Sitede yayın: · Son kaynak kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
Kararda incelenen mevzuat
- 5237 sayılı TCK m.155/2
- 634 sayılı Kanun m.37
- 5271 sayılı CMK m.253-254
- 1412 sayılı CMUK m.321
Gerekçedeki dayanak: Site başkanı olan sanığın diye başlayan esas paragraf
Bu liste kararın uyguladığı tarihsel hükümleri gösterir; yeni bir dosyada güncel metin ve geçiş hükümleri ayrıca kontrol edilmelidir.
KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
Kat mülkiyeti yönetim yükümlülüklerinin ihlalinde suçun malvarlığına ilişkin özel unsurlarının ayrıca ispatı.
Site başkanının işletme projesini bildirmemesi, harcamaları onaylatmaması ve karar defterini değiştirerek işçi çıkarması incelendi. Defter tahrifi nedeniyle ayrı kesinleşmiş sahtecilik hükmü bulunmasına karşın, site malı veya parasının tevdi dışında kullanılarak yarar sağlandığına dair kesin delil saptanmadı. Yönetim ihmallerinin hukuki sorumluluk doğurabilmesi, güveni kötüye kullanmanın unsurlarının yerine geçmedi.
Kararın sonucu
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma mahkumiyeti beraat yerine kurulmuş olması nedeniyle oybirliğiyle bozuldu.
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Karar yöneticiyi tüm sorumluluktan kurtarmaz; ayrı sahtecilik hükmünü kaldırmaz ve usulsüz harcama iddialarının özel hukuk sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
11. Ceza Dairesi 2021/37317 E. , 2026/2595 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/552 E., 2021/282 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Site başkanı olan sanığın 634 sayılı Kanun'un 37 nci maddesi gereğince işletme projesi hazırlanarak kat maliklerine gönderilmesi gerektiği halde göndermediği, bu işletme projesine kat maliklerinin var ise itirazlarının yedi gün içerisinde genel kurulca karara bağlanması gerektiği halde bu işlemin yapılmadığı, söz konusu işleme ilişkin harcamanın kat malikleri genel kurulunda onaylanmadığı, siteye alındığı belirtilen motorlarla ilgili herhangi bir kararın karar defterinde mevcut olmadığı, tanık sıfatı ile dinlenen ...'nun işten çıkartılması ile ilgili sanığın tek başına yetkisi olmamasına rağmen karar defterindeki kararı tahrif ederek kendisine yetki verdiği, bu suretle sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia edilen olayda, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi ve ayrıca failin suç konusu mal üzerinde, kendisinin veya bir başkasının yararına olarak zilyetliğin devri amacının dışında tasarrufta bulunması ya da bu devir olgusunu inkar etmesi gerekmekte olup, somut olayda sanığın başkanı bulunduğu siteye ait maddi varlığı veya site yönetimine ait olan parayı teslim amacı dışında herhangi şekilde kullanarak veya uhdesinde bulundurarak kendisi ya da bir başkasına yarar sağladığına dair somut, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği gibi sanığın karar defterindeki kararı tahrif ederek tanık ...'yu işten çıkarması şeklindeki eylemine ilişkin olarak özel belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ve söz konusu mahkumiyet hükmünün kesinleştiği, bu haliyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı, sanığın somut olayda ihmallerinin varlığının tespit edilmesi halinde dahi hukuki sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin gerekeceği dikkate alındığında sanığın atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
04.03.2026 tarihinde karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
Kaynak metni SHA-256: 749c3aec4536d066ad7d0a0f315c57d55e66996eb3ee2dcfe190f7f13088df69
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün