Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
4.000 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2025/7346 E., 2026/2086 K.
- Esas
- 2025/7346 E.
- Karar
- 2026/2086 K.
Resmî metinden: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, erkeğin reddedilen boşanma davası, reddedilen manevî tazminat ile hükmedilen maddî ve manevî tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Adi ortaklık adı verilen şekilsiz limited pay vaadinde ödenen bedel ve teminat senedinin ayrı değerlendirilmesi
- Esas
- 2025/4223 E.
- Karar
- 2026/1009 K.
Editoryal özet: Şirket payının yarısı için düzenlenen adi ortaklık protokolü nedeniyle verilen milyon liralık senede karşı borçsuzluk istenmiştir. İmzalı cari mutabakat ve banka kayıtları devralanın bedeli ödediğini göstermiştir. BAM limited pay devri veya vaadi için noter imza onayının eksikliği nedeniyle şekil geçersizliği bulunduğunu; ancak bedelin sebepsiz zenginleşmeyle iade edilmesi gerektiğini ve senedin somut sözleşme düzeninde bedelsiz olmadığını kabul etmiştir. 11. Hukuk Dairesi ret sonucunu onamıştır. Bu karar her teminat senedinin koşulsuz kambiyo takibine elverişli olduğunu söylemez; ödeme, imzalı mutabakat ve takip için kararlaştırılan koşullar birlikte değerlendirilmiştir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi
Telegram Üzerinden Sahte Token Yatırımı İddiasında Eksik Soruşturma
- Esas
- 2025/4373 E.
- Karar
- 2026/1903 K.
Editoryal özet: Şikâyetçi, Telegram üzerinden yatırım önerisi veren kişilerin yönlendirmesiyle token aldığını, değerlerin sıfırlandığını ve parasını kurtarma vaadiyle yeniden ödeme yaptığını bildirmiştir. Savcılık araştırma imkânı ve gönüllü yatırım gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı vermiştir. Daire, kimlikler, banka hareketleri, sunulan dijital kayıtlar, platform yazışmaları ve benzer eylemlerin araştırılmasını gerekli bulmuştur. İtirazın reddini kanun yararına bozmuştur. Bu sonuç piyasa zararının otomatik suç sayılması değildir; somut hile iddiaları araştırılmadan yatırımcının rızasıyla dosyanın kapatılmasını yetersiz bulmaktadır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2025/7445 E., 2026/1993 K.
- Esas
- 2025/7445 E.
- Karar
- 2026/1993 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından velayet, kusur belirlemesi, kadın lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi ve miktarları, nafakaya hükmedilmesi ve miktarı yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Boşanmada manevi tazminatın amacı, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır. Onun için, kişilik haklarını ihlal eden fiille, tazminat miktarı arasında makul bir oranın bulunması gerekir. Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurur miktarda manevi tazminat takdiri, müesseseyi amacından saptırır. Hakim, tazminat miktarını saptarken, bir yandan kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumunu ve boşanmada kusuru bulunup bulunmadığını ve varsa kusur derecesini, fiilin ağırlığını; öbür yandan da, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesini, ekonomik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurmak zorundadır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2023/561 E., 2026/138 K.
- Esas
- 2023/561 E.
- Karar
- 2026/138 K.
Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞMEDİ
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... ile davalılardan ...'ün diğer davalı ... Konfeksiyon Ltd Şti'nin ortakları olup, aynı zamanda evli olduklarını, davalı şirketin %49 hissesinin davacı, %51 hissesinin ise davalı ... adına kayıtlı olduğunu, davalı şirketin kuruluşundan bu yana davalı tarafından şirket müdürü sıfatı ile yönetildiğini ve halen yönetilmeye devam ettiğini, davacının şirketin üretim kısmında çalıştığını, 2016 yılından itibaren taraflar arasında yaşanan anlaşmazlıklar nedeni ile davacı tarafından 2017 yılında davalı aleyhine açılan boşanma davasının Ankara 4. Aile Mahkemesi'nin 2017/1930 esas sayılı dosyasında devam ettiğini, bu davada aldırılan bilirkişi raporu ile davalı şirketin boşanma davasının açıldığı döneme kadar karlı iken, boşanma davası açıldıktan sonra zarar eden bir şirket haline dönüşmüş olarak gösterildiğinin tespit edildiğini , davalının şirketten haksız para transferi yaptığını, gereken ürünlerin stoklarda bulunmadığını, gayriresmi olarak yapılan satışlardan elde edilen gelirin şirket hesabına aktarılmadığını, davalının şirket geliri dışında bir kazancı olmamasına karşın şirkete borç para verilmiş gibi kayıtlarda gösterildiğini, müvekkiline kar payı hiç ödenmediğini bildirerek, TTK'nun 630. maddesi gereğince davalı tedbiren davalı şirkete kayyum atanması ve TTK'nun 636. ve devamı maddeleri gereğince davalı şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Boşanma Ret Gerekçesindeki Kusur Çelişkisinin İstinafta Giderilmemesi
- Esas
- 2025/6062 E.
- Karar
- 2026/1938 K.
Editoryal özet: Boşanma davasının reddinde bir yandan kadına kusur yüklenip diğer yandan kusursuz kabul edilmesi; süresinde cevap bulunmadan ve dava sonrası vakıayla erkeğe kusur yüklenmesi gerekçeyi çelişkili hale getirdi. Yalnız erkeğin istinafı üzerine BAM'ın kadından kusurları çıkarıp erkeğe yüklenen dayanılmayan vakıaları koruması da çelişkiyi gidermedi. Denetlenebilir gerekçe kurulması için karar bozuldu.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, 02.08.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında oluşan hasardan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
- Esas
- 2024/11320 E.
- Karar
- 2026/1935 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının maliki olduğu ... plaka sayılı Ford marka aracın sevk ve idaresinde iken 02.08.2018 tarihinde yol üzerinde bulunan DSİ sulama kanalının üzerine inşaa edilen köprünün çökmesi sonucu devrildiğini, oluşan tek taraflı kaza sonrası hasar gördüğünü, bahse konu köprünün DSİ tarafından inşa edildiğini, kazanın oluşumunda davacının kusuru bulunmadığını, araçta kaza sebebiyle ciddi zararlar meydana geldiğini, davacının araçtaki hasarları onarmak maksadıyla Ergani ilçesinde, Diyarbakır ilinde ve Gaziantep ilindeki sanayilere gittiğini, aracın tamir ve tadilatında ödenen miktarların faturalarını sunduklarını, davacının geçimini aracı çalıştırarak sağladığını, tamir ve tadilat süresinin bir ay sürdüğünü, davacının bir ay boyunca iş yapamadığını, gelir kaybı yaşandığını, kaza sonrası araçta değer kaybı meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının maliki olduğu ... plakalı araçta kaza sebebiyle oluşan maddi hasar, boşta geçen süre, değer kaybı ve diğer masraflar dahil olmak üzere 37.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 02.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; iddia edilen kazanın nasıl olduğunun belli olmadığını, köprünün çöktüğü ve köprünün yasal standartlara uygun olmadığı iddia edilmiş ise de iddia edilen durumların gerçek dışı olduğunu, kanal üzerinde bulunan köprülerin 3. şahıslar tarafından kullanılmasının yasak olduğunu, ileri sürülen hiçbir iddiayı kabul etmemekle birlikte davanın görevsiz mahkemede açıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Fazla Çalışma Onayının Geri Alınmasının Haklı Fesih Oluşturmaması
- Esas
- 2026/692 E.
- Karar
- 2026/1453 K.
Editoryal özet: Üretim işçisi fazla çalışma onayını yazılı dilekçeyle geri aldıktan sonra iş sözleşmesi işverence feshedilmiştir. İşveren, iş organizasyonunun bozulduğunu ve işçinin görevini yapmadığını savunmuştur. Bölge adliye mahkemesi, geri alma bildiriminin otuz gün sonra sonuç doğurduğunu, bu sürede istenen fazla çalışmanın reddedildiğinin kanıtlanamadığını belirlemiştir. Geri alma işleminin işverenin kabulüne bağlı olmadığını ve salt onayın geri alınmasının haklı fesih oluşturmadığını kabul etmiştir. Daire, kıdem ve ihbar tazminatlarının kabulünü onamıştır. Somut bildirim tarihi ve geçiş süresindeki çalışma davranışı değerlendirmede belirleyicidir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Hizmet iptalinde okul inşaatının faaliyet dönemi ve işçinin gerçek çalışmasının geniş araştırılması
- Esas
- 2025/11998 E.
- Karar
- 2026/1686 K.
Editoryal özet: Okul inşaatında 2011 çalışmaları iptal edilen kişinin yaşlılık aylığı da durdurulmuştur. Mahkemeler bordro tanıklarının tanımaması ve ifade çelişkilerine dayanarak davayı reddetmiştir. Daire işyerinin kendisinin sahte olmadığını, asıl tartışmanın kişinin fiili çalışması olduğunu vurgulamıştır. Önceki dönem bordro tanıkları, inşaat faaliyeti, denetim şirketi/belediye kayıtları ve kişinin köyden işe gidip gelmesi araştırılmadan ret verilemez. Hüküm eksik incelemeden bozulmuştur. Karar sigortalılığı doğrudan kabul etmez; kamu düzeni nedeniyle resen ve kişiye özgü araştırma gerektirir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Sendikal İşe İade Sonrası Başlatılmayan İşçinin Alacakları ve Başka İş Geliri
- Esas
- 2025/10000 E.
- Karar
- 2026/1439 K.
Editoryal özet: Sendikal fesih nedeniyle işe iade ve tazminat kararı kesinleşen işçi, süresinde başvurmasına rağmen işe başlatılmamıştır. Sonraki alacak davasında kıdem, ihbar, sendikal tazminat ve boşta geçen süre ücreti kabul edilmiştir. BAM, işverenin bordro tahakkuklarına rağmen ödeme yapmadığını beyan ettiğini ve işçinin dört aylık dönemde başka işte kazandığı gelirin boşta geçen süre ücretinden düşülmesini öngören düzenleme bulunmadığını belirtmiştir. Yargıtay işverenin temyizini reddederek hükmü onamıştır. İlk sendikal fesih olgusu bu davada yeniden kurulan bir tespit değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2025/61 E., 2026/92 K.
- Esas
- 2025/61 E.
- Karar
- 2026/92 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili banka ile dava dışı ... Tur. San. Ltd. Şti. arasında 17.09.2008 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, genel kredi sözleşmesi uyarınca dava dışı şirketin kullandığı çeşitli nakdî kredilerin ödenmemesi üzerine 23.01.2015 tarihinde dava dışı şirket ile kefil olan davalıya ihtarname gönderilerek hesabın kat edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin ise davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine alacağın %20’si oranından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Boşanmada Soyut Ağır İddianın Kusura Yüklenmemesi ve Manevi Tazminat Koşulu
- Esas
- 2025/7361 E.
- Karar
- 2026/1811 K.
Editoryal özet: Boşanma davasında erkeğe ağır bir davranış ve aileye ilgisizlik kusuru yüklenmiş, kadın lehine maddi ve manevi tazminat verilmiştir. Daire, ağır iddiaya ilişkin tanık sözlerinin yer ve zaman içermeyen soyut açıklamalar olduğunu, bu vakıanın kanıtlanmadığını belirlemiştir. Kalan davranışlar nedeniyle erkek yine tam kusurlu bulunmakla birlikte somut olayda bunların kişilik hakkına saldırı oluşturmadığı kabul edilmiştir. Manevi tazminat bu nedenle bozulmuş, temyize konu diğer bölümler onanmıştır. Tam kusur, manevi tazminatın ayrıca gerektirdiği kişilik hakkı ihlali incelemesinin yerini almamaktadır.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
