HUKUKİ ARAŞTIRMA

İçtihat Arşivi

Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, bölge adliye ve bölge idare mahkemesi kararlarını tek arşivde araştırın. Konuya veya karar numarasına göre daraltın, resmî tam metni inceleyin.

4.000 karar5 mahkeme türü28 hukuk alanıHukuk makaleleri →

1.834 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Mal Rejimi Tasfiyesinde TMK 226/2 İsteminin Açıklattırılması

Esas
2025/5357 E.
Karar
2026/4887 K.

Editoryal özet: Davacı, ölen eş adına kayıtlı taşınmaz payı bakımından mal rejiminin tasfiyesi ve davalıların paylarını karşılayarak konutun adına tescilini istemiştir. Yargıtay, dilekçe ve duruşma beyanlarını birlikte değerlendirerek talebi TMK 226/2 kapsamında nitelendirmiştir. Hukuki nitelendirme hâkime ait olmakla birlikte belirsiz talep gerektiğinde HMK 31 uyarınca açıklattırılmalıdır. Önceki BAM kaldırmasının gereği yerine getirilmeden dava reddedildiğinden, bütün delillerin bu hukuki çerçevede değerlendirilmesi istenmiştir. Karar davacıya doğrudan yarım pay veya mülkiyet vermemekte, talebin esasının doğru temelde incelenmesini sağlamaktadır.

Kararın sonucuTMK 226/2 kapsamında talep ve deliller incelenmeden verilen ret hükmü bozuldu; BAM’ın istinafı ret kararı oybirliğiyle kaldırıldı.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Miras taşınmazındaki paya elatmanın önlenmesi hükmünün birleşen parasal taleplerden ayrı temyiz denetimi

Esas
2025/4469 E.
Karar
2026/2387 K.

Editoryal özet: Kardeşler miras taşınmazlarında kullanım, ecrimisil ve onarım giderleri için karşılıklı davalar açmıştır. BAM paylara müdahaleyi önlemiş, belirli 2015 dönemi için ecrimisil verip diğer parasal talepleri reddetmiştir. Davalılar binanın komşu kamu parsellerine taşması ve küçük miras payında infaz güçlüğü nedenleriyle müdahale hükmünü temyiz etmiş; 7. Hukuk Dairesi sonucu onamıştır. Birleşen parasal sonuçlara temyiz sınırı nedeniyle başvurulamadığı tarafça belirtilmiştir. Karar bütün gider taleplerinin veya her beş yıllık ecrimisilin esastan Yargıtayca incelendiği anlamına gelmez; kullanım, pay ve temyiz kapsamı ayrı tutulmuştur.

Kararın sonucuTemyize getirilen elatmanın önlenmesi itirazlarının reddiyle BAM kararının oybirliğiyle onanması
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

TBK Satışında Motor Yağ Eksiltme Ayıbı, Değişim ve Satıcının Sorumluluğu

Esas
2025/5633 E.
Karar
2026/2690 K.

Editoryal özet: Araçta yağın ani eksilmesi ve gücün kesilmesi sorunları kalıcı olarak giderilememiştir. İstinaf mahkemesi TBK satış hükümlerinde alıcıya karşı satıcının sorumluluğunu esas alıp ithalatçı yönünden davayı reddetmiştir. Daire, daha az müdahaleci teşhis yolları denenmeden değer kaybı yaratacak motor açılması istenmesini ve süren arızayı gözeterek değişim kabulünü onamıştır. Serviste bulunmanın hukuki iade sayılmadığı belirtilmiştir. Bu sonuç tüketici mevzuatında üretici ve ithalatçıya tanınan farklı sorumluluk rejimine genellenmemeli; araç mahrumiyeti talebinin sonucu da değişimden ayrı tutulmalıdır.

Kararın sonucuSatıcı yönünden değişim, ithalatçı yönünden ret ve ayrı ikame araç isteminin feragatle reddini içeren istinaf kararı onanmıştır.
Hukuk Kararları

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davada el atmanın önlenmesi, eski hâle getirme ve ecrimisil istemine ilişkindir.

Esas
2026/1850 E.
Karar
2026/2384 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Davacı vekili temyiz nedenlerinde; çaplı taşınmaza tecavüzde iyiniyet iddiası dinlenemeyeceğinden ecrimisil talebinin kabulü gerektiğini, kamu kurumlarının özen yükümlülüğü bulunduğundan davalıların kötüniyetli olduklarının kabulü gerektiği, intifadan men şartının aranmayacağını, müdahalenin men'i kararı ile ecrimisil talebinin reddi kararı arasında çelişki bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz nedenlerinde; Mahkeme kararının usul ve yasaya, hakkaniyet kurallarına açıkça aykırı olduğunu, huzurdaki dava gayrımenkulün arzını ilgilendirdiğinden kat maliklerince açılması gerektiğini, cami müvekkil idare tarafından inşaa edilmediğinden sorumluluğun ...'ne ait olduğunu, müvekkilinin harçtan muaf olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davada el atmanın önlenmesi, eski hâle getirme ve ecrimisil istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2025/2784 E., 2026/1811 K.

Esas
2025/2784 E.
Karar
2026/1811 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 12/e bendi gereğince su, elektrik ve doğalgaz, sosyal tesis arıtma ve benzeri işletme gelirlerini davacının elde edebileceğini, Kanun'un 20. maddesine göre sanayi bölgelerinin ihtiyacı olan elektrik tesislerinin işletilmesi, kamu ve özel kuruluşlardan satın alınarak dağıtım ve satışının yapılması, üretim tesislerinin kurulması ve işletme hakkının sadece organize sanayi bölgelerinin yetki ve sorumluluğunda olduğunu, EPDK’dan 12.11.2008 tarihli EPDK lisansı aldığını, 20.07.2009 protokol ile davalının ihtiyacı olan organize sanayi bölgesi sınırları içindeki trafo merkezi ile tesis arasındaki 34,5 KV'lık enerji nakil hattını davacı müvekkili adına inşa ederek enerjinin teminini sağlayıp, geçici kabul sonrasında bu enerji nakil hattını müvekkiline devretmesi ve dağıtım bedeli ödemeye başlamasının ve davalının yaptığı inşa maliyetlerinin de bu dağıtım bedelinden mahsup edilerek hesaplaşılmasının kararlaştırıldığını, davalının protokol kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürerek, davalı tarafından inşa edilen enerji nakil hattının davacıya ait olduğunun tespitini, bu aidiyet nedeniyle 10.01.2011 tarihinden itibaren davacının, davalıya tahakkuk ettirmesi gereken ve tutarı belirsiz dağıtım bedeli ve KDV'sinden oluşan asgari 100.000,00 TL olan alacağın tespiti ve KDV'si ile davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talep tutarını 910.086,43 TL'ye çıkararak bu bedelin tahsilini talep etmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Bankacılık ve Finans Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

2011 genel kredi sözleşmesindeki kefil imzasının davalıya ait olmaması nedeniyle banka talebinin reddi

Esas
2025/4722 E.
Karar
2026/2461 K.

Editoryal özet: Banka, 2011 tarihli genel kredi sözleşmesindeki kefalete dayanarak kredi borcu için takip başlatmış ve itirazın iptalini istemiştir. Davalı sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını savunmuştur. Adli Tıp incelemesi kefil bölümündeki imzanın davalının eli ürünü olmadığını belirlemiştir. Alt mahkemeler kefalet sorumluluğunun kanıtlanamadığını kabul ederek bankanın davasını reddetmiş; Daire sonucu onamıştır. Belgedeki imzanın aidiyeti uyuşmazlığın belirleyici konusudur. 2011 işlemi bakımından sonraki Türk Borçlar Kanununun el yazısı ve eş rızası koşullarının uygulandığı sonucu çıkarılamaz.

Kararın sonucuKefil imzasının davalıya ait olmamasına dayalı ret hükmünün oybirliğiyle onanması
Arabuluculuk ve Uyuşmazlık Çözümü

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

2019 ticari menfi tespitte arabuluculuk başvurusunun davacı aleyhine yorumlanmayarak sürenin korunması

Esas
2025/567 E.
Karar
2026/281 K.

Editoryal özet: Üçüncü haciz ihbarnamesini alan şirket 2019 da arabulucuya başvurmuş, anlaşmazlık tutanağı sonrasında menfi tespit açmıştır. BAM ihtiyari sürecin ilk toplantıda devam anlaşmasıyla başlamadığı ve onbeş günlük sürenin geçtiği görüşünde direnmiştir. HGK 2023 de ticari menfi tespitin açıkça dava şartına eklenmesinin önceki görüş ayrılığını açıklığa kavuşturduğunu, zorunlu yol düşüncesiyle yapılan eski başvurunun davacı aleyhine yorumlanamayacağını kabul etmiştir. Arabuluculuk dönemi çıkarılarak sürenin korunduğu sonucuyla direnme değişik gerekçeyle bozulmuştur. Borçsuzluğun esası kesinleştirilmemiştir; her ihtiyari tek taraflı başvurunun otomatik durma yarattığı genel kuralı kurulmamıştır.

Kararın sonucuİİK 89/3 davasının süresinde olduğu kabulüyle direnme kararının değişik gerekçeyle oybirliğiyle bozulması
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

Acente Olarak Gösterilen Şubede İşverenin Fiili Talimat ve Organizasyonla Belirlenmesi

Esas
2026/1575 E.
Karar
2026/3975 K.

Editoryal özet: Uzun süre kurye ve şirket temsilcisi olarak çalışan davacı, acente olarak gösterilen şubedeki işçilik alacaklarını istemiştir. Şirket, sorumluluğun acentede olduğunu savunmuştur. Mahkemeler, şubelerin bağımsız tacir gibi davranmaması, şirketin emir ve talimatları ile amblemli kıyafetler gibi fiili unsurları esas alarak şirketin sorumluluğunu kabul etmiştir. BAM, emeklilik sonrasında kesintisiz devam eden çalışma ve son kapanış bildirimiyle birlikte alacakları yeniden değerlendirmiştir. İzin ücretinde istenen faiz sınırını da gözeterek kurulan kısmi kabul hükmü Dairece onanmıştır.

Kararın sonucuAcente savunmasına rağmen şirketin işçilik alacaklarından sorumluluğunu kabul eden BAM hükmü onanmıştır.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Boşanma Dosyasındaki Genel Hibe Beyanının Katılma Alacağından Açık Feragat Sayılmaması

Esas
2025/354 E.
Karar
2026/267 K.

Editoryal özet: Erkek eş, boşanma dosyasına verdiği yazıda kendisine düşen hakları dava etmeyeceğini ve eşine hibe ettiğini belirtmiştir. Mahkemeler bunu bağışlama kabul ederek sonraki katılma alacağı davasını reddetmiştir. HGK çoğunluğu, belgenin mal rejimi tasfiyesine ilişkin kesin ve açık irade içermediğini, boşanmanın ferileri kapsamındaki genel beyanın bu davayı engellemediğini kabul ederek direnme kararını bozmuştur. Alacağın esası deliller toplanarak incelenmelidir. İki karşı oy metni, tanıklar ve belgenin verildiği zamanı birlikte değerlendirerek geçerli bağışlama sözü bulunduğunu ve reddin onanması gerektiğini savunmaktadır.

Kararın sonucuİkinci görüşmede oyçokluğuyla direnme kararı bozuldu; katılma alacağı miktarı veya davanın esastan kabulü hükme bağlanmadı. İki karşı oy ret kararının onanmasını savundu.
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Haciz İhbarnamesi Üzerine Yanlış Ödemede Alacaklının Kötüniyetinin İspatı

Esas
2026/948 E.
Karar
2026/2557 K.

Editoryal özet: Üçüncü şirket, takip borçlusuna hakediş borcu bulunduğunu sanarak haciz ihbarnamesi üzerine ödeme yapmış; sonradan gerçekte alacaklı olduğunu savunarak bedeli takip alacaklısından istemiştir. Önceki bozma, alacaklıya karşı kötüniyete dayalı haksız fiil ile borçluya karşı sebepsiz zenginleşme yollarını ayırmıştır. Bozma sonrası alacaklının kötüniyetini kanıtlama imkânı verilmesine rağmen delil sunulmamıştır. Daire ret kararını onamıştır. Yanlış ödeme tek başına her takip alacaklısını iade borçlusu yapmamış; borçtan kurtulan takip borçlusunun konumu ayrıca korunmuştur.

Kararın sonucuTakip alacaklısının kötüniyeti ispatlanamadığı için geri alma talebinin reddi onanmıştır.
Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

İhtiyaç Tahliyesi Davası Sürerken İşyerinin Satılması ve İhtiyacın Devamı

Esas
2025/5807 E.
Karar
2026/2585 K.

Editoryal özet: Kiraya veren, ev tekstili alanında marka oluşturup çalışmak için kiralanan işyerine ihtiyacı olduğunu ileri sürmüştür. İhtar nedeniyle dava açma süresinin korunduğu kabul edilmesine rağmen, yargılama sırasında taşınmazın üçüncü kişiye satılması nedeniyle istem reddedilmiştir. Yargıtay, ihtiyacın yalnız dava tarihinde bulunmasının yeterli olmadığını, yargılama boyunca sürmesi gerektiğini açıklamıştır. Somut satışla davacının ihtiyaç iddiasının devam etmediği kabul edilerek ret ve davacı aleyhindeki gider hükmü onanmıştır.

Kararın sonucuİhtiyaç devam etmediğinden tahliye davasının reddini ve davacı aleyhine yargılama giderlerini koruyan istinaf kararı oybirliğiyle onandı.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

İş gideri avansının banka ve günlük yazışma hesabıyla kapandığı kabulü ve işverenin iade davasının reddi

Esas
2026/1443 E.
Karar
2026/4046 K.

Editoryal özet: İşveren işçiye banka üzerinden verilen iş avanslarının kişisel borç ve düğün gideri olduğunu savunup iade istemiştir. Alt derece ve BAM günlük yazışmalar, iş/mazot/yemek giderleri, para iadeleri ve hesaplaşmayı birlikte değerlendirerek avansların iş için kullanılıp kapandığını kabul etmiştir. 9. Hukuk Dairesi birleşen iade reddini onamış; asıl işçilik davası temyizini 2022 dava tarihi parasal sınırıyla reddetmiştir. Bankadaki giriş-çıkış farkı tek başına işçinin kalan kişisel borcu sayılmamıştır. Her belgesiz harcama serbest bırakılmamış; kayıt bütünü ve fiili hesap uygulaması bu somut dosyada yeterli görülmüştür.

Kararın sonucuAsıl dava temyizinin miktardan reddi; birleşen iş avansı iade reddinin oybirliğiyle onanması

Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.