HUKUKİ ARAŞTIRMA

İçtihat Arşivi

Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, bölge adliye ve bölge idare mahkemesi kararlarını tek arşivde araştırın. Konuya veya karar numarasına göre daraltın, resmî tam metni inceleyin.

4.000 karar5 mahkeme türü28 hukuk alanıHukuk makaleleri →

1.834 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Tüketici Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Arızası Giderilmeyen Alarm Hizmetinde Hırsızlık Zararı ve Bozmaya Uymanın Sınırı

Esas
2026/1838 E.
Karar
2026/3090 K.

Editoryal özet: Tüketici, defalarca bildirdiği alarm arızası giderilmeden evinde hırsızlık gerçekleştiğini ileri sürmüştür. İlk ret kararı, çalışması gereken sistemin uyarı vermemesiyle olay arasında illiyet bulunduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Bozmaya uyan mahkeme, ceza yargılaması ve kuyumcu bilirkişi incelemesiyle nakit ve altın zararını belirleyerek kısmi kabul kararı vermiştir. Daire, uyulan bozmayla kusur ve illiyetin kesinleştiğini, bunların yeniden değerlendirilemeyeceğini açıklamış ve denetlenebilir zarar hesabını onamıştır. Sonuç, her alarm sözleşmesinin bütün hırsızlık zararlarını koşulsuz karşılayan sigorta taahhüdü olduğu şeklinde genişletilmemelidir.

Kararın sonucuBozmaya uyularak verilen 255.078,34 TL tazminata ilişkin kısmi kabul hükmü onanmıştır; kusur ve illiyet yeniden tartışılmamıştır.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Babanın Başka Şehirde Yaşamasının Dede ve Babaanne İçin Olağanüstü Hâl Sayılmaması

Esas
2026/2961 E.
Karar
2026/5564 K.

Editoryal özet: Velayeti annede olan çocukla dede ve babaannenin kişisel ilişki isteği ilk derece mahkemesinde reddedilmiş, istinafta aile bağları gerekçesiyle ayda iki yatısız gün kabul edilmiştir. Yargıtay, ana ve baba dışındaki kişiler için TMK m.325’te olağanüstü hâl ve çocuğun menfaati koşullarının arandığını belirtmiştir. Somut olayda babaya tanınan görüşme süresinde hısımların çocukla bağ kurma imkânı bulunduğunu, babanın başka şehirde olmasının tek başına olağanüstü hâl sayılamayacağını kabul etmiştir. Başka olağanüstü durum kanıtlanmadığından kabul kararı bozulmuştur.

Kararın sonucuDede ve babaanne lehine bağımsız kişisel ilişki kuran istinaf kararının bozulması.
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Bir Vekâletnamenin Azlinin Ayrı Pay Devir Yetkisine Etkisi

Esas
2025/6385 E.
Karar
2026/2910 K.

Editoryal özet: Pay sahibi, azlettiği kişinin limited şirketteki tüm paylarını devretmesine dayanarak pay devrinin ve devamındaki işlemlerin iptalini istemiştir. Dosyada biri pay sahibinin paylarını devretme yetkisi veren 2014, diğeri şirketi temsile ilişkin 2015 tarihli iki vekâletname bulunmaktadır. Yargıtay kendi gerekçesinde azilnamenin açıkça 2015 belgesini gösterdiğini, 2014 pay devir yetkisinin azledilmediğini belirlemiştir. Bu nedenle ret hükmü onanmıştır. Alt mahkemenin alıcının iyi niyeti ve tarafların sonraki davranışlarına ilişkin uzun anlatımı, Dairenin esas aldığı ayrı vekâletname tespitinden ayrılmalıdır.

Kararın sonucuDavacının temyizi reddedildi; pay devir yetkisini içeren 2014 vekâletnamesinden azil bulunmadığı gerekçesiyle ret hükmüne ilişkin BAM kararı oybirliğiyle onandı.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Çocuğun görüşünün ev incelemeleri ve uzman raporlarıyla birlikte değerlendirilmesiyle kişisel ilişkiyi azaltma talebinin reddi

Esas
2025/674 E.
Karar
2026/329 K.

Editoryal özet: Anne baba ile yatılı kişisel ilişkinin kaldırılmasını veya azaltılmasını istemiştir. BAM çocuğun ofiste uygun olmayan koşullarda kaldığı beyanıyla süreyi azaltmış; HGK üç rapor, ev/ofis incelemeleri, görüşme tutanakları ve babanın uygun bağımsız evini birlikte değerlendirmiştir. Çocuğun görüşü alınmalı fakat yönlendirme ve sadakat çatışması ihtimali araştırılmalıdır. Somut zarar veya risk kanıtlanmadığından azaltma koşulları oluşmamış ve ret gerektiği belirtilerek direnme bozulmuştur. Karar çocuğun her isteğinin yok sayılması veya uzman raporunun daima üstün olması değildir; somut beyan ile karşı delillerin gerekçeli karşılaştırılmasına dayanır.

Kararın sonucuKişisel ilişki azaltma talebinin reddi gerektiğinden direnme kararının oybirliğiyle bozulması
Hukuk Kararları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Dava türü: Kişisel İlişki

Esas
2026/2729 E.
Karar
2026/5556 K.

Resmî metinden: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından kişisel ilişkinin kaldırılmaması yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Miras Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Dava, vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde tenkis ve alacak istemlerine ilişkindir.

Esas
2025/4162 E.
Karar
2026/2695 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; murisin düzenlediği vasiyetname ile 1 ve 2 nolu bağımsız bölüm ile ileride yapılacak 3 ve 4 nolu bağımsız bölümleri arsa payı ile birlikte eşi davalı ...'a vasiyet ettiğini, vasiyetnamenin davalı ile dava dışı kız kardeşi ...'nin baskısı ile düzenlendiğini, murisin ağır hasta olduğu 25.12.2017 tarihinde hesabından 38.661.30 euro para çekildiğini, bu para ile dava dışı kızına ev alındığını, murisin mal kaçırma kastı ile hareket ettiğini beyanla vasiyetnamenin iptalini, olmadığı takdirde davalıya yapılan bağış ile ilgili tasarrufların tenkisini, bedele yasal faiz işletilmesini, ayrıca murisin hesabından alınan 38.661,30 euro paraya ilişkin davalının hissesine düşen kısmın davalıdan tahsilini ya da tenkisine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; vasiyetnamenin mirasbırakanın iradesi fesada uğratılarak tanzim edildiği iddiasının ispatlanamadığı, davacının saklı payına tecavüz olmadığından tenkis talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Ecrimisilde Beş Yıllık Dönem ve Dönem Sonundan Faiz

Esas
2025/3808 E.
Karar
2026/2664 K.

Editoryal özet: Haksız kullanım tazminatı istenen davada önceki döneme ilişkin kesinleşmiş karar hesaplamaya dayanak alınmıştır. Bölge adliye mahkemesi, süresinde ileri sürülen zamanaşımı savunması nedeniyle dava tarihinden geriye en fazla beş yıllık dönem için ecrimisil istenebileceğini belirlemiş ve ilk hükümdeki dört günlük fazlalığı düzeltmiştir. Ayrıca tazminatın ticari sözleşmeden kaynaklanmadığını, dönemsel olarak doğduğunu dikkate alarak faizin her dönemin sonundan başlatılmasını benimsemiştir. Daire bu değerlendirmeyi onamıştır. Karar, zamanaşımının kendiliğinden uygulanması veya bütün dönemlerin toplamına tek başlangıçtan faiz yürütülmesi şeklinde okunmamalıdır.

Kararın sonucuBeş yıllık dönem ve dönem sonlarından faiz yönünden düzeltilen bölge adliye mahkemesi kararı onanmıştır.
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi

Hakediş muaccel olmadan gönderilen ihtarda temerrüt ve kredi giderinden aşkın zarar

Esas
2026/12 E.
Karar
2026/2108 K.

Editoryal özet: Temizlik hizmetini üstlenen şirket, belediyenin geç ödemesi nedeniyle hakediş alacağını bankaya temlik edip kredi kullandığını ve faiz, vergi ile komisyon zararı doğduğunu ileri sürmüştür. BAM sözleşme ve genel şartnamedeki tahakkuk ile ödeme sürelerini değerlendirerek ihtarların muacceliyetten önce olduğunu, belediyenin temerrüde düşmediğini kabul etmiştir. Daire aşkın zarar talebinin reddini bu gerekçeyle onamıştır. Somut kredi giderinin belgelenmesi tek başına yeterli değildir; önce ödeme zamanı, borçlu temerrüdü ve zarar bağlantısı kurulmalıdır.

Kararın sonucuTemerrüt koşulu oluşmadığı için aşkın zarar ret hükmünün oybirliğiyle onanması
Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Kiralananda Bırakılan Eşyada Zenginleşen Kişi ve Yanlış Davalı Lehine Ücret

Esas
2026/1528 E.
Karar
2026/3070 K.

Editoryal özet: Kiracının sonra alacağı tutanakla belirtilen taşınırların, taşınmazla birlikte başka idareye satılması sonrası bedel talebi incelendi. Önceki bozmayla satış bedelinden yararlanan Hazinenin zenginleştiği, bedel ödeyerek alan sonraki malikin ise zenginleşen olmadığı belirlenmişti. Bu kapsam dışı konular yeniden açılmadı; Hazine harç muafiyeti ve sorumlu olmayan davalı lehine maktu ücret yönünden hüküm düzeltildi.

Kararın sonucuHazine aleyhine harç ve diğer davalı lehine nispi ücret hükümleri düzeltilerek karar oybirliğiyle onandı.
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Satış Avansı ve Satış Amaçlı Kıymet Takdiri Talebinin Haczi Koruması

Esas
2025/228 E.
Karar
2026/323 K.

Editoryal özet: Tasarrufun iptali kararıyla ihtiyati haczi kesinleşen alacaklı, her takip dosyasına satış avansı yatırmış ve bir dosyada taşınmazın satışı için kıymet takdiri istemiştir. Mahkeme, her dosyada ayrı ve açık satış istemi bulunmadığından hacizlerin düştüğünü kabul ederek sıra cetvelini iptal etmiştir. Hukuk Genel Kurulu, süresindeki avansları, satış amaçlı dilekçeyi ve icra müdürünün avansı satış avansı kabul eden kararını birlikte değerlendirerek haczin korunduğunu kabul etmiştir. Şikâyetin reddi gerekirken kabul edilmesi nedeniyle direnme kararı bozulmuştur. Altı aylık süre ve avans değerlendirmesi 2019’daki haczin tarihsel rejimine aittir.

Kararın sonucuŞikâyet olunan alacaklının haczi ayakta olduğundan sıra cetveline şikâyetin reddi gerektiği kabul edilerek, cetveli iptal eden direnme kararı ilave gerekçelerle oybirliğiyle bozuldu.
Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi

Suç: Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik

Esas
2021/34252 E.
Karar
2026/5448 K.

Resmî metinden: Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi

Suçlar: Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik

Esas
2021/29211 E.
Karar
2026/5463 K.

Resmî metinden: Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.