Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
4.000 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 2. Hukuk Dairesi
Ziynet davasında aynen iade yönündeki istinaf başvurusunun incelenmemesi
- Esas
- 2026/1265 E.
- Karar
- 2026/8015 K.
Editoryal özet: Boşanma ile birlikte görülen ziynet davasında kadın aynen iade kararı verilmemesini istinaf etmiş; BAM ise yalnız erkeğin başvurusu varmış gibi değerlendirme yapmıştır. Yargıtay, ziynet davasının boşanmanın ferisi değil ayrı dava olduğunu ve kadının dilekçesinde ziynet yönünden başvurudan feragat bulunmadığını belirlemiştir. Süresindeki istinaf sebebinin incelenmeyip hüküm kurulmaması nedeniyle ziynet kısmı bozulmuş; diğer temyize konu bölümler onanmıştır. Karar takıların kime ait olduğunu veya gram-değer hesabının doğruluğunu esastan incelememiştir. Aynen iade talebini kabul eden nihai karar değil, bu talebe ilişkin kanun yolu incelemesini gerektiren usul kararıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Eşin Kardeşi Adına Tescilli Aracın Mal Rejimi Tasfiyesine Eklenmesi
- Esas
- 2025/5281 E.
- Karar
- 2026/7924 K.
Editoryal özet: Katılma alacağı davasında araç, davalı eşin kardeşi adına tescilli olduğu için hesap dışında bırakılmıştır. Yargıtay; tanıklar, eşler arasındaki mesajlar, kredi belgeleri, araçla ilgili kart harcamaları ve geçiş ödemeleri birlikte değerlendirildiğinde aracın davalı eşe ait olduğunun kabulü gerektiğini belirtmiştir. Aracın eklenecek değer sayılması ve bedelinin bir kısmının krediyle karşılandığı gözetilerek tasfiye yapılması istenmiştir. Karar, sicilde üçüncü kişinin yazmasının her durumda eşin ekonomik aidiyetini ortadan kaldırmadığını; buna karşılık aidiyetin somut delillerle kurulması gerektiğini göstermektedir.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi
Suç: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
- Esas
- 2025/8126 E.
- Karar
- 2026/8722 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.07.2018 tarihli sanığın zimmet ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereği verilen beraatine dair hükümlerin katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın katılan vekili tarafından temyizi sonrasında Dairemizin 03.06.2024 tarihli ve 2021/14123 Esas, 2024/6575 sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.12.2024 tarihli ve 2024/436 Esas, 2024/630 sayılı Kararı ile sanığın eylemlerinin sübutu halinde kül olarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabileceğinden bahisle bu suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereği beraatine hükmedilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Bozma ilamına uyulmadığına, maddi gerçeklerin göz ardı edildiğine, yeterli araştırma yapılmadan verilen kararın gerekçesiz olduğuna, beraat hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi
Suç: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
- Esas
- 2025/8636 E.
- Karar
- 2026/8723 K.
Resmî metinden: Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yargıtay 10. Ceza Dairesi
Suç: Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Esas
- 2026/7396 E.
- Karar
- 2026/11156 K.
Resmî metinden: Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi
Suçlar: Kasten öldürme, nitelikli tehdit
- Esas
- 2025/4776 E.
- Karar
- 2026/5304 K.
Resmî metinden: Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi
Teknik Olarak Kullanıcı Olduğu Belirlenen Sanıkta Uyuşturucu Ticareti İspatı
- Esas
- 2023/15455 E.
- Karar
- 2026/11164 K.
Editoryal özet: İlk derece beraatinden sonra BAM'ın verdiği ticaret mahkumiyeti incelendi. Maddenin niteliği, miktarı ve paket sayısı ile sanığın aynı maddeyi kullandığının teknik tespiti birlikte gözetildiğinde kullanma dışında bulundurma amacını kesin ve yeterli delille gösteren veri bulunmadı. Kullanma fiili hakkında ayrıca dava da bulunduğu için ticaret mahkumiyeti bozuldu.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 2026/5446 E., 2026/8679 K.
- Esas
- 2026/5446 E.
- Karar
- 2026/8679 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: "İçtihat Metni " Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sırasında; İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesiyle Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesi arasında oluşan olumsuz yetki uyuşmazlığının giderilmesi ve yargı yerinin belirlenmesi istemiyle gönderilen dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tebliğname ile Daireye verilmekle incelendi; Dosyanın mahiyeti itibarıyla ön inceleme denetimine tabi olmadığı, kararların sonucunda da uyuşmazlığın doğduğu tespit edilmekle gereği düşünüldü: İncelenen dosya içeriğine, sanığın üzerine atılı suçun niteliğine, iddianamede olayın anlatılış biçimine ve Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesi kararındaki gerekçeye göre, yerinde görülmeyen İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2025 tarihli ve 2025/610 Esas, 2025/739 sayılı YETKİSİZLİK Kararının oy birliğiyle KALDIRILMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2026 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 2026/5455 E., 2026/8686 K.
- Esas
- 2026/5455 E.
- Karar
- 2026/8686 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: "İçtihat Metni " Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak, tehdit ve hakaret suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sırasında; Trabzon 5. Asliye Ceza Mahkemesiyle Erzincan 5. Asliye Ceza Mahkemesi arasında oluşan olumsuz yetki uyuşmazlığının giderilmesi ve yargı yerinin belirlenmesi istemiyle gönderilen dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tebliğname ile Daireye verilmekle incelendi; Dosyanın mahiyeti itibarıyla ön inceleme denetimine tabi olmadığı, kararların sonucunda da uyuşmazlığın doğduğu tespit edilmekle gereği düşünüldü: İncelenen dosya içeriğine, sanığın üzerine atılı suçların niteliğine, iddianamede olayın anlatılış biçimine ve Trabzon 5. Asliye Ceza Mahkemesi kararındaki gerekçeye göre, yerinde görülmeyen Erzincan 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.01.2026 tarihli ve 2026/13 Esas, 2026/25 sayılı YETKİSİZLİK Kararının oy birliğiyle KALDIRILMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2026 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Akaryakıt Bayiliğinde Sözleşme Sonunda İstenebilen Asgari Alım Cezası ve Vekâlet Ücreti
- Esas
- 2026/266 E.
- Karar
- 2026/4445 K.
Editoryal özet: Akaryakıt dağıtıcısı, kredi borcu ödenmediğinden bayiliği feshedip fesih cezası ile eksik ürün alım cezası istemiştir. İlk derece, çekincesiz mal verilmeye devam edildiğinden ilk iki yılın alım cezasını reddetmiştir. İstinaf, protokolün cezanın süre sonunda veya fesihte toplu istenmesine izin verdiğini belirleyerek feshe kadar geçen dönemi hesaba katmıştır. Yargıtay bu esas değerlendirmesine yönelik bayi itirazlarını reddetmiştir. Davacı lehine nispi vekâlet ücreti eksik hesaplandığından yalnız bu tutar düzeltilerek onama yapılmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Dava türü: Karşılıklı Boşanma
- Esas
- 2026/1191 E.
- Karar
- 2026/7858 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından katılma yolu ile kusur belirlemesi ve erkeğin manevî tazminat talebinin reddi yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, maddî ve manevî tazminat ile yoksulluk nafakası talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Dava, muvazaa nedeniyle temlik sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/7205 E.
- Karar
- 2026/4443 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette pay sahibi olduğunu, davalı şirketin alacaklı olduğu Denizli 5. İcra Müdürlüğünün 2009/4869 E. sayılı icra dosyasına konu alacağının tamamının şirketin yetkili temsilcisi ... tarafından 08.05.2014 tarihli temlikname ile ivazsız biçimde diğer davalı ...’a temlik edildiğini, şirketin, alacaklıları ve ortaklarından mal kaçırmak amacı ile temlik sözleşmesinin yapıldığını, davalılar arasında alacağın temlikine neden olacak hiçbir ticari alışverişin bulunmadığını, alacağın temlik edilmesi nedeniyle müvekkilinin şirket ortağı sıfatıyla dolaylı zararının bulunduğunu ileri sürerek 08.05.2014 tarihli temlik sözleşmesinin muvazaa nedeni ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
