Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
1.834 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 3. Hukuk Dairesi
Kira Alacağı ve Tahliyede Temyiz Sınırı ile Ödeme İspatı
- Esas
- 2025/4181 E.
- Karar
- 2026/1194 K.
Editoryal özet: Artış şartına göre eksik kalan kiralar için açılan itirazın iptali ve tahliye davasında, kiracı uyarlama davasına ve ödeme savunmasına dayanmıştır. Daire, uyarlama talebinin reddinin kesinleştiğini ve hesaplanan bakiye borcun ödendiğinin ispatlanmadığını belirterek hükmü onamıştır. Likit alacak için icra inkâr tazminatını ve takip sonrası ödemelerin infazda dikkate alınmasını uygun bulmuştur. Ayrıca tahliyede üç aylık kira üzerinden dava tarihine göre temyiz sınırını değerlendirmiştir. Arabuluculuk açıklaması, davanın açıldığı tarihteki koşullara ilişkindir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi
Site Yönetimindeki Usulsüzlük ile Güveni Kötüye Kullanma Suçunun Ayrılması
- Esas
- 2021/37317 E.
- Karar
- 2026/2595 K.
Editoryal özet: Site başkanının işletme projesini bildirmemesi, harcamaları onaylatmaması ve karar defterini değiştirerek işçi çıkarması incelendi. Defter tahrifi nedeniyle ayrı kesinleşmiş sahtecilik hükmü bulunmasına karşın, site malı veya parasının tevdi dışında kullanılarak yarar sağlandığına dair kesin delil saptanmadı. Yönetim ihmallerinin hukuki sorumluluk doğurabilmesi, güveni kötüye kullanmanın unsurlarının yerine geçmedi.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi
Suç: Nitelikli yağma
- Esas
- 2024/5140 E.
- Karar
- 2026/2048 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Sanık hakkında 16.02.2022 günü eşi müşteki ...'in, banka kartını alarak evden ayrılması üzerine, müştekinin kartı iptal ettirdiği, sanığın 18.02.2022 günü müştekiyle evde tartıştığı, sanığın "o zaman bana para vereceksin yada bankadan çekip vereceksin", diye mağduru zorla bankaya götürmeye çalıştığı, müştekinin kabul etmemesi ve direnmesi üzerine, müştekiyi darp ettiği olayda, sanık ile mağdurun olay tarihinde kendi beyanları ve Uyap Yargı Ağı Projesi (UYAP) sistemi üzerinde yapılan incelemede halen evli olduklarının anlaşıldığı, tarafların, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun eşler arası mal rejimini düzenleyen hükümlerine göre evlenmeden önce veya sonra (noterde düzenleme veya onaylama şeklinde) 'mal rejimi sözleşmesi' yapıp yapmadıkları, ya da evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak bildirmiş olup olmadıkları, sözleşme yapmışlar ise kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul edip etmedikleri, böyle ise hangisini seçtikleri ve bu rejime ilişkin düzenlemeler kapsamında suça konu edilen banka kartının kime ait olduğu hususlarının etraflıca araştırılması, mal rejimi sözleşmesi yapılmamış ise eşler arasında edinilmiş mallara 'katılma rejimi'nin uygulanması asıl olacağından, banka kartının eşlerin ortak gelirlerinden olduğu anlaşılacağından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 150 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında sanık hakkında 18.02.2022 tarihli eyleminden 5237 sayılı Kanun'un 86/2-3-a-e maddelerinde düzenlenen kasten yaralama suçundan cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde yağma suçundan cezalandırılması hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi
Suçlar: Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Esas
- 2024/362 E.
- Karar
- 2026/2007 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Sanıklar hakkında nitelikli yağma ve ayrıca sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek temyiz sebebinin var olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Müşteki ...'nın (...) sanıklarla herhangi bir hukuki ilişkinin tarafı olmaması sebebiyle nitelikli yağma suçundan bozma isteyen tebliğnamedeki görüş benimsenmemiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Tereke Temsilcisi Atandıktan Sonra Davayı Takip ve Kanun Yoluna Başvuru Yetkisi
- Esas
- 2026/956 E.
- Karar
- 2026/1662 K.
Editoryal özet: Muris muvazaasına dayanarak terekeye iade istenen davada yargılama sırasında tereke temsilcisi atanmıştır. İlk ret hükmünü temsilci istinaf etmemiş, davacı mirasçı etmiş; sonrasında temsilci katılma yoluyla temyize başvurmuştur. Daire, temsilci atanmasıyla terekeyi temsil ve davayı takip yetkisinin ona geçtiğini açıklamıştır. Mirasçının esas yönünden temyiz yetkisi bulunmadığını, usulüne uygun tebligata rağmen istinaf etmeyen temsilcinin de sonraki BAM kararını temyiz edemeyeceğini belirtmiştir. Her iki dilekçe reddedilmiştir. Bu sonuç muris muvazaasının maddi koşullarının Yargıtayca esastan incelenip reddedildiği anlamına gelmez.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, kiralanana yapılan faydalı ve zorunlu masraf alacağı istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/3909 E.
- Karar
- 2026/1190 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacının, 07.05.2013 tarihli ve 9 yıl süreli kira sözleşmesi ile davalıdan kiraladığı ve sözleşmenin başında metruk halde teslim aldığı kiralananı otel olarak kullanıma elverişli hale getirmek için faydalı ve zorunlu nitelikte masraflar yaptığını, süre sonunda kiralananı tahliye ettiğini, kiralanana yapılan masrafların Belediye tarafından benimsendiğini ve daha sonra kiralananın yapılan masraflar ile birlikte üçüncü kişiye kiraya verildiğini, boş halde bulunan kiralananın davacı tarafından yapılan masraflar ile işletilebilir hale geldiğini, yapılan işlere davalı tarafından rıza gösterildiğini, yasaklama getirilmediğini, 9 yıllık kira süresi boyunca da imalat ve masraflar sebebiyle "akte aykırılık" iddiasında bulunulmadığını, yapılan masrafların ve Belediyeye teslim edilen eşyaların mahkeme aracılığıyla tespit edildiğini, davalının uhdesinde kalan faydalı ve zorunlu masraflar ile zenginleştiğini ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere, 200.000,00 TL alacağın imal tarihinden, olmadığı takdirde dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Ciro Kirasında Ödeme Savunmasıyla İtirazın Kaldırılması ve Kefaletin Araştırılması
- Esas
- 2026/421 E.
- Karar
- 2026/1495 K.
Editoryal özet: Kira bedeli ciroya bağlı sözleşmede borçlular kira ilişkisinden doğan tutarların ödendiğini savunmuştur. Çoğunluk, kiracı şirketin ilişkiyi kabul ettiğini ve ödeme belgesi sunmadığını belirterek itirazın kaldırılması talebinin kabulü gerektiğini açıklamıştır. Kefil yönünden ise el yazısı, azami tutar, tarih, uzayan dönemde süre ve miktar sınırı ile uygulanabilir eş rızasının araştırılmasını istemiştir. Bir üye, ciro kirasının miktarının ikrar edilmediğini ve genel yargılama gerektiğini savunmuştur. İstinaf kararı kaldırılıp ilk derece hükmü oyçokluğuyla bozulmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Dava türü: Karşılıklı Boşanma
- Esas
- 2025/7007 E.
- Karar
- 2026/2454 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından nafaka ve tazminatlar yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, nafaka ve tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Dava türü: Karşılıklı Boşanma
- Esas
- 2025/7539 E.
- Karar
- 2026/2390 K.
Resmî metinden: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadının davasının kabulü, erkeğin davasının reddi, hükmedilen tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Konutun alımından doğan katılma alacağı takibinde meskeniyet istisnası
- Esas
- 2025/8885 E.
- Karar
- 2026/1476 K.
Editoryal özet: Katılma alacağı ilamıyla yapılan takipte borçlunun konutu haczedilmiştir. İlk derece uygun konut bedeli ayrılarak satışa karar vermiş, BAM haczin düştüğünü belirterek davayı konusuz saymıştır. Daire, alacağın şikayete konu taşınmazın alımından kaynaklandığını vurgulayarak İİK 82’deki eşya bedeli istisnasını uygulamıştır. Bu nedenle meskeniyet iddiası hakkının doğmadığı ve şikayetin reddi gerektiği sonucuyla BAM kararı bozulmuştur. Sonuç bütün aile hukuku veya bütün katılma alacaklarına otomatik yayılmaz; takip borcunun haczedilen konutun alımıyla bağlantısı saptanmalıdır.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi
Suç: Nitelikli yağma
- Esas
- 2024/4812 E.
- Karar
- 2026/1957 K.
Resmî metinden: Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Suç tarihi 08.09.2019 tarihi olmasına rağmen 11.09.2019 tarihi olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi
Suç: Nitelikli yağma
- Esas
- 2026/1106 E.
- Karar
- 2026/1979 K.
Resmî metinden: Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
