Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
1.834 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 5. Ceza Dairesi
Suç: Zimmet
- Esas
- 2023/4444 E.
- Karar
- 2026/8502 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: sanığın, tebligat giderleri, bilirkişi ücreti, posta pulu ücreti, dosya gidiş geliş ücreti ve havale ücretlerinin ilgili yerlere ödenmesi hususunda görevlendirilmesinin yasal olarak mümkün olmaması karşısında, suça konu paraların kendisine görevi nedeniyle tevdi edilmiş sayılamayacağı, bu paralar üzerinde muhafaza ve gözetim sorumluluğunun olmadığı, yasal tevdi unsurunun da gerçekleşmediği, bu nedenle zimmet suçunun unsurlarının oluşmadığı, sanık tarafından teslim alınan ücretlerin ilgili yerlere ödenmeyip mal edinilmesi karşısında eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 155/2 ve 43/1. maddelerinde düzenlenen zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirmeyle zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, Kabule göre de; Sanığın zimmetine geçirdiği kabul edilen 6.908,50 TL'nin suç tarihindeki ekonomik koşullara ve Dairemiz uygulamalarına göre değer azlığı sınırında kalması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 249. maddesinin uygulanması gerektiği nazara alınmayarak fazla ceza tayini, Yüklenen suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmolunurken infazda tereddüt oluşturacak şekilde hangi bent kapsamındaki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklama kararı verildiğinin belirtilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 3 21... /son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 09.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi
Suç: Zimmet
- Esas
- 2025/360 E.
- Karar
- 2026/8656 K.
Resmî metinden: Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yargıtay 1. Ceza Dairesi
Suçlar: Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, silahla tehdit
- Esas
- 2025/5538 E.
- Karar
- 2026/5250 K.
Resmî metinden: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2025 tarihli ve 2024/337 Esas, 2025/15 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanık hakkında mağdura yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-f, 35/1 ve 53. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Sanık hakkında mağdura yönelik silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a, ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
TFF Belgelerinden Doğan SGK Priminde Zamanaşımının Kuruma İntikalle Başlaması
- Esas
- 2026/255 E.
- Karar
- 2026/465 K.
Editoryal özet: Kulüp, 2010–2011 futbolcu çalışmasına ait primlerin 2023’te istenmesini zamanaşımı nedeniyle dava etmiştir. Mahkeme, TFF’nin özel hukuk kuruluşu olmasını ve denetim raporu bulunmamasını kabul gerekçesi yapmıştır. HGK, TFF’nin kanunla kurulmuş kuruluş olduğunu, 5510 sayılı Kanun 93/2’nin böyle kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelere de özel başlangıç bağladığını açıklamıştır. TFF belgeleri SGK’ya 10 Nisan 2023’te intikal ettiğinden on yıllık sürenin o gün başladığı ve zamanaşımının dolmadığı kabul edilmiştir. İşin esası incelenmek üzere direnme değişik gerekçeyle bozulmuştur.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi
Usulsüz kesinleştirilen HAGB kararında denetim süresinin başlamaması
- Esas
- 2026/3926 E.
- Karar
- 2026/7686 K.
Editoryal özet: Sanığın yokluğunda verilen 2012 tarihli HAGB kararı bildirdiği adreste tebliğ edilemeden dönmüş; aynı adrese önceden geçerli tebliğ bulunmadan TK m. 35 uygulanarak kesinleştirilmiştir. Daha sonra denetimde kasıtlı suç işlendiği gerekçesiyle hüküm açıklanmıştır. Yargıtay HAGB kesinleşmediği için denetim süresinin başlamadığını, bu sürede suç işlendiğinden söz edilemeyeceğini belirterek mahkumiyeti bozmuştur. Dolandırıcılığın esası incelenmemiştir. Karar eski HAGB ve kanun yolu sürecine ilişkindir; yeni kararların HAGB şartları veya başvuru yolu için güncel mevzuatın yerine kullanılamaz.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi
Uyuşturucu Ticareti Mahkûmiyetinde Suç Vasfı ve Arama İtirazları Üzerine Kısa Onama
- Esas
- 2022/7895 E.
- Karar
- 2026/10966 K.
Editoryal özet: Sanık, delilin yetersizliği, eylemin kullanmak için bulundurma olması ve arama kararında saat aralığının gösterilmemesi nedenleriyle mahkûmiyete itiraz etmiştir. Yargıtay, alt mahkemelerin suç vasfı ve delil takdirinde bozma nedeni bulmayarak ticaret mahkûmiyetini onamıştır. Kaynak uyuşturucu miktarını, elde ediliş biçimini veya arama kararının metnini açıklamamaktadır. Bu nedenle salt saat bilgisi bulunmayan her aramanın hukuka uygun olduğu veya belli miktarın zorunlu ticaret sayıldığı yönünde ayrıntılı ilke çıkarılamaz.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 2026/5168 E., 2026/8548 K.
- Esas
- 2026/5168 E.
- Karar
- 2026/8548 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: "İçtihat Metni " Güveni kötüye kullanma suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sırasında; Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesiyle Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesi arasında oluşan olumsuz yetki uyuşmazlığının giderilmesi ve yargı yerinin belirlenmesi istemiyle gönderilen dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tebliğname ile Daireye verilmekle incelendi; Dosyanın mahiyeti itibarıyla ön inceleme denetimine tabi olmadığı, kararların sonucunda da uyuşmazlığın doğduğu tespit edilmekle gereği düşünüldü: İncelenen dosya içeriğine, sanığın üzerine atılı suçun niteliğine, iddianamede olayın anlatılış biçimine ve Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesi kararındaki gerekçeye göre, yerinde görülmeyen Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2026 tarihli ve 2026/75 Esas, 2026/171 sayılı YETKİSİZLİK Kararının oy birliğiyle KALDIRILMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2026 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 2026/5529 E., 2026/8559 K.
- Esas
- 2026/5529 E.
- Karar
- 2026/8559 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: sanık hakkında tehdit suçundan açılan davada basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle Yalova 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2022 tarihli ve 2021/257 Esas, 2022/58 sayılı Kararı ile atılı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle gelen ihbar üzerine Yalova 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.04.2024 tarihli ve 2024/72 Esas, 2024/283 sayılı Kararı ile hükmün açıklanarak sanığın tehdit suçundan mahkumiyetine karar verildiği, söz konusu karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 09.02.2026 tarihli ve 2024/2275 Esas, 2026/449 sayılı Kararı ile kararın itiraz yasa yoluna tabi olduğu belirtilerek dosyanın karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, akabinde itiraz hususunu değerlendirmek üzere dosyanın gönderildiği Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2026 tarihli ve 2026/102 Esas, 2026/185 sayılı Kararı ile yasa yolunun istinaf olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilerek dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmakla; Sanık hakkında genel hükümlere göre yapılan yargılama neticesinde hüküm kurulmuş olması ve Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesi kararındaki gerekçeye göre, yerinde görülmeyen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 09.02.2026 tarihli ve 2024/2275 Esas, 2026/449 sayılı GÖREVSİZLİK olarak kabul edilen karar verilmesine yer olmadığına dair Kararının oy birliğiyle KALDIRILMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2026 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 2026/5554 E., 2026/8563 K.
- Esas
- 2026/5554 E.
- Karar
- 2026/8563 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: "İçtihat Metni " Güveni kötüye kullanma suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sırasında; Aydın 7. Asliye Ceza Mahkemesiyle Alaşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi arasında oluşan olumsuz yetki uyuşmazlığının giderilmesi ve yargı yerinin belirlenmesi istemiyle gönderilen dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tebliğname ile Daireye verilmekle incelendi; 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleriyle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 25 ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan ve yargı çevreleri belirlenen bölge adliye mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlama tarihi olan 20.07.2016 tarihinden sonraya ait olmasına ve anılan Kanun'un 37 nci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairelerinin görevleri arasında "Yargı çevresi içerisinde bulunan adli yargı ilk derece ceza mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek" hususunun da bulunmasına göre; Aynı Bölge Adliye Mahkemesi yargı çevresinde bulunan Aydın 7. Asliye Ceza Mahkemesiyle Alaşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi arasında meydana gelen olumsuz yetki uyuşmazlığının çözüm yeri 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 17 nci maddesi uyarınca ortak yüksek görevli İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairesi olduğundan Dairemizin oy birliğiyle GÖREVSİZLİĞİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2026 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 2026/5565 E., 2026/8554 K.
- Esas
- 2026/5565 E.
- Karar
- 2026/8554 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: sanık hakkında tehdit suçundan açılan davada basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2022 tarihli ve 2022/216 Esas, 2022/377 sayılı Kararı ile atılı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle gelen ihbar üzerine Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2025 tarihli ve 2024/1325 Esas, 2025/381 sayılı Kararı ile hükmün açıklanarak sanığın tehdit suçundan mahkumiyetine karar verildiği, söz konusu karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 20.06.2025 tarihli ve 2025/2435 Esas, 2025/2484 sayılı Kararı ile kararın itiraz yasa yoluna tabi olduğu belirtilerek incelenmeksizin iade kararı verildiği, akabinde itiraz hususunu değerlendirmek üzere dosyanın gönderildiği Konya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2026 tarihli ve 2025/951 Esas, 2026/171 sayılı Kararı ile yasa yolunun istinaf olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilerek dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmakla; Sanık hakkında genel hükümlere göre yapılan yargılama neticesinde hüküm kurulmuş olması ve Konya 18. Asliye Ceza Mahkemesi kararındaki gerekçeye göre, yerinde görülmeyen Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 20.06.2025 tarihli ve 2025/2435 Esas, 2025/2484 sayılı GÖREVSİZLİK olarak kabul edilen incelenmeksizin iade Kararının oy birliğiyle KALDIRILMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2026 tarihinde karar verildi.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2026/147 E., 2026/462 K.
- Esas
- 2026/147 E.
- Karar
- 2026/462 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ilişkin İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 24.12.2015 tarihli ve 314-379 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 09.12.2025 tarih ve 2417-13122 sayı ile onanmasına karar verilmiştir. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 14.01.2026 tarih ve 56454 sayı ile; "...16.08.2014 tarihli arama tutanağı taraflarca doğrulanmış, tanık ... tehdit altında olmaksızın hazirun olarak imza attığını kabul etmiştir. Gerek sanık gerekse hazirun, ele geçen uyuşturucu maddelerin aramaya katılan polis memurları tarafından yerleştirildiğine ilişkin itiraz ileri sürmemiştir. Sanığın ele geçen tabancaların kendisine ait olduğunu ancak uyuşturucuların kendisine ait olmadığını, hırsızlar tarafından konulmuş olabileceğine dair savunmasının kendisini cezadan kurtarmaya yönelik mesnetsiz beyanından ibaret olduğunun kabulü gerekir. Aksi taktirde kamu görevlileri tarafından düzenlenerek imza altına alınan ve bilahare doğrulanan resmî belge niteliğindeki arama tutanaklarının, tutanağa itiraz şerhi koymaksızın hazirun olarak imza atan tanıkların bilahare sanıkları kurtarmaya yönelik beyanları ile sakatlanması sonucunu doğuracağı açıktır. Arama tutanağında imzası olan tek işlem tanığının, evde yapılan arama sırasında elde edilen delillerin sıhhatine ilişkin itiraz şerhinin bulunmadığı vaki olayda, sanık hakkında verilen beraat kararının bozulması gerekirken onanmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu," görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2025/454 E., 2026/470 K.
- Esas
- 2025/454 E.
- Karar
- 2026/470 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Direnme kararı davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı kadın eş vekili dava dilekçesinde; tarafların 2015 yılında evlendiklerini, bu evlilikten 11.06.2016 doğumlu bir çocuklarının dünyaya geldiğini, resmî nikâhın 22.07.2016 tarihinde kıyıldığını, davalının eşine hakaret ve küfür ettiğini, psikolojik ve fiziksel şiddet uyguladığını, birlik görevlerini yerine getirmediğini, ailesi ile görüştürmediğini, 02.10.2019 tarihinde yaşanan olayda müvekkilini ve kardeşini bıçakladığını ileri sürerek tarafların boşanmalarına, velâyetin anneye verilmesine, ortak çocuk yararına 750,00 TL tedbir-iştirak, müvekkili yararına 750,00 TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 20.000,00 TL maddi, 70.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
