Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
1.834 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 7. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
- Esas
- 2024/1048 E.
- Karar
- 2024/5879 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: I. DAVA Davacı vekili; vasiyet eden Mualla Nazmiye Karaabacı'nın, müvekkilini 31.03.1983 tarihinde evlat edindiğini, müvekkilinin vasiyet edenin vefatına kadar iyi bir şekilde evlatlık görevini ifa ederek kendisine baktığını, vasiyet edenin Beyoğlu 19. Noterliğinin (eski İstanbul 6. Noterliğinin) 01.05.2003 tarihli vasiyetnamesi ile müvekkilinin hırsızlık yaptığını, kendisine şiddet uyguladığını, öldürülme tehlikesi içinde olduğunu iddia ederek mirasçılıktan çıkardığını, ancak vasiyetnamenin mirasçılıktan çıkarma sebebi ihtiva etmediğini, bu sebeple geçersiz olduğunu, ıskat koşullarının oluştuğu konusunda ispat yükünün vasiyet alacaklısı olan davalıya düştüğünü, sonraki yıllarda murisin beş adet daha vasiyetname düzenlediğini, bu vasiyetnamelerde bir kez daha müvekkilini ıskat ettiğini, tüm malvarlığını davalı vakfa bırakarak vefat etmiş olduğunu, bahsedilen vasiyetnamelere ilişkin olarak davacı tarafından iptal davası açıldığını, İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/311 E. sayılı dosyası ile görülmekte olan vasiyetnamelerin iptali davasında, hâli hazırda en son yapılan mirastan ıskata ilişkin iptal taleplerinin de bulunduğunu, ancak her ne kadar kanun gereği aynı konuya ilişkin son yapılan işlem, bir öncekini geçersiz hâle getirse de, son yapılan mirastan çıkarmanın iptali durumunda "bir önceki mirastan çıkarma yürürlüğe girer mi" şeklindeki doktrinsel tartışmanın taraflarına hak kaybı oluşturma ihtimalinin önüne geçmek adına bu davanın açılmasının zorunlu hale geldiğini belirterek; Beyoğlu 19. Noterliğinin (eski İstanbul 6. Noterliğinin) 01.05.2003 tarihli ve 5347 yevmiye numaralı mirastan çıkarma konulu vasiyetnamesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2024/5533 E., 2024/7037 K.
- Esas
- 2024/5533 E.
- Karar
- 2024/7037 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: I. DAVA Davacılar; kök mirasbırakanları...'ın ölümü ile kendi mirasbırakanları ... ve diğer mirasçılar ..., ... ve ...'nin kaldığını, mirasbırakan...'in Bakırköy 2. Noterliği'nin 01.10.1969 tarihli ve 13736 yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile 65 parsel sayılı taşınmazdaki 4/6 payını ikinci eşi ...'a vasiyet ettiğini, ancak söz konusu vasiyetnamenin 10 yıl içerisinde tenfiz edilmediğinden hukuki niteliğini kaybettiğini, Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1981/325 Esas, 1982/413 Karar sayılı dosyası ile vasiyetnamenin iptali ve tenkis davası açıldığını, anılan davada tarafların anlaşması nedeniyle dava açan diğer mirasçılar ... ve ... adına tapu iptali ve tescil kararı verildiğini, kendi mirasbırakanları ...'nın da mirasçı olarak bahsedilmesine rağmen kararda taşınmazın davacılar ..., ... ve davalı ... arasında pay edildiğini, kendi mirasbırakanları ...'nın payının verilmediğini, yapılan tescilin yolsuz olduğunu, söz konusu işlemden 08.05.2015 tarihli ihtarname ile haberdar olduklarını, ..., ... ve ... adına yapılan yolsuz tescilin ardından ölümleri nedeniyle paylarının mirasçıları olan davalılara intikal ettiğini, bir kısım payların da diğer davalı ...'ne satış suretiyle devredildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline ve tazminata karar verilmesini istemişlerdir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 2024/11272 E., 2024/10382 K.
- Esas
- 2024/11272 E.
- Karar
- 2024/10382 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.02.2024 Tarihli ve 2023/396 Esas, 2024/60 Karar Sayılı Kararı Davanın, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama sonucunda toplanan delillerden davacının murisin eşi, davalıların ise murisin çocukları olduğu, tarafların üveylik ilişkisinin bulunduğu, uyuşmazlığa konu Kestane Mevkii Çalıca Köyü Çınarcık/Yalova 527 numaralı parsel sayılı taşınmaz paylarının iptal edilerek davacı adına tescilinin talep edildiği, taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili mahkeme olduğu, bu nedenle taşınmazın bulunduğu Yalova Asliye Hukuk Mahkemelerinin kesin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2023/3797 E., 2024/5065 K.
- Esas
- 2023/3797 E.
- Karar
- 2024/5065 K.
Resmî metinden: Davacı vekili; davalı şirket ile ........, Hes ve Regülatörü projesi elektrik işlerinin yapımı için sözleşme imzalandığını, hak edişleriyle ilgili faturalar düzenlendiğini ancak faturaların ödenmediği, borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, davalı şirketin takibe itirazda bulunduklarını ileri sürerek itirazların iptaline, takibin devamına, dava değerinin %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2024/3373 E., 2024/5077 K.
- Esas
- 2024/3373 E.
- Karar
- 2024/5077 K.
Resmî metinden: İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/783 E., 2024/916 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/135 E., 2023/937 K.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2024/3409 E., 2024/5061 K.
- Esas
- 2024/3409 E.
- Karar
- 2024/5061 K.
Resmî metinden: SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, temyiz harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 23.12.2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Dava türü: Boşanma
- Esas
- 2024/2127 E.
- Karar
- 2024/10195 K.
Resmî metinden: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından davanın kabulü ile boşanma, kusur belirlemesi, velâyet düzenlemesi, davacı yararına hükmedilen maddî, manevî tazminat ve miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Dava türü: Karşılıklı Boşanma - Ziynet Alacağı
- Esas
- 2024/1751 E.
- Karar
- 2024/10176 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma ve ziynet alacağı davasının bozma sonrası yapılan yargılaması sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı karşı davacı erkek vekili tarafından kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve ortak çocuk ...'un velayeti yönünden temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Dava türü: Ziynet Eşyası Alacağı
- Esas
- 2024/4143 E.
- Karar
- 2024/10254 K.
Resmî metinden: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Dava, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun'un 79 uncu maddesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
- Esas
- 2024/1433 E.
- Karar
- 2024/4453 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: I. DAVA Davacı vekili; dava dışı ... Tekstil San. Tic. ve Paz. A.Ş.'nin vergi borçları nedeniyle hakkında 6183 sayılı Kanun'a göre takibe geçildiğini, belirtilen şirket ile ticari ilişkisi bulunan davalı şirket tarafından, anılan Kanun'un 79 uncu maddesi kapsamında gönderilen haciz ihbarnamesine yasal süresinde itiraz edildiğini, dava dışı vergi borçlusu şirketin haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinden sonra 2013 yılı Temmuz ayında davalı şirkete 346.338,00 TL tutarında mal ve hizmet satışı yaptığının tespit edildiğini, haciz bildirisinin tebliğinden sonra düzenlenen faturaya ilişkin ödemenin alacaklı dava dışı ....A.Ş.'ye değil vergi dairesine yapılması gerekirken, davalı şirketin haciz ihbarnamesi tebliğinden sonra düzenlenen fatura nedeniyle vergi dairesine ödeme yapmadığı gibi fatura ve alacak hakkında da bir bildirimde bulunmadığını belirterek, haciz ihbarnamesinde belirtilen 196.604,50 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı şirketten tahsilini istemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Dava, davalı Bankanın taraflar arasındaki menkul kıymet alım satım sözleşmesine ve mevzuata aykırı işlemleri nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
- Esas
- 2024/5895 E.
- Karar
- 2024/9273 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankadaki yatırım hesabına 550.000,00 TL yatırdığını, davalı yatırım uzmanlarının sırf kurtaj (komisyon) bedeli üretmeye yönelik kredili/açığa satış işlemleri nedeniyle hesaptaki paranın sıfırlandığını, sonuçta müvekkiline 25.07.2011 tarihinde kredili işlemlerden kaynaklanan borç çıkarıldığını, bu tutarın faiziyle bankaya ihtirazi kayıtlı olarak ödendiğini, taraflar arasında yatırım danışmanlığı ya da portföy yöneticiliği sözleşmesi olmadığı halde davalı bankanın bu şekilde işlem yaptığını, tecrübesiz müvekkiline sırf kurtaj bedeli üretmek amacıyla alım-satım emirleri empoze ettiğini, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tebliğlerine aykırı hareket edildiğini, alım satım işlemlerinin detaylarını gösteren ekstrelerin tebliğ edilmediğini ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont (avans) faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, 13.10.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile müvekkilinin onayı olmadan hisse senedi satışlarından kaynaklanan 24.500,00 TL zararın ve aksi yöndeki talimata rağmen kredili işlem mevzuatına aykırı ve hakkın kötüye kullanımı niteliğindeki Kiler hisse senedi satış işlemlerinden kaynaklanan 553.509,09 TL zararın reeskont avans faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
- Esas
- 2024/5129 E.
- Karar
- 2024/9259 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, 13.04.2013 tarihinde yapılan 2012 yılı olağan genel kurulunda yönetim kurulu başkan ve üyelerine davalı şirketin kuruluşundan bu yana projenin gerçekleştirilmesi sürecindeki katkı ve emekleri nedeniyle her birine ayrı ayrı 700.000,00'er TL brüt başarı primi ödenmesine oy birliğiyle karar verildiğini, ancak 13.04.2013 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan ve genel kurul toplantı tutanağının 9 uncu maddesinde yazılan "... şirketin faaliyet konusu projenin hayata geçirilmesinde çok önemli katkıları nedeniyle bir defaya mahsus olmak üzere ..., ... ve ...'a 700.000,00 TL brüt başarı primi ödenmesi" kararının 10.05.2014 tarihinde yapılacak genel kurul toplantısında iptal edilmesi için konunun genel kurul gündemine eklenmesine karar verildiğini, davalı şirketin 21.06.2014 tarihinde yapılan olağan genel kurulda genel kurulun 8 inci maddesinde primin bugüne kadar ödenmemiş olması sebebiyle Selman Akay ve ...'un itiraz şerhi ile oy çokluğuyla iptal kararı verildiğini, 13.04.2013 tarihli genel kurulu hakkında açılmış herhangi bir iptal davası bulunmadığını, bu sebeple daha önceki genel kurulda alınan kararın uygulanmamasının hakkaniyete ve müktesep hak ilkesine uygun düşmediğini, kaldı ki söz konusu bedelin daha önce müvekkiline ödendiğini ileri sürerek 21.06.2014 tarihinde genel kurulda alınan 8 nolu kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu iptali talep edilen kararın verildiği olağan genel kurul toplantısının usule uygun olarak yapıldığını ve alınan kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
