Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
1.551 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeDanıştay 12. Daire
12. Daire: 2577 Sayılı Kanun’un 31. Maddesi, Kabul
- Esas
- 2023/3893 E.
- Karar
- 2024/5821 K.
Resmî yayının özetini okuyun
Resmî yayının özetinden: Bölge İdare Mahkemesince istinaf başvurusu karara bağlandıktan ve dosya temyiz incelemesi için Danıştaya gönderildikten sonra, davalı vekili tarafından 20/12/2024 tarihinde UYAP kayıtlarına intikal eden elektronik imzalı dilekçe ile davanın kabul edildiği, 5393 sayılı Kanun’un 38. maddesi uyarınca davanın kabulünde belediye başkanının yetkili olduğu ve bu hususta belediye başkanı tarafından tayin edilen belediye vekilinin vekâletname ile yetkilendirildiği, kabul beyanının da 6100 sayılı Kanun’da öngörülen şekilde yapıldığı anlaşıldığından, anılan dilekçe uyarınca Bölge İdare Mahkemesince davayı kabul talebi değerlendirilerek ek bir karar verilmesi gerektiği hakkında.
Danıştay 13. Daire
13. Daire: Devlet İhale Kanunu, İhalenin İlanı, Açık Teklif Usulü, İhalede Hazır Bulunma, İhale Saati
- Esas
- 2024/2919 E.
- Karar
- 2024/5737 K.
Resmî yayının özetini okuyun
Resmî yayının özetinden: İhalelere yönelik açıklık, objektiflik (tarafsızlık) ve rekabet ilkeleri birlikte değerlendirildiğinde, ilanda ve şartnamede 11.40 olarak belirtilen ihale saati geldiğinde önceki ihaleye katıldığı için halihazırda ihale salonunda bulunan iki adaya dava konusu ihaleye katılmak üzere salonda kalmalarına müsaade edilirken, geçici teminatı ve şartname bedelini yatıran başka bir istekli olup olmadığını öncelikle ihale dosyasındaki kayıtlardan sonra da ihale salonu ve ihaleye katılmak üzere gelenlerin beklediği hemen yandaki bekleme salonundan kontrol ettirilerek isteklilerin belgelerinin ve geçici teminat bedelinin yatırılıp yatırılmadığının incelenmesi ve kimlerin ihaleye katılabileceğinin açıklanması gerektiği, ihaleye katılamayacak olanların belge ve teminatlarının geri verilmesinin kararlaştırılması ve bu işlemlerin istekliler önünde bir tutanakla tespit edilmesi gerektiği, somut olayda bu tutanağın tekliflere geçmeden önce düzenlenmesi gerekirken düzenlenmediği, dosyaya sunulan tutanağın davacının itirazı üzerine bütün ihale sürecini açıklayacak şekilde düzenlendiği ve aktarılan sürecin dava konusu ihalede işletilmediği, bu tutanaktan sonra ihaleye giremeyecek olanların ihale salonundan çıkartılacağı kuralına uygun olarak komisyon başkanının ihale saati geldiğinde istekli olabileceklerin tespit edilmesine yönelik bir inceleme yapmadığı, ihaleye daha fazla isteklinin katılmasını temin etmek üzere ihale salonundaki iki istekli (… ve …) ile salon dışında bulunan adayları eşitleyecek bir tutum benimsenmediği; Davacının ihale salonunun kapısında kendi ihalesinin başlamasını bekleme yükümlülüğü bulunduğu kabul edilse dahi ihaleye katılmak için gelenlere ayrılmış bir bekleme salonunda ihale saati geldiğinde haber verileceğine güven duyulmasının somut olayda adayların idareden bekleyebilecekleri bir tutum olduğu, öte yandan, nüfus kaydına ve kamera görüntülerine bakıldığında, davacının 80 yaşının üzerinde, yürümekte az veya çok güçlük çektiği için baston kullanan bir kimse olmasının adaylara ayrılmış salonda ihale saati geldiğinde ihaleye katılmak isteyen adaylara haber verileceğini beklemesinin kendisinin öznel koşullarıyla tutarlı bir tutum olduğu, iyi işleyen bir idarenin başvuru koşullarını sağlayıp ihaleye katılmak üzere idarenin gösterdiği bekleme salonunda ihale saatinin gelmesini bekleyen adayların kendi iradeleri olmaksızın ihale dışı kalmalarının önündeki engelleri kaldıran bir idari işleyiş oluşturması gerektiği; Bu itibarla, 2886 sayılı Kanun'un ilke ve kurallarına uygun olarak gerçekleştirilmeyen dava konusu ihalede hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığı hakkında.
Danıştay 2. Daire
2. Daire: Müdür Yardımcısı, Zorunlu Atama, Eğitim Özrü
- Esas
- 2024/2695 E.
- Karar
- 2024/6273 K.
Resmî yayının özetinden: Sosyal güvenlik müdür yardımcılarının zorunlu yer değiştirmeye tabi tutulmasına ve eğitim özrüne yer verilmemesine ilişkin dava konusu düzenlemede ve bireysel işlemde kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmediği hakkında.
Danıştay 5. Daire
5. Daire: Kamu Görevinden Çıkarma, 672 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname, İstifa
- Esas
- 2022/11241 E.
- Karar
- 2024/21646 K.
Resmî yayının özetinden: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihte kamu görevi bulunmayan davacının anılan Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılmasının mümkün olmayacağı hakkında.
Danıştay 7. Daire
7. Daire: Münasip Süre
- Esas
- 2022/4550 E.
- Karar
- 2024/5194 K.
Resmî yayının özetini okuyun
Resmî yayının özetinden: Davacı adına, 2015 yılının Şubat dönemine ilişkin tarh edilen özel tüketim vergisi ve vergi ziyaı cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emri içeriği vergi ve cezaya ilişkin ihbarnamenin davacının bilinen adresinde 25/02/2020 tarihinde tebliğ edilememesi üzerine aynı adrese ikinci defa çıkarılacak tebligat için en az 15 gün beklenmesi gerekirken, ikinci defa çıkarılmadan önce münasip bir süre beklenmediği, bu suretle ilgili ihbarnamenin davacıya usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında, ortada usulüne uygun kesinleşmiş bir amme alacağının varlığından söz edilemeyeceği hakkında.
Danıştay 13. Daire
13. Daire: Kamu İhale Kanunu, Hizmet Alımı İhalesi, Dokümana Yönelik Başvuru, Kamu Zararının Tespit ve Tahsili, Kesin Teminattan Kesinti, Üst Norma Aykırılık
- Esas
- 2024/3117 E.
- Karar
- 2024/5432 K.
Resmî yayının özetini okuyun
Resmî yayının özetinden: Davacı tarafından yapılan itirazen şikayet başvurusunda, Sözleşme Tasarısı'nın 12. maddesinde yer alan düzenlemenin Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 55. maddesine aykırılık teşkil ettiği iddialarına yer verildiği, Sözleşme Tasarısı'nın 12. maddesinde, hak edişlerde yapılabilecek hatalar ve yanlış uygulamalar nedeniyle yükleniciye fazla ödenen miktarların yüklenicinin hakedişinden kesileceğine, iş bitiminden sonra Sayıştay ve İçişleri Bakanlığınca yapılan denetimlerde çıkarılacak fazla ve yanlış ödemeler olursa yüklenicinin o işe ait teminatından kesileceğine yer verildiği, dava konusu Kurul kararı ile de davacının itirazen şikayet başvurusunun reddedildiği; Bu durumda, hem kamu ihale mevzuatı hem de 5018 sayılı Kanun ile Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'te, ihale konusu işin bitiminden sonra Sayıştay ve İçişleri Bakanlığınca yapılan denetimlerde çıkarılacak fazla ve yanlış ödemelerin yüklenicinin o işe ait teminatından doğrudan kesileceğine dair açık bir kurala yer verilmediği, aksine Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'te kamu zararı alacaklarının belli usuller çerçevesinde tahsil edilebileceğinin belirtildiği, dolayısıyla ilgili yüklenicinin teminatından bu kapsamda doğrudan kesinti yapılamayacağı, ihale dokümanının da mevzuata uygun olarak düzenlenmesi gerektiği dikkate alındığında, ihale dokümanı kapsamında olan Sözleşme Tasarısı'nın 12. maddesinde yer alan düzenlemenin mevzuata uygun olmadığı açık olduğundan, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı hakkında.
Danıştay 13. Daire
13. Daire: Rekabet Kanunu, Hakim Durumun Kötüye Kullanılması, Türk Eczacıları Birliği, Yürütmenin Durdurulması Kararının Geçmişe Etkisi, Adaletin Etkinliğinin Sağlanması
- Esas
- 2019/2833 E.
- Karar
- 2024/5404 K.
Resmî yayının özetini okuyun
Resmî yayının özetinden: Davacının yurt dışından ilaç teminine ilişkin münhasır yetkisinin aslında Sağlık Bakanlığı ile imzalanan Protokol uyarınca oluştuğu, Kılavuz ve Yönetmelik hükümleri uyarınca yurt dışından ilaç temininin ecza depoları yönünden de mümkün kılındığı, Danıştay Onbeşinci Dairesince Kılavuz ve Yönetmelik hükümlerinin, 1262 sayılı Kanun hükümleri uyarınca sadece resmi müesseselere ve hadim hayır cemiyetlerine ruhsatlandırılmamış ilaçlar yönünden yurt dışından temini yönünde izin verilebileceği yönündeki düzenleme gerekçe gösterilerek yürütmesinin durdurulmasına ve daha sonra iptaline karar verildiği, dolayısıyla Kılavuz ve Yönetmelik hükümleri tarafından getirilen düzenin, ilgili pazardaki tekelleşme ve tüketicilerin menfaati gözetilerek getirilmiş bir düzen olduğu, yürütmenin durdurulması kararlarının ise 1262 sayılı Kanun uyarınca ruhsatlandırılmamış ilaçların yurt dışından teminini resmi müesseseler tarafından yapılması gerektiği değerlendirilmesiyle verildiği, nitekim bu kararlardan sonra davacının yanında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kurulmuş bir sosyal güvenlik merkezinin de ilaç teminine dair yetkilendirildiği görüldüğünden, düzenleyici işlemlerin yürütmesinin durdurulması yönündeki kararların, davacının münhasır yetkisinin devamına ilişkin değil fiilen oluşmuş münhasır yetkinin önüne geçilmesi için getirilen düzenlemelerin 1262 sayılı Kanun'un sistematiğine uygun olmaması nedeniyle verildiği; Danıştay Onbeşinci Dairesince verilen yürütmeyi durdurma ve iptal kararlarının gerekçesi ile davacının münhasır olarak yetkisinin bulunmadığı dönemdeki davranışlarının 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesini ihlal ettiğinin açık olduğu birlikte değerlendirildiğinde, ilgili dönemdeki rekabetçi idari düzenin sağlanması amacına yönelik kamu yararının, yürütmenin durdurulması kararlarının geçmişe yürümesiyle sağlanan adaletin etkinliğinin sağlanmasına ilişkin faydaya nazaran korunmaya değer olduğu; Bu itibarla, davacının özel ecza depolarının yetkilendirildiği dönemde ya da öncesinde yapılan ve süregelen münhasırlık içeren anlaşmalar yapmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca yurt dışından temin edilen ilaçlar pazarındaki hakim durumunu kötüye kullandığından bahisle tesis edilen dava konusu Kurul kararının iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı hakkında.
Danıştay 8. Daire
8. Daire: Denklik, Ortaöğretim
- Esas
- 2024/347 E.
- Karar
- 2024/6630 K.
Resmî yayının özetinden: Bir öğrenim belgesi veya diplomaya denklik verilebilmesi için öncelikle öğrenim belgesine esas ortaöğretim sisteminin Türk ortaöğretim sistemine eşdeğer olması gerektiği hakkında.
Danıştay 1. Daire
1. Daire: Ceza Soruşturması, Cumhuriyet Savcısı, İncelenmeksizin Ret
- Esas
- 2024/1882 E.
- Karar
- 2024/1768 K.
Resmî yayının özetinden: 2547 sayılı Kanun’un 53/c maddesi uyarınca yapılan ceza soruşturmaları sonucunda verilen men-i muhakeme kararlarına Cumhuriyet savcılarınca itiraz edilemeyeceği hakkında.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
İdari Dava Daireleri Kurulu: Aday Memur, Disiplin Cezası, Adaylık Süresi Sonunda Başarısızlık
- Esas
- 2024/904 E.
- Karar
- 2024/3195 K.
Resmî yayının özetinden: Aday memur statüsünde olan kişilerin bu süreçte mevzuatta belirtilen hukuken geçerli disiplin cezalarından birini almaları durumunda, memuriyet ile ilişiklerinin kesilebileceği hakkında.
Danıştay 2. Daire
2. Daire: Yargılamanın Yenilenmesi, Süre Aşımı, Esasa İlişkin İddialar
- Esas
- 2024/1201 E.
- Karar
- 2024/5991 K.
Resmî yayının özetinden: Usuli nitelikteki kararlara karşı ancak kararın ilişkin olduğu usul sorununa yönelik yargılamanın yenilenmesi sebepleri ileri sürülerek bu yola başvurulabileceği hakkında.
Danıştay 6. Daire
6. Daire: Kısmi Yargılama, Kıyı Kanunu, Yargı Kararına Uyulması Zorunluluğu, Hukuk Devleti
- Esas
- 2021/6894 E.
- Karar
- 2024/7339 K.
Resmî yayının özetini okuyun
Resmî yayının özetinden: Dava konusu parselin bulunduğu bölgeye yönelik olarak 1986 yılı onaylı 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planının bulunduğu, bu bakımdan dava konusu parselin bulunduğu alana yönelik 17 Nisan 1990 tarihinden önce geçerli bir uygulama imar planı bulunduğundan uyuşmazlıkta kısmi yapılaşma durumunun değerlendirilmesinin gerektiği, kazanılmış hakların korunması kapsamında, 1986 yılı onaylı imar planlarıyla belirlenen "bitişik nizam 4 katlı konut+ticaret" kullanım kararlarının korunacağının tabii olduğu, bununla beraber, kıyı-kenar çizgisinden itibaren kara yönünde ilk 100 metrelik sahil şeridinde 57. metrede yer alan parsele, dava konusu nazım ve uygulama imar planıyla getirilen ve yapılaşma haklarını arttıran "bitişik nizam 5 katlı ticaret" ve "otopark" alanı kullanımlarının imar mevzuatı ve Kıyı Kanunu'na uygun olmaması nedeniyle hukuken korunmasının mümkün olmadığı, yargı kararıyla iptaline karar verilen kat artışına yönelik yapılaşma haklarının dava konusu imar planları aracılığıyla sürdürülerek korunmaya çalışıldığı, bu kullanımın sürdürülmesinin ise yargı kararının göz ardı edilerek bunu ortadan kaldırır nitelik taşımasına yol açacağı, aksi düşüncenin yargı kararının ortadan kaldırılması sonucunu doğuracağı, bu tutumun hukuk devletinde kabulünün mümkün olmadığı hakkında.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
