Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
4.000 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay Hukuk Genel Kurulu
Sigorta Şirketinin SGK’ya Trafik Sağlık Primi Aktarımında Yönetim Kurulu Üyesinin Sorumluluğu
- Esas
- 2025/724 E.
- Karar
- 2026/306 K.
Editoryal özet: Sigorta şirketinin yönetim kurulu üyesi, trafik kazası sağlık teminatı için SGK’ya aktarılmayan primler nedeniyle düzenlenen ödeme emrine karşı borçsuzluğunun tespitini istemiştir. Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, aktarım yükümlülüğünün kamu hizmetinin finansmanına yönelik olduğunu ve borcun 6183 sayılı Kanunla takip edilebileceğini kabul etmiştir. Yöneticinin görev dönemiyle ilgili müşterek ve müteselsil sorumluluğu benimsenerek direnme kararı bozulmuştur. Karşıoylar, açık tahsil yetkisi bulunmadığını ve özel sigorta primlerinin sosyal sigorta primleriyle aynı sayılamayacağını savunmuştur. Vekâlet ücreti itirazları bu aşamada incelenmemiştir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
- Esas
- 2026/5871 E.
- Karar
- 2026/6393 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yurt dışında geçen sigortalılık sürelerini davalı Kuruma bildirerek yurt dışı borçlanma talebinde bulunduğunu, Kurumun borç tahakkuk cetveli düzenleyerek müvekkile bildirdiğini, bildirilen borcun müvekkil tarafından 24.07.2018 tarihinde ... Bankası ... Şubesine yatırıldığını, tüm bu işlemler sonucu müvekkilin aylığa bağlanması gerektiği halde davalı Kurum tarafından emeklilik işlemlerinin başlatılmadığını, davalı Kurum tarafından haksız olarak 19 Temmuz 2019 tarihli 7186 sayılı Kanun dikkate alınarak müvekkilin borçlanma prim oranını %32 den %45'e çıkardığını ve yurt dışında ikamet edenlerin statüsü SSK'dan Bağ-Kur sistemine geçirildiğini, müvekkil tarafından davalı Kuruma yeniden yazılı başvuruda bulunulduğunu ancak Kurum tarafından daha fazla prim borcu ve yaş şartı öne sürüldüğünü belirterek, müvekkilin emeklilik aylığına hak sahipliğinin belirlenmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sicil dosyasının tetkikinde Kayseri'de 25.07.2016 tarihinde ilk defa işe girerek çalışmaya başladığını, 01.08.2016 tarihinde işten ayrıldığını, 8 gün prim ödeme gün sayısının bulunduğunu, ayrıca yurt dışında geçen çalışma ve ev kadınlığı sürelerinden 5750 gün borçlanarak borcunu banka ile ödediğinin tespit edildiğini, yurt dışında 18/10/1996 tarihinde zorunlu sigortalılık süresi başlayanlar 53 yaş ve 5900 gün şartlarını ikmal etmediğinden 26.07.2021 tarihli tahsis talebinin işlemden kaldırıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/6156 E., 2026/2829 K.
- Esas
- 2025/6156 E.
- Karar
- 2026/2829 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinden Mina'nın kısırlık tedavisi amacıyla tüplerinin açılması için davalı hastanede diğer davalı doktora muayene olduğunu, davalı doktorun tüplerin tıkalı olduğunu ve çocuk sahibi olabilmesi için tüplerinin ameliyatla açılması gerektiğini söylemesi üzerine, müvekkilinin 09.03.2017 tarihinde operasyona girdiğini ancak, davalı doktorun tüpleri hatalı olarak bağladığını ve bunu yaparken de müvekkilinin ince bağırsağını 0,5 cm kesmesi sonucu akut batın ve karın içi iltihabı zehirlenmesi oluşturarak hayati tehlike geçirmesine neden olduğunu, ayrıca müvekkilinin apandisinin de alındığını, operasyon ve buna bağlı gelişen tıbbi sorunların dosya özetine yazılmayarak suç delillerinin gizlenildiğini ve değiştirildiğini, ayrıca müvekkilinin hatalı ameliyat ve tedavilerinin bir sonucu olarak akciğerine pıhtı attığını, olay ile ilgili olarak davalı doktor hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/39371 sayılı souşturmasının devam ettiğini, müvekkilinin yeni çocuk sahibi olma imkanı kalmadığını, süreç dolayısıyla müvekkillerinin ruh sağlığının da bozulduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla, bugüne kadar yapmış oldukları tüm harcamalar ve çocuk sahibi olmak amacıyla bundan sonra yapacakları bütün masraflar için şimdilik 100.000,00 TL maddi, müvekkili Mina için 350.000,00 TL ve eşi diğer müvekkili İlyas için 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2025/426 E., 2026/304 K.
- Esas
- 2025/426 E.
- Karar
- 2026/304 K.
Resmî metinden: davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2025/721 E., 2026/305 K.
- Esas
- 2025/721 E.
- Karar
- 2026/305 K.
Resmî metinden: davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Yersiz Prim İadesinde Faizin İade Ayının Başına Kadar Hesaplanması
- Esas
- 2026/7123 E.
- Karar
- 2026/6376 K.
Editoryal özet: Banka, iş teftiş raporuna dayalı ek prim tahakkukları için yaptığı ödemelerin iadesini asıl ve birleşen davalarda istemiştir. Mahkemeler talepleri kabul etmiş ve ödemeyi izleyen aybaşından yasal faiz yürütmüştür. Yargıtay, 5510 m.89/3 gereğince faizin iadenin yapılacağı aybaşına kadar hesaplanması gerektiğini, bu sonun hükümde gösterilmemesini hatalı bulmuştur. Yeniden yargılama gerekmediğinden iki hüküm fıkrası bu faiz dönemiyle düzeltilmiş ve hüküm onanmıştır. Diğer temyiz itirazları reddedilmiştir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Yersiz prim iadesinde ödeme gününden faiz yerine sonraki aybaşından kanuni faiz ve maktu vekâlet ücreti
- Esas
- 2026/7483 E.
- Karar
- 2026/6380 K.
Editoryal özet: Banka itirazla ödediği 145.005,42 TL prim ve gecikme zammının iptalini ve iadesini elde etmiştir. 10. Hukuk Dairesi iadenin esasına ilişkin itirazları reddetmiş; 5510 m 89/3 uyarınca faizin ödeme günü değil takip eden aybaşından iadenin yapılacağı aybaşına kadar işlemesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca Kurum işlemi iptalinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini kabul ederek yeniden yargılama yapmadan hükmü düzeltip onamıştır. Karar tahakkukun neden yersiz olduğunu ayrıntılı açıklamaz; temel yayın değeri özel faiz ve ücret ayrımıdır. Her SGK uyuşmazlığı aynı prim iadesi rejimine tabi sayılmamıştır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Yükleniciden Alımda Sonraki Teminat Devrinin İyiniyeti ve Birlikte İfa
- Esas
- 2026/87 E.
- Karar
- 2026/1922 K.
Editoryal özet: Alıcı, yükleniciden aldığı konutun tapusunun başka kişiye devredildiğini ileri sürmüştür. Mahkeme sözleşmeyi alacak devri olarak değerlendirmiş; iki daire için düşük bedel ödenmesini ve yüklenicinin bunları teminat amacıyla devrettiğine ilişkin soruşturma beyanlarını birlikte incelemiştir. Sonraki malikin iyiniyetini kabul etmemiştir. Alıcının kalan ödeme borcu için birlikte ifa gereğini gözeterek teminatla tamamlanan bedel sonrasında tescile karar vermiştir. Daire kabulü onamıştır. Sonuç, her yüklenici devrinin kötüniyetli olduğu veya resmî olmayan her taşınmaz sözleşmesinin kendiliğinden geçerli sayıldığı biçiminde genellenmemelidir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
7550 Sayılı Kanun Sonrasında Dava Tarihindeki Temyiz Sınırının Uygulanması
- Esas
- 2025/5352 E.
- Karar
- 2026/3668 K.
Editoryal özet: Muris muvazaasına dayalı tapu davasında bölge adliye mahkemesi, verdiği kararın kesin olduğunu kabul ederek temyiz dilekçesini ek kararla reddetmiştir. Daire, 7550 sayılı Kanunla HMK Ek 1 hükmünde yapılan değişikliği esas alarak parasal sınırın dava tarihine göre uygulanması gerektiğini açıklamıştır. Somut dosyada hükmün temyize açık olduğunu belirleyip ek ret kararını kaldırmış, ardından asıl kararı inceleyerek onamıştır. Kanun yoluna kabul ile davanın esasındaki sonuç ayrılmış; temyizin açılması davacının esas talebinin kabul edilmesi anlamına gelmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
GES için kiralanan arsada lisans çakışmasının işletme riski sayılması ve ret ücretinin düzeltilmesi
- Esas
- 2025/5058 E.
- Karar
- 2026/2762 K.
Editoryal özet: Güneş enerjisi tesisi için arsa kiralayan şirket, üçüncü kişinin ön lisans alanıyla çakışma nedeniyle faaliyete geçemeyip sözleşmeyi feshetmiş ve masraf tazminatı istemiştir. Önceki bozma sözleşmede resmi izin sorumluluğunun kiraya verence üstlenilmediğini, arsanın niteliğinden kaynaklanan ayıp bulunmadığını ve engelin somut ticari işletme riski olduğunu kabul etmiştir. Buna uyularak verilen ret sonucu korunmuştur. 2026 incelemesinde para ile değerlendirilen tazminat davası için maktu yerine reddedilen tutara göre nispi vekalet ücreti gerektiğinden hüküm düzeltilerek onanmıştır. Bütün ruhsat engellerinin daima kiracı riski olduğu söylenemez; sözleşmesel üstlenme önemlidir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
İkinci ve Üçüncü Haciz İhbarnamesindeki Farklı Tutarlarda Kısmi İptal
- Esas
- 2026/564 E.
- Karar
- 2026/3083 K.
Editoryal özet: Üçüncü kişi, farklı tutarlar içeren haciz ihbarnamelerinin iptalini istemiştir. Bölge adliye mahkemesi ikinci ve üçüncü ihbarnameleri tamamen iptal etmiştir. Daire, haczin ikinci ihbarnamede belirtilen daha düşük tutar üzerinden konulduğunu kabul etmiştir. Üçüncü ihbarname de buna uymalıdır; daha yüksek yazılan üçüncü tutarın yalnız aşan bölümü iptal edilmelidir. İkinci ihbarnamenin usulüne uygun olduğu gözetilmeden tümden iptal edilmesini hatalı bulmuş ve kararı bozmuştur. Alacaklının borçlu ile üçüncü kişinin ilişkisine yabancı olması nedeniyle ihbarnamede takip alacağı miktarının gösterilmesinin yeterliliğini de açıklamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Maketten Konut Satışında Yönetici Sorumluluğu, Aşkın Zarar ve Kâr Kaybı
- Esas
- 2025/6061 E.
- Karar
- 2026/2624 K.
Editoryal özet: Konut projesi için ödeme yapan alıcı, inşaata başlanmaması üzerine şirketin kurucu ve yöneticilerinden zararlarını istemiştir. Daire, yargılama sırasında tahsil edilen asıl paranın davayı tamamen konusuz bıraktığının kapak hesabı incelenmeden kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. Aşkın zarar bakımından enflasyon, döviz, değerli maden ve taşınmaz endekslerinden oluşan soyut ispat yaklaşımını benimsemiş; konutun değer artışı ve kira getirisinden doğabilecek kâr kaybının ayrıca araştırılmasını istemiştir. Manevi tazminat yönünden ceza dosyasındaki maddi olguların değerlendirilmesini gerekli görmüştür. Zarar kalemleri için kesin bir tazminat tutarı belirlememiştir.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
