Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
4.000 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 11. Ceza Dairesi
Suç: Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık
- Esas
- 2021/18467 E.
- Karar
- 2025/4902 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Kabule göre de; sanıkların, aralarında satış ve pazarlık yetkisine ilişkin sözleşme bulunan katılan ...'e ait davaya konu daireyi gerçek satış bedelini gizleyerek katılan ...'ya sattıklarının ve aradaki farkı mal edindiklerinin iddia ve kabul olunduğu olayın; sanık ile katılan ... arasındaki hizmet ilişkisi de gözetilerek 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırmaya tabi olan TCK'nın 155/2 hükmünde yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden vasıfta hataya düşülmek suretiyle tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçunda hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Evlat Edinmede Evlilik İçinde Bir Yıllık Bakım Koşulu ve İlişkinin Kaldırılması
- Esas
- 2024/6232 E.
- Karar
- 2025/4034 K.
Editoryal özet: Evlatlık ilişkisinin kaldırılması istemi ilk derece ve istinafta reddedilmiştir. Yargıtay, birlikte evlat edinmede eşlerin evlilikleri sırasında en az bir yıllık bakım ve eğitim koşulunu ele almıştır. Evlat edinenlerin boşanıp yeniden evlendikleri; bakım iddiasının boşanmış oldukları döneme ait bulunduğu ve evlilik devam ederken bakım koşulunun gerçekleştiğinin evlat edinme kararında gerekçelendirilmediği belirlenmiştir. Bu davada da bakım koşulu gerçekleşmeden karar verildiğinin ispatlandığı kabul edilerek esaslı unsurları olmaksızın kurulan ilişkinin kaldırılması gerektiği belirtilmiştir. Ret hükmü bozulmuştur.
Danıştay 3. Daire
3. Daire: Özel İletişim Vergisi, Gider, Safi Kazanç
- Esas
- 2023/7675 E.
- Karar
- 2025/1984 K.
Resmî yayının özetinden: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 40. maddesinin 1. fıkrasının 6. bendi uyarınca gider vergilerinin, işletme ile ilgili olmak şartıyla safi kurum kazancının tespitinde gider yazılabilmesi mümkün olmakla birlikte 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu'nun 39. maddesinde yer alan istisnai yasal düzenleme gereğince özel iletişim vergisinin, bu verginin mükellefi olunup olunmadığına bakılmaksızın gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında gider olarak dikkate alınamayacağı hakkında.
Danıştay 8. Daire
8. Daire: Baro Levhasına Yazılma
- Esas
- 2025/2334 E.
- Karar
- 2025/3815 K.
Resmî yayının özetinden: Müdahilin baro levhasına yazılması talebinin uygun görülmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği ısrar kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin müdahilin meslekten çıkarılması sonucunu doğuran bir yönü olmadığından temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği hakkında.
Danıştay 9. Daire
9. Daire: Tapu Harcı, Kredi Sözleşmesi, 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 123/3. Maddesi
- Esas
- 2024/3176 E.
- Karar
- 2025/1357 K.
Resmî yayının özetinden: Kredi sözleşmeleri nedeniyle üzerine ipotek tesis edilen taşınmazların, şartların sağlanmasıyla tekrar eski maliklerine devrine ilişkin tahsil edilen tapu harçlarının, 492 sayılı Kanun'un 123/3 maddesi uyarınca istisna kapsamında değerlendirilmesi gerektiği hakkında.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Davanın konusu: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
- Esas
- 2023/2334 E.
- Karar
- 2025/1000 K.
Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞTİ
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kurum İstanbul Deri Organize Sanayi Bölgesi ile davalı şirket arasında imzalanan üç ayrı kira sözleşmesi ile Organize Sanayi Bölgesi içindeki üç ayrı alanı ses, data ve görüntü aktarımına yarayan haberleşme tesisleri baz istasyonu kurma ve kullanılmak üzere belirli süreli sözleşmeler ile kiraladığını, sözleşmelerin 31/12/2015 tarihinden sona erdiğini, davalının taşınmazı boşaltmadığını, dava açıldığını, mahkemece tahliye kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini, İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/146 dosyası ile 31/12/2015-30/06/2016 dönemleri için ecrimisil talep edilen davanın halen derdest olduğunu, davalının haksız işgalinin devam ettiğini belirterek 31/11/2016-30-06/2018 dönemi için şimdilik 1.000,00 TL'nin her dönem itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında 01.06.2011 başlangıç tarihli iki adet ve 27.10.2010 başlangıç tarihli de bir adet olmak üzere toplam üç adet kira sözleşmesi imzalandığını, tarafların belirtilen adreslerde müvekkili şirkete ait haberleşme ekipmanlarının kurulması yönünde mutabakata vardıklarını, yeni dönem kira sözleşmesi için anlaşma sağlanmak istendiğini, makul bir bedel teklif edilmesine karşın kabul edilmeyerek dava açıldığını, fatura gönderildiğini, bildirilen miktarın fahiş olduğunun noter aracılığıyla bildirildiğini, kötü niyetin bulunmadığını, davacının zararının söz konusu olmadığını, iyi niyetli olmanın ecrimisil bedeli ödenmesine engel teşkil ettiğini, sözleşmelerin belirsiz süreli sözleşmeye döndüğünün sabit olduğunu, istenen bedelin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Muacceliyet ihtarının usulsüz tebliğinde süresiz şikayet ve ipotekli takibin iptali
- Esas
- 2025/1349 E.
- Karar
- 2025/3294 K.
Editoryal özet: Üçüncü kişi ipotek veren muacceliyet ihtarının usulsüz tebliğine dayanarak takibin iptalini istemiştir. Alt mahkemeler yalnız icra emrini iptal etmiştir. Daire İİK m. 150/ı tebligatını kamu düzenine ilişkin ilamlı takip şartı kabul ederek usulsüz tebliğ şikayetini süresiz inceleme yönünde açık görüş değişikliği yapmıştır. TMK m. 887 gereğince malike uygun ihtar olmadan borcun onun yönünden muaccel olmadığı belirtilmiş; malik hakkındaki takibin iptali için bozma verilmiştir. Hesap özeti gönderme zorunluluğu ile üçüncü kişiye muacceliyet bildirimi farklıdır. Sonuç ve süre değerlendirmesi bu özel ipotekli takip rejimine ilişkindir.
Danıştay 6. Daire
6. Daire: Ehliyet, Plan Değişikliği, Talep, Menfaat, Yapı Kayıt Belgesi, Malik
- Esas
- 2023/6417 E.
- Karar
- 2025/2024 K.
Resmî yayının özetini okuyun
Resmî yayının özetinden: Menfaat ihlalinde ilgilinin idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilişkisinin kurulması gerektiği açık olup, imar planı değişikliği taleplerinde ilgililerin ancak kendi mülkiyetlerinde bulunan taşınmazlara ilişkin kullanım kararlarının değiştirilmesini talep edebileceği dikkate alındığında, davacıların mülkiyeti kendisine ait olmayan dava konusu taşınmaza ilişkin kullanım kararının değiştirilmesi amacıyla parsel maliki tarafından yapılan plan değişikliği başvurusunun reddine dair işlemin iptalini istemekte 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında hukuki, kişisel ve güncel bir menfaatinin söz konusu olamayacağı açık olduğundan, anılan kısım yönünden davacıların dava açma ehliyetinin bulunmadığı hakkında.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Bir yıllık mali hak izni sona erdikten sonra kitap setinin başka ad ve yazarla çoğaltılması
- Esas
- 2024/3546 E.
- Karar
- 2025/2420 K.
Editoryal özet: Bir yıllık yayın sözleşmesi bitince yayınevi, okuma setinin yüzde 96 benzer içerikli yeni baskısı için bandrol almış ve eser sahibi olarak şirket yetkilisini göstermiştir. Mahkemeler bandrolün yeni yazılı iznin yerine geçmediğini; önceki sözleşmeye ilişkin avans ve ifa savunmalarının sonraki izinsiz baskıyı haklı kılmadığını kabul etmiştir. Telif bedeli, manevi tazminat, sonraki baskının önlenmesi ve ilan kararı 11. Hukuk Dairesince onanmıştır. Şirket yetkilisi yalnız yönetici olduğu için değil, bandrol belgesinde eser sahibi gösterilmesi ve somut eylem nedeniyle de sorumlu tutulmuştur; teknik benzerlik ve bedel dosyaya özgüdür.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Karın germe ve yağ alma işleminde sonuç taahhüdü ile hastanın takip yükümlülüğünün birlikte incelenmesi
- Esas
- 2024/1067 E.
- Karar
- 2025/1468 K.
Editoryal özet: Karın germe ve yağ alma ameliyatından sonra beklenen sonucu alamadığını belirten hasta tazminat istemiştir. Alt derece, kontrolü bırakma, kilo alma ve sigara kullanımını da değerlendiren kusursuzluk raporlarıyla davayı reddetmiştir. 6. Hukuk Dairesi somut estetik ilişkiyi eser sözleşmesi saymış; yalnız tıbbi kusur bulunmamasının sonuç taahhüdünün gerçekleştiğini göstermeyeceğini açıklamıştır. Yeni heyet hem kararlaştırılan sonucun yerine getirilmesini hem hastanın ameliyat sonrası yükümlülüklerini ve bunların etkisini incelemelidir. Ret bu eksiklikten bozulmuştur. Tazminat kesin kabul edilmemiş; hasta davranışları veya her türlü biyolojik risk önemsiz sayılmamıştır.
Danıştay 3. Daire
3. Daire: Ek Vergi, Muafiyet, Mükellefiyet
- Esas
- 2024/4818 E.
- Karar
- 2025/1832 K.
Resmî yayının özetinden: Deprem bölgesinde bulunan il ve ilçelerde mükellefiyet kaydı bulunmamakla birlikte kurumlar vergisine tabi iktisadi faaliyeti bulunan ve bu faaliyeti deprem nedeniyle sekteye uğrayan davacının, 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 10. maddesinin (27) numaralı fıkrasında kuralına yer verilen muafiyetten iktisadi faaliyet ile sınırlı olarak yararlandırılması gerektiği hakkında.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Eski Ön Ödemeli Devre Tatilde Tapu Devri Yanında Kullanıma Hazır Teslim
- Esas
- 2024/2570 E.
- Karar
- 2025/2084 K.
Editoryal özet: Tüketici, kullanamadığı devre mülk için sözleşmelerin sona erdirilmesini ve ödediği bedelin iadesini istemiştir. Mahkeme tapu devrini yeterli görerek talebi reddetmiştir. Yargıtay, sözleşmenin 7392 değişikliğinden önceki döneme ait olması nedeniyle eski ön ödemeli devre tatil hükümlerini uygulamıştır. Tapu tescilinin yanında kullanım hakkına uygun, fiilen kullanıma hazır zilyetliğin devri de gerekir; bunu satıcı kanıtlamalıdır. Teslim kanıtlanmadığından tüketicinin eski rejimdeki dönme hakkı değerlendirilmelidir. Cayma ve haklı fesih koşullarından ayrı bu sebeple karar bozulmuştur; doğrudan belirli iade miktarına hükmedilmemiştir.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
