargıtay 12. Ceza Dairesi

Dijital Cihazın İmaj Alınarak Zamanında İade Edilmemesi Nedeniyle Tazminat

Esas
2022/3269 E.
Karar
2024/3082 K.

Editoryal özet: Lisanssız yazılım soruşturmasında işyerindeki bir dizüstü ve iki masaüstü bilgisayara elkonulmuştur. Bilgisayarlar yaklaşık iki ay sonra, harddiskler ise imaj alma işlemi yapılarak yaklaşık dört ay sonra iade edilmiştir. Alt mahkemeler incelemenin makul sürede tamamlandığını kabul ederek manevi tazminatı reddetmiştir. Yargıtay, elkoyma tarihinde imaj alınarak cihazların iadesi yerine bu kadar süre tutulmasını CMK 141/1-j kapsamındaki zamanında geri vermeme hali olarak değerlendirmiştir. Davacı lehine makul bir manevi tazminat belirlenmesi gerekirken davanın reddedilmesi nedeniyle hüküm bozulmuştur.

Kararın sonucuTebliğnamedeki onama görüşüne uyulmadı; makul manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden ret hükmü oybirliğiyle bozuldu.
Hukuk Kararları

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Davanın konusu: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat

Esas
2022/831 E.
Karar
2024/819 K.

Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞTİ

Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI; Davacılar vekili, 11.11.2009 tarihinde davalıya zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı aracın davacıların desteği ...’ın idaresinde iken tek taraflı trafik kazasının meydana geldiğini, kazada araç sürücüsü olan ...’ın vefat ettiğini, davacı ...’ın desteğin boşandığı eşi, diğer davacılar ... ve ...’ın da desteğin çocukları olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik davacı ... için 200,00 TL, davacı ... için 400,00 TL ve davacı ... için 400,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 19.02.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini davacı ... için 78.860,19 TL, davacı ... için 29.930,17 TL, davacı ... için 41.209,64 TL olarak belirlemiştir. Davalı vekili, davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, desteğinin tam kusurlu olması nedeniyle davacıların tazminat talep edemeyeceklerini, SGK tarafından yapılan ödeme var ise bunun mahsup edilmesi gerektiğini, davacı tarafın kendilerini temerrüde düşürmediğini, istenilecek faizin avans faiz olamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Vergi ve Gümrük Hukuku

Danıştay 13. Daire

13. Daire: Kaçakçılık Suçu, Vergi İncelemesi, Faaliyetin Geçici Olarak Durdurulması, Yeni Yasal Düzenleme, Vergi Mahkemesinde Görünen Davanın Etkisi, Mahkeme Kararının Uygulanması

Esas
2024/1132 E.
Karar
2024/2638 K.
Resmî yayının özetini okuyun

Resmî yayının özetinden: Mühürleme işlemlerinin dayanağı olan 5015 sayılı Kanun'un 20/2-(g) maddesine göre, vergi incelemesi sonucunda tespit edilen hususlarla ilgili olarak savcılığa suç duyurusunda bulunulmasıyla birlikte Kurum'a yapılan bildirim üzerine Kurum tarafından geçici durdurma işleminin tesis edileceği, ancak, Anayasa Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere, tedbir niteliğindeki mühürlemenin devam edip etmeyeceğinin soruşturma ve kovuşturma aşamasında değişen şartlara göre Kurum tarafından gözden geçirilmesi, mühürleme işleminin iptali istemiyle açılan davalarda da, idari yargı mercilerince, ortaya çıkan yeni hukuki durumların göz önünde bulundurulması gerektiği; Davacı nezdinde yapılan vergi incelemesine istinaden tesis edilen mühürleme işleminin dayanağı niteliğindeki vergi suçu raporunda yer alan tespitlerin aksinin Vergi Mahkemesi kararları ile ortaya konulduğu anlaşıldığından, dava konusu mühürleme işleminin dayanaksız kaldığı, bu itibarla davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Limited şirkette genel kurulun kar payı kararı olmadan doğrudan dağıtım davası ve diğer ortağa husumet

Esas
2023/3382 E.
Karar
2024/4791 K.

Editoryal özet: Limited şirket ortakları yıllarca dağıtılmadığını söyledikleri karın şirket ve diğer ortak tarafından ödenmesini istemiştir. BAM kar payından şirketin sorumlu olduğunu, diğer ortağa bu sıfatla talep yöneltilemeyeceğini ve genel kurulun olumlu/olumsuz kararı olmadan mahkemenin doğrudan dağıtım yapamayacağını kabul ederek usulden ret vermiştir. 11. Hukuk Dairesi bu sonucu onamıştır. Daire vekalet ücretinin tarifeye aykırı olduğunu belirtmekle birlikte konu istinafta ileri sürülmediği için bu itirazı da reddetmiştir. Şirket yöneticisinin ayrı zarar/sorumluluk davasındaki bütün ihtimaller çözümlenmemiş; bu dosya doğrudan kar payı talebi olarak nitelendirilmiştir.

Kararın sonucuGenel kurul kararı bulunmayan doğrudan kar payı ve diğer ortağa yöneltilen talepte BAM usulden ret kararının oybirliğiyle onanması
Sigorta ve Tazminat Hukuku

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi

Ortak Tesisattan Sızan Suyun Hasarında Konut Sigortacısının Site Yönetimine Rücuu

Esas
2022/2130 E.
Karar
2024/5864 K.

Editoryal özet: Konut sigortacısı, binanın ortak tesisatından sızan su nedeniyle sigortalısına ödediği hasar bedelini site yönetiminden istemiştir. Önceki bozma, görevli mahkemenin sigortacı sıfatına göre değil sigortalı ile sorumlu arasındaki ilişkiye göre belirlenmesini gerektirmiştir. Sulh Hukuk Mahkemesi, ödeme belgesi ve hasar raporlarını değerlendirerek ortak yer kaynaklı hasardan kusurlu yönetimin sorumluluğunu kabul etmiştir. Daire bu kabulü onamıştır. Sigortacının yalnız yaptığı ödeme ve sigortalısının sorumluya karşı hakkı ölçüsünde rücu ettiği; sigorta poliçesinin tek başına ticaret mahkemesi görevi doğurmadığı görülmektedir.

Kararın sonucuKusurlu site yönetiminden ödenen konut hasar bedelinin yasal faiziyle tahsiline ilişkin hüküm onanmıştır.

Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.