Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
1.834 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 3. Hukuk Dairesi
Elektrik faturalarında endeks hesabının denetlenebilir bulunması ve ödemenin ispatlanmamasıyla itirazın iptalinin onanması
- Esas
- 2026/49 E.
- Karar
- 2026/3456 K.
Editoryal özet: Abonelikten doğan on üç elektrik faturası için başlatılan takibe itiraz edilmiştir. Mahkeme ilk-son sayaç endekslerine dayalı teknik hesabı esas almış, davalının ödeme belgesi sunmadığını kabul ederek itirazı iptal etmiştir. 3. Hukuk Dairesi raporu denetlenebilir ve hükme uygun bulup ödeme ispatlanmadığı gerekçesini koruyarak onamıştır. Kaçak elektrik veya düzenleyici idari ceza incelemesi yapılmamış; normal tüketim faturası borcu çözülmüştür. Kararın eski hükmünde geçen yüzde 40 icra inkar tazminatı güncel genel oran değildir. Rapor toplamı ile takip tutarları metinde farklıdır; yeni kapak hesabı üretilmemiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
İstihkakta talep edilmeyen takip haczinin kaldırılamaması ve satış gerçekleşmişse bedel üzerinden devam gereği
- Esas
- 2026/1810 E.
- Karar
- 2026/3949 K.
Editoryal özet: Üçüncü kişi bir takipteki makinelerin haczinin kaldırılmasını istemiştir. Mahkeme önceki açık bozmaya rağmen başka takipteki haczi de kaldırmıştır. 12. Hukuk Dairesi talep aşımı ve bozma gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle yeniden bozmuş; uzayan dava ve tekrarlar karşısında eskiHUMK 429 uyarınca başka icra mahkemesine göndermiştir. Ayrıca malların satıldığı iddiası araştırılmalı; satış varsa istihkak İİK 97/10 gereği bedel üzerinde sürmelidir. Mülkiyetin esası yeniden kesin çözümlenmemiş, satış olgusu da varsayılmamıştır. Her bozma başka mahkemeye sevki gerektirmez; somut eski yargılama ve ısrarlı kapsam hatası esas alınmıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
İşyeri İhtiyacında Birlikte Dava Açılması ve Mevcut İşyerine Üstünlük
- Esas
- 2025/6188 E.
- Karar
- 2026/3471 K.
Editoryal özet: İşyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye davasında, kiralananın paydaşları ve aynı zamanda sözleşmenin kiraya verenleri birlikte dava açmıştır. Yargıtay bu şekilde taraf teşkilinin sağlandığını kabul etmiştir. İhtiyacın niteliği yargılama sırasında değerlendirilmiş, gerçek, samimi ve zorunlu işyeri ihtiyacının kanıtlandığı belirtilmiştir. Kiralananın davacı şirketin kiracı olarak kullandığı mevcut işyerinden üstün nitelikte olması da onama gerekçesinde açıkça gösterilmiştir. Karar, işyeri ihtiyacının somut karşılaştırmayla değerlendirilmesini desteklemekte; yeni malikin bildirim süresini veya tahliye sonrası yeniden kiralama tazminatını çözmemektedir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Kayınbabanın aldığı ileri sürülen ziynetlerde eşe husumet ve delillerin toplanması
- Esas
- 2026/222 E.
- Karar
- 2026/6130 K.
Editoryal özet: Kadın düğün ve kına ziynetlerinin kayınbabası tarafından baskıyla alındığını, eşinin de sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. BAM eşe yönelik talebi husumetten reddetmiştir. Daire, iddianın altınların erkek eşin uhdesinde bulunduğunu da içerdiğini, babasıyla menfaat birliği ve somut ilişkinin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek bozmuştur. Ziynetin varlığı, miktarı ve kadının elinden çıkıp davalının himayesine girdiği önce davacı tarafından kanıtlanmalıdır. Hüküm doğrudan bedel tahsili kurmamış; bütün deliller toplanarak esas hakkında karar verilmesini istemiştir. Kişisel mal iadesi için mal rejiminin sona ermesi beklenmez.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Muris Muvazaasında Bedel Farkının Tek Başına Yetmemesi ve İspat Yükü
- Esas
- 2025/6183 E.
- Karar
- 2026/4599 K.
Editoryal özet: İlk derece mahkemesi, toruna devredilen taşınmazın tapu bedeliyle gerçek değeri arasındaki farkı ve ödeme araştırmasını değerlendirerek muvazaa talebini kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi ise davacı tanığının devir ve ödeme hakkında yeterli bilgi vermediğini, bedel farkının tek başına belirleyici olmadığını ve ispat yükünün davalıya ters çevrilemeyeceğini açıklamıştır. Mirasçılardan mal kaçırma amacı kanıtlanmadığından ret hükmü kurmuş; ivazsızlık da kanıtlanamadığı için tenkis istemini reddetmiştir. Yargıtay bu sonucu onamıştır.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi
Ortak Kullanılan Depoda Anahtar ve Giriş Yetkisinin Araştırılmadan Mahkumiyet Kurulması
- Esas
- 2021/36998 E.
- Karar
- 2026/5944 K.
Editoryal özet: Satış elemanı ve depo sorumlusu sanığın malları aldığı, depo anahtarının yalnız onda bulunduğu kabul edilerek mahkumiyet verilmişti. Depoda başka şirketin mallarının da bulunduğu iddiası karşısında o şirketin ortak ve çalışanlarının dinlenip anahtarın kimlerde olduğu ile giriş biçiminin açıklığa kavuşturulması gerektiği belirtildi.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Şirket adresindeki kişisel evrak ve fiili emarelerle birlikte zilyetlikte İİK 99 uygulama şikayetinin reddi
- Esas
- 2026/1049 E.
- Karar
- 2026/3952 K.
Editoryal özet: Şirketin sicil adresinde hacizde borçlunun isminin imza sirkülerinde, patron odası isimliğinde, araç teslim evrakı, kutu ve kartvizitlerde bulunması üzerine şirket İİK 99 usulü istemiştir. Alt derece borçlunun şirket kurucusu/tek yetkilisi olması nedeniyle evrakı olağan sayıp kabul vermiştir. 12. Hukuk Dairesi bu emarelerle borçlu ve şirketin malı birlikte elinde bulundurduğunu kabul ederek şikayetin reddi gerektiğinden bozmuştur. Şirketin tek ortaklık açıklaması mülkiyetin esası bakımından istihkak davasında değerlendirilebilir. Her ortaklık bağı tek başına şirket malını ortağın borcuna ait yapmamış; bu karar usul/zilyetlik aşamasıyla sınırlıdır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Torunun Bakım Amacıyla Edindiği Taşınmazda Muris Muvazaası ve Tenkis Taleplerinin Reddi
- Esas
- 2025/5623 E.
- Karar
- 2026/4544 K.
Editoryal özet: Mirasçı, kendisiyle küs olan babasının torununa yaptığı devrin mirastan mal kaçırma amacı taşıdığını ileri sürmüştür. Mahkemeler torunla uzun süre birlikte yaşamayı, bakım ve hastane ihtiyaçlarıyla ilgilenmesini, aile ilişkilerini ve daha önce davacıya yapılan diğer taşınmaz devrini birlikte değerlendirmiştir. Gerçek amacın bakılıp gözetilme olduğu ve muvazaanın kanıtlanmadığı kabul edilmiştir. Somut sözleşme ivazlı bulunduğundan tenkis talebi de reddedilmiştir. Yargıtay bu ret sonucunu içeren istinaf kararını onamıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Üçüncü Haciz İhbarnamesine Karşı Menfi Tespitte On Beş Günlük Hak Düşürücü Süre
- Esas
- 2025/4901 E.
- Karar
- 2026/3458 K.
Editoryal özet: Davacı, takip senedinde imzası bulunmadığını belirterek borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Alt derece mahkemeleri, kendisine haciz ihbarnameleri gönderilen davacının asıl takip borçlusu olmadığını ve davanın İİK 89/3 kapsamına girdiğini kabul etmiştir. Usulsüz tebligat şikâyeti de reddedilmiş, üçüncü ihbarnamenin tebliğinden çok sonra açılan dava on beş günlük hak düşürücü süreden reddedilmiştir. Davacı sonradan dosyaya borçlu eklendiğini ve İİK 72 uygulanması gerektiğini savunsa da Yargıtay özel nitelendirmeyi ve süreden reddi onamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Vasiyetname iptali ve tenkis reddinde temlik dışı terekenin tamamının dava değeri sayılamaması
- Esas
- 2025/4166 E.
- Karar
- 2026/2936 K.
Editoryal özet: Vasiyetname ehliyet, irade ve şekil yönünden uygun; terditli tenkis bakımından saklı pay ihlali yok bulunmuştur. Buna rağmen ilk derece temlik dışı 616.528,19 TL terekeyi dava değeri sayıp harç tamamlattırmış ve gider/ücret hesabını bu değere bağlamıştır. BAM tenkis değerinin ihlal edilen saklı pay olduğunu, ihlal saptanmayınca dilekçedeki 10.000 TL değerin esas alınacağını kabul ederek iki talebi ayrı reddedip giderleri düzeltmiştir. 7. Hukuk Dairesi sonucu onamıştır. Tüm tereke her tenkis davasının otomatik matrahı değildir; gerçekten daha yüksek ihlal saptanırsa harç tamamlama ihtimali ayrıca korunur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/6069 E., 2026/3226 K.
- Esas
- 2025/6069 E.
- Karar
- 2026/3226 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça imal edilip satışa sunulan 34... plakalı ... Yeni Kangoo Ekspres 1.5 DCİ 2011 model aracın yetkili bayiden 0 km olarak alındığını, ancak satın alındığı 2011 yılından bu güne kadar bir çok kez ön takım arızası nedeniyle muhtelif tarihlerde yetkili servislerde tekrarlayan aynı arıza sebebiyle tamir gördüğünü, garanti kapsamında olmadığından bahisle davalı tarafça karşılanmayan tamir bedellerinin her defasında müvekkil şirket tarafından ödendiğini, davalı şirket hakkında onarım bedellerinin tahsili için İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1003 E. sayılı dosyasında dava açıldığını, davanın müvekkili lehine sonuçlandığını, Mahkemece hasarın sürücü kusurundan meydana gelmediğinin anlaşıldığının tespit edilerek gizli ayıp sebebiyle dava tarihine kadar müvekkili tarafından ödenen fatura tutarlarının iadesine karar verildiğini, dosyanın Yüksek Yargı incelemesinde olduğunu, üretim hatasından kaynaklandığı anlaşılan ve sürekli tekrar eden hasarın yine aynı şekilde meydana geldiğini, 27.10.2017 tarihinde araçta aynı kusurun oluştuğunu ve tamir bedelinin 8.529,93 TL olduğunu, aracın tamirinin yapılmadığını ve arızanın tespiti iddiasıyla yüksek miktarda servis bedeli talep edildiğini ileri sürerek satın alındığı ilk günden bu yana gizli ayıplı olduğu ortaya çıkan 34... plakalı ticari aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla önceki dönemde yapılan masraflar ve tamirde geçen süreler sebebiyle karşılanmayan zararlara karşılık olarak şimdilik 5.000,00 TL alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2026/458 E., 2026/4018 K.
- Esas
- 2026/458 E.
- Karar
- 2026/4018 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 02.03.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanunun 26. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 365/1. maddesinde; “İstinaf yoluna başvurma, yasal süre geçtikten sonra yapılır veya istinaf yoluna başvurulmasına olanak bulunmayan bir karara veya vazgeçme nedeniyle itiraz veya şikâyetin reddine yahut süresi geçmiş bir şikâyete ilişkin olursa, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri gereğince istem icra mahkemesince reddedilir” hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise; “Bölge Adliye Mahkemesi, birinci fıkra kapsamına girdiği hâlde reddine karar verilmemiş başvuruyu geri çevirmeyip doğrudan kesin karara bağlar” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda, temyizen incelenmesi istenen karar, usulsüz tebligat şikayetinin süre aşımından reddine ilişkin olup, anılan kararın temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır. Buna göre, Dairemizce incelenmesi istenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, İİK’nın 365/1-son maddesinde belirtildiği üzere KESİN nitelikte olduğundan, 5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nın 364. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE), 03.06.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
