HUKUKİ ARAŞTIRMA

İçtihat Arşivi

Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, bölge adliye ve bölge idare mahkemesi kararlarını tek arşivde araştırın. Konuya veya karar numarasına göre daraltın, resmî tam metni inceleyin.

4.000 karar5 mahkeme türü28 hukuk alanıHukuk makaleleri →

4.000 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Miras Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Dava, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuki nedenlerine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

Esas
2024/4731 E.
Karar
2024/7150 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: I. DAVA Davacılar asıl davalarında; mirasbırakanları anneanneleri ...'ın diğer mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak aynı zamanda akli melekelerinin zayıf olduğu bir sırada 462 parsel sayılı taşınmazını hibe akdi ile 500, 128, 183, 188 ve 70 parsel sayılı taşınmazlarını ise ölünceye kadar bakma akdiyle davalı torunu...’e devrettiğini; birleştirilen davalarında, mirasbırakanın 654, 670, 669, 252 ve 50 parsel sayılı taşınmazlarını davalı oğlu ...’e satış ve bağış şeklinde devrettiğini, anılan temliklerin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

Dava, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

Esas
2024/12698 E.
Karar
2024/14019 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 24.06.2015 tarihi itibarıyla emekli maaşına hak kazanması gerekirken, idarenin yanlış bir yorumuyla GSS mükellefi olduğu ve prim borcu olduğu gerekçesiyle emekli maaşını 2 yıl gecikmeli olarak 01.06.2017 tarihinden başlatması işleminin hukuka aykırı olduğunun tespiti ile davalı idare ile yaşanan muarazanın giderilmesini, davacının 2 yıl gecikmeli olarak emekli maaşı bağlanması nedeni ile hesaplanan zararının davalı idareden tahsiline karar verilmesini ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Davacının davasının kabulü ile 2-Davacının yaşlılık aylığına 01.07.2015 tarihi itibariyle hak kazandığının tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Dava, limited şirket pay devrinin tespiti, devrin ortaklar pay defterine tescili ve ilanı istemine ilişkindir.

Esas
2024/905 E.
Karar
2024/9476 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Tasfiye Halinde ... Bilişim Ticaret Limited Şirketinin %35 hissesinin Konya 5. Noterliğinin 20.04.2019 tarih 6392 yevmiye numaralı hisse devir senedi ile davacı ...'a devredildiğini, devrin pay defterine işlenmesine dair ortaklar kurulu kararının Konya 5. Noterliğinin 20.04.2019 tarih 6396 yevmiye numarası ile noterlikçe onaylandığını, şirket müdürü olan ve hisse devrini yapan davalı ...'ın hisse devrine ilişkin keyfiyeti hem şirket ortağı hem de şirket müdürü sıfatı ile Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirmediğini, şirketi halen tek ortaklı bir şirket gibi yönetmeye devam ettiğini, şirketin usulsüz bir şekilde 16.03.2021 tarihinde tasfiye sürecine girdiğini, davalı şirkete tek başına hakim olduğundan şirketin tüm kayıt ve belgelerini değiştirme ihtimali olduğunu, şirket evraklarının korunması ve zararın daha da büyümemesi için davalı şirkete kayyum atanmasına, şirket tasfiye haline girdiğinden tasfiyenin tedbiren durdurulmasına, davalı ...'ın davacıya noterden hisse devri yaptığının tespitine, devrin pay defterine işlenmesine, ticaret sicilinde ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, unvan terkini ile ilan istemlerine ilişkindir.

Esas
2024/1445 E.
Karar
2024/9486 K.

Resmî metinden: Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Dava, markanın hükümsüzlüğü ile marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve men’i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Esas
2024/3719 E.
Karar
2024/9452 K.

Resmî metinden: II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin adına Türk Patent nezdinde tescilli markaları bulunduğunu, kullanımlarının resmi tescile dayandığını, müvekkilleri adına tescilli markalar ile davacı markaları arasında hiçbir benzerlik olmadığını, ... ibaresinin esasen ayırt edici işlevinin düşük olduğunu, hükümsüzlük koşullarının da oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Dava, markanın hükümsüzlüğü, marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi istemine ilişkindir.

Esas
2024/1310 E.
Karar
2024/9470 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1995 yılından itibaren tarım alanında üretim yapan tanınmış bir şirket olup 2006/61728 tescil numaralı "..." markası ile halen hem üretim hem de pazarlama faaliyetlerine devam ettiğini, davalı şirketin "..." markasını haksız olarak tescili ettirdiğini, "..." ibaresini ürünlerinde kullanmasınınn müvekkili şirketin markasına açık bir tecavüz oluşturduğunu, davalıya gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, anılan marka ile üretilen ürünlerin tarım piyasasında ciddi bir tüketici kitlesi tarafından bilindiğini ve markanın; tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasal gübreler ve bitki gelişimini düzenleyiciler tarım ürünleri, tohumlar mal ve hizmetlerinde kullanıldığını, davalı tarafından tescil ettirilen "..." markasının ise birinci sınıfta tescil edildiğini, tescilin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davalın adına tescilli olan "..." markasının müvekkili markasına tecavüzünün tespit ve önlenmesini, davalı adına 2014/78177 no ile tescilli "..." markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Tazminat davası işbu dosyadan tefrik edilmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Dava, tasfiye suretiyle ticaret sicilden terkin edilmiş şirketin ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması için TTK 547. maddesine göre ihyası talebine ilişkindir.

Esas
2024/6723 E.
Karar
2024/9467 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ticari alacağına istinaden İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğünün 2021/15290 E. sayılı dosyası ile borçlu ... Yapı İnşaat ve Orman Ürünleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin alacaklarına kavuşamaması sebebi ile başlatılan icra takibi ve akabinde yapılan yargılamada borçlu şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşıldığını ileri sürerek ... Yapı İnşaat ve Orman Ürünleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin tüzel kişiliğinin ihyasına, bahse konu şirkete yeni bir veya birkaç tasfiye memuru atanarak şirketin Ticaret Siciline yeniden tescil ve ilânına karar verilmesini talep etmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/1490 E., 2024/1952 K.

Esas
2023/1490 E.
Karar
2024/1952 K.

Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞTİ

Resmî metinden: DAVACI :1-... (T.C. NO:... - ... :2-... - ... - ... :3-... - ... - ... :4-... (T.C. NO:...) - ... VEKİLİ :Av. ... - ... DAVALI :... - ... VEKİLİ :Av. ... - ... DAVA :Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptal DAVA TARİHİ :06/07/2022 KARAR TARİHİ :26/12/2024 KR. YAZIM TARİHİ :30/12/2024

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Ceza Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi

Suç: Göçmen kaçakçılığı

Esas
2024/12049 E.
Karar
2024/17930 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Sanığın savunması, mağdurların beyanları, canlı teşhis, kimlik tespit, fotoğraf çözümle, olay, yakalama, arama ve muhafaza altına alma tutanakları, arama kararı, müzekkere cevapları ile tüm dosya kapsamından sanığın mahkumiyetine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Sanığa yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. B.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Ceza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi

Suç: Kasten öldürmeye teşebbüs (iki kez)

Esas
2024/12339 E.
Karar
2024/12395 K.

Resmî metinden: İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2024/606 Esas ŞİKAYETÇİLER : ..., ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs (iki kez) DAVA NAKLİ İSTEMİNDE BULUNAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili davanın başka bir yer ağır ceza mahkemesine nakli

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Ceza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi

Suç: Zimmet

Esas
2022/2572 E.
Karar
2024/12407 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil şikayetçi tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 253/1. maddesinin (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinin ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. ve 326/son maddeleri uyarınca esası incelenmeyen hükmün BOZULMASINA 26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Ceza Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi

Suçlar: Hakaret, kasten yaralama, tehdit

Esas
2022/517 E.
Karar
2024/18059 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; sanığın suçu işlemediğine, haksız tahrik indirimi ve meşru müdafaa hükümleri uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi, tanık olarak dinlenen S.S ve O.G.'nin hakarete ilişkin beyanlarının bulunmaması ve 27.12.2017 tarihli olay tutanağının hakarete ilişkin söz içermemesi karşısında, soruşturma aşamasında anlatımları saptanan tanıklar A.Ö. ve E.Y. dinlenilmeden, 5271 sayılı CMK'nın 230/1-b maddesi uyarınca mahkumiyet hükmüne yeterli delillerin nelerden ibaret olduğu açıklanmadan, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.