Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
1.834 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 7. Hukuk Dairesi
Tapulu taşınmazda eski harici satın alma iddiasının üstün kullanım hakkı göstermemesi
- Esas
- 2025/4735 E.
- Karar
- 2026/2544 K.
Editoryal özet: Kullanıcı ailesinin taşınmazı 1963 te haricen satın aldığına inanarak uzun yıllar tarım yaptığını ve ihtar bulunmadığını savunmuştur. Alt dereceler tapulu taşınmazda bu iddianın kayıttan doğan mülkiyete karşı üstün ayni veya kişisel hak göstermediğini, davalı paydaş olmadığından intifadan men koşulunun aranmayacağını kabul etmiştir. Davacı payına göre elatmanın önlenmesi ve ecrimisil verilmiş; 7. Hukuk Dairesi sonucu onamıştır. Karar her harici sözleşmenin tüm borç doğurucu sonuçlarını kaldırmaz ve her uzun kullanımın kendiliğinden kötüniyet olduğunu söylemez; somut haklı kullanım savunması ispatlanmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Telif Tazminat Alacağının Devri ile Mali Hak Devri Ayrımı ve Süregelen Yayında Faiz
- Esas
- 2025/5961 E.
- Karar
- 2026/2745 K.
Editoryal özet: Şirket, besteci mirasçılarından yalnız ihlal tazminat alacağını devralarak televizyon ve internet kullanımları için bedel ve tecavüzün tespiti istemiştir. Yargıtay, alacak temlikini geçerli bulmuş ancak FSEK 52’ye uygun mali hak devri veya tam lisans bulunmadığından tespit isteminin reddini doğru bulmuştur. Bedelin rayiç hesabına itirazlar reddedilmiştir. Buna karşılık süregelen ihlalde her yayın için ayrı faiz başlangıcı yerine eylemin sona erdiği 17 Ocak 2020’nin esas alınması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca mükerrer ve yanlış davalıya yönelen vekâlet ücreti karışıklığı nedeniyle hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/5823 E.
- Karar
- 2026/2863 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 10.06.2023 tarihinde davalı ... şirketinden ... marka ... 2023 model aracı satın aldığını, 19.06.2023 tarihinde müvekkiline teslim edilen araçtan gelen sürekli uğultu ve inilti sesleri üzerine dava dışı yetkili serviste, önce direksiyon kutusunda işlem yapıldığını, sesin devam etmesi üzerine ise şanzımanda işlem yapıldığını, ses yine de düzelmediğinden şanzıman değişimi yapıldığını, bu değişim ve işlemlere rağmen seslerin devam ettiğini, araçtaki sesin kalkış esnasında başladığını ve sürüş boyunca sürekli olarak devam ettiğini, müvekkilinin aracın ayıpsız misliyle değişimi talebinin davalı satıcı şirket tarafından kabul edilmediğini, diğer davalı ... Tic. A.Ş.nin yetkili distribütör olduğunu ileri sürerek; dava konusu ayıplı aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesini talep etmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, davacı tüketicinin sıfır kilometre olarak satın aldığı aracın imalattan kaynaklı ayıplı olduğu iddiasıyla ayıpsız misliyle değiştirilmesi istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/5699 E.
- Karar
- 2026/2862 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkete bağlı hizmet veren Antalya ... Bayisinden 07.01.2021 tarihinde ... marka ... 2021 model sıfır aracı satın aldığını, müvekkilinin yetkili servise defalarca gittiğini ve her gittiğinde aracın farklı sıkıntısının olduğunu öğrendiğini, aracın sensör lambasının tamirinden kısa bir süre sonra motor arıza lambasının yandığını, servis tarafından onarım yapılmasına rağmen herhangi bir belge verilmediğini, aracın ön sağ çamurlukta bulunması gerekli olan yağmur kanalının yerinde olmadığını, bilahare araç motorunun yağ kaçırmaya başlaması üzerine aracın motor kapağının söküldüğünü ve motorda bulunan birden fazla parçanın isteği dışında değiştirildiğini öğrendiğini, müvekkilinin aracını teslim aldıktan 3 gün sonra aracın tekrar yağ kaçırdığını, aracın serviste 21 gün kalmasının ardından müvekkiline sorunun ve yapılan işlemin neler olduğu açıklanmadan aracın teslim edildiğini, ancak aracın yağ kaçırmaya devam etmesi üzerine 21.09.2021 tarihinde davalı şirkete ihtarname gönderildiğini, davalı şirketin teklif ettiği değer kaybı bedelinin çok düşük olduğunu ve kendisine ibraname imzalatılmak istenildiğini, halen devam etmekte olan yağ kaçırma hatası neticesinde de müvekkilinin onamı alınmadan motor kapağının açıldığını ve birden fazla parçanın değiştirildiğini ileri sürerek; dava konusu ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep etmiştir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/15667 E.
- Karar
- 2026/6501 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, buna karşılık davalı şirket vekilinin istinaf başvurusu incelenmemiş ve başvuru hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1.Kazazedenin davaya konu iş kazası olayının meydana gelmesinde hiçbir kusuru bulunmadığını, tüm kusurun davalı işverene ait olduğunu, 2.Öncelikle; anılan iş kazası olayı nedeniyle var olan ceza yargılamasına ilişkin dosyanın eksiksiz olarak celp edilmesi gerektiğini, yine, hak sahipleri tarafından açılmış bir dava var ise; bunun tespit edilerek; bu dosyanın da eksiksiz olarak celp edilmesi gerektiğini, 3.Davanın niteliği gereğince kusur raporunun bir bilirkişi "heyetinden" alınması gerekli olup; bu unsuru sağlamayan bilirkişi raporunda yapılan aleyhe tespitlerin kabul edilemeyeceğini, belirtilen nedenlerle kararın müvekkili Kurum aleyhine olan yönleri bakımından bozulması gerektiğini ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1.Taraflarınca istinaf yoluna başvurulmuşsa da Bölge Adliye Mahkemesinin ilamında istinaf başvuruları hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, 2. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, 3.Müvekkil şirkete %60 kusur, ... işçiye %40 kusur yüklenmesinin bozmayı gerektirdiğini, sigortalının olay günü, mesleki eğitimine, 16 yıllık deneyimine ve müvekkili tarafından kendisine verilen iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin eğitimlere rağmen gereken özeni göstermeyip, şalteri kapatmadan makinenin üst kapağını açarak hayatını tehlikeye attığından asli kusurlu olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/5507 E., 2026/2861 K.
- Esas
- 2025/5507 E.
- Karar
- 2026/2861 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı tüketicinin sıfır kilometre olarak satın aldığı aracın imalattan kaynaklı ayıplı olduğu iddiasıyla ayıpsız misliyle değiştirilmesi, mümkün değilse değer kaybının tahsili istemine ilişkindir. 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesi hükmüne göre; çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir. Aynı Kanunun 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını Mahkemeden talep edebilecekleri; Mahkemece, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği açıklanmıştır. Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir. Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 2025/17917 E., 2026/6504 K.
- Esas
- 2025/17917 E.
- Karar
- 2026/6504 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı Kurum ve davalı Bakanlık vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili Kurumun 7...8 1 Bağkur numaralı sigortalısı ... ...'ın 22.02.2006 günü meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini, müvekkili Kurum tarafından kaza sonucu, hak sahiplerine gelir bağlandığını ve tedavi gideri ödemesi yapıldığını, olayın kaza tarihinde asker olan ... idaresinde, Milli Savunma Bakanlığının hukuki sorumluğundaki K.K.K'na ait ... plaka sayılı aracın ... ... idaresindeki 59... plaka sayılı araca çarpması sonucu meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre ..., 2918 sayılı Kanun'un 84. maddesine göre asli kusurlu, ... ...'ın ise kusurunun olmadığının tespit edildiğini, müvekkili Kurum tarafından sigortalının uğradığı kaza sonucu hak sahiplerine bağlanan gelir, yapılan masraf ve ödemelerden, kusur ve miktar bakımından fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 14.000 TL bağlanan gelirlerden, 1.000 TL tedavi masrafı ve ödemelerden olmak kaydıyla 15.000 TL Kurum zararının gelirin onama tarihinden, masraf ve ödemelerin ise sarf ve tediye tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasını görevsiz ve yetkisiz mahkemede açtığını ve zamanışımı süresinin geçtiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Birden Fazla Kamu Alacaklısında Hacze İştirak ve Önceki Tahakkuk Koşulu
- Esas
- 2026/1596 E.
- Karar
- 2026/1949 K.
Editoryal özet: Taşınmaz satışında ipotekli banka ve vergi dairesinden sonra gelen SGK, kamu alacakları arasında garameten paylaşım gerektiğini savunarak sıra cetvelini şikâyet etmiştir. Mahkeme 6183 madde 69 koşullarını incelemiş; SGK alacağının önceki kamu haczinden sonra tahakkuk ettiğini ve iştirak koşulunun bulunmadığını kabul etmiştir. Daire ret kararını onamıştır. Karar kamu alacağı bulunmasının tek başına her önceki hacze iştirak ve eşit paylaşım sağlamadığını göstermektedir. Vergi ve prim borcunun maddi varlığı değil, satış bedelinin sıra ve dereceye göre dağıtımı incelenmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Disiplin Kuruluna Sevkte Makul Süre ve Belgelenmeyen Üç Aylık Bekleme
- Esas
- 2025/679 E.
- Karar
- 2026/303 K.
Editoryal özet: İşçinin sataşma niteliğindeki davranışı için savunması alınmış, yaklaşık üç ay sonra disiplin kurulu kararıyla fesih yapılmıştır. Genel Kurul, feshe yetkili merciin öğrenmesinin önemini kabul etmekle birlikte kurula sevkin makul sürede yapılması gerektiğini belirtmiştir. İşverenin ciddi araştırma savunmasını destekleyen ara işlem belgesi bulunmamış, kendi disiplin usulü de uygulanmamıştır. Hak düşürücü sürenin geçtiği ve kıdem ile ihbar hakkı doğduğu yönündeki direnme uygun bulunmuştur. Diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Daireye gönderilmiştir; tüm alacakların nihai miktarı bu aşamada kesinleştirilmemiştir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Prim tahakkuku iptali sonrası iade faizinin ödeme sonrası aybaşı ile iade ayının başı arasında kurulması
- Esas
- 2026/8464 E.
- Karar
- 2026/6381 K.
Editoryal özet: Banka eski fazla çalışma denetimine dayanan ek prim tahakkuklarını dava etmiş; asıl ve birleşen davalarda iptal ve 40.596,38 TL iade elde etmiştir. 10. Hukuk Dairesi esas itirazları reddetmiş, 5510 m 89/3 gereği faiz dönemini ödeme sonrasındaki aybaşından iadenin yapılacağı aybaşına kadar açıkça kurarak hükmü düzeltip onamıştır. Fazla çalışmanın ücrete dahil edilmesine ilişkin 270 saat savunması veya tüm şubeler için denetim yöntemi ayrı genel kural olarak benimsenmemiştir. Kararın belirgin hukuki sonucu özel prim iadesi faizidir; bütün ücret/prim uyuşmazlıkları için ödeme gününden faiz veya otomatik tahakkuk iptali sonucu çıkarılamaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Protokol tarihinden adi ortaklık tespitinin ve şirket kar payı talebinin reddinin korunması
- Esas
- 2026/1521 E.
- Karar
- 2026/2680 K.
Editoryal özet: Davacı şirkete makine ve özel formüllerle sermaye koyduğunu, kuruluşundan beri gizli yarı pay sahibi olduğunu ileri sürmüştür. Bozmaya uyan mahkeme 2014 protokol tarihinden itibaren yüzde 50 adi ortaklık ilişkisini tespit etmiş; şirket ortaklar kurulunda kar dağıtım kararı bulunmadığı gerekçesiyle diğer talepleri reddetmiştir. Yalnız davacının temyizi üzerine 11. Hukuk Dairesi bozmaya uygun hükmü onamıştır. Bu metin adi yazılı protokolle hukuken limited şirket payı kazanıldığını veya sicile tescil edildiğini söylemez. Şirketten kar payı istemine ilişkin gerekçe de bütün adi ortaklıklarda genel kurul kararı zorunluluğu şeklinde genellenemez.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Resen Ek Prim İşleminin İptali ve Ödenen Primin Kanuni Faizle İadesi
- Esas
- 2026/7774 E.
- Karar
- 2026/6379 K.
Editoryal özet: İşveren,2011–2013dönemi fazla mesailer için resen ek kazanç ve prim tahakkuku işlemini dava etmiş, daha sonra ödediği primin iadesini istemiştir. Mahkeme işlemi iptal ederek borç bulunmadığını tespit etmiş;362.885,95TLnin ödeme ayını izleyen aybaşından iadenin yapılacağı aybaşına kadar yasal faizle verilmesine hükmetmiştir. İstinaf ve Yargıtay Kurumun itirazlarını reddederek sonucu korumuştur. Yayımlanan metin tahakkukun iptalini gerektiren maddi hesabı ayrıntılandırmadığından bütün fazla mesailerin prim dışında olduğu sonucu çıkarılamaz.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
