HUKUKİ ARAŞTIRMA

İçtihat Arşivi

Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, bölge adliye ve bölge idare mahkemesi kararlarını tek arşivde araştırın. Konuya veya karar numarasına göre daraltın, resmî tam metni inceleyin.

4.000 karar5 mahkeme türü28 hukuk alanıHukuk makaleleri →

1.834 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Miras Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemine ilişkindir.

Esas
2023/6072 E.
Karar
2024/7095 K.

Resmî metinden: I. DAVA Davacı; muris Ayşe Atıcı’nın maliki ve paydaşı olduğu 356, 262, 1005, 1033, 604, 607, 614, 616, 618, 619, 620, 621, 679 ve 669 parsel sayılı taşınmazları davalı ... ve ...’a mirastan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak devrettiğini, murisin terekesinde başkaca malvarlığının bulunmadığını ve paraya ihtiyacı olmadığını, bakıma muhtaç hale geldiğinde murise sırayla bakıldığını ileri sürerek 14 parça taşınmazda davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmazsa tenkise karar verilmesini istemiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Miras Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Dava, ölünceye kadar bakma akdinden kaynaklanan muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Esas
2023/6529 E.
Karar
2024/7080 K.

Resmî metinden: I. DAVA Davacılar; mirasbırakan babaları ...’in 330, 524, 627, 636, 640, 672, 674, 689, 695, 719 ve 642 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını davalı oğlu ...’e ölünceye kadar bakım akti ile temlik ettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişler, aşamada 642 parsel sayılı taşınmaz bakımından davalarından feragat etmişlerdir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Ceza Hukuku

Yargıtay 2. Ceza Dairesi

Suç: Güveni kötüye kullanma (Hırsızlık)

Esas
2024/437 E.
Karar
2024/21414 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin, sanık hakkında çıkarılan yakalama kararının zamanaşımı süresini kesmesi nedeniyle zamanaşımının dolmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında şikâyetçiye yönelik eylemi sebebiyle yüklenen hırsızlık suçundan düşme kararı verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ayvalık 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Ceza Hukuku

Yargıtay 2. Ceza Dairesi

Suç: Hırsızlık

Esas
2024/6091 E.
Karar
2024/21196 K.

Resmî metinden: İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/2994 D.İş ŞİKÂYETÇİ :... ŞÜPHELİ : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Ceza Hukuku

Yargıtay 10. Ceza Dairesi

Suç: Uyuşturucu madde ticareti yapma

Esas
2022/14627 E.
Karar
2024/26505 K.

Resmî metinden: sanığın üzerinde ve işyerinde yapılan aramanın hukuka aykırı olduğuna, ele geçen delilin hukuka aykırı delil niteliğinde olup, hükme esas alınamayacağına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Ceza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi

Suç: Zimmet

Esas
2022/3207 E.
Karar
2024/12234 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinin ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 ve 326/son maddeleri uyarınca sair yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA 25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Ceza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi

Suç: Zimmet

Esas
2022/3539 E.
Karar
2024/12367 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: sanığın zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 248/2 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53. maddesi uyarınca da hak yoksunluklarına hükmolunmuştur. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 18.12.2020 tarihli ve 2020/2800 Esas, 2020/2056 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesi uyarınca soruşturma izni alınması gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesinin, suçun sübutu halinde sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesi kapsamında olduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 247. maddesi uyarınca hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Ceza Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi

Suçlar: Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme

Esas
2022/3535 E.
Karar
2024/17848 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Yapılan ön inceleme neticesinde; Sanık ve müdafiinin yokluğunda verilen Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının sadece sanık müdafii Av.... A.'ya tebliğ edildiği, sanık müdafiinin kararı temyiz etmediği, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.03.2023 tarihli ve 2022/6-599 Esas ve 2023/192 sayılı kararında açıklandığı üzere belirtilen kararın sanığa da ayrıca tebliğ edilmesinin gerekmesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanığa tebliğ edilmemiş olması karşısında, dosyaya sanık adına usulüne uygun vekaletname sunan Av. ... S.'nin 05.11.2021 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek, hakaret suçu yönünden Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Sanık hakkında hakaret suçundan verilen kararın ve görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen ek kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen mahkûmiyet kararlarına yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine ve 10.11.2021 tarihli ek kararıyla sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Ceza Hukuku

Yargıtay 2. Ceza Dairesi

Suçlar: Kamu malına zarar verme, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması

Esas
2024/16592 E.
Karar
2024/21273 K.

Resmî metinden: "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/129 E., 2023/220 K. SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması SUÇLARIN TARİHİ : 04.08.2016 İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

Uyuşmazlık, davacının 15.12.1976 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

Esas
2024/14285 E.
Karar
2024/13786 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalıya ait ... iş yeri sicil numaralı iş yerinde asgari ücretli olarak çalışmaya başladığını, davalı işveren SGK Müdürlüğüne 15.12.1976 tarihinde işe giriş bildirgesi verdiği ancak prim ödemesinin yapılmadığını bu yüzden davacının sigortalı çalışmasının kabul edilmediğini, davacı emekli olma hakkını kazandığı için Sosyal Güvenlik Kurumuna emeklilik talebinde bulunduğu ancak işe giriş tarihi 15.12.1976 olarak kabul edilmediği için emeklilik talebinin kabul edilmediğini, bu nedenlerle davacının davalı işlerinde 15.12.1976 tarihinde 1 gün asgari ücretli olarak sigortalı çalıştığının tespitine, 23.02.2016 tarihinden itibaren emekli olduğunun kabulü ile birikmiş emekli maaşının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

Uyuşmazlık, davacının 2013/5. ve 2016/2. aylar arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarının fiili ve gerçek çalışma olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

Esas
2024/11450 E.
Karar
2024/13839 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Bölge Adliye Mahkemesi kararı feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; davalı şirketi nezdinde 2013/5 ve 2016/2 arasındaki döneme ait 1015 günlük hizmetinin iptali nedeniyle 2016 yılında başlayan emeklilik aylığının Şubat 2019 tarihi itibariyle durdurulduğunu, kendisinin çalışma arkadaşı ... ile beraber çalıştığını, bu dönemde bankalardaki haciz işlemlerine bağlı olarak şirket hesapları kullanılamadığından tahsilat ve ödeme işlemlerini elden yapmak zorunda kaldıklarını, emekli maaşı ile ilgili statü değişikliği ve yeniden hesaplamalar nedeniyle dosyasının işlemleri sürdüğünden Şubat 2019 tarihinden başlayarak emekli maaşını alamadığını beyanla toplam 1015 gün üzerinden çalışmasının tespitini talep etmiş, 10.11.2020 tarihli duruşmasındaki beyanında; davalı şirketin mali sıkıntıları dolayısıyla hizmet verdiği taşınmazın satıldığını, bu nedenle 2013 yılı Haziran ayında fiilen faaliyette bulunduğu adresi terkettiklerini ancak bu dönemden sonra da kayıtları ve belgeleri gerek kendi yanlarına alarak gerekse işyerinin deposunu kullanarak devam ettiklerini, bu dönemde de sunmuş olduğu faturalardan görüleceği üzere faliyete devam ettiklerini, burada mali işler müdürü olarak görev yaptığını, şirketin iflasına ilişkin dosyada da şirketin taraf olduğu 25 farklı dosyada işlemlerin kendisi tarafından yürütüldüğünü açıklamıştır.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.