Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yeni Oluşan Arazide Toprak Parçalarının Geri Alınması

Yeni oluşan arazide Devletin mülkiyeti ve toprak parçalarının geri alınması; köken delilleri, mahkeme yolu, bir yıllık ve on yıllık başvuru süreleri.

Sorumlu yazarAv. Ali Armağan KILIÇ
Yayın tarihi
Son güncelleme
Okuma süresi1.467 kelime · 7 dk

Kapsam

Sel, birikme veya su yatağındaki değişme sonucunda daha önce sahipsiz olan yerde yeni bir arazi oluşabilir. TMK m.708, yararlanmaya elverişli bu yeni alanın Devlete ait olmasını düzenler. Aynı hüküm, toprak parçalarının kendi arazisinden koptuğunu ispatlayan malike bunları belirli süreler içinde geri alma imkanı tanır. Dolayısıyla bütün yeni alanın mülkiyeti ile belirli malikten kopan parçaların geri alınması aynı hukuki soru değildir. Önce doğal olayın neyi oluşturduğu belirlenmelidir.

Bu yazı, doğal oluşumla meydana gelen arazide mülkiyet ve kopan toprak parçalarının geri alınmasını inceler. Uzun süre kullanımla tapu edinme, komşu parsele savrulan taşınır eşyanın alınması ve kamu planıyla yapılan dolgu alanında ruhsat ayrı konulardır. Toprağın yer değiştirmesi her zaman yeni ve sahipsiz arazi oluştuğu anlamına gelmez. Mevcut parseller arasında kayma varsa başka hükümler de uygulanabilir. Fiziksel olayla hukuki sınıflandırma birlikte değerlendirilmelidir.

Yeni Arazi Oluşmasının Koşulları

TMK m.708 birikme, dolma, toprak kayması ve kamuya ait suların yatağı veya seviyesindeki değişmeyi örnekler. Ancak kanunun sonucu için sahipsiz yerde yeniden oluşmuş ve yararlanmaya elverişli bir arazi bulunmalıdır. Önceden özel mülkiyette olan parselin yalnız görünümünün değişmesiyle bu koşullar aynı değildir. Yeni alanın konumu, önceki hukuki niteliği ve oluşumun biçimi teknik verilerle açıklanmalıdır. Kıyı veya su seviyesindeki her geçici dalgalanma otomatik yeni mülkiyet doğurmaz.

Alan üzerinde kullanıma başlanması da bu soruyu tek başına çözmez. Yeni görünen bölümün eski haritada bulunmaması, haritanın ölçeği veya veri tarihi nedeniyle olabilir. Güncel ve eski kayıtların uygun yöntemle karşılaştırılması gerekir. Topografya, su yatağı ve parsel sınırları aynı zeminde değerlendirilir. Bir hava görüntüsündeki renk farkı, alanın sahipsiz veya yararlanmaya elverişli olduğuna ilişkin kesin hukuki sonuç sayılmaz. Teknik gözlemle mülkiyet değerlendirmesinin işlevi ayrılmalıdır.

Devletin Mülkiyeti ve Bitişik Malik

Kanundaki koşullar oluştuğunda yeni arazi Devlete ait olur. Bu sonuç, bitişik taşınmaz malikinin sınırına eklenerek kendiliğinden özel mülkiyet kazanması anlamına gelmez. Komşu parselde tarım yapılması veya yeni alanın o tarladan ulaşılabilir olması tek başına alanı kazandırmaz. Devletin ilk mülkiyetine ilişkin düzenle, önceki malikin kendi toprak parçalarına yönelik özel geri alma hakkı ayrı okunmalıdır. Bir hakkın bulunması diğerinin bütün kapsamını ortadan kaldırmaz.

TMK m.715'teki devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerler ve yararı kamuya ait mallar çerçevesi de gözetilir. Doğal alanın kamu niteliği veya özel kanuna tabi olması somut kayıtlardan araştırılır. Boş görünen her yerin serbestçe alınabileceği söylenemez. Özel kamu kullanımı ve koruma düzenleri, alanın kullanım veya devrine ayrıca etki edebilir. Bu nedenle yalnız özel mülkiyet iddiasıyla izin gerektiren fiziki müdahalelere başlanması güvenli bir yol değildir.

Öncelikli Devir ile Geri Alma Ayrımı

m.708, kamusal sakınca yoksa Devletin yeni araziyi öncelikle arazisi kayba uğrayan veya bitişik arazi malikine devredebileceğini düzenler. Buradaki devir imkanı, kanunun belirttiği ayrı bir seçenektir. Bitişik malik olmak her durumda koşulsuz devir talep etme ve tapuyu mahkeme kararıyla hemen elde etme hakkı şeklinde yorumlanmamalıdır. Kamusal sakınca ve uygulanabilir devir usulü ayrıca değerlendirilir. Başvuru sonucunun kesin olacağı vaat edilmemelidir.

Kendi arazisinden kopan belirli toprak parçalarının geri alınması ise başka koşula dayanır: eski malik bu kökeni ispatlamalıdır. Komşu arazi malikinin devre öncelikli aday olmasıyla parçaların onun mülkünden geldiğinin kanıtlanması aynı değildir. Talep bütün yeni alanın devrine mi, yoksa belirli parçaların geri alınmasına mı yöneliyor açıklanmalıdır. İdarenin devir işlemiyle özel mülkiyet iddiasını tek dilekçede belirsizce karıştırmak görev ve talep sonucu sorununa yol açabilir.

Toprak Parçalarının Kökeninin İspatı

Geri alma isteyen kişinin, parçaların kendi arazisinden koptuğunu göstermesi gerekir. Yalnız benim tarlam da selden zarar gördü demek, yeni oluşan alandaki bütün toprağın o taşınmazdan geldiğini kanıtlamaz. Akış yönü, kopma noktası, eski sınırlar ve olayın jeolojik özellikleri araştırılır. Birden çok araziden taşınan malzeme varsa her iddianın kapsamı ayrıştırılır. Kanundaki ispat koşulu teknik belirsizlik bulunduğunda kendiliğinden ortadan kalkmaz.

Tapu kaydı, eski harita, olay öncesi ve sonrası görüntüler, ölçümler, resmi olay tespitleri ve uygun uzman incelemesi kullanılabilir. Teknik rapor, hangi veriyle hangi parçanın kaynağı arasında bağ kurduğunu açıklamalıdır. Sadece bölgenin genel afet yaşadığını gösteren rapor yeterli olmayabilir. Toprağın aynı renk veya genel nitelikte olması da tek başına kesin aidiyet belirlemez. Bilirkişi, veri sınırlarını ve ulaştığı sonucun belirsizliklerini görünür kılmalıdır.

Bir Yıllık ve On Yıllık Süreler

TMK m.708, geri almayı durumun öğrenilmesinden başlayarak bir ve her halde oluşumun gerçekleşmesinden başlayarak on yıl içinde kullanmaya bağlar. Öğrenme ile oluşum farklı tarihler olabilir; iki başlangıç ayrı kaydedilmelidir. Eski malik yeni alanı sonradan görmüş olsa bile on yıllık üst sınırın yok sayılacağı söylenemez. İlk öğrenmeyi gösteren yazışma, inceleme veya başvuru kayıtları süre değerlendirmesinde önemlidir. Sonraki teyit tarihi her zaman ilk öğrenme tarihi değildir.

Bu süreler, taşınmazın uzun yıllar kullanımına dayalı kazanma süresi değildir. Geri alma talebi için yirmi yıl beklemek söz konusu olmadığı gibi, alanı kullanmaya başlanması da bir yıllık öğrenme süresinin yerine geçmez. İdareyle görüşmenin veya genel bir dilekçe verilmesinin bu süreleri otomatik olarak durdurduğu kabul edilmemelidir. Hakkın hangi usulle zamanında kullanılacağı, somut talep ve muhatap üzerinden belirlenmelidir. Süre hesabı teknik incelemenin süresiz tamamlanmasını beklemeye bırakılmaz.

Görev, Yetki ve Talebin Niteliği

Toprak parçalarının mülkiyet kökenine dayalı geri alınması özel hukukta ayni hak uyuşmazlığı olarak değerlendirildiğinde, özel görev kuralı bulunmadıkça HMK m.2 uyarınca asliye hukuk görevi dikkate alınır. Taşınmazın aynına ilişkin istemde m.12'nin taşınmazın bulunduğu yer yetkisi ayrıca uygulanır. Buna karşılık idarenin kamu hukuku niteliğindeki tahsis veya devir işlemine karşı başvuru aynı dava gibi ele alınmaz. İstenen sonuç ve işlemin hukuki niteliği önce ayrılmalıdır.

Davalı veya başvuru muhatabı, yeni alanın hukuki durumu ve talebin kapsamına göre saptanır. Hazine, ilgili kamu tüzel kişisi veya özel kişiyle ilişkinin ne olduğu belgelenir. Yalnız komşu araziyi fiilen kullanan kişiye yönelmek, devletin mülkiyeti ve gerçek hak uyuşmazlığını bütün durumlarda çözmez. Aynı şekilde bütün kurumları gerekçesiz topluca hasım göstermek de doğru değildir. Taraf yapısı mülkiyet ve kayıt araştırmasının sonucuna dayanmalıdır.

Delillerin Korunması ve Usul Adımları

Önce olayın tarihi, yeni oluşan alanın yeri ve eski taşınmazın kimliği belirlenir. Sonra eski ve yeni haritalar karşılaştırılır; doğal oluşumla mevcut parseller arasındaki kayma ayrılır. Üçüncü aşamada hak sahibinin öğrendiği tarih ve geri alınmak istenen parçaların kapsamı netleştirilir. Teknik delilin zamanla kaybolma riski varsa HMK m.400–406 kapsamında delil tespiti koşulları değerlendirilebilir. Tespit, bütün alanın mülkiyetini peşinen karara bağlamak değildir.

Mahkemeden istenen inceleme soruları açık kurulmalıdır. Olay öncesi parsel sınırı, kopma bölümü, hareketin yönü ve yeni oluşumla bağlantı ayrı sorular olabilir. Tanıkların doğrudan gözlemiyle teknik uzmanın ölçümleri birbirini tamamlayabilir; biri diğerinin bütün işlevini üstlenmez. Mevcut kayıtlara erişim ilgili kurum ve belge belirtilerek istenir. Belirsiz bölgedeki bütün toprakların araştırılması talebi, somut talebin hangi alana ilişkin olduğunu açıklamak yerine geçmez.

Talep Sonucu ve Fiziki Müdahale Riski

Geri alınmak istenen toprak parçaları ve hak iddiasının dayanağı mümkün olduğunca tanımlanmalıdır. Bütün yeni arazinin tapusunun verilmesiyle belirli parçaların geri alınması birbirinin eş anlamlısı değildir. Talebin nasıl uygulanacağı teknik ve hukuki bakımdan açıklığa kavuşturulur. Fiziki geri alma başka arazi veya kamu kullanımına müdahale gerektiriyorsa bu boyut ayrıca incelenir. Kanuni hakkın varlığı, sınır ve izinler görülmeden kendiliğinden kazı yapma yetkisi gibi sunulamaz.

İstenen sonucun teknik olarak belirsiz olduğu dosyada alternatif istem varsa hukuki dayanağı ayrıca gösterilir. m.708'in bütün afet zararını otomatik tazmin eden bir hüküm olduğu söylenemez. Zarar, idarenin faaliyeti veya başka kişinin kusuru nedeniyle ayrıca isteniyorsa o talep kendi koşullarıyla değerlendirilir. Doğal olayın bütün kayıplarını tek kalemde bu geri alma hakkına bağlamak, kanunun özel kapsamını aşar. Her parasal istem bağımsız hesap ve sebep gerektirir.

Uygulama Senaryosu

Akarsu yatağındaki doğal değişimden sonra sahipsiz yerde kullanılabilir yeni bir alan oluşuyor. Bitişik tarlanın maliki hem kendi arazisinden parça koptuğunu hem yeni alanın kendisine devredilmesini istediğini belirtiyor. İncelemede iki talep ayrılıyor. Devir bakımından kamu sakıncası ve idari usul; geri alma bakımından parçaların kökeni, öğrenme tarihi ve on yıllık üst sınır araştırılıyor. Bitişik olmak bütün alanın otomatik kazanılması için yeterli görülmüyor; teknik aidiyet belgesi aranıyor.

Sık Sorulan Uygulama Soruları

Yeni Oluşan Alan Bitişik Parsel Sahibine Otomatik Geçer Mi?

Hayır. m.708 koşullarındaki yeni arazi Devlete ait olur; öncelikli devir imkanı ve eski malikin belirli parçaları geri alması ayrı değerlendirilir.

Her Sel Zararı Bu Hükümle Tazmin Edilir Mi?

Bu hüküm genel afet tazminatı düzeni değildir. Yeni oluşum, mülkiyet ve parçaların geri alınmasıyla ilgili özel koşullar getirir.

Geri Alma İçin Yalnız On Yıllık Süreyi İzlemek Yeterli Mi?

Hayır. Durumu öğrenmeden başlayan bir yıllık süreyle oluşumdan başlayan on yıllık üst sınır ayrı korunmalıdır.

Sonuç

Yeni oluşan arazide Devletin mülkiyeti, öncelikli devir ve eski araziden kopan parçaların geri alınması farklı hukuki katmanlardır. Geri alma için köken ispatı ve bir yıllık/on yıllık süreler belirleyicidir. Doğal oluşum, uzun zilyetlikle kazanma veya insan eliyle planlı dolgu ile karıştırılmadan; teknik kayıtlar ve açık talep sonucuyla değerlendirilmelidir.

İlgili İncelemeler

Doğal yeni arazi oluşumundan farklı olan kamu planıyla dolgu ve kurutma işlemleri ile komşu parsele sürüklenen eşyanın alınması bakımından Kıyıda Dolgu ve Kurutma Alanında Plan, Tahsis ve Yapı Ruhsatı ve Komşu Araziye Sürüklenen Eşyanın Alınması ve Zararın Denkleştirilmesi yazıları ayrıca incelenebilir. Her bağlantı farklı bir hukuki kurumu açıklar; buradaki özel koşul ve süreler başka dava türlerine kendiliğinden aktarılamaz.

Kaynakça

Resmî tam metin kontrolü ve yayın tarihi: 8 Kasım 2026. Somut alanın kamu hukuku niteliği ve ilgili özel kanunlar ayrıca incelenmelidir.

Gayrimenkul ve Tapu Hukuku2 mevzuat, içtihat ve doktrin bağlantısıYayın ilkelerimiz
Yeni Oluşan Arazide Toprak Parçalarının Geri Alınması konulu makale görseli
Makale görseli
AYNI ALANDA
Gayrimenkul ve Tapu HukukuZilyetliğin Gaspında İade Davası ve İki Aylık Süre

Zilyetliğin gaspında iade davası için iki aylık öğrenme ve bir yıllık üst süre, sulh hukuk görevi, üstün hak savunması ve somut delil planı ayrıntılı olarak inceleniyor.

İncele →
Gayrimenkul ve Tapu HukukuÇalınan Taşınırın İyiniyetli Alıcıdan Geri Alınması

Çalınan taşınırın iyiniyetli alıcıdan geri alınması: beş yıllık dava süresi, mağazadan alımda bedel iadesi, mülkiyet ve delil incelemesi.

İncele →
Gayrimenkul ve Tapu HukukuKomşu Araziye Sürüklenen Eşyanın Alınması ve Zararın Denkleştirilmesi

Komşu araziye sürüklenen eşyanın aranıp alınması, arazi malikinin zararı ve denkleştirme talebinde mülkiyet, erişim ve delil.

İncele →