HUKUKİ ARAŞTIRMA

İçtihat Arşivi

Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, bölge adliye ve bölge idare mahkemesi kararlarını tek arşivde araştırın. Konuya veya karar numarasına göre daraltın, resmî tam metni inceleyin.

4.000 karar5 mahkeme türü28 hukuk alanıHukuk makaleleri →

1.834 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi

Suç: Birden fazla kişi tarafından birlikte yağma

Esas
2024/1749 E.
Karar
2026/3036 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: B. İstinaf Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 26.12.2023 tarihli ve 2023/2809 Esas ve 2023/3489 Karar sayılı kararıyla dosya üzerinden yapılan inceleme üzerine sanıklar hakkındaki hükümlere ilişkin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanunun 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi; Dosyadaki doktor raporunun katılanın beyanlarını doğrulamadığına, katılanın soyut ve mesnetsiz beyanları haricinde sanığın bahse konu ziynet eşyalarını katılandan zorla aldığını gösteren hiçbir kesin delil bulunmadığına, katılanın boşanma davasında delil teşkil etmesi maksadıyla sanığa iftira atmak sureti ile şikayete konu olayı kurgulamış olmasının kuvvetle muhtemel olduğuna ilişkindir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi

Suçlar: Nitelikli yağma, kasten yaralama, silahla tehdit

Esas
2026/1908 E.
Karar
2026/3037 K.

Resmî metinden: Sanığın, katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan, katılan ... ile ... ve ...'a karşı silahla tehdit suçundan hükmolunan cezaların miktar itibariyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2. maddesi uyarınca hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşılmıştır.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Uyuşmazlık, 6183 sayılı Kanunun 79. maddesi kapsamında açılan menfi tespit istemine ilişkindir.

Esas
2025/4414 E.
Karar
2026/1989 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki nedeniyle alacak-borç ilişkisi doğduğunu, müvekkili şirketin davalıya olan borçlarını ödediğini, müvekkili şirketin davalı şirketten olan ticari alacaklarının ise faturalarla mahsup yoluyla tahsil edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacak/borç ilişkisinin 29.12.2017 tarihinde kesilen alacak faturası ile sona erdiğini, 02.01.2018 tarihli hesap mutabakatının taraflarca imzalandığını, davalı şirketin vergi borçlarından dolayı davalı ... Dairesince müvekkili şirkete 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un (6183 sayılı Kanun) 79. maddesi dayanak gösterilmek suretiyle haciz bildirisi gönderildiğini, haciz bildirisine itiraz edemeyen müvekkili şirkete bu kez de davalı ... Dairesince 6183 sayılı Kanun gereğince e-tebligat ile ödeme emrinin gönderildiğini, davalı şirketin borçları nedeniyle haciz tehdidi ile karşı karşıya kalan müvekkili şirketin ödeme emrinin iptali istemiyle İstanbul 3. Vergi Dairesinin 2018/968 E. sayılı dosyası ile açtığı davanın derdest olduğunu ileri sürerek; müvekkili şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitini, müvekkili şirketin davalı şirketin diğer davalı ... Dairesine olan borcundan dolayı sorumlu olmayacağının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, davaya cevap vermemiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Uyuşmazlık, Haciz ihbarnamesinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Esas
2025/4879 E.
Karar
2026/2090 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Davacı vekili; davalı ... Müdürlüğü tarafından davalı ...'ın (tashihle ...) vergi borcundan dolayı müvekkili şirkete 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un (6183 sayılı Kanun) 79. maddesi gereğince 05.12.2017 tarihinde haciz ihbarnamesi tebliğ edildiğini, müvekkilinin davalı ...'e borcu olmadığı gibi alacaklı olduğunu ileri sürerek; müvekkil şirketin 05.12.2017 tarihli haciz ihbarnamesi tarihinde diğer davalı ...'e borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili; davacı taraf haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediğinden haciz ihbarnamesinin kesinleştiğini, işlemin hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mali müşavir bilirkişi tarafından ticari defterler incelenmek sureti ile hazırlanan bilirkişi raporunda; davacının ticari defter kayıtlarında davacı şirketin davalı ...'e 31.03.2017 tarihli 318.596,45 TL bedelli fatura kestiği, davalı ...'in de aynı tarihte 68.642,23 TL bedelli fatura kestiği, cari hesaplardaki mahsuplaşma sonucu davalı ...'in bakiye 249.954,22 TL borcun bulunduğu, davacının borcunun bulunmadığının belirtildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacı şirket hakkında düzenlenen 05.12.2017 tarihli 526809 sayılı haciz ihbarnamesinde haciz ihbarname tarihinde diğer davalı ...'e borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi

Uyuşmazlık, İİK 235/2 gereğince açılan kayıt terkin istemine ilişkindir.

Esas
2026/1292 E.
Karar
2026/1376 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... AŞ’nin iflasına karar verildiğini, davalı ...'ın iflas masasına toplam 1.400.000,00 USD karşılığı 4.435.902,82 TL tutarında alacak kaydı talebinde bulunduğunu, müflis ve iflas idaresinin alacağı kabul ettiğini ve alacağın tamamının sıra cetveline kaydedildiğini, davalının 02.07.2009 keşide, 29.10.2009 ödeme tarihli iki adet 250.000,00 USD ve bir adet 900.000,00 USD’lik protestosuz senede dayanarak icra takibi başlattığını, müflisin takibe itiraz etmediğini, bunun muvazaanın varlığını gösterdiğini, gerçekte taraflar arasında adı geçen senet ve çeklerin mevcudiyetini gösterecek bir ticari ilişki mevcut olmadığını, davalının müflis ile hileli işbirliği yaptığını ileri sürerek, 4.435.902,82 TL davalı alacağının sıra cetvelinden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Uyuşmazlık, vekilin özen borcuna aykırılığından kaynaklanan maddi manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.

Esas
2025/5308 E.
Karar
2026/2095 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanunun 370. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının davalı lehine öngörülen vekalet ücretine ilişkin 4 nolu bendinin karar metninden çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden davalı ... A.Ş. den mahallinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/4309 E., 2026/2083 K.

Esas
2025/4309 E.
Karar
2026/2083 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin cinsiyet değiştirme ameliyatı kapsamında davalı doktora davalı hastanede göğüs aldırma ameliyatı yaptırdığını ancak ameliyat öncesinde müvekkiline taahhüt edildiği gibi ameliyat izlerinin kaybolmadığını, dikişi izlerinin bulunduğunu, bu nedenle denize ve havuza giremediğini, dikişler nedeniyle düşündüğü hayatı yaşayamadığı ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi zararının tazminini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Doktor vekili; müvekkilinin ameliyat izlerinin kaybolacağına dair taahhüt vermediğini, davacının operasyonu öncesinde ve sonrasında hiçbir tedavisinin atlanmadığını, bütün tetkiklerinin yapıldığını, ameliyat sonrasında da ortaya herhangi bir komplikasyon çıkmadığını, her şeyin olağan seyrinde ilerlediğini, davacı tarafından imzalanan ameliyat aydınlatılmış onam formunda da açıkça ameliyat sonrası yara izlerinin belirgin olacağı hususunun yazıldığını, davacıda kalan yara izinin, benzer operasyon geçiren her bireyde mevcut olan kadar olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı hastane vekili; davaya cevap vermemiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/4850 E., 2026/1993 K.

Esas
2025/4850 E.
Karar
2026/1993 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili Sendikanın davalılardan ... A.Ş.den 2015 model ... 1.6 model aracı .... Noterliğinin 09.06.2016 tarihli ve ... yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi ile satın aldığını, aracın yetkili servisten alındığında 6.000 km'de olduğunu, araçta zaman içerisinde boya atmaları meydana geldiğini, yetkili servisin vermiş olduğu 19.02.2019 tarihli belgede; aracın kaputunda sol-sağ arka ve ön çamurluğunda boya atmasının mevcut olduğunun belirtildiğini, yetkili servisin araçtaki bu hatanın imalat hatası olduğunu, aracın tekrar boyanıp teslim edilebileceğini beyan ettiğini, boyama sebebiyle araçta değer kaybı olacağından onarımla birlikte değer kaybına ilişkin zararın karşılanmasının talep edildiğini ancak davalı firma ve yetkili servisle yapılan görüşmelerden bir sonuca varılamadığını, hali hazırda aracın tavan hariç tüm bölümlerindeki boyalarının attığını ileri sürerek; dava konusu aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesini, mümkün olmadığı taktirde araç satış sözleşmesinin haklı nedenle feshi ile araç için ödenen 81.000,00 TL'nin aracın iade tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini, bunun da mümkün olmaması halinde araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin satış tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Yurt dışı eğitim giderinde bursiyerin taahhüdü ve kefillerin el yazısı tarih eksikliğinin ayrı değerlendirilmesi

Esas
2025/4852 E.
Karar
2026/1994 K.

Editoryal özet: Doktorasını süresinde tamamlamayan bursiyerden eğitim gideri ve kefillerinden ödeme istenmiştir. BAM yüklenme senedi sorumluluğunu kabul etmiş; el yazısıyla kefalet tarihi bulunmayan kefilleri borçtan ayırmış ve bursiyerde temerrüdü ihtar süresi sonrasına bağlamıştır. 3. Hukuk Dairesi noter tarihinin el yazısı şartını yerine getirdiği savunmasını kabul etmeyerek ayrımlı hükmü onamıştır. Sorumluluk kapsamındaki yurt içi maaş tartışmasında Daire hükmedilen toplamda bu kalemin bulunmadığını belirtmiştir. Her burs gideri otomatik tahsil edilmez; taahhüt, geçerli teminat ve gerçek gider ayrı incelenir. Kaynağın bazı tarih ve olumsuzluk ifadelerinde tutarsızlık vardır.

Kararın sonucuAsıl bursiyer yönünden taahhüt borcu kabulü, kefiller yönünden ret ve temerrüt tarihi ayrımının oybirliğiyle onanması
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Dava türü: Karşılıklı Boşanma

Esas
2025/8688 E.
Karar
2026/3865 K.

Resmî metinden: Taraflar arasındaki boşanma davalarının yargılaması sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen ve yukarıda tarih ve sayısı gösterilen hüküm davalı-davacı erkek vekili tarafından tazminatların miktarı, ortak çocuklar yararına nafakaya hükmedilmemesi ve kişisel ilişki yönlerinden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

İhtarda Verilen Süre Beklenmeden Başlatılan Takip Nedeniyle Haklı Azil ve Tamamlanan Hizmet Ücreti

Esas
2025/4658 E.
Karar
2026/1971 K.

Editoryal özet: Avukat, haksız azledildiğini ileri sürerek büyük tutarlı akdi ve karşı yan ücretinin tahsilini istemiştir. İlk derece azli haksız sayarak yüksek ücret kabul etmiş; istinaf ise takip için yazılı talimat ve tutar anlaşmasının kanıtını, ihtarda verilen sürenin dolmamasını değerlendirmiştir. Yargıtay özellikle borçluya üç iş günü tanıyan ihtar tebliğ edildiği gün takip başlatılmasını gözeterek azlin haklı olduğunu kabul etmiştir. Avukatın yalnız tamamladığı ihtarname hizmetinin ücretini isteyebileceği belirtilip 550 TL ile sınırlı hüküm onanmıştır. Sözleşmedeki yüzde tartışması nihai yüksek ücret kabulüne dönüşmemiştir.

Kararın sonucuAvukata yalnız tamamlanan ihtarname hizmeti için 550 TL tanıyan, fazlaya ilişkin ücret istemini ve tarafların tazminat taleplerini reddeden BAM hükmü oybirliğiyle onandı.
Hukuk Kararları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Dava türü: Katılma Alacağı

Esas
2025/4356 E.
Karar
2026/3749 K.

Resmî metinden: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.