HUKUKİ ARAŞTIRMA

İçtihat Arşivi

Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, bölge adliye ve bölge idare mahkemesi kararlarını tek arşivde araştırın. Konuya veya karar numarasına göre daraltın, resmî tam metni inceleyin.

4.000 karar5 mahkeme türü28 hukuk alanıHukuk makaleleri →

4.000 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Devredilen taşınmaz giderlerinde inşaat uzmanı bulunmayan kurul raporuyla hüküm kurulamaması

Esas
2025/3148 E.
Karar
2025/6309 K.

Editoryal özet: Tasfiye halindeki banka devredilen taşınmazlar için yaptığı hakediş, heyelan önleme, sigorta ve diğer ödemeleri kamu idaresinden istemiştir. İlk derece ve BAM kısmen kabul vermiştir. 3. Hukuk Dairesi mevcut kurulda inşaat teknik uzmanı bulunmamasını eksik inceleme saymış; iki inşaat mühendisi ve ilgili mali, banka ve ticaret uzmanlıklarını içeren yeni beş kişilik kuruldan itirazları karşılayan rapor alınmasını istemiştir. Karar tüm harcamaların haklılığını veya faiz başlangıçlarını kesinleştirmez; bozma teknik ispatın yeterliliğinedir. Kurulun bu dosyadaki bileşimi her dava için sabit sayı ve uzmanlık şartı değildir.

Kararın sonucuBAM kararının eksik bilirkişi incelemesi nedeniyle oybirliğiyle bozulması; diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmemesi
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Donmuş ve yasak oylar çıkarıldığında karar nisabı oluşmayan anonim genel kurul kararlarında yokluk

Esas
2025/2311 E.
Karar
2025/7713 K.

Editoryal özet: Pay devri bildirimi, tescil ve ilanı yapılmayan paylarla ibra ve faaliyet izninde oy kullanılması tartışılmıştır. 11. Hukuk Dairesi çoğunluğu geçersiz oylar çıkarıldığında karar nisabı oluşmadığı için bilanço, ibra ve izin kararlarını iptal yerine yoklukla nitelendirerek hükmü düzeltmiş ve onamıştır. Mahkemenin genel kurul yerine yönetici seçimi ve sorumluluk davası açılması kararını alınmış sayamayacağı retleri korunmuştur. Karşı oy azlığın geçerli oyları gerçekten yeterliyse bunun tespitinin kurul yerine geçmek olmayacağını savunmuştur. Toplantı nisabı ile karar nisabı ayrı değerlendirilmiş; bütün usulsüz katılımların yaptırımının her durumda yokluk olduğu söylenmemiştir.

Kararın sonucuBAM kararının kaldırılıp birleşen davada 3/4/6 kararları yönünden yokluk tespiti eklenerek çoğunlukla düzelterek onama; diğer retlerin korunması
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Şirket Yöneticisi ve Denetçisinin Sorumluluğunda Somut Zararın Gösterilmesi

Esas
2025/3445 E.
Karar
2025/7692 K.

Editoryal özet: Şirketin eski yönetim ve denetim kurulu üyelerinden malvarlığını azalttıkları iddiasıyla tazminat istenmiştir. Bozmadan sonraki incelemede kasa uygulaması, iştirak alım ve satışları, alacaklar ve denetçilerin görevden ayrılma tarihleri bilirkişi raporlarıyla değerlendirilmiştir. Mahkeme, somut zararın ortaya konulamadığı ve belirli iddiaların belgeyle desteklenmediği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, bozmaya uygun inceleme ve delil takdirini yerinde bularak hükmü onamıştır. Grup şirketleri arasında işlem yapılmasının yaygın olması, her işlemi kendiliğinden hukuka uygun kılan genel bir muafiyet şeklinde okunmamalıdır.

Kararın sonucuEski yönetim ve denetim kurulu üyelerine karşı açılan tazminat davasının reddi onanmıştır.
İdare Hukuku

Danıştay 12. Daire

Danıştay 12. Daire, 2024/3181 E., 2025/5864 K.

Esas
2024/3181 E.
Karar
2025/5864 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Dava, Büro Hizmet Kolu Kamu Çalışanları Sendikası tarafından, 17/05/2024 tarihli ve 32549 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2024/7 sayılı "Tasarruf Tedbirleri" konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesinin; "Personel Giderleri" başlıklı bölümünün 2. fıkrasının 1.cümlesinde yer alan ''Kamu personelinin zorunlu haller dışında fazla çalışma ücreti ve nöbet ücreti alacak şekilde çalıştırılmayacaktır.'' düzenlemesinin; 5. fıkrasında yer alan ''14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesinin (B) bendine göre yapılacak atamaların sadece yönetici kadroları (şef dâhil) ile sınırlı tutulacağı, yönetici kadroları dışındaki kadrolara anılan bent çerçevesinde atama yapılmayacaktır.'' düzenlemesinin; "Personel Servisi Hizmetine İlişkin Giderler" başlıklı bölümünün 1. fıkrasında yer alan "Savunma ve güvenlik hizmetleri hariç; kamu kurum ve kuruluşlarına toplu taşıma olan yerlerde personel servisi hizmeti sonlandırılacak, hizmet alımı suretiyle sağlanan personel servisi hizmeti ise sözleşme süresinin bitimine kadar devam edebilecektir" düzenlemesinin, 4. fıkrasında yer alan "Personel servisi hizmetinden fiilen yararlanan kişi sayısının araç kapasitesinin yüzde 70'inin altında olması durumunda ilgili hatta servis sunumu yapılmayacaktır." düzenlemesinin iptali istemiyle açılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 8. maddesinde, yürütme yetkisi ve görevinin, Cumhurbaşkanı tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılacağı ve yerine getirileceğine işaret edilmiş, 104. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, ''Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanına aittir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Arabuluculuk ve Uyuşmazlık Çözümü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Santral bakım sözleşmesinin tahkim şartının kâr kaybı ödeyen halef sigortacının rücu davasında uygulanması

Esas
2025/2746 E.
Karar
2025/7649 K.

Editoryal özet: Rüzgar türbinlerindeki arıza nedeniyle kâr kaybı ödeyen sigortacı bakım yüklenicisine rücu etmiştir. Sigortalıyla yüklenici sözleşmesi uyuşmazlıkları yazılı ICCtahkim şartına bağlamış, davalı süresinde ilk itirazda bulunmuştur. Alt dereceler şartın talebi kapsadığını, halef sigortacının devlet mahkemesinde esasa giremeyeceğini kabul etmiş; 11. Hukuk Dairesi usulden ret sonucunu onamıştır. Türbin arızasının kusuru, sözleşmedeki dolaylı zarar istisnası ve ödenen tutarın gerçekten rücu edilebilirliği esastan karara bağlanmamıştır. Her sigorta ödemesi tahkim oluşturmaz; somut asıl sözleşme, halefiyet ve yazılı şart kapsamı belirleyicidir.

Kararın sonucuTahkim ilk itirazı kabulüyle usulden reddi koruyan BAM kararının oybirliğiyle onanması
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi

Covid-19 Nedeniyle Stat Turu Organizasyonunun Feshi ve Ceza Koşulu Talebi

Esas
2025/2009 E.
Karar
2025/4326 K.

Editoryal özet: Stat turu ve organizasyon hizmetlerini üstlenen şirket, sözleşmenin haksız feshedildiğini ileri sürerek ceza koşulu istemiştir. Karşı taraf, Covid-19 nedeniyle faaliyetin durduğunu ve sözleşmenin devamı için görüşme ile yeni oran teklifleri sunduğunu savunmuştur. Mahkeme, tarafların edimlerini salgın yüzünden yerine getiremediğini, tadil görüşmelerinin sonuç vermediğini ve bu somut koşullarda feshin mücbir sebebe dayandığını kabul etmiştir. Ceza koşulu talebi reddedilmiş, Daire bu sonucu onamıştır. Salgının bütün sözleşmelerde otomatik fesih hakkı doğurduğu şeklinde genel bir kural kurulmamıştır.

Kararın sonucuSomut organizasyon sözleşmesinin mücbir sebeple haklı feshedildiği kabul edilerek ceza koşulu talebinin reddi onanmıştır.
Miras Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Atanmış Mirasçının Tenfiz Davası Yerine Mirasçılık Belgesiyle Tescili

Esas
2025/1056 E.
Karar
2025/5396 K.

Editoryal özet: Vasiyetnameyle mirasın büyük bölümü kendisine bırakılan davacı, tenfiz davası açmıştır. İlk mahkeme tasarrufu mirasçı ataması sayıp atanmış mirasçılık belgesiyle tescil sağlanabileceği için hukuki yarar yokluğundan reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi ise kullanılan ifadenin belirsizliğine dayanarak esastan ret kurmuştur. Daire, atanmış mirasçının mirası ölümle kazandığını ve sulh hukuk mahkemesinden alacağı belgeyle tescil isteyebileceğini açıklamıştır. İlk mahkemenin hukuki yarar gerekçesini yerinde bulmuş, bunun yerine esastan ret verilmesini bozmuştur. Karar, belirli mal vasiyetinin ifa davasıyla mirasçı atanmasını ayırmaktadır.

Kararın sonucuHukuki yarar yokluğundan ret yerine belirsizlik gerekçesiyle esastan ret kurulması nedeniyle BAM kararı bozulmuştur.
Anayasa Hukuku

Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi

Anayasa Mahkemesi, 2024/183 E., 2025/252 K.

Esas
2024/183 E.
Karar
2025/252 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: 4. Bakılmakta olan davanın sanık hakkında kendisine ait işyerinde müşteki adına tescilli markalı ürünleri satışa arz etmek veya satmak suçunu işlediği iddiasıyla marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz suçundan dava açıldığı, suç fiilinin konusunu oluşturan eşyanın anılan fıkra uyarınca muhafaza altına alındığı anlaşılmaktadır. Davada suçun konusunu oluşturan ürünlerin suçun ispat edilmesinde yararlı görülebilecek nitelikte ve eşya oldukları hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Dolayısıyla suça konu mal varlığının kazanç müsaderesinin konusunu oluşturmaması nedeniyle kuralda yer alan “…veya kazanç…” ibaresinin bakılmakta olan davada uygulanma imkânı bulunmamaktadır. Bu itibarla anılan ibareye ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Anayasa Hukuku

Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi

Anayasa Mahkemesi, 2025/40 E., 2025/261 K.

Esas
2025/40 E.
Karar
2025/261 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Dava konusu 171 sayılı Kararnamenin 9. maddesi incelendiğinde, söz konusu maddede sadece Kurulun oluşumunun düzenlendiği, Danışma Kurulu üyeleri için ekli sayılı listede kadro ihdas edilmediği, bu kişilerin mevcut görev ve uğraşına devam edebileceği, Kurulun yılda en az 4 kez toplanacak bir organ olup, görevinin süreklilik arzetmediği, bu anlamda Danışma Kurulu üyelerinin yaptıkları görevin, Anayasa’nın 128. maddesi anlamında devletin, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli bir görev niteliğinde olmadığı açıkça görülmektedir. Hal böyle iken, işbu dava açısından da Anayasa Mahkemesinin 2019/78 E., 2020/6 K. sayılı kararından ayrılmayı gerektirecek bir durum söz konusu değildir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Anayasa Hukuku

Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi

Anayasa Mahkemesi, 2025/79 E., 2025/257 K.

Esas
2025/79 E.
Karar
2025/257 K.

Resmî metinden: İTİRAZIN KONUSU: 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 2/2/2023 tarihli ve 7437 sayılı Kanun’un 2. maddesiyle değiştirilen 54. maddesinin (5) numaralı fıkrasının;

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Anayasa Hukuku

Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi

Anayasa Mahkemesi, 2025/87 E., 2025/253 K.

Esas
2025/87 E.
Karar
2025/253 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: 13. 5237 sayılı Kanun’un “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51. maddesinde mahkemelerce hükmolunacak hapis cezalarının ertelenmesine ilişkin hükümler yer almaktadır. Anılan maddenin (1) numaralı fıkrasında söz konusu cezanın ertelenmesine ilişkin şartlar düzenlenmiştir. Buna göre işlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının ertelenmesi ise mümkün değildir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.