Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
4.000 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 6. Hukuk Dairesi
Kira tahsili için takip yapılmasının kanıtlanan işyeri ihtiyacını tek başına samimiyetsiz kılmaması
- Esas
- 2011/4039 E.
- Karar
- 2011/8862 K.
Editoryal özet: Yeni malik kızına kuyumcu dükkanı açmak için tahliye istemiştir. Mahkeme ikamet mesafesi, mesleki şartlar ve kira takipleri nedeniyle ihtiyacı samimi bulmamıştır. Daire kızın mevcut kuyumculuk çalışması ve işyeri açma amacının tanıklarla doğrulandığını; kira alacağı için yasal takip yapılmasının tek başına samimiyetsizlik olmadığını kabul ederek ret hükmünü bozmuştur. Yakın gelecekte gerçekleşmesi muhtemel ihtiyaç da değerlendirilmiştir. Olay 6570 sayılı Kanun dönemindedir; güncel TBK dava ve bildirim süreleri ayrı uygulanmalıdır. Somut delil kabulü her planlanan işyerinde otomatik tahliye sonucu yaratmaz.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Şirketi Bağlamayan Yetersiz İmzanın Avalistin Sorumluluğunu Kaldırmaması
- Esas
- 2010/24220 E.
- Karar
- 2011/4756 K.
Editoryal özet: Bonoda şirket keşideci, gerçek kişiler ise kefil olarak gösterilmiştir. Yargıtay, senedin yüzündeki imzanın koşulları içinde kefil sıfatıyla imzalayanın aval veren sayıldığını açıklamıştır. Aval, şekil bakımından senede bağlı olmakla birlikte bağımsız kambiyo taahhüdüdür. Somut olayda şirketi bağlayacak yeterli imzanın bulunmaması şirketin sorumluluğunu engellese de avalistin sorumluluğunu kaldırmamıştır. Bu nedenle avalistin borca itirazının kabulü hatalı bulunarak karar bozulmuştur. Senedin şekil noksanı ile keşideci şirketin bağlanmaması ayrımı korunmalıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Coğrafi İşaretli Halının Karakteristik Desen ve Motiflerinin Taklidi
- Esas
- 2008/10674 E.
- Karar
- 2010/2689 K.
Editoryal özet: Davacı, ithal edilmek istenen halıların tescilli marka ve coğrafi işaret haklarını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Mahkeme, halılarda marka veya onunla karıştırılacak işaret kullanılmadığından marka talebini reddetmiş; motif, renk, desen ve bazı teknik özelliklerin coğrafi işaret tescilindeki unsurlarla örtüşmesi nedeniyle bu hak yönünden ihlal ve haksız rekabet kabul etmiştir. Yargıtay, bilirkişi raporlarında desen ve motiflerin tescilli ürünlerin karakteristik özellikleri olduğunun saptanmasını esas alarak hükmü onamıştır. Karar, mülga 555 sayılı KHK 15/d hükmüne dayanmakta ve farklı koruma türlerini ayrı incelemektedir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
İşletme yönetiminde gerçek genel müdür yardımcısının işe alma yetkisi aranmaksızın iş güvencesi dışında kalması
- Esas
- 2009/20270 E.
- Karar
- 2010/2679 K.
Editoryal özet: Genel müdür yardımcısı işe iade istemiş; mahkeme işe alma ve çıkarma yetkisi bulunmadığı için iş güvencesinden yararlanacağını kabul etmiştir. Daire unvanın tek başına yeterli olmadığını, gerçek temsil ve görevlerin inceleneceğini belirtmiştir. Buna karşılık işletmenin tümünü yöneten vekil ve yardımcısında ayrıca işe alma/çıkarma yetkisi aranmaz; yalnız işyerini yöneten kişide bu ek koşul vardır. Somut davacının işveren vekili yardımcısı olduğu kabul edilerek işe iade talebi kesin reddedilmiştir. İstisna diğer ücret ve işçilik haklarının tamamını ortadan kaldırmaz.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Toplu işçi çıkarmada toplu iş sözleşmesi usulü ve maddi hata istemi
- Esas
- 2009/49805 E.
- Karar
- 2010/261 K.
Editoryal özet: Ekonomik daralma gerekçesiyle zamana yayılan işçi çıkarmaları hakkında önceki Daire kararı, kanun ve toplu iş sözleşmesindeki bildirim, görüşme ve işçi seçme kurallarına uyulmadığından feshin geçersizliği ile işe iadeye hükmetmiştir. İşveren daha sonra bildirim belgeleri ve hukuki mütalaa sunarak kararın maddi hataya dayandığını ileri sürmüştür. İncelenen karar, bu belgelerin önceki aşamada delil olarak sunulmadığını ve asıl gerekçenin toplu iş sözleşmesindeki özel kurala aykırılık olduğunu açıklamıştır. Hukuki değerlendirmenin maddi hata olmadığı belirtilerek istem reddedilmiştir. Karar yalnız İş Kanunu m. 29’a aykırılığın her durumda otomatik işe iade doğurduğu şeklinde okunmamalı; somut TİS düzenlemesi ve önceki karar bağlamı korunmalıdır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Taşkın yapıdaki temliken tescilde encümen kararıyla ifraz olanağının belirlenmesi
- Esas
- 2009/3612 E.
- Karar
- 2009/4980 K.
Editoryal özet: Komşu taşınmaza taşan bina nedeniyle yıkım ve elatmanın önlenmesi istenmiş; davalılar savunmayla temliken tescil talep etmiştir. Mahkeme iyiniyet ve diğer koşulları kabul ederek taşan bölüm yanında iki başka bölümü de davalılara tescil etmiştir. Yargıtay ifraz dışındaki koşulları uygun bulmuş; buna karşın ifraz olanağının belediye başkanının yazısıyla değil encümen kararıyla belirlenmesini istemiştir. Taşmayan bölümlerin de hangi sebeple tescile katıldığının açıklanmaması ayrıca bozma nedenidir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
İspatlanamayan çıkarma sebebinde tasarrufun bütünü yerine saklı payın korunması
- Esas
- 2007/8036 E.
- Karar
- 2008/6856 K.
Editoryal özet: Mirasbırakan vasiyetnamede çıkarma sebebini belirtmiş fakat bundan yararlananlar sebebin varlığını kanıtlayamamıştır. Daire açık yanılma halinin önce araştırılacağını; bu hal yoksa davanın saklı payı belirlemek üzere tenkis gibi sürdürülmesi gerektiğini açıklamıştır. Mahkemenin tasarrufun tamamını iptal etmesi bu nedenle bozulmuştur. Sonuç her ispatlanamayan çıkarmada mirasçının tam yasal payı geri alacağı anlamına gelmez. Çıkarma sebebinin belirtilmesi, yararlananların ispatı, açık yanılma ve saklı pay dışındaki tasarruf serbestisi ayrı basamaklarda değerlendirilmelidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 2007/14364 E., 2008/3948 K.
- Esas
- 2007/14364 E.
- Karar
- 2008/3948 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı banka ile kredi kartı sözleşmesi düzenlendiğini, kendisinin bilgisi dışında tanımadığı üçüncü kişiye, Alo ... hattına yapılan başvuru sonucu ek kart verildiği, bu ek kartın harcamalarından sorumlu tutularak yapılan icra takibi ile ödenmesinin talep edildiğini bildirerek, borçlu olmadığının tespiti ile yaptığı ödemelerin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık iş kazası nedeni ile zarara uğrayan sigortalının zararının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
- Esas
- 2007/3734 E.
- Karar
- 2008/521 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Dava, iş kazası sonucu geçici iş göremezliğe uğrayan davacı işçinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat isteminin maluliyet oranı % 0 olduğundan reddine, karar verilmiştir. Uyuşmazlık iş kazası nedeni ile zarara uğrayan sigortalının zararının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Somut olayda davalı şirkete ait iş yerinde çalışan davacının 01.09.2004 tarihinde şofbeni depoya taşıdığı sırada iş yerinin bulunduğu hanın merdiveninden kayarak yaralanmış ve “sağ yanakta yaklaşık 5cm lik cilt-cilt altı kesisi” oluşacak şekilde yaralandığı anlaşılmıştır. Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından yapılan inceleme sonucu davacının sürekli iş göremezlik oranının % 0 olarak belirlendiği, anlaşılmaktadır. Mahkemece zararlandırıcı olay nedeni ile davacının yüzünde oluşan arızanın konusunda uzman doktor bilirkişisi aracılığı ile estetik operasyon gerektirip gerektirmediği, gerektiriyor ise kurumun bu estetik müdahale masraflarını karşılayıp karşılamadığını araştırarak, karşılamadığı takdirde bu zararı belirleyip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 21.01.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Banka Teminat Mektubunda İlk Talepte Ödeme ve Garanti Edilen Riskin Sınırı
- Esas
- 2007/852 E.
- Karar
- 2007/892 K.
Editoryal özet: Bir pay devri ilişkisi kapsamında verilen banka teminat mektubu, lehtarın şirketin idaresi ve organizasyonuna ilişkin yükümlülüklerini güvence altına almıştır. Muhatap ise beklenen işletme kârına ulaşılamadığını ileri sürerek ödeme istemiştir. Hukuk Genel Kurulu, mektupta önceki sözleşmeye açık veya örtülü atıf bulunmadığını ve garanti edilen riskin belirli konuyla sınırlı olduğunu vurgulamıştır. Muhatabın kendi dilekçeleriyle kâr beklentisini dayanak göstermesi kesin delil kabul edilerek bankanın ödeme talebini reddetmesi hukuka uygun bulunmuş, kabul yönündeki direnme kararı bozulmuştur. İlk talepte ödeme kaydı riskin kapsamını sınırsız hale getirmemektedir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Kesinleşmeyen boşanma ilamındaki nafaka ve tazminatın icraya konulması
- Esas
- 2006/10799 E.
- Karar
- 2006/13163 K.
Editoryal özet: Borçlu, henüz kesinleşmemiş boşanma ilamında hükmedilen yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat, vekalet ücreti ve giderlerin takibini şikayet etmiştir. Daire, bu alacakların boşanma hükmünün eki olması nedeniyle ilam kesinleşmeden takip edilemeyeceğini açıklamış; şikayetin reddini bozmuştur. Karar dönemindeki HUMK m. 443’e dayanır. İnceleme, kesinleşmesi gereken boşanma hükmüne bağlı alacakların takip edilebilirliğine odaklanır. Kaynak tarih alanında 6006 ve metinde 06006 yazımı vardır; 2006 yılı karar künyesindeki yıl esas alınarak açık editoryal normalleştirme yapılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
İnançlı İşlemde Yazılı Delil, Delil Başlangıcı ve Yemine Başvuru Tartışması
- Esas
- 2005/395 E.
- Karar
- 2005/421 K.
Editoryal özet: İnançlı anlaşmayla taşınmazın geri verilmesi istenmiş, yazılı belge bulunmamasına rağmen tanık ve diğer delillerle dava kabul edilmiştir. Hukuk Genel Kurulu, inançlı işlemin yazılı delille, karşı taraftan çıkan delil başlangıcı varsa diğer delillerle kanıtlanması gerektiğini açıklayan Özel Daire bozmasını benimsemiştir. Dosyada bu belgeler bulunmadığından, dönemin HUMK uygulamasında sair delillere dayanan davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonuca gidilmesi istenmiştir. Direnme bozulmuştur. Karşıoy, yazılı belgesiz inançlı işlemin yeminle de ispatlanamayacağını savunmuştur. Bu yemin yaklaşımı 2005 usul bağlamından koparılmamalıdır.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
