HUKUKİ ARAŞTIRMA

İçtihat Arşivi

Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, bölge adliye ve bölge idare mahkemesi kararlarını tek arşivde araştırın. Konuya veya karar numarasına göre daraltın, resmî tam metni inceleyin.

4.000 karar5 mahkeme türü28 hukuk alanıHukuk makaleleri →

4.000 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

Döviz Kira Alacağında Talep Edilebilirlik ve Resen İncelemeye İlişkin Karşı Oy

Esas
2025/6557 E.
Karar
2025/5733 K.

Editoryal özet: Dolar üzerinden kira alacağı ve tahliye takibinde bölge adliye mahkemesi, döviz bedelinin Türk parasına çevrilmesine ilişkin anlaşma veya uyarlama bulunmadığından alacağın talep edilebilirliğinin yargılama gerektirdiğini kabul etmiştir. Daire çoğunluğu bu ret kararını genel gerekçeyle onamıştır. Karşı oy ise ilk derece mahkemesinin kira sözleşmesi ve belge eksikliğine dayalı sonucunu uygun bulmuş; döviz düzenlemelerinin borçlu ileri sürmeden kamu düzeni gerekçesiyle incelenmesine karşı çıkmıştır. Çoğunluğun onama sonucu ile karşı oyun ret gerekçesine ilişkin ayrışması, aynı dosyada farklı hukuki yaklaşımların varlığını göstermektedir.

Kararın sonucuBAM ret kararı oy çokluğuyla onanmıştır; karşı oy ret gerekçesine ve resen incelemeye itiraz ederek bozma önermiştir.
Ceza Hukuku

Yargıtay 10. Ceza Dairesi

TCK 191 tedavi yükümlülüğünde ilk uyarı doğrudan 21/2 ile usulsüz tebliğ edilince ısrar koşulunun oluşmaması

Esas
2024/3559 E.
Karar
2025/9117 K.

Editoryal özet: Uyuşturucu kullanma soruşturmasındaki erteleme sonrası tedavi randevularına gidilmediği için iki uyarı ve ardından dava süreci yaşanmıştır. Başsavcılık tebligatları geçerli sayıp durmanın bozulmasını istemiştir. 10. Ceza Dairesi ilk uyarının bilinen son adrese olağan tebliğ denenmeden doğrudan 21/2 uyarınca muhtara verildiğini saptamıştır. Sonraki uyarı elden alınsa da somut dosyada ısrar şartı tamamlanmadığından durma uygun bulunmuş ve kanun yararına bozma reddedilmiştir. Tebliğnamenin aksi görüşü sonuç değildir; karar uyuşturucu suçundan beraat vermemiş, kovuşturma koşulunu incelemiştir.

Kararın sonucuDurma kararının uygun bulunması ve kanun yararına bozma isteminin oybirliğiyle reddi
Hukuk Kararları

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

Davanın konusu: Paydaşlar Arası Ecrimisile Dayalı İtirazın İptali

Esas
2023/1211 E.
Karar
2025/1247 K.

Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞTİ

Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6 bendi uyarınca KABULÜNE, 2-İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için DOSYANIN MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafça yatırılan istinaf peşin karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5-İstinaf yoluna başvuran tarafça yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda değerlendirilmesine, 6-Kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK'nun 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.29/09/2025

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Davanın konusu: Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Menfi Tespit

Esas
2025/1046 E.
Karar
2025/1157 K.

Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞTİ

Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; takip konusu dayanak olan senedin davalıdan alınan ziynet eşyasının 5.adet bilezik 1. adet zincir ile 1.adet hasır bileklik karşılığında düzenlenen 100.000-TL'lik senede karşılık alınan altınların sahte çıkması üzerine senedin, iadesini talep etmesine karşı davalının kendisini tehdit edip baskı kurmasıyla susturduğunu, sahte altınları birlikte satmaları konusunda kendini zorlamasıyla bizzat altınların bozdurulması işlemi sırasında durumun ortaya çıkmasıyla alacaklı hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına 25/12/2024 tarihinde şikayette bulunulduğunu, soruşturmanın devam ettiğini, kendisinin davalıya hiçbir borcunun olmadığını, boşta kalan senet üzerinde icra takibi başlatarak haksız kazanç elde edeceği gibi kendisinin de yoksulluğa düşmesine sebebiyet vereceğini, takipte dayanak olarak gösterilen senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmakla birlikte senede karşılık böyle bir borcun olmadığını, senet bedeline karşı hiçbir şey verilmediğini, davalının takibe konu senet üzerinden haksız ve karşılıksız kazanç elde edeceğini kendisinin yoksul ve mağduriyetine sebep olacağını, menfi tespit yolu ile takibin iptaline ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen süresinde davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2025/16 esas, 2025/551 karar, 16/06/2025 tarihli sayılı kararı ile; "Davanın zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğundan REDDİNE" karar vermiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2025/3613 E., 2025/5538 K.

Esas
2025/3613 E.
Karar
2025/5538 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: İlamlı takipte, borçlunun meskeniyet şikayetinde bulunarak haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kısmen kabulü ile dava konusu mesken niteliğindeki taşınmazın şikayet edenin haline münasip ev alması için gerekli olan 3.750.000,00 TL’den aşağı olmamak üzere satışının yapılmasına dair hüküm kurulduğu, taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır. İİK'nın 82. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şarttır. Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle İİK'nın 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Şikayet tarihinden önce yukarıda belirtilen maddeler uyarınca haczin düşmüş olduğunun belirlenmesi halinde, şikayetin konusu olmayacağından, başvurunun fuzuli yapıldığı kabul edilmelidir. Bununla birlikte, şikayet tarihi itibariyle satış isteme sürelerinin henüz dolmadığı hallerde ise şikayetin incelenmesi sırasında haczin ayakta olup olmadığının mahkemece değerlendirilmesi ve haczin düştüğünün tespiti halinde, şikayetin konusuz kaldığının kabulü gerekeceğinden, şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekecektir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Bankacılık ve Finans Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Yatırım danışmanlığı sözleşmesine rağmen zarara neden olan yönlendirmenin kanıtlanamaması

Esas
2025/993 E.
Karar
2025/5562 K.

Editoryal özet: VİOP yatırımcısı dövizde yükseliş sırasında aracı kurum çalışanının gerçeğe aykırı açıklamalarla alıştan satışa yönlendirdiğini ve büyük kâr kaybına uğradığını ileri sürmüştür. İlk derece danışmanlık sözleşmesi bulunsa da somut danışma, tavsiye, iradeyi sakatlayan yönlendirme ve zarar bağlantısının ispatlanmadığını kabul ederek davayı reddetmiştir. BAM esastan reddi korunmuş; 11. Hukuk Dairesi hükmü onamıştır. Karar danışmanlık sözleşmesinin her zararı kuruma yüklemeye yetmeyeceğini somut delil değerlendirmesiyle gösterir. Her tavsiyenin sorumsuz olduğu veya yatırımcının bütün riskleri kabul ettiği yönünde genel bir kural kurulmamıştır.

Kararın sonucuYönlendirme ve illiyetin ispatlanmadığı gerekçesiyle tazminat reddinin oybirliğiyle onanması
Ceza Hukuku

Yargıtay Ceza Genel Kurulu

Uyuşturucu ertelemesinde iki haklı uyarıdan önce ısrar kabul edilememesi ve sonraki kullanımın ayrıca zincirleme artırıma konu olmaması

Esas
2020/471 E.
Karar
2025/335 K.

Editoryal özet: 2014 ertelemesi altında iki rehberlik görüşmesine katılmayan sanığın dosyası tek ihlal uyarısıyla kapatılmış; sonraki uyuşturucu bulundurma olayıyla birlikte zincirleme ceza verilmiştir. CGK iki haklı uyarıya rağmen üçüncü ihlal bulunmadan yükümlülüğe uymamada ısrarın oluşmadığını kabul etmiştir. Bununla birlikte sonraki kullanım/bulundurma ayrı bir ihlal nedeni olup ilk eylemden dava açılmasını sağlar; kendisi ayrıca kovuşturulup TCK 43 artırımına dönüştürülemez. Direnme bozulmuştur. Başlangıç bilgilendirmesi ihlal sonrası haklı uyarıyla aynı değildir; yeni kullanım için de program ihlalindeki üç tekrar koşulu aranmamıştır.

Kararın sonucuIsrar koşulu ve ayrı ihlalden zincirleme artırım hataları nedeniyle direnme mahkumiyetinin oybirliğiyle bozulması
Hukuk Kararları

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2025/3649 E., 2025/5359 K.

Esas
2025/3649 E.
Karar
2025/5359 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu Salih Kazaz aleyhine başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi ve kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde, şikayetçi ...'ın icra mahkemesine başvurusunda; taşınmaz üzerinde aile konutu şerhi bulunduğunu belirterek meskeniyet iddiasına dayalı olarak haczin kaldırılmasını istediği, İlk Derece Mahkemesince; şikayetin kısmen kabulüne karar verildiği, şikayetçi tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 194/1. maddesi aynen "Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz" hükmünü içermektedir. Yasal bu düzenleme, aile konutunun tapu sicilinde maliki olan borçlunun borcundan dolayı alacaklıların yapacakları bir icra takibi sonucu haczine ve satışına engel teşkil etmemektedir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 82/1-12. maddesinden faydalanma hakkı sadece tapu maliki takip borçlusuna ait bulunmaktadır. Somut olayda, taşınmaz üzerine şikayetçinin lehine aile konutu şerhi verilmiş bulunması, takipte taraf olmayan şikayetçinin bu şerhe dayanarak haczedilmezlik şikayetinde bulunmasına imkan tanımamaktadır.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Restoranı yan dükkana genişletme ihtiyacında tanıklarla ispat ve kanun yararına temyizin reddi

Esas
2025/2622 E.
Karar
2025/4051 K.

Editoryal özet: Kiraya verenler aynı binadaki restoranlarını genişletmek için kiralanan dükkanın tahliyesini istemiştir. Mahkeme başka uygun dükkan bulunmaması ve tanık anlatımlarıyla ihtiyacı kabul etmiştir. Bakanlık defter kayıtları ile iş hacmi ve mevcut alanın yeterliliği incelenmediğinden bozma istemiştir. Daire somut tanık delillerini yeterli bulmuş, ticareti genişletme gereksiniminin zorunlu ihtiyaç olabileceğini belirterek kanun yararına temyizi reddetmiştir. Her genişleme beyanının kendiliğinden tahliye doğurduğu veya ticari kayıtların hiçbir dosyada gerekmeyeceği sonucu çıkarılamaz; somut ispat değerlendirmesi vardır.

Kararın sonucuTahliye kabulünde isabetsizlik görülmeyerek Bakanlığın kanun yararına temyiz isteminin oybirliğiyle reddi
Hukuk Kararları

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2025/4043 E., 2025/5322 K.

Esas
2025/4043 E.
Karar
2025/5322 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Davacı borçlu vekilinin dava dilekçesinde; takip dosyaları üzerinden haczedilen dava konusu haline münasip evin ve çiftçilikle geçimini sağladığı arazilerin haczinin mümkün olmadığını belirterek hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği; davalı alacaklı vekilince kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

Uyuşmazlık, meskeniyet itirazı ile taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.

Esas
2025/5246 E.
Karar
2025/11747 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Çanakkale Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğünce, şahsına ait ve kızı ile birlikte ikamet ettikleri, Çanakkale İli ... Mah. 12 87... Parselde kayıtlı 2/28 arsa paylı, 1. kat 6 numaralı bağımsız bölüme haciz konulduğunu, Kuruma başvurması üzerine rahmetli eşinin sahibi ve müdürü olduğu, halen de kendisinin müdürü bulunduğu, .... iş yeri sicil numaralı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin eşinin sağlığı zamanından günümüze gelen borçlardan dolayı meskenine haciz konulduğunun bildirildiğini, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Hakkında Kanun'un 70. maddesi haczedilemeyecek mallar ve haklar arasında borçlunun haline münasip evini de saydığını, Kanunun bu açık düzenlemesi karşısında, şahsına ait ve haline münasip tek mesken olan ve kızı ile birlikte ikamet ettikleri eve haciz konulmasının, hem Kanuna hem de hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini belirterek meskeniyet nedeniyle haczedilemezlik talebinin kabulü ile dava konusu taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.