Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
1.834 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 4. Hukuk Dairesi
Sigorta Tahkiminde Kazanın İş Kazası Niteliği ve SGK Ödemelerinin Araştırılması
- Esas
- 2025/1501 E.
- Karar
- 2026/6202 K.
Editoryal özet: Sigorta tahkimi kararının temyizinde, yaralanmalı olayın iş kazası olup olmadığı ve SGK işlemlerinin belgeleri bulunmamıştır. Yargıtay, Kurumdan inceleme yapılıp yapılmadığını; iş kazası kabulü varsa ödemenin miktarını, niteliğini, ilk peşin sermaye değerini ve rücuya tabi olup olmadığını sormayı gerekli görmüştür. Dayanak belgeler alınmadan esas temyiz tamamlanmamış ve dosya geri çevrilmiştir. Olayın mutlaka iş kazası olduğu, her Kurum ödemesinin indirileceği veya belirli bir rücu tutarı bulunduğu hükme bağlanmamıştır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Sonraki Ehliyetsizlik Raporunun Önceki Vekalet ve Satış Tarihlerine Etkisi
- Esas
- 2025/6145 E.
- Karar
- 2026/4251 K.
Editoryal özet: Sonradan kısıtlanan kişinin daha önce verdiği vekaletle yapılan taşınmaz satışı ehliyetsizlik iddiasıyla dava edildi. Adli Tıp raporları, vekalet ve satış tarihlerinde ehliyet bulunduğunu gerekçelendirmişti. Başka taşınmaz için sonraki işlem tarihine ait ehliyetsizlik tespiti, farklı tarihlere ilişkin olduğundan çelişki sayılmadı. Ret hükmü onandı.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Temlik Bedelinin Borçluya İadesinde Tasarrufun İptali ve Hukuki Yarar
- Esas
- 2026/74 E.
- Karar
- 2026/333 K.
Editoryal özet: Borçlu şirketin hakedişlerini temlik alan banka, kendi alacağına mahsup ettiği kısım dışındaki bedelleri icra takibinden önce borçlunun blokesiz hesabına aktarmıştır. Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, somut aktarım nedeniyle temlikin davacının tahsilini engellemediğini ve dava tarihinde iptali gerektiren tasarruf kalmadığını kabul ederek direnme kararını bozmuştur. Bankanın kötü niyeti ve işletmenin büyük kısmının devri yönündeki diğer uyuşmazlığı incelemeye gerek görmemiştir. Karşıoylar iptal koşullarının oluştuğunu savunmuştur. Direnme hükmüyle birlikte temyiz edilen hâkimin reddi ara kararını HGK incelemiş ve ret talebinin geri çevrilmesini yerinde bulmuştur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Tenkiste Artık Tereke Payının Mahsubu ve İfraz İçin Belediye Kararı
- Esas
- 2026/2401 E.
- Karar
- 2026/2809 K.
Editoryal özet: Vasiyetnamenin iptali istemi önceki incelemede reddedilmiş, tenkis hesabındaki mükerrer değer nedeniyle bozma verilmiştir. Yeni yargılamada tenkis kabul edilerek belirli alanın davacıya tesciline karar verilmiştir. Yargıtay, bu kez net terekeden hesaplanan saklı paydan davacının tasarruf dışı terekeden alacağı tutarın düşülmediğini ve sabit tenkis oranının doğru kurulmadığını belirlemiştir. Ayrıca bölünebilirlik için yalnız fen raporuyla yetinilip belediye encümeni kararı alınmamasını hatalı bulmuştur. Hesap ve ifraz incelemesi için hüküm yeniden bozulmuştur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Tıbbi Uygulama Hatası Bulunmadığı Halde Yetersiz Onam ve Sözlü Aydınlatmanın İspatlanamaması
- Esas
- 2026/87 E.
- Karar
- 2026/3186 K.
Editoryal özet: Tiroid nodülüne uygulanan işlem sonrasında yemek borusu ve sesle ilgili zararlar ileri sürülmüştür. Teknik raporlar tedavide tıbbi hata bulmamış, ancak onam belgelerini yapılan işlemler için yetersiz değerlendirmiştir. BAM, müdahaleyi yapan hekim ve hastane yönünden tazminatı korumuş; yalnız teşhis koyan ve zararlı müdahaleyi yapmayan hekimin sorumluluğunu kaldırmıştır. Daire, sözlü bilgilendirmenin gerçekleştiğini ispat yükü davalılardayken bunun kanıtlanamadığını belirterek hükmü onamıştır. Teknik kusur bulunmaması, aydınlatma yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmamış; bütün hekimlere yalnız ekipte bulunmaları nedeniyle sorumluluk yüklenmemiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Tünel çavuşunun işaretçi görevlendirme yetkisi araştırılmadan kusur oranının korunamaması
- Esas
- 2025/17 E.
- Karar
- 2026/337 K.
Editoryal özet: Tünelde geri manevra yapan loderle duvar arasında kalan çavuşun ölümü nedeniyle tazminat verilmiştir. HGK çoğunluğu çavuşun işaretçi görevlendirme yetkisini ve kazadaki görev düzenini araştırmayan raporu yetersiz bulmuş; alanında A sınıfı iş güvenliği uzmanlarından yeni kusur değerlendirmesi gerektiği için direnme kararını bozmuştur. İşçi ve işveren payları henüz yeni kesin oranla belirlenmemiştir; temyiz edilmeyen yönlerden doğan usuli sınırlar korunmalıdır. Görüşmelerde araştırma yükünün işverende olduğu ve yalnız rapor çelişkisiyle bozma gerektiği görüşü reddedilmiştir. Bu azınlık da bozma istemiş, yalnız gerekçede ayrılmıştır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık üçüncü kişinin istihkak davasına ilişkindir.
- Esas
- 2026/651 E.
- Karar
- 2026/3716 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/üçüncü kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Uyuşmazlık üçüncü kişinin istihkak davasına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince üçüncü kişinin haczin yapılış şekline ilişkin şikayeti kabul edilip, kesinleştiği, alacaklıya istihkak iddiasının reddi davası açmak üzere süre verildiğinden, eldeki davayı açmada üçüncü kişinin hukuki yararı olmadığından davanın reddine karar verilmiş, yargılama gideri ve vekalet ücreti davacıya yüklenmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Haczin İİK 99. maddeye yapılmış sayılmasına ilişkin şikayet kesinleştiğinde, üçüncü kişinin açtığı istihkak davasının konusu kalmaz, dava açarken mevcut olan hukuki yarar daha sonra ortadan kalktığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi, 6100 sayılı HMK'nin 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdirine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davalarda vasiyetnamenin iptali terdiden tenkis istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/4072 E.
- Karar
- 2026/2805 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacılar vekili ile birleşen davada davacı kayyımı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların babası muris ...’in ... Noterliğinde 24.07.2014 tarihinde vasiyetname düzenlediğini, murisin 10 çocuğu olduğunu, söz konusu vasiyetnamenin akli melekeleri yerinde olan bir babanın yapacağı bir vasiyetname olmadığını, vasiyetname ile 8 çocuğun ve felçli eşin miras payının tamamının davalı iki çocuğa bırakıldığını, müvekkillerinin babalarına karşı saygıda kusur etmediklerini, dava konusu vasiyetnamenin muris ve felçli eşine bakmamakla tehdit edilerek baskı ve korkuyla düzenlendiğini, 76 yaşında akıl ve iradesini tam kullanamayan, siroz hastası babalarına zorla ve baskı altında vasiyetname düzenletildiğini, vasiyetnamenin hukuka-ahlaka ve şekle aykırı olduğunu, gerçek iradeyi yansıtmadığını ileri sürerek vasiyetnamenin iptaline, olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleştirilen davada davacı kayyımı dava dilekçesinde; kısıtlı ... adına temsil kayyımı olarak tayin edildiğini, kendisine vesayet makamınca vasiyetnamenin iptali davası açılmak üzere husumete izin ve yetki verildiğini, muris ...’in 24.07.2014 tarihinde ... yevmiye nolu vasiyetname düzenlediğini, mirasbırakanın tüm ruh hali, vasiyetname bırakıp bırakamayacağı, baskı sonucunda düzenlendiği göz önünde bulundurularak vasiyetnamenin iptaline, mahfuz hissesi oranından tenkise karar verilmesini istemiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
- Esas
- 2025/4137 E.
- Karar
- 2026/2811 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkilinin oğlu ...’ın boşandıklarını, davalı tarafın dava konusu dairede boşanmaya rağmen oturmaya devam ettiğini ve taşınmazın davalı tarafından haksız şekilde işgal edildiğini belirterek el atmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili süresinde cevap dilekçesi sunmamış olup yargılama aşamasında davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, davalının dava konusu 29 27... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 11 numaralı bağımsız bölüme el atmasının önlenmesi ile taşınmazdan tahliyesine, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne ve toplam 9.761,92 TL bedelin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından adli yardım talepli istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 12.10.2024 tarihli ara kararı ile davalı vekilinin adli yardım talebinin reddine karar verilmiştir. 2. Adli yardım talebinin reddine ilişkin ara karara karşı davalı vekilinin itirazı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince itirazın reddine karar verilmiştir. 3. Bölge Adliye Mahkemesinin 27.12.2024 tarihli ara kararı ile; dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca nispi istinaf harcı, başvuru harcı ve istinaf avansının davalı tarafça tamamlatılması için dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, kurum zararının tahsili talebine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/16293 E.
- Karar
- 2026/6118 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı Belediyenin hak ediş alacağı bulunan ... Mimarlık inşaat şirketinin idareden olan alacaklarını .... Noterliğinin 02.08.2013 tarih ve ... yevmiye no.'lu temliknamesi ile ... İhracat Alüm. Inş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.’ne devrettiğini, Seri No: 2002/1 sayılı Tahsilat İç Genelgesi hükümlerine göre kamu kurum ve kuruluşlarınca alacaklı kişi ya da şirketlere ödeme yapılması öncesinde ödeme yapılacak kişi ya da şirketin vergi borcu bulunup bulunmadığının ilgili vergi dairesi nezdinde araştırılması gerektiğini, ilgilinin vergi borcu bulunduğunun anlaşılması durumunda ilgili vergi dairesince düzenlenecek haciz bildirilerine istinaden mükellef alacağından gereken miktarda mahsup yapılmak suretiyle ilgili vergi dairesi hesabına yatırılması gerektiğini, temlik olunan alacak nedeniyle alacaklı ... İhracat Alüm. Inş. Taah.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki vekalet ilişkisi nedeniyle davalı vekil tarafından tahsil edilen bedellerin iadesi talebine ilişkindir.
- Esas
- 2026/90 E.
- Karar
- 2026/3187 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasındaki vekalet ilişkisi nedeniyle davalı vekil tarafından tahsil edilen bedellerin iadesi talebine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları, banka kayıtları ve alınan bilirkişi raporu ile davacılar ve mirasçıları tarafından alacağın varlığının ispatlandığının anlaşılmasına göre, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370. maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, taşınmaz satışı nedeniyle ödenmeyen bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibi nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/6172 E.
- Karar
- 2026/3188 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; müvekkili ...'ın davalı ile ... ili ... İlçesi ... Mah. 4 84... parselde kayıtlı 28 numaralı bağımsız bölümün bir kısmının nakit, bir kısmının barter olarak satın alınması konusunda anlaştığını, nakit kısım olan 250.000,00 TL'nin ödendiğini, kalan 150.000,00 TL'sinin ise dava dışı ... tarafından verilecek çek ile ödeneceğini, ödenmemesi üzerine davalının müvekkilleri aleyhine icra takibi başlattığını, icra takibinin ödeme emrinin müvekkillerinin tatilde olduğu dönemde usulsüz bir şekilde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2 gereğince tebliğ edilerek kesinleştiğini, müvekkillerinin dosya alacaklısı davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek, müvekkilinin icra dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, haksız olarak tahsil edilen bedellerin istirdatına, haksız ve kötüniyetli takip dolayısı ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
