Kapsam
Bir sözleşmede iki farklı maldan birinin teslimi veya farklı hizmetlerden birinin sunulması kararlaştırılmış olabilir. Bu yapı, alacaklının her iki edimi birden isteyebileceği anlamına gelmez. TBK m.87 seçimlik borçlarda edimi seçme yetkisini düzenler. İnceleme, tek borcun alternatif konusu olan edimler arasındaki seçimle sınırlıdır; ayıplı malda kanunun verdiği seçimlik haklarla aynı kurum değildir.
Bu yazıda iki tacirin işletmeleriyle ilgili mal veya hizmet sözleşmesi esas alınır. Seçeneklerin tüketici mevzuatı, iş hukuku veya başka özel düzenlemeden doğması halinde o rejim ayrıca uygulanır. Bir sözleşmede “seçim” kelimesinin geçmesi de tek başına m.87'ye tabi seçimlik borç bulunduğunu göstermez. Önce birden çok bağımsız borç mu, yoksa tek borcun alternatif edimleri mi olduğu belirlenmelidir.
Edim Yapısının Açıklanması
Sözleşme bazı durumlarda A ürününü ve B ürününü birlikte teslim etmeyi emreder. Başka durumda yalnız bunlardan biri teslim edilecektir. İlk olasılıkta alacaklı iki ayrı edimi talep edebilirken, ikinci olasılık seçimlik borç incelemesini gerektirir. “Ve” ile “veya” sözcükleri önemli olmakla birlikte bütün sözleşme ve tarafların ortak amacı değerlendirilmeden yalnız bağlaç üzerinden sonuç kurulmaz.
Alternatif edimlerin belirlenebilir olması gerekir. Ürün modeli, miktarı, kalite seviyesi ve teslim koşulu açıklaştırılır. Sözleşmenin bir yerinde belirli ürün, başka yerinde serbest ürün seçimi yazıyorsa belgeler arasındaki ilişki araştırılır. Sipariş formu, teklif ve teknik eklerin hangisinin son anlaşmayı oluşturduğu gösterilmelidir; farklı sürümler gelişigüzel birleştirilemez.
Yedek edimle seçimlik borç da ayrılmalıdır. Bir edim asıl borç olup borçluya onun yerine başka şeyi verme imkanı tanınmışsa, yapının hukuki sonucu farklı olabilir. Bu nedenle mahkemeden önce sözleşmede borçlanılan edimlerin gerçekten eşdeğer seçenekler olarak mı yer aldığı sorusu cevaplanır. Taraflardan birinin sonradan daha elverişli sonucu tercih etmesi, başlangıçtaki yapıyı değiştirmez.
Seçme Yetkisinin Sahibi
TBK m.87'deki başlangıç kuralı, hukuki ilişki veya işin özelliğinden aksi anlaşılmadıkça seçimin borçluya ait olmasıdır. Alacaklı, yalnız ekonomik menfaati bulunduğu için yetkiyi kendisinde varsayamaz. Diğer taraftan borçlu da açık sözleşme hükmü alacaklıya seçim vermişse bu genel kurala dayanarak istediğini teslim edemez. Önce özel anlaşma, sonra kanundaki tamamlayıcı düzen değerlendirilir.
Yetki bir kişiye bırakılmışsa onun temsilcisi veya şirket içindeki hangi makam tarafından kullanılacağı belirlenir. Alıcı adına teknik personelin tercih bildirmesiyle yetkili temsilcinin bağlayıcı seçim yapması her olayda aynı sayılmaz. Bununla birlikte uzun süre uygulanmış yetki düzeni ve karşı tarafın davranışları da yorumda önem taşıyabilir. Bu konudaki deliller yalnız imza listesinden ibaret değildir.
Sözleşmede seçim için özel bir yöntem veya süre varsa buna bakılır. Numune onayı, yazılı bildirim, sipariş kodu veya teslim programı seçimi görünür hale getirebilir. Ancak kurumun içinde kalan taslak kararın karşı tarafa bildirilmiş seçimle aynı olduğu kabul edilmez. Dosyada hangi açıklamanın ne zaman ve kime ulaştığı açık biçimde gösterilmelidir.
Seçim ile İfanın Ayrılması
Edimin seçilmiş olması, o edimin gereği gibi yerine getirildiğini otomatik kanıtlamaz. Teslim edilen malın model, miktar ve diğer özellikleri seçilen edimle karşılaştırılır. Borçlu yetkisini kullanırken sözleşmedeki seçeneklerden birini belirlemeli; seçeneklerde olmayan daha ucuz başka malı seçim adı altında sunmamalıdır. Alacaklının itirazı da gerçekten sözleşmeye aykırılığa dayanmalıdır.
Seçimden sonra tarafların anlaşarak başka edime geçmeleri mümkündür; ancak bu yeni iradenin varlığı gösterilmelidir. Teslim belgesine düşülen bir notun sözleşme değişikliği mi yoksa yalnız çekince mi olduğu araştırılır. Her itirazsız belge imzası bütün teknik şartlardan vazgeçme sayılmaz. Aynı şekilde ticari belgede açıkça seçilen ürüne ilişkin kaydı yok saymak da doğru değildir.
Edimlerden birinin imkansızlaşması halinde sonuç, olayın sebebi ve borcun yapısına göre ayrıca incelenir. TBK m.87 tek başına her imkansızlık ihtimalini çözen ayrıntılı bir düzen değildir. Bu yazı, imkansızlık veya kusura ilişkin özel sonucu varsaymadan önce borçlanılan seçenekleri ve seçim yetkisini kesinleştirmeyi önerir. Gerçekleşmemiş bir olasılık üzerinden kesin tazminat hesabı kurulmaz.
Görev ve Süre
İki tarafın ticari işletmesiyle ilgili belirtilen uyuşmazlıkta asliye ticaret mahkemesi görevlidir. TTK m.4 ve 5 uygulanır. Talep para alacağı, tazminat, menfi tespit veya istirdat ise TTK m.5/A'daki dava şartı arabuluculuk dikkate alınır. Salt mal teslimi veya edimin belirlenmesine ilişkin talep, parasal değer taşıdığı için otomatik olarak para alacağı davasıyla aynılaştırılmamalıdır.
Seçimin hangi tarihte yapılacağı öncelikle sözleşme ve hukuki ilişkinin özelliğinden çıkarılır. TBK m.87 bütün sözleşmelere uygulanacak tek bir seçim süresi belirlemez. Teslim vadesi, seçim için tanınan takvim ve temerrüt başlangıcı ayrı kaydedilmelidir. Henüz seçim açıklaması yapılmamışken alacaklının dilediği edim için doğrudan temerrüt sonucu istemesi, yetki sahibinin kimliğine göre sorun yaratabilir.
Asıl alacağın zamanaşımı, ilgili sözleşmenin özel hükmü ve muacceliyetine göre değerlendirilir. Özel süre yoksa TBK m.146 ve 149'un genel çerçevesi önemlidir. Seçim tartışmasının devam etmesi, borcun hukuki niteliğini veya teslim takvimini kendiliğinden yok etmez. Süre analizi için önce hangi istemin hangi tarihte doğduğu belirlenmelidir.
Delil ve Talep Planı
Sözleşme ve teknik ekleri, ilk teklif, son sipariş, seçim bildirimi ve teslim evrakı aynı dosyada tutulur. Her belgeye hangi soruyu cevapladığı yazılabilir: seçeneklerin ne olduğu, yetkinin kime verildiği, yetkinin kullanılıp kullanılmadığı veya ifanın uygunluğu. Böylece bütün evrakın tek bir “sözleşme klasörü” içinde bulunması, ispat planı kurulmuş gibi gösterilmez.
Elektronik sipariş sistemindeki seçenekler sonradan değişebiliyorsa ilgili tarihteki sürüm korunmalıdır. Güncel ürün sayfasıyla eski sözleşme kapsamı aynı olmayabilir. Kullanıcı yetkisi, onay kaydı ve işlem zamanı gerektiğinde teknik incelemeyle doğrulanır. Yetkisiz erişim veya başka müşterinin kayıtlarının elde edilmesi ise delil toplama yöntemi olarak kabul edilmez.
HMK m.190 uyarınca hak iddia eden tarafın dayandığı vakıalar belirlenir. Alacaklı kendisine seçim yetkisi verildiğini ileri sürüyorsa bu anlaşmanın delilini göstermelidir. Borçlu seçilen edimi teslim ettiğini savunuyorsa teslim ve uygunluk kayıtları sunulur. Bilirkişi teknik eşleşmeyi açıklayabilir; seçim yetkisinin hukuki yorumunu bütünüyle üstlenemez.
Uygulama Senaryosu ve Dava Talebinin Belirlenmesi
Talep, hangi edimin hangi şartlarda ifasının istendiğini göstermelidir. Sözleşme tek edimle sona erecekse iki edimin toplam bedelinin istenmesi gerekçesiz çift talep doğurabilir. İfa yerine tazminata geçilmişse bunun koşulu ve hesabı ayrıca açıklanır. Mahkemenin uygulayacağı hüküm, seçim yetkisini görünmez biçimde başka kişiye aktarmamalıdır.
Örneğin üreticiye sözleşmede açıkça iki teknik modelden birini seçme yetkisi verilmiş olsun. Alıcı daha sonra pahalı modeli istediğini açıklasa bile bu talebin sözleşmeyi değiştiren karşılıklı anlaşma oluşturup oluşturmadığı araştırılır. Üretici ise seçeneklerde bulunmayan üçüncü modeli gönderirse, kendisine tanınan yetkinin sınırı gündeme gelir. Bu iki sorun birbirinin aynı değildir.
Başka örnekte seçim alıcıya bırakılmış, fakat teslim vadesinden önce yazılı kod bildirmesi istenmiş olabilir. Kodun yetkili kullanıcı tarafından seçilip seçilmediği ve sistemdeki sonradan değişiklik iddiası incelenir. Geç bildirim, yanlış ürün teslimi ve hiç bildirim yapılmaması ayrı olgulardır. Her birinin sonucu, kendi sözleşme koşuluyla ilişkilendirilmelidir.
Siparişin Teknik ve Hukuki Sınırı
Seçeneklerin ekonomik değerleri farklı olsa bile yetki dağılımı yalnız bu farktan çıkarılmaz. Alacaklı daha yüksek bedelli seçeneğin kendisine bırakıldığını iddia ediyorsa sözleşmedeki dayanağını göstermelidir. Borçlu da düşük maliyetli seçenek kendisine elverişli diye açık karşı hükmü yok sayamaz. Fiyat ve teknik özellik, yorumun verileri olabilir; seçim hakkını tek başına değiştiren otomatik kurallar değildir.
Edimler arasında teslim zamanı veya kurulum ihtiyacı farkı bulunabilir. Bu durumda seçimin hangi hizmetleri beraberinde getirdiği açıklanmalıdır. Yalnız ana cihazın kodunun bildirilmesi, yardımcı parçalar veya kurulumun kapsamı hakkında bütün belirsizliği gidermeyebilir. Talep sonucunda hangi kalemlerin seçilen edime dahil olduğu gösterilirse, infazda ikinci bir seçim tartışmasının çıkması azaltılabilir.
Şirket içinde yapılan tercih, yetkili kişinin karşı tarafa açıklamasından önce değişmiş olabilir. İç yazışma ile dış bildirim aynı belge değildir. Sipariş sisteminde taslak ve kesin onay ayrı tutuluyorsa kaydın hangi aşamayı gösterdiği incelenir. Teknik uzman bu aşamaları açıklayabilir; şirketin hukuken hangi beyanla bağlandığını mahkeme diğer delillerle birlikte belirler.
Teslim kabulünde kullanılan standart form da dikkatle okunur. Sadece koli sayısının alındığını gösteren imza, teknik model seçiminin kabulü anlamına her olayda gelmez. Buna karşılık seçilen ürün açıkça belirtilmiş ve yetkili kişi uygunluk onayı vermişse bu kayıt değerlendirme dışı bırakılamaz. Her belgenin hangi vakıayı kanıtladığı sınırlarıyla gösterilmelidir.
Sık Sorulan Uygulama Soruları
Sözleşme Susuyorsa Seçimi Kim Yapar?
Hukuki ilişki veya işin özelliğinden aksi anlaşılmadıkça TBK m.87 seçimi borçluya bırakır.
Alacaklı İki Edimi Birlikte İsteyebilir Mi?
Gerçek seçimlik borçta bu sonuca otomatik ulaşılamaz. Birlikte borçlanma ile alternatif edim ayrılmalıdır.
Seçim Bildirimi Teslimin Yapıldığını Kanıtlar Mı?
Hayır. Seçimin kullanılması ve seçilen edimin uygun biçimde ifası farklı vakıalardır.
Sonuç
Seçimlik borç dosyasında temel sıra, seçenekleri tanımlamak, yetki sahibini belirlemek ve seçilen edimin ifasını kontrol etmektir. Kanuni seçimlik haklar veya bölünemeyen borç kuralları bu yapının yerine geçirilmemelidir.
İlgili Yazılar
- Bölünemeyen borçta birlikte ifa: Çok alacaklıya ifa ile alternatif edimlerden birini seçme birbirine karıştırılmamalıdır.
- Ticari satışta temerrüt hakları: Temerrütten doğan seçimlik haklar, başlangıçtaki seçimlik borçtan ayrı kurumdur.
Kaynakça
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m.87, 146 ve 149
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m.4, 5 ve 5/A
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.190, 199 ve 266
Mevzuatın resmi tam metinleri 8 Kasım 2026 tarihinde yeniden incelenmiştir. Örnekler kurgusaldır.

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
