İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Kamyon Kazasında Yeni Kusur İncelemesi ve Hesap Dönemlerinin Usulî Kazanılmış Hakla Korunması

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 2025/18924 E., 2026/7725 K., 1 Haziran 2026

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

İş kazasında SGK ve rücu dosyasındaki kusur raporlarının birlikte incelenmesi ile yalnız davalının kanun yoluna başvurduğu hesapta dönemlerin ileriye taşınmaması.

Hafriyat kamyonunun devrilmesiyle yaralanan sürücü için işveren ve işçi yüzde ellişer kusurlu kabul edilmiştir. Ancak araç yükü, bakım belgeleri ve SGK denetim raporu dosyada bulunmamaktadır. Yargıtay bunların ve aynı kazanın rücu dosyasındaki raporların getirtilerek farklı heyetten yeni kusur raporu alınmasını istemiştir. Hesapta yanlışlıkla kullanılan 2,45 yerine 1,45 ücret katsayısı ve SGK gelirinin kusura karşılık gelen indirimi korunmalıdır. Davacı ilk hükmü istinaf etmediğinden bilinen/bilinmeyen dönemlerin davalı aleyhine ilerletilmesi de usulî kazanılmış hakka aykırı bulunmuştur.

Kararın sonucu

BAM kararı kaldırıldı; eksik kusur incelemesi giderilip davalı lehine oluşan usulî kazanılmış hak gözetilerek yeniden hesap yapılması için ilk derece hükmü oybirliğiyle bozuldu.

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

10. Hukuk Dairesi 2025/18924 E. , 2026/7725 K.

"İçtihat Metni " MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1289 E., 2025/967 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/43 E., 2025/239 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 14.11.2016 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; davacının kendi kusuruyla meydana gelen kazada tazminat talep etme hakkının bulunmadığını, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu belirtmiştir. Davalı ...... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; olayın iş kazası olup olmadığı hususunda ...'ya başvuruda bulunulması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin verildiğini, kazanın KTK'nın 52/1-b maddesinin davacı tarafından ihlal edilmesi nedeniyle meydana geldiği, davacının ağır kusurunun illiyet bağını kestiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 759.505,54 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 14.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere), fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının manevi tazminata yönelik davasının kabulü ile 50.000 TL'nin kaza tarihi olan 14.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı .... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; davalının işyerinde işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamaya yönelik her türlü tedbiri aldığını, davalı şirkete kusur atfedilemeyeceğini ve sorumluluğuna gidilemeyeceğini, işveren tarafından bütün önlemler alınmasına rağmen, işçinin kendi dikkatsizliği sonucunda olayın gerçekleştiğini, kazanın, aracın aşırı yüklenmesi sonucu değil, davacının aracın hızını, yüküne vs. gibi durumlara göre ayarlamaması, kısacası hız sınırını aşması nedeni ile meydana geldiğini, davacının asgari ücretle çalıştığını, ücretinin fahiş hesaplandığını, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın hatalı ve fahiş olduğunu, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan raporda davacının, meslekte çalışma gücünü %15 oranında kaybetmiş olduğu, ancak başka birisinin sürekli bakımına muhtaç olmadığının belirtildiğini, değerlendirmenin hatalı ve gerekçesiz olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın paranın alım gücü ve sosyo-ekonomik gelir durumları dikkate alındığında bir hayli fazla olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. Davalı .... vekili temyiz dilekçesinde; trafik sigortasının, üçüncü şahısların zararını temin ettiğini, davacı sigortalının aracın sürücüsü olup üçüncü kişi olmadığını, 2918 sayılı Kanun'un 92/h maddesine göre, "hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri" teminat dışı olduğunu, bu halde, davacı hak sahibi sürücünün, kendi kusuruna denk gelen kısımdan sorumluluklarının doğmadığını, diğer davalı/sigortalıya atfedilen kusurun sebebinin, "işveren" sıfatı ile ilgili olduğunu, trafik sigortası ile ilgisi bulunmadığını, 2918 sayılı Kanun'un 91. ve 95. maddeleri, Türk Ticaret Kanunu'nun sigortaya ilişkin hükümlerinin yollaması ile Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiile ilişkin hükümleri ve sigorta genel şartları gereği sigortacının sorumlu olmadığını, 2918 sayılı Kanun'un 85. maddesinde, kusur sorumluluğu esasından hareket edildiğini, müvekkili şirket sigortalısı araç sürücüsünün kusuru oranında üçüncü şahısların zararlarından sorumlu olacağını belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davalı nezdinde kamyon şoförü olarak çalışan davacının işveren adına tescilli hafriyat yüklü kamyonla seyir halindeyken, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu şarampole doğru yoldan çıkıp devrilmesi ile yaralandığı, trafik kaza tespit tutanağında, kazanın oluşumunda; araç sürücüsü ...’ın KTK’nın 52/1-b (aracın hızını, aracın yük ve teknik özelliğine görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunun belirtildiği, dosya kapsamında, hafriyat kamyonunun yük durumunu belirtir belge ile muayene ve bakımlarının yapıldığına dair belgelerin bulunmadığı, ... tarafından olayın iş kazası olduğunun kabul edildiği, kaza ile ilgili teftiş raporunun dosyaya celbedilmediği, Mahkemece hükme esas alınan kusur raporunda davalı işveren ...... Ltd. Şti.'nin aracın periyodik muayene ve bakımının yaptırılmaması ve araçta mevcut olan arızaların tespit edilerek giderilmesinin sağlanmaması, kazalı işçiye; yük durumuna göre araç hızının ayarlanması, sefere çıkmadan araçta yapılacak kontroller gibi bilgi ve kuralları içeren eğitim ile talimatların verilmemesi nedeniyle %50 oranında, davacının dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde araç kullandığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun, 52/1-b maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle %50 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği, davacının sürekli iş göremezlik oranının Kurum Sağlık Kurul kararıyla %15 olarak belirlendiği, itiraz üzerine alınan ..... Kurumu ...... İhtisas Kurulun 14.6.2023 tarihli kararı ile de %15.0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının bildirildiği ve bu şekilde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Mahkemenin 15.02.2024 tarihli 2018/ 44... /101 Karar sayılı ilk kararına esas alınan 08.01.2024 tarihli hesap raporunda, işçilik alacaklarına ilişkin kesinleşen dosyada TÜİK verilerine göre 2.587,87 TL olarak belirlenen ücret olan asgari ücretin 1.45 katı dikkate alınarak hesaplama yapılan seçeneğe göre ve bilinen dönem sonu 31.12.2024 olarak esas alındığında maddi zararın 855.082,67 TL olarak hesaplandığı, ancak raporda asgari ücret katı uygulanırken maddi hata yapıldığı ve aktif dönem hesabına başlarken asgari ücret katının yanlış esas aldığı ve peşin sermaye değerinin düşülmediği, davacı vekilinin talebini rapora göre 820.000 TL olarak arttırdığı, Mahkemece bu tutar esas alınarak karar verildiği, davacı vekilinin anılan karara karşı istinaf yoluna başvurmadığı, davalı vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma sonrası alınan 23.04.2025 tarihli raporda ise, 08.01.2024 tarihli kök raporda asgari ücretinin 1.45 katsayısı ile çarpılması gerekirken sehven 2.45 katsayısı ile çarpılarak hesaplama yapılmış olduğu belirtilerek maddi hatanın düzeltildiği, bilinen dönem sonu ileri çekilerek 31.12.2025 olarak esas alındığı, peşin sermaye değerinin kusur karşılığını tenzil edilerek 1.45 Katı ücrete göre maddi zararın 759.505,54 TL olarak hesaplandığı ve Mahkemece anılan tutarın hüküm altına alındığı görülmektedir. İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında davacının kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu Mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır. Bunun yanında meydana gelen zarardan müteselsilen sorumlu olanların kendi aralarındaki kusur dağılımı, kendi payına düşenden fazla ödeme yapan müteselsil borçlunun diğer müteselsil borçlu veya borçlulara karşı yönelteceği rücu alacağının miktarını da etkilemektedir. Somut olayda, kusur durumuna ilişkin yeterli inceleme yapılmadan karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Mahkemece yapılacak iş; iş kazasına ilişkin olarak ... tarafından düzenlenen denetim raporunu ve aynı kazaya ilişkin olarak Kırıkkale 2.İş Mahkemesi 2024/84 Esas sayılı rücuan tazminat dava dosyasında alınan bilirkişi kusur raporlarını eldeki dava dosyasına celp etmek, farklı bir bilirkişi kurulundan, Kurumun tahkikat raporu ,rücuan tazminat dava dosyasında alınan kusur raporlarını ve eldeki dosyada daha önce alınan raporları değerlendiren, kusurun oran ve aidiyetini buna göre tespit eden yeni bir kusur raporu almak, kusur oranını bu şekilde belirledikten sonra Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı öncesi verilen 15.02.2024 tarihli ilk karara yönelik davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmadığı ve davalının kendi temyizi nedeniyle aleyhine durum meydana getirecek şekilde karar verilmesinin mümkün olmadığı dikkate alındığında davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşıldığından alınacak hesap raporunda 08.01.2024 tarihli raporun bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönemlerin başlangıç ve bitiş tarihlerinin değiştirilmemesi gerektiğini dikkate almak, asgari ücretin 1.45 katı ücreti dikkate alarak ve peşin sermaye değerinin kusur karşılığını tenzil ederek davacının maddi zararını hesaplamak, sonucuna göre karar vermekten ibarettir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: f2eed3f39ddaa7aab894869c01525fabd9d7db06e53ae808802868a34c637608

← Yargıtay kararlarına dönün