Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
4.000 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 3. Hukuk Dairesi
SGK sözleşmesinde hasta kimliğiyle damar izi kaydı uyuşmazlığının cezai işlem bakımından değerlendirilmesi
- Esas
- 2026/3919 E.
- Karar
- 2026/4210 K.
Editoryal özet: Özel hastane yerine başka kişinin biyometrik kaydıyla fatura düzenlendiği iddiasına dayalı 290.000 TL sözleşme cezasına karşı borçsuzluk istemiştir. Önceki bozma uygulamanın zorunlu olduğu dönem ve hasta tarihleri yönünden uzman incelemesi istemiştir. Sonraki kabul yeniden bozulmuş; 3. Hukuk Dairesi kimlik numarasıyla damar izi kaydı uyuşmayan hastalar yönünden cezai işlemi gözetme gerektiğini belirterek hastanenin karar düzeltmesini reddetmiştir. Bu karar tüm sağlık verisi işlemenin ölçülü ve hukuka uygunluğu veya biyometrik sistemin her dönemde zorunluluğu hakkında genel hüküm değildir; özel sözleşme ihlali ve somut kimlik eşleşmesidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Tacirin Boş Alanlarla İmzaladığı Elektrik Sözleşmesinde Kâr Oranı ve İrade Fesadı İspatı
- Esas
- 2026/4930 E.
- Karar
- 2026/4216 K.
Editoryal özet: Elektrik tedarik sözleşmesini imzalayan tacir, düşük kâr oranı sözü verilmesine rağmen boş alanların sonradan daha yüksek oran ve ceza hükümleriyle doldurulduğunu ileri sürerek alacak istemiştir. Sunulan sözleşme nüshalarında aynı yüksek oran bulunmuş, iddia edilen başka mutabakat ispatlanamamıştır. Daire, alanların anlaşmaya uygun doldurulacağı beklentisiyle boş imza atıldığını söylemenin tek başına irade fesadını kanıtlamadığını belirtmiştir. Basiretli davranma yükümlülüğü de gözetilerek ret hükmü onanmıştır. Her hile iddiasının tacir sıfatıyla kendiliğinden ortadan kalktığı biçiminde sınırsız bir sonuç çıkarılmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Temyiz sırasında idrak çağına gelen çocuğun velayet görüşünün alınması
- Esas
- 2025/9964 E.
- Karar
- 2026/7376 K.
Editoryal özet: Karşılıklı boşanma davasında velayet babaya verilmiş; taraflar kusur, tazminat ve velayeti temyiz etmiştir. Yargıtay, çocuğun temyiz incelemesi sırasında idrak çağına geldiğini belirterek görüşünün alınmasını ve bütün delillerle birlikte üstün yararının yeniden değerlendirilmesini istemiştir. Velayet kısmı bozulmuş, diğer temyiz itirazları reddedilmiştir. Karar çocuğun tercihinin tek başına belirleyici olmadığını, üstün yarar gerekirse görüşüne aykırı karar verilebileceğini açıkça korur. İnceleme boşanma içindeki ilk velayet düzenlemesine ilişkindir. Sonuç satırının yılı resmi metadata ve duruşma tarihiyle çelişir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Ücret ve Fazla Çalışma Prim Farkları ile Asgari Ücret Desteği İşleminin İptali
- Esas
- 2025/15241 E.
- Karar
- 2026/9990 K.
Editoryal özet: İşveren, iş müfettişi raporlarına dayanılarak 31 günlük aylarda eksik ücret ve fazla çalışma bildirimi bulunduğu gerekçesiyle düzenlenen prim farklarına itiraz etmiştir. İlk derece mahkemesi, ek bildirge istenmesi işlemini iptal etmiş; işverenin 2016 asgari ücret desteğinden yararlanması gerektiğini kabul ederek ilgili prim borcu ve aksine işlemi kaldırmıştır. BAM bu hükmü korumuş, Yargıtay da Kurumun temyiz itirazlarını reddederek kararı onamıştır. Resmî metin, ücret sisteminin sözleşmesel ayrıntılarını ve hesabın neden yanlış olduğunu açıklamadığından bütün 31 günlük aylarda prim farkı aranamayacağı biçiminde genel sonuç çıkarılamaz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2026/4760 E., 2026/4229 K.
- Esas
- 2026/4760 E.
- Karar
- 2026/4229 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40. ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18. maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; dava düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği cezai şart alacağı ve cezai şartı geçen zararın giderilmesi istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun dairelerin iş bölümüne ilişkin 26.06.2025 tarihli ve 2025/1 sayılı kararı uyarınca dosyayı inceleme görevi Yargıtay 6. Hukuk Dairesine ait olduğundan, 2797 sayılı Kanun’un 60/3. hükmü uyarınca gerekli inceleme yapılmak üzere dosyanın ilgili daireye gönderilmesine karar vermek gerekir. KARAR Açıklanan sebeple; Dosyanın YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2026/891 E., 2026/862 K.
- Esas
- 2026/891 E.
- Karar
- 2026/862 K.
Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞTİ
Resmî metinden: davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Babanın Kızına Bedelsiz Pay Devrinde Gerçek Satışın Bulunmaması
- Esas
- 2026/3152 E.
- Karar
- 2026/3491 K.
Editoryal özet: Paydaş, babasının taşınmazdaki diğer payı kızına devretmesi üzerine önalım hakkına dayanmıştır. Davalı, aile içinde önceden kararlaştırılan paylaşımın uygulanması için bedelsiz devir yapıldığını savunmuştur. Derece mahkemeleri, devreden babanın tanık anlatımı ve aile ilişkisini birlikte değerlendirerek gerçek satış bulunmadığını kabul etmiştir. Satış niteliğinde olmayan temlikte önalım hakkı doğmayacağı gerekçesiyle dava reddedilmiş, Yargıtay sonucu onamıştır. Karar yalnız akrabalığın varlığını bütün satışlar için önalım engeli sayan bir kural olarak sunulamaz; somut olayda bedelsizlik kanıtlanmıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Dernek Genel Kurulunun İptalinde Merkez Mahkemesinin Kesin Yetkisi İncelenmeden Ret Verilmesi
- Esas
- 2026/3143 E.
- Karar
- 2026/4681 K.
Editoryal özet: Mahkeme, dernek defterlerinde iptali istenen tarihte genel kurul kararı bulunmadığı gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan ret vermiş; BAM sonucu korumuştur. Yargıtay, üye-dernek ilişkisine dayalı bu davada tüzükteki İstanbul merkezinin kesin yetkili mahkemeyi belirlediğini ve bu dava şartının resen önce incelenmesi gerektiğini açıklamıştır. Anadolu yargı çevresindeki mahkemenin yetkisi gözetilmeden verilen ret bu nedenle bozulmuştur. Genel kurulun gerçekten bulunup bulunmadığı veya kararının geçerliliği henüz nihai olarak çözülmemiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Fiilî Taksim İspatı Nedeniyle Önalım Talebinin Reddedilmesi
- Esas
- 2026/3017 E.
- Karar
- 2026/3498 K.
Editoryal özet: Paydaş, diğer payın üçüncü kişiye satışından sonra önalım hakkıyla tapu iptali ve tescil istemiştir. Davalı, mirasbırakanın ölümünden beri taşınmazın fiilen bölüşülerek kullanıldığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi keşif, bilirkişi raporu ve tanıklar doğrultusunda fiilî taksimi kanıtlanmış bularak davayı reddetmiştir. Davacı, bölüşümü inkâr etmiş ve resmî satış bedeliyle davalının bildirdiği bedel arasındaki farkı temyize taşımıştır. Yargıtay ret hükmünü koruyan BAM kararını onamıştır. Hüküm belirli bir bedel üzerinden önalım hesabı yapmamakta; somut fiilî taksim kabulüne dayanmaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Fiili taksim kanıtlandığı için önalım talebinin reddinin onanması
- Esas
- 2026/3151 E.
- Karar
- 2026/3492 K.
Editoryal özet: Paydaş, satılan payın bedelinin önalımı engellemek için yüksek gösterildiğini ileri sürerek tapu iptali istemiştir. Alıcı, taş duvarla ayrılmış sınırlar ve ayrı kapılı ev bulunduğunu savunmuştur. İlk derece ve BAM fiili taksimi kanıtlanmış görerek davayı reddetmiş; Daire hükmü onamıştır. Davacının önceki ortaklığın giderilmesi dosyasında aynen taksim kararının bozulduğu iddiası sonucu değiştirmemiştir. Kararın somut kabulü fiili taksimin varlığıdır; yalnız ayrı kapı bulunmasının her dosyada yeterli olduğu veya önalım bedeli hesabının burada kesinleştirildiği söylenemez.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Kooperatif Ödemelerinde Çalışan Eşin Katkısı ve Her Tasfiye Malı İçin Ayrı Hüküm
- Esas
- 2025/9017 E.
- Karar
- 2026/7320 K.
Editoryal özet: Katkı payı davasında kooperatif ödemeleri 1977–1987 arasında yapılmış, taşınmaz daha sonra tescil edilmiştir. Kadının 1986’dan itibaren sigortalı çalıştığı ve katkı iddiası bulunduğu saptanmıştır. Yargıtay, düzenli geliri olan eşin aksi kanıtlanmadıkça tasarruf oranında katkıda bulunduğunun kabulünü ve çalışma sonrası ödemeler yönünden hesap yapılmasını istemiştir. Başka bir taşınmazda önceki bozmanın gelir araştırması talimatına uyulmaması, bir diğer mal hakkında hiç hüküm kurulmaması ve kısmi ret için karşı vekâlet ücreti verilmemesi de bozma nedeni sayılmıştır. Tescil tarihi tek başına alacak türünü belirlememiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Orman Niteliği ve Ekonomik Amaca Uygun Zilyetliğin Kanıtlanamaması Nedeniyle Tescil İsteminin Reddi
- Esas
- 2025/2670 E.
- Karar
- 2026/4633 K.
Editoryal özet: Davacılar ve asli müdahiller aynı Hazine taşınmazını kadim kullanım ve imar ihya iddialarıyla kendi adlarına tescil ettirmek istemiştir. İlk mahkeme orman niteliğine, BAM ise eski hava fotoğraflarında tarımsal kullanım bulunmamasına ve ekonomik amaca uygun zilyetliğin kanıtlanamamasına dayanmıştır. Tarım arazisi niteliği ve kazanım koşullarının oluşmadığı değerlendirilerek tescil reddedilmiştir. Yargıtay her iki başvurucu grubunun temyizini reddetmiştir. Sadece komşu parsellerin kullanımı veya soyut uzun süre iddiası bu dosyada yeterli görülmemiştir.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
