Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
4.000 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeDanıştay 10. Daire
10. Daire: 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, Nakdi Tazminat, Öğretim ve Sağlık Yardımı
- Esas
- 2018/3199 E.
- Karar
- 2022/5934 K.
Resmî yayının özetinden: 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında tazminat alan davacının, ödenmeyen tedavi giderlerinin tazmini istemiyle açtığı davanın, davacıya nakdi tazminat ödendiğinden bahisle reddi yolunda verilen kararın, aynı Kanun’un tedavilerin ücretsiz olarak yapılacağı yönündeki 7. maddesinin 4. fıkrası hükmüne aykırı olduğu hakkında.
Danıştay 12. Daire
12. Daire: 657 Sayılı Kanun’un 125. Maddesinin Birinci Fıkrasının (h) Bendi, Hizmet İçinde, Hizmet Dışında
- Esas
- 2020/4493 E.
- Karar
- 2022/6329 K.
Resmî yayının özetinden: Davacının üzerine atılı bulunan ve dava konusu işleme esas alınan eylemin “hizmet içinde” ve davacının ifa etmekte olduğu kamu görevine ilişkin olmadığı; söz konusu eylemin, “hizmet dışında” Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranış olduğu hususları gözetilmeksizin, eksik nitelendirme ve değerlendirme sonucu tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği hakkında.
Danıştay 13. Daire
13. Daire: Talep Sonucunun Genişletilmesi Yasağı, Dava Açma Süresinin Bitimi, Davaların En Az Giderle ve Mümkün Olan Süratle Sonuçlandırılması, İki Aşamalı Yargısal Denetim
- Esas
- 2022/4618 E.
- Karar
- 2022/4715 K.
Resmî yayının özetini okuyun
Resmî yayının özetinden: İdarî yargıda dava açma süresi içinde talep sonucunun genişletilmesinin mümkün olduğu; başka bir anlatımla, dava açma süresi içinde talep sonucuna yönelik ekleme ve değişikliklerin iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında kalmayacağı ve re'sen araştırma ilkesinin geçerli olduğu idarî yargılama hukukunda "talep sonucunun genişletilmesi yasağı" olarak anlaşılması gereken iddianın genişletilmesi yasağının, dava açma süresinin bitimiyle başlayacağının kabulü gerektiği; iptali talep edilen işlem ile arasında maddî veya hukukî yönden bağlılık bulunan işlemlere yönelik olarak dava açma süresi içinde yeni bir dilekçeyle ileri sürülen iptal talebinin, davacının açacağı yeni bir dava ile mahkeme önüne taşımasının mümkün olduğu bir aşamada, hâlihazırda Mahkemede derdest olan dava kapsamında incelenmemesinin, usûl kurallarının aşırı şekilci yorumlanması ve uygulanması sonucunu doğuracak nitelikte olup, bu yönüyle Anayasa'nın 141. maddesinin dördüncü fıkrasıyla yargıya verilen "davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması" görevine ve usûl ekonomisi ilkesine de uygun düşmediği, İdare Mahkemesi'nce dava konusu Belediye Meclisi kararı yönünden herhangi bir inceleme yapılmamış ve karar verilmemiş olduğundan, ivedi yargılama usûlüne tâbi dava konusu uyuşmazlıkta iki aşamalı olması gereken yargısal denetimin ilk aşaması olan ilk derecede yargısal denetimin gerçekleştirilmesi için dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesi gerektiği hakkında.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
İdari Dava Daireleri Kurulu: Nedensellik Bağı, Kusur Sorumluluğu
- Esas
- 2021/2504 E.
- Karar
- 2022/3573 K.
Resmî yayının özetini okuyun
Resmî yayının özetinden: Hukuka aykırılıktan doğan kusurun her zaman için idarenin sorumluluğunu gerektirmeyeceği ve her aykırılığın tazminat sorumluluğuna yol açmayacağı, bu itibarla, idari bir işlemin yetki yönünden hukuka aykırı bulunarak iptali üzerine açılan tam yargı davalarında, bir zarar doğup doğmadığı, eğer zarar doğmuş ise bu zarardan idarenin sorumlu tutulup tutulamayacağı ve zarar ile işlem arasında nedensellik bağı bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiği, uyuşmazlıkta davacının tazminini talep ettiği gelir kaybının, yetki yönünden hukuka aykırı bulunarak iptal edilen işlemin doğrudan bir sonucu olmadığı ve işlemle uğranıldığı öne sürülen zarar arasında nedensellik bağı bulunmadığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği hakkında.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Yenidoğanın Cinsiyetini Muayene Etmeden Hatalı Doğum Belgesi Düzenlenmesinde Hastane Kusuru
- Esas
- 2022/7726 E.
- Karar
- 2022/9331 K.
Editoryal özet: Hastane, doğan bebeği erkek olarak bildirmiş ve buna göre belge düzenlemiş; daha sonra bebeğin kız olduğu anlaşılınca aileyle hastane arasında kimlik tartışması ve DNA incelemesi yaşanmıştır. Mahkemeler, çocuğun aileye ait olduğunun belirlenmesi ve ayrı kalmanın aileden kaynaklanması gerekçeleriyle tazminatı reddetmiştir. Yargıtay, doğum sonrası hekim ve ebe tarafından gerekli muayenenin yapılmadığını, hekimin düzenlemesi gereken belgelerin yalnız ailenin beyanına dayanılarak doldurulduğunu saptamıştır. Bu kayıt ve muayene eksikliğinin özen borcuna aykırılık oluşturduğu kabul edilerek ret kararı bozulmuştur. Karar belirli bir tazminat miktarı hükmetmemiştir.
Danıştay 13. Daire
13. Daire: Taşınmaz Satış İhalesi, İhale (Teklif Verme) Tarihi, Sözleşmeye Davet Tarihi, İmar Durumu, İsteklinin Sözleşme İmzalama Yükümlülüğü, Açıklık İlkesi
- Esas
- 2021/4039 E.
- Karar
- 2022/4666 K.
Resmî yayının özetini okuyun
Resmî yayının özetinden: İhaleye, taşınmazların mevcut durumunu inceleyip kabul ederek teklif veren isteklilerin, taşınmazların ihale tarihindeki mevcut durumuna göre tekliflerini oluşturdukları ve teklif bedellerini buna göre belirledikleri düşünüldüğünde, ihale (teklif verme) tarihinden sonra, ancak sözleşmeye davet tarihinden önce taşınmazın imar durumunda aleyhine meydana gelen değişikliklere rağmen, ihale üzerinde kalan isteklinin sözleşme imzalama yükümlüğünün devam ettiği kabul edilerek, anılan yükümlülüğün yerine getirilmediğinden bahisle teminatının gelir kaydedilmesinin ihaleler için öngörülen açıklık ilkesini ihlâl edeceği sonucuna ulaşıldığı; bu itibarla, ihale üzerinde kalan davacının teklifini belirlerken esas aldığı taşınmazların ihale (teklif verme) tarihindeki yapılaşma şartlarının, sözleşmeye davet tarihinden önce aleyhe olacak şekilde değişmesini gerekçe göstererek sözleşmeyi imzalamaktan vazgeçtiği anlaşıldığından, ihale katılım teminatı, ek teminat ve hizmet bedelinin davacıya iadesi gerekirken, anılan teminat tutarlarının irat kaydedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki temyize konu Mahkeme kararında ise hukukî isabet bulunmadığı hakkında.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
Vergi Dava Daireleri Kurulu: İçtihatların Birleştirilmesi, Derdest Davalarda Uygulanma, Teminat, İhtiyati Tahakkuk, İhtiyati Haciz
- Esas
- 2021/1695 E.
- Karar
- 2022/1451 K.
Resmî yayının özetini okuyun
Resmî yayının özetinden: Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun E:2021/6, K:2022/2 sayılı kararında vergi incelemesi sonuçlanıp tarhiyat yapıldıktan sonra borçlu hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 13. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca ihtiyati haciz işlemi tesis edilemeyeceği yolunda içtihatların birleştirildiği dikkate alındığında vergi incelemesi sonuçlanıp tarhiyat yapıldıktan sonra teminat istenilmesini gerektiren bir durumun ortaya çıkmış olmasına ilişkin hukuksal nedene dayanılarak ilgili kamu borçlusundan teminat istenilemeyeceği ve tarhiyata konu borcun ihtiyaten tahakkuk ettirilemeyeceği hakkında.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Aşkın Sigortada Fazla Prim İadesinin Zamanaşımı ve Borç İkrarının Kapsamı
- Esas
- 2021/478 E.
- Karar
- 2022/1665 K.
Editoryal özet: Banka, eski yangın sigortası poliçelerinde aşkın sigorta nedeniyle fazla prim ödediğini ileri sürmüştür. Hukuk Genel Kurulu, zarar sigortasının gerçek zararı aşan kazanç sağlamayacağını, sigorta bedeliyle menfaat değerinin farklı kavramlar olduğunu ve aşkın kısmın prim iadesine konu olabileceğini açıklamıştır. Bununla birlikte somut poliçelerde iade alacağı primlerin ödendiği tarihte muaccel olmuştur. Sigortacının sonraki sigorta dönemine ilişkin yazıları eski dönemlere ait fazla prim borcunu kabul etmediğinden zamanaşımı kesilmemiştir. Mülga 6762 sayılı TTK uygulanarak zamanaşımı nedeniyle verilen ret kararı onanmıştır.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
İdari Dava Daireleri Kurulu: Sözleşme Feshi, Hizmetine İhtiyaç Kalmaması, Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı
- Esas
- 2022/2013 E.
- Karar
- 2022/3548 K.
Resmî yayının özetinden: Davacının yapmış olduğu görevin Cumhurbaşkanlığı teşkilatında bir karşılığının bulunmadığı, çalıştığı birimin kapatılmasından sonra, yerine herhangi birisinin de istihdam edilmediği görüldüğünden hizmetine ihtiyaç kalmadığından bahisle tesis edilen sözleşmesinin feshine yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı hakkında.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 2022/7213 E., 2022/17550 K.
- Esas
- 2022/7213 E.
- Karar
- 2022/17550 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’na aykırılık eyleminden dolayı Düzce İli Çevre Koruma Vakfı Yönetim Kurulu üyesi kabahatli ... hakkında Vakıflar Genel Müdürlüğü Ankara Bölge Müdürlüğünün 17/11/2015 tarihli ve 7117 sayılı idari yaptırım karar tutanağı ile uygulanan 3.000,00 Türk lirası idari para cezasına yönelik başvurunun reddine dair DÜZCE Sulh Ceza Hakimliğinin 25/07/2017 tarihli ve 2015/4103 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 23.06.2022 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.07.2022 tarihli ve KYB. 2022-95423 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6116 E., 2022/8632 K.
- Esas
- 2021/6116 E.
- Karar
- 2022/8632 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: dava, miras haklarına dayalı olarak 5846 sayılı Kanun uyarınca müzik eserinden doğan çoğaltma ve yayma haklarının ihlali sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Dairemizin 24.03.2016 tarih ve 2015/6857 esas ve 2016/3367 karar sayılı bozma ilamında dosyaya sunulan deliller itibariyle tecavüze konu kaset nüshalarının davalılar tarafından izinsiz çoğaltılıp, piyasaya yayıldığı hususunun davacılar tarafından ispat edilmesi gerektiği ifade edilmiş olup, mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da, kasetler üzerinde yazan "Avrupa Dağıtım Akbaş Müzik Gmbh" şirketinin davalılarla bir ilgisinin olduğu ispat edilemediği gibi, kasetler üzerinde yazan "Plaksan" şirketinin de davalılarca veya onların izni doğrultusunda yapıştırıldığı hususunda delil ve ispat vasıtası sunulmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ve eksik incelemeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... San. A.Ş. vekili ve davalılar ..., ..., ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenler davalı ... San. A.Ş., davalılar ..., ... ve ...'a iadesine, 05.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2020/350 E., 2022/1638 K.
- Esas
- 2020/350 E.
- Karar
- 2022/1638 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Dava, davacıların murisi ...'ın icracı sanatçı olarak yer aldığı dava konusu sinema filmlerinin davalı tarafından TV ve diğer umuma iletim kanalları kullanılarak izinsiz yayınlanmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup Bölge Adliye Mahkemesince mahkemece TV kanalındaki kullanımla davalının ilgisi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kararın bu farklı gerekçeyle doğru olduğu, dvd ve cd şeklindeki kullanımlar nedeniyle tazminat talebine gelince davanın kısmen kabulü ile taleple sınırlı olarak 10.000,00 TL'nin davalıdan alınarak miras payları oranında davacılara verilmesine karar verilmiştir. Uyuşmazlık konusu sinema eserleri 4110 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 12/06/1995 tarihinden önce meydana getirildiğinden, söz konusu eserlerde başrol oyuncusu olarak yer alan davacıların murisi ...'ın başlangıçta icracı sanatçı olarak komşu hak sahipliği bulunmamakla birlikte, 4110 sayılı Kanun ile değişik 5846 sayılı FSEK'in 80. maddesi ile icracı sanatçılara tanınan haklar, aynı Kanun'un 21/02/2001 tarih ve 4630 sayılı Kanun ile değişik ek 2. maddesi uyarınca 12/06/1995'ten önceki icraları da kapsadığından, davacıların murisi ... davada bahsi geçen sinema eserlerinde icracı sanatçı olarak 5846 sayılı FSEK'in 80. maddesi uyarınca komşu hak sahibi olmuştur. Öte yandan, uyuşmazlık konusu sinema eserlerinin yapımının tamamlandığı 12/06/1995 tarihinden önce yürürlükte bulunan 5846 sayılı FSEK 8. maddesi uyarınca da bir sinema eserinin sahibi onu imal ettirendir. Dolayısıyla, 5846 sayılı FSEK uyarınca eser sahibine tanınan mali ve manevi hak ve yetkileri herhangi bir sözleşme veya izne tabi olmaksızın elde eder.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
