HUKUKİ ARAŞTIRMA

İçtihat Arşivi

Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, bölge adliye ve bölge idare mahkemesi kararlarını tek arşivde araştırın. Konuya veya karar numarasına göre daraltın, resmî tam metni inceleyin.

4.000 karar5 mahkeme türü28 hukuk alanıHukuk makaleleri →

4.000 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Ceza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi

Kooperatif Görevlilerinde Katılma Bildirimi, Lehe Kanun ve Uzlaştırma İncelemesi

Esas
2023/1420 E.
Karar
2026/9864 K.

Editoryal özet: Kooperatif görevlileri hakkındaki dosyada farklı suç hükümleri ayrı incelenmiştir. Daire, zimmet mahkûmiyetlerindeki hak yasaklılığını kötüye kullanılan yetki grubuyla sınırlayıp süreyi açıklaştırarak düzeltilmiş onama vermiştir. Eski kanun dönemindeki resmi belgede sahtecilik yönünden lehe zamanaşımı hükümleri uygulanarak davalar düşürülmüştür. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmada ise Bakanlığa katılma olanağı tanınmaması ve sonradan getirilen uzlaştırma düzenlemesinin değerlendirilmemesi bozma sebebi sayılmıştır. Yalnız katılma ve vekâlet ücreti istemi içeren dilekçe ayrıca aleyhe temyiz olarak yorumlanmamıştır.

Kararın sonucuZimmet hükümleri düzeltilerek onanmış; sahtecilik davaları zamanaşımından düşürülmüş; hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma hükmü bozulmuştur.
Miras Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Muris Tarafından Tapuda Devir Bulunmayan Belediye Taşınmazı ve Muvazaa İddiası

Esas
2026/1136 E.
Karar
2026/6428 K.

Editoryal özet: Mirasçı, kardeşlerine yapılan taşınmaz kazandırmalarının mal kaçırma amaçlı olduğunu ileri sürmüştür. İstinaf, belediyenin doğrudan davalılara sattığı taşınmazda mirasbırakanın tapu devri bulunmadığını ve tapusuz zilyetlik devrine 1974 içtihadı birleştirme rejiminin uygulanamayacağını belirtmiştir. Diğer taşınmazda aynı gün verilen vekâletnameler ve ortak resmî işlem dahil delillerle mal kaçırma amacı kanıtlanamamıştır. Daire ret sonucunu onamıştır. Bütün kazandırmalar tek tür tapu devri sayılmamış; işlem ve hak kaynağı her taşınmaz için ayrı incelenmiştir.

Kararın sonucuHer taşınmazın edinme ve devir biçimine göre verilen muvazaa ret kararını uygun bulan istinaf hükmü onanmıştır.
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Temyiz Ret Ek Kararı Kaldırıldığında Duruşma Vekâlet Ücreti ve Maddi Hata Başvurusu

Esas
2026/5996 E.
Karar
2026/6421 K.

Editoryal özet: Tapu davasında BAM temyizi kesinlikten reddetmiş; Yargıtay daha önce bu ek kararı kaldırırken asıl hükmü onamıştır. Davalı, esasta onama bulunmasına rağmen duruşmaya gelen davacı vekili lehine ücret verilmesinin maddi hata olduğunu ileri sürmüştür. Daire, temyiz ret ek kararının kaldırılmış olmasını gözeterek duruşma ücretinde isabetsizlik veya maddi hata bulunmadığına karar vermiştir. Başvuru reddedilmiştir. Bu yeni ilam tapu davasının muvazaa delillerini yeniden değerlendirmemekte, yalnız önceki karardaki duruşma ücreti itirazını çözmektedir.

Kararın sonucuDavalının duruşma vekâlet ücretine ilişkin maddi hata başvurusu oybirliğiyle reddedildi.
Miras Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Vakıf şerhi bedelinin ödenmesi ve sonraki paylaştırma işlemleriyle mal kaçırma yerine gerçek satış/paylaşım amacının kabulü

Esas
2026/1795 E.
Karar
2026/6439 K.

Editoryal özet: Kız mirasçılar erkek torunlara yapılan eski satışların bağış ve mal kaçırma olduğunu ileri sürmüştür. Alt derece, taşınmazdaki vakıf şerhinin bedelini davalıların ödemesi ile sonradan babaya payların bir bölümünün geri verilmesini birlikte değerlendirerek gerçek satış ve mirasçılara paylaşım amacı kabul etmiştir. BAM ve 1. Hukuk Dairesi ret sonucunu korumuştur. Cinsiyete veya akrabalığa dayalı tek varsayım yerine ekonomik karşılık ve işlem zinciri incelenmiştir. Bu karar bütün paylaştırmaların muvazaasız olduğu veya yalnız vakıf bedeli ödenmesinin her devir için yeterli satış karşılığı oluşturduğu anlamına gelmez; somut delil bütünü esastır.

Kararın sonucuGerçek satış/paylaşım amacı ve mal kaçırma bulunmadığı kabulüyle muris muvazaası talebinin reddinin oybirliğiyle onanması
Hukuk Kararları

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2026/1231 E., 2026/1670 K.

Esas
2026/1231 E.
Karar
2026/1670 K.

Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞMEDİ

Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: İhtiyati haciz talep eden davacının ileri sürdüğü alacağın rehinle temin edilmediği sabit olduğu gibi, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden muaccel olmadığı da ihtilâfsızdır. Vadesi gelmemiş alacaklarla ilgili ihtiyati haciz koşulları arasında sayılan (İİK 257/2) hususlardan hiçbirisinin varlığı konusunda da kesin delil aranmamakla birlikte haklı ve makul görülebilecek bir delil de sunulmamıştır. Dosya arasında bulunan mevcut delil durumuna göre, İİK 258. maddesi kapsamında yaklaşık ispat koşulu da bu aşamada oluşmamıştır. İlk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddi kararı ve gerekçesi yerindedir. Davacı vekilinin istinaf talebi yerinde değildir. Sonuç itibariyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmesi gerektiğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Miras Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Bakım ve emeğe duyulan minnetle yapılan ivazlı devirde muris muvazaası ve tenkis reddi

Esas
2026/1796 E.
Karar
2026/6332 K.

Editoryal özet: Torun, dedesinin kızına devrettiği taşınmazın gerçekte bağış ve mal kaçırma amaçlı olduğunu ileri sürmüş; mümkün değilse tenkis istemiştir. Davalı birlikte çiftçilik yaptığını ve anne babasının bakımını üstlendiğini savunmuştur. Alt mahkemeler bakım ve emeğe duyulan minneti dikkate almış, bedelin para dışında hizmet de olabileceğini kabul ederek devri ivazlı görmüş ve her iki talebi reddetmiştir. Daire somut gerekçeyi onamıştır. Her bakım iddiası otomatik olarak satış oluşturmaz; sonuç bu dosyada mal kaçırmanın kanıtlanamamasına ve ivaz değerlendirmesine dayanır.

Kararın sonucuMuris muvazaası ve terditli tenkis ret hükmünün oybirliğiyle onanması
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Bildirilmemiş PTT Acente Çalışmasında Beş Yıllık Hizmet Tespiti Süresi

Esas
2026/389 E.
Karar
2026/522 K.

Editoryal özet: Davacı, belediye ile PTT protokolü kapsamındaki acentede 2009–2012 arasında çalıştığının tespitini 2021’de istemiştir. Alt mahkeme tanık ve PTT yazısına dayanarak kabulde direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, SGK’ya hizmet bildirimi yapılmadığını, acente adına işyeri kaydı bulunmadığını ve Kurumca çalışma tespiti olmadığını belirlemiştir. Yönetmelikteki belgelerin verilmesi veya Kurum tespitinin süreye etkisini açıkladıktan sonra somut davanın hizmet yılının sonundan başlayan beş yıllık süreden sonra açıldığı sonucuna ulaşmıştır. Araştırma yapılmasıyla yetinmeyerek ret gerektiği yönündeki değişik gerekçeyle direnme bozulmuştur.

Kararın sonucuİşveren ve SGK temyizi kabul edildi; hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddi gerektiği gerekçesiyle direnme kararı oybirliğiyle bozuldu.
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Bozmadan Sonra Yeni Delile Dayanan Hükmün Direnme Sayılmaması

Esas
2026/540 E.
Karar
2026/525 K.

Editoryal özet: Boşanma davasında ilk derece mahkemesi, bozma sonrasında ceza dosyasındaki telefon imajını değerlendirerek önceki kararda yer almayan delil ve gerekçeyle yeniden kabul hükmü kurmuştur. Hukuk Genel Kurulu, gerçek direnmenin önceki deliller ve değişmeyen temel gerekçe çerçevesinde kurulması gerektiğini açıklamıştır. Yeni delile veya Özel Daire denetiminden geçmeyen yeni gerekçeye dayanan kararın direnme değil yeni hüküm olduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle esas temyiz incelemesinin Özel Daireye ait olduğu belirtilerek dosya gönderilmiştir.

Kararın sonucuKararın yeni hüküm niteliğinde olması nedeniyle temyiz incelemesi için dosya Yargıtay 2. Hukuk Dairesine gönderildi.
Hukuk Kararları

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi

Davanın konusu: İtirazın İptali

Esas
2026/166 E.
Karar
2026/1030 K.

Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞMEDİ

Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Davacı vekili; taraflar arasında çeşitli taşeronluk sözleşmeleri imzalandığını, davacı şirketin bu sözleşmeler kapsamında davalının taşeronu olarak işler yaptığını, yapılan işlerden kaynaklanan alacak konusunda uyuşmazlık çıkması ve başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine taraflar arasında 20.06.2019 tarihli “Borç, Tasfiye ve İbra Protokolü” imzalandığını, protokol ile davacının alacağının 254.000,00 TL + KDV olarak belirlendiğini, bunun 200.000,00 TL’sinin ödendiğini, bakiye 54.000,00 TL + KDV’nin ise asıl işveren idare tarafından davalıya ödeme yapılmasını takip eden bir iş günü içerisinde ödenmesinin kararlaştırıldığını, ayrıca protokolün 8. maddesinde protokole aykırı davranılması hâlinde 50.000,00 USD cezai şart ödeneceğinin düzenlendiğini, asıl işveren idare tarafından davalıya 15.08.2019 tarihinde ödeme yapılmasına rağmen, bakiye alacağa ilişkin düzenlenen 63.723,89 TL tutarındaki faturanın davalı tarafından 23.08.2019 tarihinde ve eksik ödendiğini, 4.333,40 TL bakiye alacağın ödenmediğini, bu suretle protokol hükümlerinin ihlal edildiğini ileri sürerek 50.000,00 USD cezai şart ile 4.333,40 TL bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

İtibari Hizmette 2007 Öncesi Çalışma ve AYM İptalinin Geriye Etkisi

Esas
2025/623 E.
Karar
2026/518 K.

Editoryal özet: Galvaniz prosesinde çalışan sigortalı, eski itibari hizmet ve yeni fiilî hizmet düzenlemelerine dayanarak erken emeklilik hesabı istemiştir. HGK önündeki uyuşmazlık, AYM iptalinin yürürlüğünden önceki 2007 öncesi döneme ilişkindir. Çoğunluk, o tarihte işkolu şartını taşımayan çalışmanın sonradan genişleyen kapsama alınamayacağını ve iptalin geriye yürümeyeceğini kabul ederek ret yönündeki direnme kararını onamıştır. Özel Daire bu dönem için araştırma istemişti. Karşı oy ise kesinleşmemiş dosyalara iptalin uygulanması gerektiğini savunmuştur. 2008 sonrası 5510 sayılı Kanun rejimi ve daha önce bildirilmiş süreler bu ihtilafla aynı tutulmamıştır.

Kararın sonucu2007 öncesi dönem bakımından itibari hizmet talebini reddeden direnme kararının ikinci görüşmede oy çokluğuyla onanması.
Miras Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Mirasçılardan mal kaçırma amacı kanıtlanmayan yarım pay devrinde muvazaa talebinin reddi

Esas
2026/1419 E.
Karar
2026/6330 K.

Editoryal özet: Mirasçı babasının taşınmazın yarısını kızına satış göstererek bağışladığını, bedel ve ihtiyaç bulunmadığını ileri sürmüştür. Savunma murisin borçları ve başka satışlarını belirtmiştir. İlk derece mal kaçırma amaçlı muvazaayı kanıtlanmamış saymış; BAM mirasçılarla kaçırmayı açıklayan husumet bulunmaması ve tamamı yerine yarım pay devrini diğer dosya koşullarıyla birlikte değerlendirmiştir. 1. Hukuk Dairesi ret sonucunu onamıştır. Yalnız yarım devir veya ailede açık husumet bulunmaması bütün dosyalarda tek başına muvazaayı dışlayan kesin karine değildir; bu karar somut ispat yetersizliği ve amaç değerlendirmesidir.

Kararın sonucuMuris muvazaası ispatlanmadığından ret hükmünün oybirliğiyle onanması

Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.