Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
4.000 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2022/1458 E., 2025/594 K.
- Esas
- 2022/1458 E.
- Karar
- 2025/594 K.
Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞMEDİ
Resmî metinden: davacı vekili ve birleşen davada davalı vekilince süresinde birleşen dava yönünden ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, 2020/1212 E., 2025/525 K.
- Esas
- 2020/1212 E.
- Karar
- 2025/525 K.
Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞMEDİ
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : I-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. II-Asıl davada davalı vekilinin istinaf sebepleri yönünden; Asıl dava; genel kurulun iptali istemine ilişkindir. Dava ve dava konusu genel kurul tarihinde yürürlükte bulunan, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun "Ticaret Bakanlığı temsilcileri ve kararların yürürlük şartı" başlıklı 87. maddesinin 2. fıkrasında, "Genel Kurul toplantıları Bakanlık temsilcisinin huzuru ile açılır ve devam eder." hükmüne; son fıkrasında ise "Ancak usulüne uygun müracaat yapıldığı halde, temsilci toplantıya gelmez ise toplantı icrasını temin etmek üzere, mahalli idare amirine durum bildirilir. Temsilci yine gelmez ise bir saat sonunda toplantıya başlanır." hükmüne yer verilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Önceki Yıldan Ödenen Kirada İki Haklı İhtar ve Kira Yılı Bitmeden Açılan Dava
- Esas
- 2024/2951 E.
- Karar
- 2025/3118 K.
Editoryal özet: Otel kiralayanı, 2022 kira yılına ait olup 2021’de peşin ödenmesi gereken iki taksit için takip yapmış ve Ocak 2022’de iki haklı ihtara dayalı tahliye istemiştir. Yargıtay, tacir işyeri kiralarında ertelenen TBK 346’nın Temmuz 2020 sonrasında uygulanacağını, bu dönem bakımından muacceliyet kaydının geçerli olmadığını belirterek BAM’ın gerekçesini benimsememiştir. Buna rağmen ilgili kira yılı henüz bitmediğinden dava erken açılmıştır. Ret sonucu korunmuş; BAM hükmü bu farklı gerekçeyle değiştirilerek ve düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün değilse alacak istemine ilişkindir.
- Esas
- 2024/3191 E.
- Karar
- 2025/2688 K.
Resmî metinden: Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekili Avukat .... ile temyiz edilen davalı vekili Avukat ... geldiler, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Kasko İhbarındaki Çelişkiler ve Kaza Yerini Terkin Zorunlu Nedeninin İspatı
- Esas
- 2022/10026 E.
- Karar
- 2025/8620 K.
Editoryal özet: Kasko sigortalısı tek taraflı kazanın hasarını istemiştir. Bildirilen kaza saati araçtaki teknik kayıtla çelişmiş ve sonradan farklı açıklama yapılmıştır. BAM, doğru beyan yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle ispat yükünün yer değiştirdiğini kabul ederek talebin reddini korumuştur. Yargıtay, sürücünün kaza yerini genel şartlarda belirtilen zorunlu nedenle terk ettiğinin ve zararın teminatta kaldığının sigortalı tarafından kanıtlanamamasını da belirterek kararı onamıştır. Karar sürücünün gerçekten alkollü olduğunun kesin tespiti değildir; somut çelişkiler ve karşılanmayan ispat yüküyle ilgilidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
İhtiyaç Tahliyesinde Arabuluculuk Başvurusunun Dava Açma Hakkından Sonra Yapılması
- Esas
- 2025/1495 E.
- Karar
- 2025/3048 K.
Editoryal özet: Bursa ve İstanbul BAM kararları, ihtiyaç nedeniyle tahliye davasında kira dönemi sona ermeden yapılan arabuluculuk başvurusunun yeterliliği konusunda ayrılmıştır. Yargıtay, tahliye davası açma hakkı doğmadan başlatılan sürecin dava şartı arabuluculuğu karşılamayacağını kabul etmiştir. Belirli süreli sözleşmede sürenin sonu, belirsiz sürelide fesih dönemi ve bildirime göre belirlenen tarih esas alınarak başvurunun dava açma hakkı doğduktan sonra yapılması gerekir. Arabuluculukta geçen sürenin dava süresinin hesabına etkisi de açıklanmıştır. Uyuşmazlık Bursa BAM görüşü doğrultusunda kesin olarak giderilmiştir; karar bireysel bir tahliye hükmü değildir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/1494 E., 2025/3047 K.
- Esas
- 2025/1494 E.
- Karar
- 2025/3047 K.
Resmî metinden: dava, tevdi mahalli istemine ilişkindir. Mahkemece karşı tarafa talep dilekçesi dahi tebliğ olunmadığı fiziki ve UYAP dosya kapsamından anlaşılmıştır. Karşı tarafın cevap ve delillerini bildirme; savunma hakkı vardır. Mahkemece savunma hakkı gözetilmeden talep edenin iddiasına ilişkin talep dilekçesi ve delilleri ile yetinilerek karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.” gerekçesiyle; başvurunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yargılamanın devamı için dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine kesin olarak karar verilmiştir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/1565 E.
- Karar
- 2025/8547 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 1/2 hisse ile ortak olduğu .. ilçesi, .. Mahallesi 45749 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan .. Apartmanı No:.. Kat .. no.lu taşınmaz üzerine Ankara SGK Ulucanlar Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından 19.02.2016 tarih 1043497 sayılı haciz yazısı ile kamu haczi konulduğunu, meskeniyet ve haline münasip ev iddiası ile haczin kaldırılması talebi ile Ankara 3. İdare Mahkemesinde açılan davanın görev yönünden reddine karar verildiğini, davacının e-devlet üzerinden haczi görerek öğrendiğini, süresi içerisinde haczin kaldırılmasını talep ettiğini, Kurumun ancak borcun ödenmesi halinde haczin kaldırılamayacağını beyanla istemi reddettiğini, söz konusu taşınmazın 1/2 hissesi davacı, 1/2 hissesinin de davacının ağabeyi adına kayıtlı olduğunu, davacının bu evden 450 TL kira aldığını ve kendisinin 600 TL ödediği kira bedelini bu sayede karşıladığını, haciz konulan evin davacının haline münasip evi olduğunu ve Kurum işleminin yerinde olmadığını belirterek meskeniyet ve haline münasip ev nedenleriyle haczedilmezlik iddiasının kabulü ile dava konusu taşınmaz üzerine konulan kamu haczinin ve takyidatlarının kaldırılmasına, müvekkilin hissesi oranında aldığı kira gelirine haciz konulamamasına karar verilmesini talep etmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/4848 E., 2025/3454 K.
- Esas
- 2024/4848 E.
- Karar
- 2025/3454 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: II. CEVAP 1.Davalı ... () vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı şirketteki hissesini devralan diğer davalı ... tarafınca kandırıldığını belirterek aşırı yararlanma nedeniyle edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini talep ettiğini, olayla müvekkilinin ilgisinin olmadığını, davacı ve diğer davalının karşılıklı anlaştıklarını ve hisse devrini gerçekleştirdiklerini, müvekkili ile ilgili taleplerin husumet yokluğundan reddi gerektiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 28. maddesinin uyuşmazlığa uygulanmasının mümkün olmadığını, tarafların tacir olduklarını, hisse devri işleminin ticari iş mahiyetinde olduğunu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerinin uygulanması gerektiğini,davacının diğer davalı ... Altınkapıya hissesini 28.04.2017 tarihli noter onaylı belge ile devrettiğini, taraflar arasında geçerli olan belgenin TTK'nın 595. maddesinde belirtilen şekil şartına uygun tanzim edildiğini, davacının ise adi senet olarak düzenlenen protokol başlıklı 28.04.2017 tarihli belgeye dayandığını, bu belgenin TTK'nın 595. maddesi gereği şekil şartına uymadığı için geçersiz olduğunu, müvekkilinin de davalı şirketteki hissesini diğer davalı ...'ya 28.04.2017 tarihli resmi senet ile devrettiğini, davacının müvekkilinin hissesini diğer davalı ...'ya devrinin de iptalini talep ettiğini bunu talep etme hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş, 15.05.2018 tarihli duruşmada, davalının davayı kabul ettiğini, davacıya hisse devri karşılığı yalnızca 300.000,00 TL verildiğini, verilen rakamın iş yerinin 20 günlük cirosu olduğunu, bu haksızlığı kabul etmediğini, ayrıca kendisi için de protokolde Altınkapı Çeşme isim hakkının kendisine verileceğinin belirtilmesine rağmen 1 yıla aşkın bu durumun yerine getirilmediğini beyan etmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2025/2351 E., 2025/4114 K.
- Esas
- 2025/2351 E.
- Karar
- 2025/4114 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki ... ile .... İnşaat Yatırım Danışmanlık Limited Şirketi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre ilgililerin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 615,40 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu
Arsa payı sözleşmesinin geriye etkili feshinde tapuda hak kazanan üçüncü kişinin iyiniyeti
- Esas
- 2024/1 E.
- Karar
- 2025/2 K.
Editoryal özet: Kurul, yükleniciye devredilen arsa paylarının avans sayılması nedeniyle üçüncü kişinin iyiniyet savunmasını baştan dışlayan yerleşik yaklaşımdan dönmüştür. Sözleşme geçersiz sayılsa veya geriye etkili feshedilse bile tapuya dayanarak mülkiyet ya da ipotek hakkı kazanan üçüncü kişinin iyiniyet iddiası dinlenir. Kazanım anında kötüniyet ispatlanmazsa hak korunur; gerekli özeni göstermeyen kişi korunamaz. Yakınlık, düşük bedel ve hızlı devir gibi fiili karineler incelenebilir. Koruma, henüz tescil olmadan yalnız satış vaadi veya alacak devriyle kişisel hak edinen herkese otomatik tescil hakkı vermez. Karar ilk toplantıda oybirliğiyle verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi
Anayasa Mahkemesi, 2024/136 E., 2025/108 K.
- Esas
- 2024/136 E.
- Karar
- 2025/108 K.
Resmî metinden: İTİRAZIN KONUSU: 9/3/2023 tarihli ve 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 10. maddesinin (27) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “…kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunanlar…” ibaresinin Anayasa’nın 10. ve 73. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
